13 Kasım 2020 Cuma

10 ayda 9 milyon gayrimenkul el değiştirdi

 Türkiye genelinde geçen yılın 10 ayında 1 milyon 782 bin 36 gayrimenkul satışı yapılırken bu yılın aynı döneminde sayı 2 milyon 241 bin 850'ye yükseldi.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce, yurt genelinde yılın 10 ayında satış işlemi yapılan gayrimenkul sayısı 2 milyon 241 bin 850'ye ulaştı.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı verilerine göre, bu yılın 10 ayında 8 milyon 936 bin 74 işlem gerçekleşti.

Kredi faiz oranlarının düşmesi ile başlayan gayrimenkul satışlarındaki artış ekim ayında da devam etti. Önceki yıllarda yılın sonunda elde edilen satış rakamı, bu yılın 10 ayında yakalandı.

Buna göre, ülke genelinde geçen yılın 10 ayında 1 milyon 782 bin 36 gayrimenkul (konut, iş yeri, arsa, tarla) satışı yapılırken, bu sayı 2020'nin aynı döneminde 2 milyon 241 bin 850'ye yükseldi.

Tapuda bu satışlarda 414 milyar 308 milyon 468 bin 608 liralık değer ibraz edildi.

Yurt genelinde tüm işlemlerde geçen yıl 3 trilyon 841 milyar 670 milyon 996 bin 357 lira değer ibraz edilirken bu rakam 2020'nin aynı döneminde 1 trilyon 861 milyar 337 milyon 559 bin 774 liraya geriledi.

Harç geliri geçen yıla oranla iki kat arttı

Tapu işlemlerinden elde edilen harç geliri ise 15 milyar 10 milyon 629 bin 369 lira olarak kaydedildi. Bağış, taksim, ipotek, intikal ve tahsis gibi diğer işlemlerden sağlanan harç gelirleriyle rakam toplam 15 milyar 479 milyon 433 bin 973 liraya ulaştı.

Geçen yıl ise gayrimenkul satışlarından elde edilen harç geliri 7 milyar 339 milyon 635 bin 716 lira olarak kayda geçmişti.

5 Kasım 2020 Perşembe

İTÜ İzmir’i masaya yatırdı: İşte şok rapor!

 İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), 30 Ekim 2020 günü saat 14.51’de gerçekleşen ve merkez üssü Ege Denizi’ndeki Sisam Adası’nın 8 km kuzeyi olan depremin ardından, saha çalışmalarına yönelik değerlendirme raporu hazırladı. Raporda, "Büyük can kayıpları yaşamamak için, ülkemizde ve özellikle megakent İstanbul’da mevcut binaların deprem güvenliklerinin hızlı değerlendirme yöntemleriyle süratle belirlenmesi, ucuz ve kolay uygulanabilir güçlendirme yöntemleri kullanılarak zaman kaybetmeden güçlendirilmesi hayati önem taşımaktadır." denildi.


İzmir’de yaşanan depremin ardından, İTÜ Rektörlüğü’nün görevlendirdiği Prof. Dr. Ali Deniz, Prof. Dr. Ercan Yüksel, Prof. Dr. Oğuz Cem Çelik ve Prof. Dr. Ziyadin Çakır, 31.10.2020 ve 01.11.2020 tarihlerinde İzmir’de öninceleme yaparak yapısal hasarların ve göçmelerin nedenlerini yerinde değerlendirdiler. İnceleme sonrasında, İTÜ öğretim üyelerinden Prof. Dr. Cenk Yaltırak, Prof. Dr. Elif Serter, Doç. Dr. Hasan Yıldırım ile Dr. Ahmet Güllü’nün katkılarıyla “30 Ekim 2020, İzmir Depremi Değerlendirme Raporunu hazırladılar. 


Raporda; bölgede yaşanan depremi derinlemesine ele alan teknik bulguların yanı sıra, binalarda oluşan göçme ve hasarların nedenlerine ilişkin gözlemler, tespitler ve öneriler de yer alıyor.


RAPORDA ÖNE ÇIKANLAR


* Sürekli güncellenen deprem yönetmeliklerimiz her dönemde yeterli olmuştur. Yaşanan sorunların kaynağında çok defa sahadaki üretimin kontrolsüz ve yetersiz olması yatmaktadır. Müteahhitlik ve yapı denetim sistemlerinin süratle gözden geçirilerek iyileştirilmesi; en ucuz olanın değil, güvenli ve kaliteli hizmetin talep edilmesi gerekmektedir. Konut ve işyeri binalarının inşasında yetkin kuruluşların tercih edilmesi; bina kiralamada ve satın alımında sigorta şirketleri ve müşavirlik firmaları devreye sokularak, bina güvenliğinin sorgulanması sağlanmalıdır.


* Tasarım, şantiye ve yapı denetim mühendislerinin meslek içi eğitimlerle sürekli güncel tutulması, usta ve kalfalar için uygulamalı eğitim programları düzenlenmesi çok önemlidir.


* Sisam Adası’nın kuzeyinde denizde kırılan fay, Bayraklı başta olmak üzere İzmir’de önemli hasarlar oluştururken, şehrin altından veya daha yakınından geçen fayların kırılması çok daha büyük kayıplara neden olabilecektir.


* Bu deprem bize bir kez daha göstermiştir ki, bina stokumuzun önemli bölümünün deprem güvenliği yetersizdir. Özellikle büyük şehirlerde yoğun nüfusun yaşadığı beş-altı katlı “gecekondu apartmanlar” yüksek risk taşımaktadır. Büyük can kayıpları yaşamamak için, ülkemizde ve özellikle megakent İstanbul’da mevcut binaların deprem güvenliklerinin hızlı değerlendirme yöntemleriyle süratle belirlenmesi, ucuz ve kolay uygulanabilir güçlendirme yöntemleri kullanılarak zaman kaybetmeden güçlendirilmesi hayati önem taşımaktadır.


* Yaşanan bu depremin olası İstanbul depremiyle doğrudan ilişkisi olmasa da, bu büyüklükteki depremlerle her an karşılaşabileceğimizi unutmamamız ve deprem zararlarının azaltılması çalışmalarını hızlandırmamız gerekmektedir.


* Deprem Aktivitesi 30.10.2020 tarihinde, saat 14:51:24’te Sisam Adası’nın 8 km kuzeyinde, denizde, Sisam Adası ile Kuşadası Körfezi arasında yer alan yaklaşık uzunluğu 40 km olan normal fay zonunda, 16 km derinde, Mw 6.9 büyüklüğünde bir deprem gerçekleşmiştir.


* Bölgenin tektonik yapısı ve fayların uzunlukları dikkate alındığında, depremin gerçekleştiği fayın üzerinde daha büyük bir deprem olma ihtimali yoktur. Ege Denizi içinde bulunan aktif faylar hakkında bilgiler teknik olarak çok az olup, bu fayların üzerinde oluşabilecek depremler hakkında Türk karasuları dışında kalan uluslararası sularda yeterli bilimsel araştırma bulunmamaktadır. 


* Sadece mikro depremlere dayanarak Mw 7.0’den büyük bir deprem olacağına dair bir aktivite görülememektedir. Bu deprem serisi Sisam Adası’nın kuzeyinde yer alan fayların üzerinde gittikçe sönen artçı sarsıntılarla nihayete erecektir. Bu fay dışında kalan alanlardaki fayları etkileyip etkilemeyeceği konusundaki fikir beyanları spekülasyondan ibarettir.


* Deprem öncesi ve sonrasında çekilen Avrupa Uzay Kurumu’na ait Sentinel radar uydusu görüntüleri InSAR yöntemi kullanılarak incelenmiştir, Yapılan gözlemler ve modelleme çalışmaları depremin İzmir’in yaklaşık 70-80 km güneyinde bulunan Sisam adası açıklarında meydana geldiğini teyit etmektedir.


* Deniz tabanında doğu-batı yönünde uzanan ve yaklaşık 40 km uzunlukta olan bir fay parçasının kırıldığını göstermektedir.


* Depremin, Sisam Adası’nın Seferihisar’a bakan kuzey bölümlerinde yaklaşık 10 cm’nin üzerinde yükselmeye neden olduğu gözlenmektedir.


* 60 cm’ye kadar ulaştığı tahmin edilen çökme neredeyse tümüyle denizde meydana gelmiştir.


* Adanın doğusuna bakan Ege kıyılarımız boyunca birkaç cm’ye ulaşan kısmi çöküntüler gözlenmiştir.


* Deprem, özellikle Kuşadası civarında bulunan mevcut faylar üzerindeki stresi önemli miktarda arttırmıştır.


Alıntı:

https://www.borsagundem.com/haber/itu-izmiri-masaya-yatirdi-iste-sok-rapor/1529418



Emlak vergisi

 Milyonlarca kişiyi ilgilendiren Emlak Vergisi son ödeme tarihi için geri sayım başladı. Her sene ödenen emlak vergisi için ev, iş yeri, ars...