20 Ekim 2021 Çarşamba

Emlak vergisi

 Milyonlarca kişiyi ilgilendiren Emlak Vergisi son ödeme tarihi için geri sayım başladı. Her sene ödenen emlak vergisi için ev, iş yeri, arsa, tarla, bağ, bahçe, yazlık ev gibi taşınmaz sahipleri bu sene 2. taksit ödemelerini gerçekleştirecekler.


Tek ya da iki taksit halinde ödenen bu vergi metrekare tutarlarında değişiklikler olabileceği için her yıl güncelleniyor. Vatandaşların bu noktada tutarları mutlaka kontrol etmesi gerekiyor.


İsteyen kişiler emlak vergisi son ödeme tarihine kadar tahakkuk eden vergi borçlarını tek seferde ödeyebileceği gibi isteyen kişiler de taksitle ödeme yapma imkanından yararlanarak ödemelerini gerçekleştirebilecekler.


İLK KEZ ÖDEYECEKLER DİKKAT


Hürriyet'ten Kübra Genç'in düzenlediği habere göre; Ödeme ile ilgili olarak belediyelerden tahsis edilen beyanname doldurulur. Bunun yanında beyanname için başvurulurken tapu, nüfus cüzdanı ve eğer söz konusu bina ise kullanma izninin fotokopilerinin hazır bulundurulması gerekir. Beyanname için meskenin bulunduğu adres ile mükellefin ikamet adresi ve vergi numarası bildirilmeli.


Denge Gayrimenkul Değerleme ve Danışmanlık ilk kez emlak vergisi ödeyeceklere uyarılarda bulundu:


- 2021 yılı içerisinde gayrimenkul satın alanların ödeme yükümlülüğü 2022 yılında başlıyor. Yani 2021 yılına ait emlak vergisi 2022 yılı içerisinde ödeniyor. Ödeme için gayrimenkulün bağlı bulunduğu belediyeye başvurarak başvurulmalı ve yılın son gününden önce beyanname doldurulmalı.


- 2021 yılında satın alınan bir mülk için sahip olunan tapu bedeli ve kimlik ile beraber mülkün bağlı bulunduğu ilçe belediyesine gidilerek beyanda bulunulması gerekiyor.


- Emlak vergisinden muaf olunan bazı durumlar bulunuyor. Sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan başka geliri bulunmayan emekliler, geliri olmadığını belgeleyenler, şehit yakınları, gaziler, engelli vatandaşlar, ile Gaziler, engelliler, vefat etmiş emeklilerin yakınları brüt 200 metrekareyi geçmeyen tek konutları için emlak vergisinden muaf tutulmuşlardır.


- Bu muafiyet durumu sadece konutlar için geçerlidir. Diğer mülk türleri muafiyetten faydalanamıyor. Muafiyetten yararlanmak için ilgili belediyelere gerekli evraklar ile başvuru yapılması gereklidir.


- Ayrıca muafiyet kapsamına giren kişilerin ücret, ticari, sınai ve mesleki faaliyet geliri, tarımsal faaliyet geliri, işyeri veya konut kira geliri, faiz ve temettü geliri veya benzeri türde bir gelir elde etmemesi gereklidir. Ancak 2021 yılı için 49 bin TL'yi geçmeyen gelirler muafiyetten faydalanmaya engel değildir.


EMLAK VERGİSİ ORANLARI ALT TÜRLERE AYRILIYOR


Denge Gayrimenkul ödemelerle ilgili büyükşehir ve alt türlere dikkat çekerek, "Emlak vergisine esas değerlerin tespiti, Emlak Vergisi Değer Takdir Komisyonları tarafından yapılmaktadır. Emlak vergisi oranları, gayrimenkulün niteliğine göre, konut, arsa, arazi ve iş yeri gibi alt türlere ayrılıyor. Büyükşehir statüsüne sahip illerde emlak vergisi oranları büyükşehir niteliği olmayan illerin iki katı yüksek olarak uygulanıyor. Emlak vergisi oranı büyükşehir statüsündeki illerde binde 2; büyükşehir statüsüne sahip olmayan illerde ise binde 1 oranı üzerinden hesaplanmaktadır. İşyerlerine ait emlak vergisi büyükşehirlerde binde 4; büyükşehir niteliğine haiz olmayan illerde ise binde 2 oranıyla uygulanıyor. Arazi niteliğindeki gayrimenkuller için büyükşehirlerde binde 2, diğer belediyelerde ise binde 1 oranında vergi uygulanırken, arsalar için büyükşehirlerde emlak vergisi oranı binde 6, diğer şehirlerde ise binde 3 olarak hesaplanıyor" açıklamasında bulundu.


EMLAK VERGİSİ ÖDEMELERİ NASIL HESAPLANIYOR?


Konuyla ilgili açıklamada bulunan Gayrimenkul Danışmanı Şule Alp, "2021 yılında uygulanacak olan 1319 sayılı kanunun 44. Maddesinin 2.fıkrasında yer alan vergi oranlarına esas mesken nitelikli taşınmaz değerlerinin alt ve üst sınırları, 2020 yılına ait değerlerin 2020 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranının yarısı olan (yüzde 9,11/2=) yüzde 4,555 (dört virgül beş yüz elli beş) oranında artırılması suretiyle; 5.227.000 TL ile 7.841.000 TL arasında olanlar (bu tutar dahil) 5.227.000TL’yi aşan kısım için-Binde 6, 10.455.000 TL’ye kadar olanlar (bu tutar dahil) 7.841.000 TL’si için 7.842 TL, fazlası için –Binde 6, 10.455.000 TL’den fazla olanlar 10.455.000 TL’si için 23.526 TL, için –Binde 10 olarak tespit edilmiştir" dedi.


3 FARKLI ÖDEME SEÇENEĞİ


Emlak vergisi ödemesi gayrimenkulün bağlı bulunduğu belediyeye yapılmaktadır. Belediyelerin veznelerine gidilerek, EFT/Havale yoluyla ya da bazı belediyelerin internet siteleri üzerinden kredi kartı ile ödeme yapılması mümkün. Gayrimenkul sahibinin gayrimenkulden farklı bir şehirde bulunması halinde, ödemeler tüm belediyelerden yapılabilir.


Bunun yanı sıra, Gelirler İdaresi Başkanlığı web sitesi (gib.gov.tr) üzerinden ve E-Devlet kapısı vasıtasıyla İnternet Vergi Dairesi üzerinden de yapılma imkânı bulunuyor. Öte yandan PTT şubelerinden, banka şubelerinden, bankaların internet şubelerinden ve cep telefonları üzerindeki mobil uygulamalardan da emlak vergisi ödenmesinin mümkün.


Alp, "Online emlak vergisi ödemelerinde ise 3 farklı seçenek bulunuyor" dedi ve sıraladı:


1- Gayrimenkulün bağlı olduğu belediyenin banka hesabına havale ya da EFT yapabilirsiniz.


2- Gelir İdaresi Başkanlığı web sitesinden de emlak vergisi ödeme işlemleri yapabileceğiniz alanlar arasında yer alıyor.


3- E-Devlet platformu üzerinden çeşitli vergi borçlarınızı da ödeyebilirsiniz.


E-devlet sistemi üzerinden giriş yaparak emlak vergisi ödeme işlemini gerçekleştirebilirler. E-devlet üzerinden (https://www.turkiye.gov.tr/gib-vergi-borcu-sorgu) adresinden ödemeler yapılmaktadır. Bunun dışında bazı bankalar üzerinden de emlak vergisi yapılabilmektedir.


ÖDEMEYENE CEZASI VAR


Ödeme yapılmadığı takdirde gayrimenkulün bağlı bulunduğu belediyeye başvurulması gerekli. Öte yandan internet vergi dairesi üzerinden de temerrüde düşen emlak vergisi borcunu öğrenmek mümkün. emlak vergisi tutarının yanı sıra, gecikme süresine üzerinden tahakkuk eden gecikme faizinin ödenmesi gerekiyor. Gecikme durumunda aylık yüzde 1,6 oranında ceza uygulanıyor.


Alp emlak vergisi ödemeleri gerçekleşmediği takdirde haciz işlemlerine kadar ciddi bir sürecin olduğunu belirterek, "Emlak vergisi muafiyeti hakkı olmayan kişilerin vergi borçlarını ödemeleri zorunlu olup emlak vergisi borcu ödenmediğinde aylık gecikme faizi işletilmekte olup belediyelerin vergi alacağı nedeniyle haciz hakları da bulunmaktadır. Ancak çoğu belediye emlak vergisi borcu nedeniyle haciz yapmayı tercih etmemektedirler. Bunun nedeni vergi borcu olan evin tapu satışı yapılamamasıdır. Tapudan devir ve satış gibi işlemlerde emlak vergisi borç sorgulaması yapılmakta olup satış öncesi mutlaka alacak tahsili yapılır ve tapu devrine o şekilde izin verilir" dedi.


Kaynak:

https://www.finansgundem.com/haber/dikkat-1-kasimda-basliyor-odemeyene-cezasi-var/1611360


17 Eylül 2021 Cuma

Çimentocular: 2 milyon liralık daireye etkimiz 7 bin lira

 TÜRKÇİMENTO Başkanı Fatih Yücelik, ev fiyatlarındaki artıştan sektörün sorumlu tutulduğunu belirterek, "Bizim etkimiz 1,5 ve 2 milyon liralık dairede 7 bin lira. Bedelsiz de versek 1,5 milyon liralık daire, 1 milyon liraya inmez" dedi.

Türkiye Çimento Sanayicileri Birliği (TÜRKÇİMENTO) Başkanı Fatih Yücelik, çimento sektörüne yönelik eleştirilere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.


Son dönemde sektöre yönelik eleştirilere değinerek Yücelik, "Maliyet artışlarını inanın takip bile edemez olduk. Kömür fiyatları her gün değişmekte. Geçen sene 40 dolar olan petrokok şu an 180 doların üzerine çıktı. Bunun yanı sıra sektördeki nakliye gibi masraflarla fabrikanın yerine göre petrokokun fiyatı 200 dolara ulaşıyor. Ayrıca kömür de bizim için önemli. Çünkü çimento üretimindeki maliyetimizin yüzde 80'i elektrik ve kömürden oluşur. Dolayısıyla bu iki etken bizim için en önemlisi. Fiyat artış oranlarına baktığımızda yüzde 300'lük bir kömürde artış ve yüzde 60'dan fazla elektrik fiyatlarında artış var." ifadelerini kullandı.


Yücelik, son dönemde ev fiyatlarındaki artıştan genellikle çimento sektörünün de sorumlu tutulduğuna dikkati çekerek, "150 metrekare dairede 70 metreküp beton kullanılır. Betonun metreküpü 300 lira baz alındığında 21 bin lira seviyelerinde bir maliyeti vardır. Onun da 3'te biri çimentodur, bu da 7 bin lira yapar. Bugün 150 metrekare bir evi baz alırsak, bizim etkimiz 1,5 ve 2 milyon liralık dairede 7 bin lira. Biz bedelsiz de versek herhalde 1,5 milyon liralık daire, 1 milyon liraya inmez. Ya da 7 bin lirayı 14 bin lira yaparsak 1,5 milyon liralık daire, 2 milyon lira olmaz. Bizim etkimiz bu kadar. Matematiksel ve bilimsel olarak bizim ev artışlarına etkimiz olamaz. Rakamlar net şekilde ortada." şeklinde konuştu.


Sektörün gelişmeye devam ettiğini vurgulayan Yücelik, "Birçok firmamız dünya çapında veya dünyaya açılmaya başladı. Özellikle ihracatta dünya ikincisi olma hasebiyle de artık dış bölgelerde de yatırımlar devam edecek. Büyük dünya oyuncuları olma yolunda ciddi çaba harcıyoruz ve olacağımıza da inanıyoruz." diye konuştu.


14 Eylül 2021 Salı

Kiralık daire krizi Anadolu'yu da vurdu

 Ev kiraları, el yakmaya devam ediyor. Pandemi sonrası kentleri terk edenlerin ve üniversitelilerin dönüşünün yanı sıra konut stoğunda yaşanan azalma da kiraların yükselmesine neden oldu. Anadolu'nun bazı kentlerinde kiralık ev bulunamazken, kimi kentlerde fiyatlar yüzde 200’e varan oranlarda yükseldi.

Bursa’da artış yüzde 75’i geçti


Bursa Emlak Müşavirleri Odası (BEMO) Başkanı Erdal Çelebi, eylül ayı itibari ile Bursa’da özellikle Görükle bölgesindeki emlak sektöründe hareketlilik beklediklerini söyledi. Çelebi, “İnşaat maliyetleri yüzde 50 oranında arttı. Buna bağlı olarak arsa fiyatlarının da yukarı gitmesi ile konut satış fiyatlarında ortalama yüzde 60 artış oldu. Tabii ki konut satış rakamlarının yükselmesi kiralarda da artışa neden oldu. Bugün bir öğrenci için ortalama kiralık daire fiyatlarımız 1.750 TL civarında gözükmekte. Fakat talebin artması nedeniyle bu rakamların daha da yukarıya gideceğini ön görmekteyiz. Pandemi öncesi bu rakamlar bin ve 1.200 civarındaydı” diye konuştu.

Antalya’da kiralık ev bulmak zor


Türkiye’de en fazla göç alan illerin başında yer alan Antalya’da kiralık konut fiyatları da sürekli artıyor. Antalya’nın her bölgesinde kiralık konut fiyatları normal koşullarda yüzde 40 arttı. Ancak, üniversitelerin açılması ve yüz yüze eğitimin başlamasıyla öğrenci yoğunluğunun bulunduğu semtlerde artış yüzde 100’ü buldu. Antalya Emlakçılar Odası Başkan Yardımcısı Muzaffer Vurgun, kiralık daire kalmadığını söyledi. Vurgun, şunları kaydetti: “Antalya turizm kenti olduğu için sürekli göç alıyor. Bunun yanında konut maliyetleri de artıyor. Kiralık daire fiyatları da buna paralel artıyor. Geçen yıl 1000 liraya kiraya verilen daire fiyatı 2 bin-2 bin 500’e veriliyor.”

Eskişehir’de ev kiraları yüzde 40 arttı


Eskişehir Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Gazi Çelik, üniversitelerin yüz yüze eğitime başlayacağını duyurmasının ardından, kentteki kiralık ev fiyatlarında yüzde 40’a yakın arttığını söyledi. Üç üniversiteye ve yaklaşık 70 bin öğrenciye ev sahipliği yapan Eskişehir’de talebin fazla, konutun ise az olması nedeniyle fiyatlarda artış yaşandığına dikkat çeken Çelik, “Pandemi nedeniyle geçen yıl evlerin büyük kısmı boş kaldı. Kışın evlerin boş kalması ev sahipleri açısından bazı giderlerin oluşmasına neden oldu. Üniversitelerin yüz yüze eğitim kararıyla birlikte kiralık ev talebinde de bir artışı yaşandı. Bu da kiralık konut fiyatlarına yansıdı. Pandemiden önce 500 ila 600 liraya verilen konutlar bu yıl 1.000 ila 1.500 liraya yükseldi. Ayrıca düğün sezonu olması ve sığınmacılar nedeniyle Eskişehir’de neredeyse boş ev kalmadı” ifadelerini kullandı.

Kayseri’de kiralar 1.000 ile 3.500 lira arasında


Dört üniversiteye ev sahipliği yapan Kayseri’de ise hem yeterli sayıda kiralık daire yok hem de mevcut dairelerin fiyatları öğrencilerin bütçesini aşan boyutlara ulaşıyor. Bu yıl ev kiralarına yüzde 15-25 arasında zam yapılan Kayseri’de döviz cinsinden yıllık kira ücretleri de öğrencileri hayli zorluyor.Kentte hem öğretim dönemi başlangıcı hem de devlet memurlarının tayin dönemi olması nedeniyle kiralık daire bulunmasında sıkıntı yaşandığını söyleyen Kayseri Emlakçılar Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Selim Atasoy, “Öğrencilerin özellikle tercih ettiği Talas bölgesinde kiralar bin TL ile 3 bin 500 TL arasında değişiyor. Maalesef gelen talebi karşılayamıyoruz” dedi.

Kocaeli’de kira bedelleri öğrenci bütçesini aştı


Yüz yüze eğitime başlama kararı ile birlikte Kocaeli’deki kiralık ev piyasası da hareketlendi. Üç üniversiteye ev sahipliği yapan kentte, öğrencilerin yoğun talebiyle birlikte kiralık ev sıkıntısı baş gösterdi. Kocaeli Üniversitesi’nin bulunduğu İzmit’te kiralık evlerin yok denecek kadar az olduğunu söyleyen Kocaeli Emlakçılar Odası Başkanı Alpay Hacıoğlu, sıkıntının kentsel dönüşümün başladığı mahallelerde yaşayanların, dönüşüm süresince bölgedeki kiralık evlerde barınmasından kaynaklandığını söyledi. Kiralık ev bulmak isteyen öğrencilerin bazı emlakçılarda sıraya girdiğine değinen Hacıoğlu, “Pandeminin etkisiyle, öğrenciler kalabalık ortamdan uzak durmak istediği için yurt yerine kiralık daireleri tercih ediyor. Bu yüzden kiralık ev bulma konusunda sıkıntı yaşanıyor” diye konuştu.

Denizli’deki artış yüzde 30


Denizli Emlakçılar Odası Başkanı Hakan Arslan, kentte satılık ve kiralık konut fiyatlarında yüzde 30’a yakın artış yaşandığını söyledi. Pamukkale Üniversitesi’nde 60 bine yakın öğrencinin eğitim gördüğünü belirten Arslan, bu yıl Denizli’de kiralık konut bulmanın çok zorlaştığını ifade eti. Arslan şunları söyledi: “Tayin dönemi, üniversitenin yüz yüze eğitime başlayacak olması gibi nedenlerle kiralık konuta talep arttı. 2+1 bir dairenin kirası 1.000-1.500 lira arsında değişiyor. 2 bin 500-3 bin liraya kadar kiralanan daireler var. Üniversite kampüsünün bulunduğu Kınıklı bölgesinde 1+1 apartların kiraları 1.500 liraya kadar çıkıyor. Arzın talebi karşılayamaması fiyatları yükseltti.”

Diyarbakır’da kiralık ev yok


Diyarbakır Emlak Komisyoncuları ve Müşavirleri Derneği Başkanı Mustafa Koç, “Üniversiteler açılıyor, öğrenciler gelecek. Öğretmenlerin de tayinleri çıktı. Ancak kentte kiralık daire bulmak mümkün değil. Olanların da fiyatları çok yüksek. Kayapınar tarafında kiralık daireler 2 bin 500 liradan başlıyor ve 4 binlere kadar çıkıyor” dedi. Yüzde 15 olması gereken kira zamlarının kentte yüzde 100’ü bulduğunu dile getiren Koç, şöyle devam etti: “Emlakçılar olarak iki aydır kiralık ev bulamıyoruz. Diyarbakır’da kiralar asgari ücretin üzerinde. İşin sonu güzel görünmüyor. 4-5 yıldır Diyarbakır’da konut yapılmıyor. İmar çalışması yok. Arsa sahipleri yüzde 50’nin altında arsa vermiyor. Acil imar çalışmaları yapılmalı. Sorun ciddi ve büyük. Öğrenciler barınma ihtiyaçlarını karşılayamazlarsa geri dönebilirler.”

Gaziantep’te 1+1 daireler 1500 TL


Gaziantep’te kiralık daire stokunda ciddi sıkıntılar olduğunu dile getiren Gaziantep Tüm Emlakçılar Odası Başkanı Mehmet Aytaç, “Daire fiyatları yüksek olunca insanlar kiraya vermeyi düşünmüyor. Bu yüzden stokta kiralık daire yok. Şu an öğrencilerin yaşayabileceği bölgelerde 1+1’lerde kira bin ile bin 500 lira arasında değişiyor. 2+1’ler bin 500 ile 2 bin lira arasında. Pandemi öncesine göre kiralarda yüzde 30-40 oranında bir artış oldu” dedi.

Konya’da kiralar artmaya devam edecek


Konya’da üniversitelerin açılması ile karaların artmaya devam edeceğini belirten Konya Emlakçılar Odası Başkanı Sedat Altınay, bu yıl yüzde 30’a varan artış yaşandığını dile getirdi. Altınay, “Kiraların artması, arz talep dengesine bağlıdır. Çok fazla kiralık ev arayan var. Ev ihtiyacı arttı. Tabii ki konut üretimi de son 3 yıldır eskisi hızında değil. İnsanlar ev bulamıyor. Buna binaen kiralık ev fiyatları da ciddi oranda artıyor. Yüz yüze eğitimin başlamasıyla birlikte de öğrenciler ev arayışına gireceği için konutlarda sıkıntı yaşanacak. Konya›da her semtte kiralar arttı” dedi.

Kütahya’da da kiralar yükselişe geçti


Üniversitelerin yüz yüze eğitime geçmesine kısa bir zaman kala Kütahya’da artan kiralık daire talebinin fiyatlara da yansıdığını belirten Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) İl Başkanı Rıza Kenan Uzman, arzın talebi karşılamadığını ifade etti. Öğrencilerin evlerine dönmesiyle yüzde 95’i, boş kalan 1+1 dairelerin haricinde ciddi bir sıkıntı yaşandığına vurgu yapan Uzman, “Tayinlerin çıkması, düğünlerin yapılmaya başlamasıyla herkes ev arayışına girdi. Okulların açılacağı haberinin gelmesiyle dönüşler de başladı. Kiralık ev ve boş daireler var, ancak 50 yıllık binalar olduğu için çoğu vatandaşımız daha yeni ve lüks daireleri tercih ediyor” diye konuştu. Uzman, 1+1 daire fiyatlarının 2 sene öncesine göre aynı seviyelerde seyretmesine karşın 2+1,3+1 ve 4+1 dairelerde fiyat artışının yüzde 15’leri bulduğunu kaydetti.

Trabzon’daki artışlar yüzde 50’yi buluyor


Salgın nedeniyle geçen yıl birçok daire boş kalırken, bu yıl üniversitelerin açılacak olmasıyla ibre tersine döndü. Trabzon Emlakçılar ve İnşaatçılar Odası Başkanı Ayhan Tafl an, kiralık daire fiyatlarının yüzde 30 ila 50 arasında arttığını söyledi. Öğrencilerin geri dönmesi, tayinle gelenler ve evlenenlerin oluşturduğu talep karşısında dairelerin ederlerinin üstüne fiyatlarla kiraya çıkartıldığını bildiren Tafl an, özellikle öğrencilerden kişi başı kira talep edilmesine tepki gösterdi.

Balıkesir’de öğrenciler evlere yöneldi


Balıkesir Emlakçılar Derneği eski Başkanı İlhan Ay, kentte öğrenciler evlere yöneldiği için kiraların bu yıl yüzde 50 arttığını söyledi. Ay, “Pandemi nedeniyle, öğrenciler yurtlar yerine evlere yöneldiler. Yurtların kapasitesi de yetersiz olduğu için kiralar bu kadar arttı” dedi. “Özellikle de üniversitelerin açılacağı kesinleşince, öğrenciler ev kiralamaya başladı. Özellikle 1+1’lere çok talep var” diyen Ay, öğrencilerin tek başlarına ya da en çok iki kişi kalmak istediklerinin altını çizdi. Buna karşılık, Balıkesir’de kiralık ev kapasitesinin de düşük kaldığını vurgulayan Ay, “Kiralar eşyasız 1+1’ler ortamına 800-1.000 lira arasında değişiyor. Eşyalılar, 1.200-1.500 arasında” diye açıkladı.


Kaynak:

https://www.finansgundem.com/foto-galeri/kiralik-daire-krizi-anadoluyu-da-vurdu-galeri/1599293/13


Yüksek kiraya formül! Avrupa'da da uygulanıyor

 Kiralardaki fahiş artışa karşı planlanan formül hayata geçerse kiralamak için ev ve işyeri üretecek şirketlere vergi avantajı sağlanacak. TOKİ’nin yanı sıra belediye şirketlerinin de sisteme dahil edilmesi ve kiralama yapabilmeleri üzerinde duruluyor.

Son dönemde hızla artan kira fiyatlarına çare olacak yeni bir formül üzerinde duruluyor. Avrupa ülkelerinde uygulanan formüle göre şirketler belli bir süre kiraya verilmek şartıyla ev veya işyeri üretecek. Yapılacak düzenlemeler ile vergi istisnaları uygulanacağı için bu gayrimenkullerin maliyeti piyasadaki benzerlerinden daha düşük olacak. Gayrimenkul sahibi şirketler, kira geliri elde etmenin yanı sıra bu mülkleri bilançolarına değer olarak da işleyebilecek.


Hürriyet'ten Nuray Babacan'ın haberine göre kira artışını frenlemesi beklenen bu sistemden şu anda sadece satmak için konut ve işyeri üreten TOKİ’nin de faydalanması ve kiralamak üzere de gayrimenkul üretmesi bekleniyor. TOKİ’nin yanı sıra gayrimenkul üreten belediye şirketlerinin de sisteme dahil edilmesi tartışılıyor. AK Parti milletvekillerinin gündeme getirdiği öneri konusunda, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda çalışma başlatıldığı, söz konusu formülün hayata geçirilip geçirilemeyeceğinin incelendiği öğrenildi.


ÜNİVERSİTE KENTLERİ


Edinilen bilgiye göre, özellikle üniversitelerin yoğun olduğu kentler başta olmak üzere kira fiyatlarında bu yaz yaşanan hızlı artış, AK Parti’de de gündem konusu oldu. Ekonomi kurmaylarının yaptığı toplantılarda kira fiyatlarına müdahalenin teknik olarak mümkün olmadığı, ancak kiralık konut ve dükkan üretimine ilişkin düzenlemeler yapılabileceği belirtildi. Bu konuda seçim bölgelerinde çok sayıda şikayet alan vekillerin konuyu Ankara’ya taşıdığı ifade ediliyor.


ŞİKÂYETLER ARTTI


Özellikle, Ankara, İstanbul, İzmir, Eskişehir, Gaziantep, Antalya gibi illerde fiyatlardaki fahiş değişim üzerine, kiracılar ‘platform’ kurarak çalışmaya başlarken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, başta olmak üzere muhalefet, kira fiyatlarına ilişkin çözüm üretilmesi gerektiğini dile getirdiler. Gerçekçi olmayan fahiş fiyat artışlarının önlenmesine için ortaya atılan bazı önerilerin değerlendirmeye alındığı öğrenildi.


Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın, kira amaçlı konut ve iş yeri üretimine ilişkin yeni düzenlemeler yapabileceği belirtiliyor. Sadece kiralamak amacıyla konut ve işleri üreten şirketlerin, kira gelirlerinden alınan vergi ve KDV’lerden muaf tutulabileceği veyi indirim uygulanabileceği kaydediliyor. Böylece kiralama amaçlı konut ve işyeri üretiminin cazip hale getirilebileceği ifade ediliyor.


ÖNERİLER İNCELENİYOR


Kiradan alınan vergi tutarlarının, bu amaçla hizmet edecek şirketlerden farklı uygulanması, yasal alt yapının değiştirilmesi, beyanneme zorunluluğu gibi uygulamalarda farklılığa gidilmesi için çalışma yapıldığı belirtiliyor. Yasal alt yapının oluşturulması durumunda, satış amaçlı üretim yapan bazı şirketlerin de bu sistemi dönebileceği ifade ediliyor.


Kaynak:

https://www.finansgundem.com/haber/yuksek-kiraya-formul-avrupada-da-uygulaniyor/1601177


8 Eylül 2021 Çarşamba

Devremülk soyguncuları!

 Sayıları on binlerle ifade edilen ‘devremülk’ mağdurlarının ikinci bir kez zarara uğratıldığı iddia edildi. Bu kez devreye, mağduriyetlere yol açan firmaların eski çalışanlarının girdiği ileri sürülüyor.

Türkiye'de devremülk satın alarak mağdur olan on binlerce kişi olduğu ifade ediliyor. Kimi maket üzerinden, kimi yarım kalan değişik illerdeki projeler üzerinden satışı yapılan projelerde tapu devri yapılmadığı gibi, imzalatılan senetlerle çok sayıda kişi icralık olmuş durumda.


Yaşanan bu olumsuzluklara bir durum daha eklendi. Devremülk ve Tüketiciyi Koruma Derneği Başkanı Veysel Saltan’ın iddialarına göre, bu kez tüketicileri mağdur eden devremülk firmalarının eski çalışanları devreye girdi. Saltan, “Bu şirketlerin eski çalışanları çeşitli illerde danışmanlık firmaları kurmuşlar. Bu firmalar üzerinden, eski ‘müşterilerine’ ulaşarak ‘Bizim eski firma sizi mağdur etti, dolandırdı. Ancak bu mağduriyetinizi giderebiliriz. Bizim çalıştığımız avukata vekaletname verirseniz, alacağınız tahsil edilir’ diyor. İnsanlar da umutlanarak vekaletnameyi ilgili avukata çıkarıyorlar. Ancak bu kez avukat eli ile dolandırılıyorlar. Bu konuda çok sayıda kişi bize ulaştı. Avukat, aldığı paranın çok az kısmını ilgili mağdura veriyor. Paranın büyük bölümünü bu kişiler kendi aralarında paylaşıyor” dedi.


125 FİRMA TESPİT EDİLDİ


Türkiye genelinde, mağduriyet yaratan 125 firmanın olduğunu tespit ettiklerini kaydeden Saltan “Yalova, Afyon, Bolu, Ankara ve Çanakkale bu konuda başı çekiyor. Bu firmalar, ellerindeki sözleşmelerle, tesisten içeri ayağına dahi atamayan ailelerden bir de aidat paralarını almaya çalışıyor” bilgisini verdi.


Tüketicilerin bu tip firmalarla yaptıkları görüşmelerde senet imzalamaması gerektiğine dikkat çeken Saltan, “Ben de imzaladığım senetler yüzünden iki kez icralık oldum. Başıma gelen bu sorun nedeni ile bir kısım mağdur ile bir araya gelerek bu derneği kurduk. Ancak sorun tahmin edilenden de büyük. Çok acı insan hikâyelerine tanığım. Elindeki 3-5 kuruşu, bir devremülk sahibi olma hayali ile bu firmalara kaptıran ailelerin başına gelmeyen kalmamış... İnsanlar, devremülk sahibi olmadığı gibi icralık oluyor. İntiharın eşiğine gelen insanlar var, kimi çiftler boşandı. Bu soruna bir an önce bir çözüm bulunmalı” çağrısında bulundu.


‘İKİ KEZ MAĞDUR OLDUM’


İnşaat işçisi Eyyüp Timurtaş (39) da, hem devremülk alımında hem de sonrasında mağdur edildiğini iddia edenler arasında. Timurtaş, 4 yıl önce Yalova’daki bir projeden devremülk satın aldı. Timurtaş “Eylül 2017’de, inşaatlarda biriktirdiğim 4 bin doları bozdum ve bunlara 13 bin 50 lira olarak verdim. Ancak tapuyu almadım.


Daha sonra bu firmanın dolandırıcı olduğunu öğrendim. Paramı kurtarmak için arayış içindeyken, İstanbul Barosu’na üye Av. H. T. ile tanıştım. Bu kişi, paramı tahsil edebileceğini söyledi. Benim adıma dava açtığını söyledi. Ancak sonra ortaya çıktı ki hiçbir dava açmamış. Bu avukat 2 yıl sonra beni aradı. Bana ‘8 bin 300 lira tahsil ettim. 3 bin lirasını ben alacağım. Kalan kısmını size göndereceğim’ dedi. Ben bunu kabul etmedim. Daha sonra ihtiyacım olduğu için 7 bin 300 lirayı almaya razı oldum. İlk önce firma beni mağdur etti şimdi de avukat” diye konuştu. Telefonla ulaştığımız Avukat H. T. ise hakkındaki suçlamaların gerçeği yansıtmadığını belirterek “Eyyüp Beyin bende bir lira parası kalmış değil” diye konuştu.


Kaynak:

https://www.finansgundem.com/haber/devremulk-soygunculari/1599719


Türkiye'de konutta "fahiş fiyat" krizi

 Türkiye genelinde konut satış fiyatları ve kira bedelleri zirveye ulaştı. Bir yandan pandemi öncesine göre yaklaşık iki katına çıkan ev fiyatları el yakarken, diğer yandan yeni ev bulabilmek her geçen gün zorlaşıyor.

Türkiye'de yüksek dolar kuru nedeniyle artan inşaat maliyetleri, konut arzının azalması ve kentsel dönüşüm çalışmaları nedeniyle, Türkiye genelinde ciddi bir konut sıkıntısı yaşanıyor. Özellikler 15 milyonu aşkın nüfusuyla Türkiye’nin en büyük metropolü olan İstanbul’da, hem satış hem kiralama bedellerinde fahiş artışlar dikkat çekiyor.


Pandemi öncesinde 400 bin TL civarındaki evlerin fiyatı, bugünlerde 750 bin TL’ye kadar çıkmış durumda. Yalnızca satılık değil, kiralık daire fiyatları da dudak uçuklatıyor. Yüksek fiyatlar ve arz sıkıntısı nedeniyle, 100 bin ailenin kiralık ev bulma sorunu yaşadığı belirtiliyor. DW Türkçe’den Aram Ekin Duran'a konuşan İstanbul Emlak Komisyoncuları Odası (İEKO) Başkanı Nizamettin Aşa, özellikle İstanbul genelindeki kentsel dönüşüm çalışmalarının hayata geçmesi ile konut sıkıntısının arttığına işaret ediyor. Nizamettin Aşa, "Kabataslak bir deyim ile yaklaşık 10 bin bina yıkılacak ve ortalama yüz bin hane halkı kiralık ev arıyor" diyor.


Hem satış hem de kiralamada yaşanan fahiş fiyat artışlarında, kentsel dönüşüm projelerinin hayata geçirilmesindeki plansızlığın etkili olduğu belirtiliyor. Yıkılan evlerin yerine yenileri yapılmadığı için, evlerinden çıkan vatandaşlar yaşayacak ev bulmakta zorlanıyor. İEKO Başkanı Nizamettin Aşa, sadece birkaç ay içinde 100 binin üzerinde kiralık talebi oluştuğuna dikkat çekiyor. Ancak şu anda inşaat piyasasında bu talebe cevap verecek konut bulunmadığını dile getiren Aşa, "Kentsel dönüşüm kademeli olsaydı böyle bir sıkıntı yaşamayacaktık" diye konuşuyor. 


Fiyat artışında Aydın ve Muğla ilk sıralarda


Gayrimenkul değerleme platformu Endeksa.com’un verilerine göre, 2020-2021 döneminde Türkiye genelinde konut satış fiyatlarında yıllık değer artışı yüzde 29,7, kira fiyatı artışı ise yüzde 16,7 olarak gerçekleşti. Bu dönemde konut metrekare satış fiyatları en çok artan il yüzde 54,5 ile Aydın olurken, onu yüzde 51,3’lük artışla Muğla izledi. İl genelinde 9 bin 280 TL/m2 ortalama satış fiyatı ile Muğla en yüksek metrekare satış fiyatına sahip kent oldu. Muğla’daki fiyat artışlarında Bodrum, Marmaris, Datça gibi turizm merkezlerine olan talep belirleyici oldu.


2020-2021 döneminde TL/m2 satış fiyatlarındaki değişim incelendiğinde İstanbul’da yüzde 24,79, İzmir’de yüzde 30,42, Ankara’da yüzde 22,14, Antalya’da yüzde 40,78’lik yükseliş gözlendi. Türkiye genelinde Hakkari, yüzde 3,72’lik düşüşle konut metrekare fiyatlarının düştüğü tek il oldu.


Konut kiralarındaki 2020-2021 arası yıllık TL/m2 değer atışı incelendiğinde ise, yüzde 89,23’lik artışla Muğla lider olurken, ortalama metrekare kiraları 43,8 TL’ye ulaştı. Muş, yüzde 87,07’lik kira artışı ile ikinci sıraya oturdu. Hakkari yüzde 54,55’lik kira artışı ile dikkat çekti.  İstanbul’da yüzde 24,87, İzmir’de yüzde 20,35, Ankara’da 10,98, Antalya’da ise yüzde 15,14’lük artış gözleniyor. 




"Fiyatların daha da yükselmesi bekleniyor"


Peki konut fiyatlarındaki yükseliş devam edecek mi? Nizamettin Aşa, bu soruya şöyle yanıt veriyor:


"İnşaat piyasasında şu anda inşaat yapılmıyor. Yani eskisi gibi çok sık yeni projeler yapılmadığı için, mevcutlar satılıyor ve onların da fiyatı oldukça yükselmiş vaziyette. Hatta bir beklenti de yeni yapılacak inşaatlarda döviz kaynaklı maliyet artışının yansıyacağı ve fiyatların daha da yükseleceği söyleniyor."

Yeni daireler 1 milyon TL'nin üzerinde


Sektör temsilcileri, konut fiyatlarında artışın yıllık yüzde 30-70 aralığında olduğuna işaret ediyor. Ancak bazı bölgelerde bu artışın yüzde 100’ü aştığı belirtiliyor. İstanbul’da sıfır daire fiyatları, semtlere göre değişse de 1 milyon liranın üzerinde seyrediyor.


Ülke genelinde yaklaşık 120 bin üyesi bulunan İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu (İMKON) Başkanı Tahir Tellioğlu, DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, yalnızca ev arayan vatandaşların değil, müteahhitlik sektörünün de yüksek fiyatlardan rahatsız olduğunu söylüyor.


"Ben bir vatandaş olarak, bir müteahhit olarak, bu konut fiyatlarının vatandaşımızın geliriyle eşdeğer olmadığını düşünüyorum" diyen Tellioğlu, Türkiye’de geçmişte "ortadirek" diye tabir edilen orta sınıf toplum kesiminin alım gücündeki düşüşe dikkat çekiyor. Tellioğlu, "Orta kesim konutu denilen konut rakamlarına bakıldığında ortaya ne çıkıyor? 1 milyon ile 2 milyon arası bir konut rakamı çıkıyor. Ortalama 1,5 milyon TL… Şimdi 1,5 milyon bizim orta kesim vatandaşımızın alım gücüne uygun bir rakam değil" değerlendirmesinde bulunuyor.


Müteahhitler 9 Eylül'de eylem yapacak


Konut maliyetlerindeki artış, inşaat sektörü ile çimento sektörünü de karşı karşıya getirmiş durumda. Müteahhitler, çimento fiyatlarında yüzde 200’ü aşan zamlara karşı, 9 Eylül’de ülke genelinde 15 gün boyunca iş bırakma eylemi yapacak.


İMKON Başkanı Tahir Tellioğlu, çimento fiyatları makul seviyelere gelene kadar eyleme devam edeceklerini söylüyor. Geçen yıl Mayıs ve Haziran ayları arasında ortalama 150 TL olan çimento fiyatının bugünlerde 450 TL’ye kadar çıktığını anlatan Tellioğlu, "İthalat veya ihracat girdilerinin veya içerideki enflasyon oranlarının çok çok üzerinde maliyet artışlarını kabul etmiyoruz. Türkiye’de 70 kadar çimento fabrikası var. Ama bunlar 6-7 yerli ve yabancı büyük grup tarafından yönetiliyor. Bir tekelleşme durumu söz konusu" şeklinde konuşuyor.


Müteahhitlerin iş bırakma kararı sonrasında, Ticaret Bakanlığı çimento ihracatına kısıtlama getirildi. Bakanlık, İhracatı Kayda Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ kapsamına, çimento ve klinkeri de dahil etti.


Temmuz’da konut satışları yüzde 53 düştü


Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı son verilere göre, Temmuz ayında konut satışları Türkiye genelinde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 53 düştü. İpotekli konut satışları ise aynı dönemde yüzde 84,3 geriledi. Ocak-Temmuz döneminde ise konut satışları, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 azaldı. Ev fiyatlarının yükselmeye devam etmesi halinde, satışlardaki azalmanın da artacağı belirtiliyor.


Kaynak:

https://www.finansgundem.com/haber/turkiyede-konutta-fahis-fiyat-krizi/1599735


30 Mart 2021 Salı

Tapuda sahteciliğin önüne geçilecek

 Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Mehmet Adlı, "Vatandaşlar, yeni kimlik kartlarını POS cihazı şeklindeki Kimlik Doğrulama Sistemine takıyor, parmak izini de alıyoruz ve vatandaşın bilgileri sistemdeki verilerle karşılaştırılıyor" dedi.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Mehmet Zeki Adlı,  Elektronik Kimlik Doğrulama Sistemi'nin (EKDS) İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü tarafından koordine edilen ve Türkiye'de yeni kullanılmaya başlanan bir sistem olduğunu söyledi.


Kimlik doğrulamanın tapuda sahteciliğin önüne geçmek için çok önemli olduğunu ve bu konuda Elektronik Kimlik Doğrulama Sistemi'nden önce de Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü ile çalıştıklarını belirten Adlı, vatandaşların T.C. Kimlik Numarasını Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün sistemine girip kimlik bilgilerini alarak doğrulama yaptıklarını anlattı.


Vekaletlerin doğrulanması işlemi Türkiye Noterler Birliği üzerinden gerçekleştirdiklerini dile getiren Adlı, Ticaret Bakanlığı üzerinden de ilgili kişinin şirket temsilcisi olup olmadığını doğruladıklarını aktardı.


Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün bu tip birçok uygulaması olduğunu ve başarılı bir şekilde yürütüldüğünü ifade eden Adlı, şunları kaydetti:


'Tapuda sahteciliklerin önüne artık daha hızlı geçebileceğiz'


"İçişleri Bakanlığı ile yaptığımız görüşmeler çerçevesinde pilot uygulama başlattık. Ankara'da Yenimahalle Tapu ve Kadastro Müdürlüğümüz ile Çankaya Kadastro Müdürlüğümüzde şu anda pilot uygulama devam ediyor. Yeni kimlik kartlarımızda biyometrik vesikalık fotoğraf, parmak izimiz ve özel bir takım kişisel bilgiler var. Müdürlüğümüze gelen vatandaşlar, yeni kimlik kartlarını POS cihazı şeklindeki Kimlik Doğrulama Sistemine takıyor, parmak izini de alıyoruz ve otomatik olarak nüfustaki veri tabanına giriliyor. İşlem yapmak isteyen vatandaşın bilgileri sistemdeki verilerle karşılaştırılıyor. İşlem yapmak isteyen kişinin doğru kişi olup olmadığı sistemden teyit ediliyor. Doğrulanmış bilgilerin bize gelmesiyle tapuda sahteciliklerin önüne artık daha hızlı geçebileceğiz."


24 Mart 2021 Çarşamba

İstanbul'da ev kiraları yüzde 50 arttı

 İstanbul’da kiralık ev fiyatları son bir yılda bazı semtlerde yüzde 100’ün üzerinde arttı. Arzın azalması, satılık konut fiyatlarının çok yüksek olması ve tüketicinin kiralık evlere yönelmesinin yanı sıra kentsel dönüşüm fiyat artışında etkili oldu.

Ev kiraları İstanbul’da son bir yılda enflasyonun üzerinde artış trendine girdi. Konut kredi faizlerinin yükselmesiyle birlikte ilk olarak haziran ayında bahçeli evlerde başlayıp, eylülde ise diğer arayışların devreye girmesiyle İstanbul’da kiralık ev fiyatları bazı semtlerde yüzde 100’ün üzerinde arttı. Bağcılar’da artış yüzde 122’yi bulurken, Zeytinburnu, Şile, Esenyurt, Ataşehir, Sultanbeyli, Kadıköy, Çekmeköy ve Beykoz gibi 8 ilçede de kira artışları yüzde 50’nin üzerine çıktı.


Öte yandan bazı ilçelerde yüksek artış semt bazlı yaşandı. Hürriyet Emlak’ın verilerine göre Sarıyer’in Reşitpaşa, Emirgan, Kumköy semtleriyle, Kağıthane’nin Hamidiye semti ve Şişli’nin Harbiye’de kira artışı yüzde 100’ü buldu.Sarıyer’in Zekeriyaköy semtiyle Beşiktaş’ın Dikilitaş ve Levazım semtleri, Beyoğlu’nun Gümüşsuyu semtinde artışlar yüzde 75 ila 100 arasında gözlemlendi. Yüzde 50’nin üzerinde fiyat artışının yaşandığı diğer semtler ise Şişli’nin Teşvikiye ve Esentepe semtleri, Eyüpsultan’da Göktürk, Beyoğlu’da Tomtom Mahallesi, Sarıyer’in Yeniköy semti ve Bakırköy’ün Yeşilköy semti olarak öne çıktı. Emlakçıların portföyüne giren kiralık ev sayısı azalırken, ev bulmak için ayrılan süre de 2 aya kadar ulaştı.


Metrolar büyük artış getirdi


İstanbul’da kiralık konutların ortalama metrekare fiyatlarında son 1 yılda ortalama yüzde 20 oranında artış gerçekleştiğini söyleyen Hürriyet Emlak Eş Genel Müdürü Zeynep Tandoğan, “Geçtiğimiz yıl bir önceki seneye kıyasla bu rakam yüzde 13 olmuştu. Son 1 yıl içerisinde pandemi sürecini de hesaba kattığımızda kiraların bu denli yükselmesini tüketici alışkanlıklarının değişmesine bağlıyoruz. Bu süreç devam ettiği sürece İstanbul’un özellikle merkezi yerlerinde, sahile ya da doğaya yürüme mesafesinde olan semtlerinde fiyatların artmaya devam edeceğini öngörüyoruz” diye konuştu.


Son 1 yıl içerisindeki yükselişi ilçe bazında değerlendirdiklerinde Bağcılar, Zeytinburnu, Şile, Esenyurt, Ataşehir, Sultanbeyli, Kadıköy, Çekmeköy ve Beykoz’da artışların yüzde 50’nin üzerinde olduğunu belirten Tandoğan, “Yapımı devam eden metro projelerinin bulunduğu bölgelerde de artış hızlandı” dedi.


Kadıköy her zaman hareketli


Kadıköy’ün ise merkez bölgede olması nedeniyle gayrimenkul piyasasının her zaman hareketli olduğunu belirten Tandoğan, “Metro projelerinin bağlantı noktası olarak dikkat çeken Kadıköy’de kiralık konutlarda son 1 yılda yüzde 50’nin üzerinde fiyat artışının gerçekleştiğini görüyoruz” değerlendirmesini yaptı.


Kira fiyatları TÜFE'yi geçti


Sahibinden.com Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nazım Erdoğan da, sektörünün nabzının attığı İstanbul’da son iki yılda kiralarda düzenli bir artış eğilimi gözlemlediklerini belirterek şu bilgiyi verdi: “Kiralık konut ilan m2 cari fiyatları İstanbul, 23,1TL oldu. İstanbul’da ortalama kiralık m2 ilan fiyatları TÜFE kira endeksinin de uzun süre altında seyrettikten sonra önce yaklaştı, şubat itibarıyla de bir miktar geçti. 2017 Eylül ayına göre TÜFE kira endeksi yüzde 37,5 oranında artarken, kiralık ilan m2 fiyatları İstanbul’da yüzde 40,1 oranında yükseldi.”


Avcılar ve Beylikdüzü bölgesinde emlak hizmet veren Rota Emlak Genel Müdürü Soner Acun ise, yeni yapılan konut stokunun azalması nedeniyle hem Avcılar hem de Beylikdüzü bölgelerinde kiralama fiyatlarının son 1 yılda yüzde 30’un üzerinde arttığını söyledi.


Kentsel dönüşüm artışı körükledi


Avcılar bazında birçok yapının kentsel dönüşüme girmesinin de bölgede fiyatlara ekstra bir etki yarattığını söyleyen Acun, “Geçen yıl Avcılar’da 2 bin civarında olan fiyatlar bu yıl 2 bin 700 TL’ye çıktı. Beylikdüzü’nde ise 1700 TL’den 2 bin 500 TL’ye geldi” diye konuştu.


Yeni binalarda artış %30’u buldu


Turyap Pazarlama Müdürü Alper Perçin, pandemiyle birlikte ilk olarak haziran ayında bahçeli ve balkonlu evlerde fiyat artışının görüldüğünü, eylül ayında ise biriken diğer kiralama taleplerinin devreye girmesiyle İstanbul’da kira artışının son 1 yılda ortalama yüzde18 civarında gerçekleştiğini kaydetti. Alper Perçin, 0-5 yaş arası yeni konutlarda bu artışın 30’u bulduğunu söyledi. 20 yaş ve üzeri konutlardaki kira artışının yüzde 10 olarak gerçekleştiğine dikkat çeken Perçin, “Az sayıda bulunan kiralık konutlar, fiyatların artmasına neden oldu. Portföyümüze giren yeni konutlar hızlıca kiralanırken, 20 yaş ve üzeri konut kiralamalarında ise talep çok düşük seviyelerde” dedi. (Dünya)


16 Mart 2021 Salı

Otoparkta yeni dönem

 Uzun süredir gündemde olan ve 7 kez ertelenen Otopark Yönetmeliği’ne nihai şekli verildi. 31 Mart’ta yürürlüğe girmesi beklenen yönetmelikte ‘her daireye bir otopark’ zorunluluğu vardı. Sektör temsilcileri ise her arsa yapısında bunun mümkün olmadığını, getirilen zorunluluğun kentsel dönüşüm sürecini zorlayacağını açıklamıştı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı sektörün tüm taraflarının taleplerini dinleyerek yönetmelikte değişikliğe gitti. Bu değişikle her yapı alanı için farklı formüller geliştirilecek otopark yapılmasının önü açıldı. Hazırlanan yeni taslağa göre bundan sonra daire ya da dükkan büyüklüklerine göre otopark alanı belirlenecek.


Parselinde otopark yapamayan yapılar için de 1000 metre yarıçapındaki başka bir alanda otopark yeri temin edebilme imkanı getirilecek.


İşte 10 maddede yeni yönetmelik:


1) Her daire için en az bir otopark zorunluluğu uygulamasında değişikliğe gidilerek, daire büyüklüklerine göre otopark zorunluluğu uygulaması geliyor. 80 metrekareden küçük her 3 daire için en az 1 otopark, 80-120 metrekare arasındaki her 2 daire için en az 1 otopark, 120-180 metrekare arasındaki her daire için en az 1 otopark ve 180 metrekare üzeri her daire için 2 adet otopark yeri ayrılması hükmü getirilecek. Dükkân, mağaza, banka gibi fonksiyonlarda her 30 metrekare için 1 adet olan otopark zorunluluğu, her 40 metrekare için 1 adet olarak, büro binalarında her 40 metrekare için 1 adet olan otopark zorunluluğu, her 50 metrekare için 1 adet olacak şekilde revize edilecek.


BODRUM ŞART DEĞİL


2) Otoparkın bina bodrumunda karşılanması zorunluluğu kaldırılarak talebe göre binanın bodrumunda ya da parsel arka, yan bahçesi veya ön bahçesinde veyahut bu bahçelerin altında öncelik olmadan karşılanabilmesi hükmü getirilecek.


3) Parsel arka bahçesinde binalara 2 metreden fazla yaklaşmamak ve zemin kat yüksekliğini aşmamak kaydı ile mekanik otopark yapılabilecek.

4) 120 metrekareden küçük olup 3 kat ve üzeri yapı bulunan parsellerde, talep halinde otoparkın bedel karşılığı bölge otoparkından temin edilebilmesi sağlanacak.


5) 250 metrekareden küçük parsellerde otopark ihtiyacının yarısının parselde karşılanması kaydı ile zorunlu otopark adedi yüzde 50 azaltılacak.


BAŞKA  ALANDA YAPILACAK


6) Komşu parsellerin anlaşması ve maliklerin onayı halinde bitişik olan bahçelerin, aradaki duvar kaldırılmak suretiyle ortak otopark olarak kullanılabilmesi imkânı getirilecek. Bu sayede birden çok parselin anlaşması ile ‘ada içi’ otoparkların önü açılacak.


7) Parselinde otopark yapamayan yapılar için 1000 metre yarıçapındaki başka bir binadan, arsadan ya da varsa ticari otoparktan tapuya şerh konmak suretiyle otopark yeri temin edebilme imkânı gelecek.


İLÇE BELEDİYESİNE YETKİ


8) Büyükşehir belediyelerinin otopark bedeli almalarına rağmen bölge otoparkları inşa etmemeleri gerekçesiyle, yetki değişikliğine gidilecek. Bundan böyle bölge otoparkı bedelini toplama ve bu otoparkları yapma görevi ilçe belediyelerine verilecek. İlçe belediyeleri bedeli alınan otoparkları en geç 3 yıl içinde yapacak. Belediyelerin bölge otoparkı imar planlarını daha hızlı yapabilmeleri 1/1000’lik uygulama imar planı yeterli olacak, nazım imar planı değişikliğine gerek kalmayacak.


9) Otopark bedelinin tamamının yapı ruhsatı aşamasında alınması uygulaması kaldırılarak yüzde 25’inin ruhsat aşamasında kalanının ise 18 ayda ve taksitle ödenmesi imkânı sağlanacak.


ELEKTRİKLİ ARAÇLAR


10) Asgari zorunlu otopark adedi 20’den fazla olan yeni yapılacak binalarda 1 Ocak 2023 tarihine kadar en az yüzde 2 oranında, bu tarihten sonra ise yüzde 5 oranında elektrikli araç park yeri düzenleme şartı getirilecek. AVM ve bölge otoparklarında ise bu oranlar 1 Ocak 2023 tarihine kadar yüzde 5, bu tarihten itibaren yüzde 10’a çıkarılacak.


31 Ocak 2021 Pazar

Tapu kayıt örneği için tapu müdürlüklerine gitmenize gerek yok!

Taşınmaza ait detaylı bilgilerin yer aldığı resmi işlemlerinizde kullanabileceğiniz tapu kayıt örneğini e-Devlet Kapısı üzerinden web tapu sistemine giriş yaparak alabilirsiniz.

https://www.turkiye.gov.tr/tkgm-web-tapu





26 Ocak 2021 Salı

Türkiye'nin yapı denetim sistemi 6 ülkeye örnek oldu

 Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı Şahin, "Macaristan, Arnavutluk, Kazakistan, KKTC, Özbekistan ve Azerbaycan, bizim sistemimizi tüm yönleriyle kullanmak istiyor." dedi.

Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı Nazmi Şahin, basın mensupları ile gerçekleştirdiği sohbet toplantısında, yapı denetim sistemine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'de söz konusu sistemin, 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinin ardından çıkarılan Yapı Denetimi Hakkında Kanun'la düzenlendiğini aktaran Şahin, bunun olumlu sonuçlar verdiğini söyledi.

Şahin, standartlara uygun kaliteli yapıların inşasını sağlamayı ve doğal afetlerde olabilecek zararları en aza indirmeyi amaçladıklarına işaret ederek, "Şu anda ülke genelinde aktif 2 bin 257 yapı denetim firması, 30 bin 923 denetçi mimar-mühendis, 70 bin 82 yardımcı kontrol mühendisi görev yapıyor. Bu alanda 356 laboratuvar çalışıyor. Yapı denetim firmalarınca bugüne kadar 403 bin inşaatta 1 milyar 967 milyon 302 bin 220 metrekarelik alan denetlendi." diye konuştu.

Van, Malatya-Elazığ ve son olarak İzmir depremine değinen Şahin, "Depremlerde Türkiye genelinde bugüne kadar yapı denetim hizmeti almış yapıların hiçbirinde yapısal hasar oluşmadı." ifadesini kullandı.



"Evlatlarımıza bırakacağımız en güzel miras, denetimli ve güvenli yapılardır"
Şahin, Türkiye'de uygulanan yapı denetim sistemini bugüne kadar 6 ülkenin resmi olarak talep ettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Macaristan, Arnavutluk, Kazakistan, KKTC, Özbekistan ve Azerbaycan, bizim sistemimizi tüm yönleriyle kullanmak istiyor. Biz, yapıları denetleyen mühendisleri yazılımla takip ediyoruz, bu, Avrupa'da olmayan bir sistem. Denetim firmaları, bu denetimi tamamen bağımsız olarak yapıyor. Bir mühendis hangi şantiyeye ne zaman gidiyor biliyoruz.

Evlatlarımıza bırakacağımız en güzel miras, denetimli ve güvenli yapılardır. Bu sistem, can ve mal güvenliğini artırırken, yapıların taşıyıcı sistemlerinde yüzde 97 başarı sağladı. Yapı denetimli binanın yıkılması halinde firmalar çok ağır cezalarla yargılanıyor. Müteahhit ve şantiye şefinden önce biz sorumluyuz. TSE'siz, CE belgesiz ve inşaat sektöründe kullanılan G belgesi olmayan hiçbir malzemeyi inşaatlarda kullandırtmıyoruz."

Şahin, kamu binalarının da yapı denetimi kapsamına alınmasını talep ettiklerini de aktardı.

"Beton kalitesini sağlamayan şantiye duruyor"
Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Ankara Şube Başkanı Murat Fidan da yapı denetim sisteminin önemli bir parçası olarak Elektronik Beton İzlemi Sistemi'nin uygulandığını söyledi.

Şantiyelerde dökülen betondan numuneler aldıklarını ve bunlara çip yerleştirdiklerini anlatan Fidan, "Beton numunelerine konan çipler, onun kimlik belgesi oluyor. Numunenin laboratuvar testleri yapılana kadar çip içinde kalıyor. Betonun hangi şantiyeden, ne zaman alındığı kaydedilip Çevre ve Şehircilik Bakanlığına iletiliyor. Beton kalitesi istenen değerin altındaysa şantiyedeki çalışma acilen durduruluyor." diye konuştu.

25 Ocak 2021 Pazartesi

Rutubet kokan binaya dikkat

 Türkiye'de üst üste yaşanan depremlerin ardından Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı Nazmi Şahin’den “rutubet kokan binalarda büyük risk var” uyarısı geldi. Şahin, “Bir apartmanda rutubet kokusu varsa o binanın mutlaka testten geçmesi gerekir. Rutubet kokan bina, temelden su alıyor demektir. Demir donatılar erozyona uğramıştır ve özelliğini yitirmiştir” dedi.

Elazığ depreminin yıldönümünde alınabilecek önlemlerle ilgili gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şahin, Türkiye’de 1998 yılında çıkarılan yönetmelikten önce yapılan tüm binaların gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti. Rutubet kokan binaların riskli olduğuna dikkat çeken Şahin, şunları söyledi:


“Binalara girdiğiniz zaman bir rutubet kokusu hissederseniz dikkat edin. Rutubet kokusu varsa o binanın mutlaka testten geçmesi gerekir. Çünkü temelden su alıyor demektir. O demir donatılar erozyona uğramıştır. Rutubet kokusu geliyorsa o binanın demirleri paslanmıştır. Betonu elle dökülen binalar da gözden geçirilmeli. İl bazında en sıkıntılı yer İstanbul. Ülkenin beşte biri İstanbul’da yaşıyor. Boğazı göreyim diye yamaçlara bitişik nizam yapılmış binalar var. Orada Boğaziçi Kanunu olduğu için her binaya dokunamıyorsunuz, yıkamıyorsunuz. Ülke genelinde 1.5 milyon binanın riskli olduğu düşünülüyor.”


24 Ocak 2021 Pazar

2020’de en çok konut satılan ilçeler: İlk 10’da Ankara damgası

 Geçen yıl en çok konut satılan ilçeler listesinde Esenyurt 36 bin 234 adetle zirvede yer alırken, Çankaya 27 bin 278 adetle ikinci, Keçiören 25 bin 283 adetle üçüncü oldu. En çok konut satılan ilk 10 ilçenin yarısının Ankara’dan olması dikkati çekti. En düşük konut satışının gerçekleştiği ilçe ise Van Tuşba oldu. İşte 2020 yılında ilçelere göre konut satış rakamları…  


AA muhabirinin TÜİK verilerinden derlediği bilgilere göre, nüfusu 150 binden fazla olan 163 ilçe arasında geçen yıl en çok konut satılan ilçe 36 bin 234 adetle Esenyurt oldu. Bu ilçede satılan konut adedi 2019’a göre yüzde 9,2 artış gösterdi.


Esenyurt’u bu alanda 27 bin 278 adetle Çankaya, 25 bin 283 ile Keçiören, 19 bin 976 ile Mamak, 18 bin 836 ile Kepez, 18 bin 161 ile Etimesgut takip etti.


Ankara Yenimahalle 17 bin 831 adetle yedinci, Bursa Nilüfer 17 bin 743 adetle sekizinci, Gaziantep Şahinbey 15 bin 332 adetle onuncu sırada yer aldı.


Konya Selçuklu’da 15 bin 238, Gaziantep Şehitkamil’de 15 bin 233, Sincan’da 14 bin 431, Beylikdüzü’nde 13 bin 645, Kayseri Melikgazi’de 13 bin 622, Pendik’te 13 bin 585, Antalya Muratpaşa 12 bin 864, Ankara Altındağ’da 12 bin 809, Sancaktepe’te 12 bin 143, Eskişehir Tepebaşı’nda 11 bin 977, Alanya’da 11 bin 972 adet konut satıldı.


İlk 10’a Ankara damgası

En çok konut satılan ilk 10 ilçenin yarısının Ankara’dan olması dikkati çekti. Çankaya ikinci, Keçiören üçüncü, Mamak dördüncü, Etimesgut altıncı, Yenimahalle yedinci basamakta yer aldı.


İlk 10’da İstanbul, Antalya, Bursa, Gaziantep ve Konya’dan da birer ilçe kendine yer buldu.


Yıl boyunca satılan konut adedinin 10 bini geçtiği diğer ilçeler ise 11 bin 667 adetle Ümraniye, 11 bin 453 ile Başakşehir, 11 bin 387 ile Samsun Atakum, 11 bin 299 ile Buca, 10 bin 732 ile Kadıköy, 10 bin 604 adetle Şanlıurfa Karaköprü, 10 bin 249 ile Adana Seyhan, 10 bin 219 ile Kartal, 10 bin 59 ile Bursa Osmangazi oldu.


En düşük iki ilçe Van’dan

Nüfusu 150 binden fazla olan 163 ilçenin yer aldığı listede satış adedi 10 bini aşan ilçe sayısı 29 olurken, 3 ilçede ise 1.000’in altında kaldı


En düşük konut satışının gerçekleştiği ilçe 502 adetle Van Tuşba oldu. Tuşba’yı bu alanda 514 adetle Van Erciş, 521 adetle Beykoz takip etti. 163 ilçe arasından sadece bu 3 ilçede satış adetleri 1.000’in altında kaldı.


Ağrı Merkez’de 1.276, Şanlıurfa Viranşehir’de 1.299, Eyyübiye’de 1.368, Adana Ceyhan’da 1.517, Bingöl Merkez’de 2 bin 36, Adana Yüreğir’de 2 bin 65, Muş Merkez’de 2 bin 86 adet konut satıldı.


“Yüksek göç alması, konut stoku ve uygun fiyat Esenyurt’u öne çıkarıyor”

İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı Nizameddin Aşa, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde en kalabalık ilçe olan Esenyurt’ta hem çok fazla yeni inşaat bulunduğunu hem de ilçenin çok göç aldığını söyledi.


Aşa, “Esenyurt’ta uygun fiyatlı konut bulma imkanı da çok yüksek. E-5 ve TEM Otoyolu arasında yer alan ilçenin ulaşımı da kolay.” dedi.


Esenyurt’ta 1+1’den 4+1’e kadar tüm konut tiplerinin bulunduğunu dile getiren Aşa, hem ailece hem de tek yaşamak isteyenler için ilçenin alternatif oluşturduğunu hatırlattı.


“2020 Anadolu’da konut satışı için verimli bir yıl oldu”

FuzulEv Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal, 2020’nin özellikle Anadolu’daki konut satışları açısından oldukça verimli geçtiğini belirterek, Ankara, Konya, Antalya, Eskişehir, Kayseri, Bursa, ve Gaziantep’ten ilçelerin listede ilk sıralarda kendilerine yer bulduğunu söyledi.


Geçen yıl adet bazında bazı Anadolu ilçelerinde 2-3 kat artışlar gözlemlediklerini dile getiren Akbal, “Bu durum aslında faiz maliyetinin minimize edilmesi halinde toplumda oluşan bir tepki.” dedi.


Akbal, Anadolu’da satışların artmasında tasarrufa dayalı faizsiz konut edindirme sisteminin de önemli katkısının bulunduğunu kaydederek, şu açıklamalarda bulundu:


“Şu an tasarrufa dayalı faizsiz konut edindirme sisteminde 250 bini aşkın insan bulunuyor. Sistemin toplam konut pazarından aldığı payın yüzde 15’e ulaşması ‘maliyetsiz’ ev alma isteğinin en iyi tezahürü. 2021’de faiz maliyetleri, 2020’ye kıyasla daha yüksek olacağı için pazardaki payın da artacağını düşünüyorum. Özellikle devlet güvencesi ile birlikte pazarda hakim bir modele dönüşeceğimizi de söyleyebilirim.”


20 Ocak 2021 Çarşamba

Karadeniz Sahil Yolu'nda 'çatlak' tehlikesi!

 Deniz dolgusu üzerine inşa edilen, Samsun´dan Artvin´in Sarp Sınır Kapısı´na kadar uzanan, 542 kilometrelik Karadeniz Sahil Yolu'nda çatlaklar oluşmaya başladı.

Karayolları ekipleri, alt katmana suyun sızmasıyla yolun bozulması riskine karşı oluşan çatlaklar için önlem aldı. Rize İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Murat Yazıcı "Kıyıya çok yakın kum alımı, buradaki yüzey çatlaklarını çok hızlandıran ve tetikleyen bir durum" dedi.


Karadeniz Bölgesi´nde, 1987 yılında yapımına başlanan ve 20 yılda tamamlanarak, 2007'de ulaşıma açılan 542 kilometre uzunluğundaki Karadeniz Sahil Yolu'nda çatlaklar oluşmaya başladı.


Deniz dolgusu üzerine inşa edilen yolun Trabzon, Rize ve Artvin geçişlerinde görülen çatlaklardan yağmur suyunun sızarak, yolun alt katmanlarına zarar vermemesi için karayolları ekipleri çalışma başlattı.




ÖZEL ZİFT ENJEKTE EDİLİYOR


DHA'da yer alan habere göre çatlakları tespit eden ekipler, özel zift enjekte ederek, boşlukları doldurmaya çalışıyor. Trabzon ve Rize geçişinde çatlaklara karşı önlem alındı. İyidere ilçesinde yolun 8 kilometrelik kısmında yapılan çatlak onarımı tamamlandı. Çatlak onarımı ile geçici tedbir uygulanan yolda ömrü tamamlanan 5 santimetrelik üst asfalt kaplamanın ilerleyen dönemlerde sökülerek, yeniden dökülmesinin planlandığı öğrenildi.


"KIYIYA YAKIN KUM ALIMI SEBEP OLUYOR"


Rize İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Murat Yazıcı, Karadeniz Sahil Yolu'nda çatlaklar oluştuğunu belirterek bu çatlaklara ziftle müdahalenin araç ulaşımı için tehlike oluşturduğunu söyledi. Yazıcı "Yolda, İyidere köprüden başlayıp Derepazarı ilçesine kadar devam eden parçalı çatlaklar var. İç yolda çatlaklar arttıkça buna çözüm olarak ziftle kaplamayı düşünmüşler. Bu çatlakların birkaç tane sebebi olabilir. En önemli sebebi, denizle kara arasında kalan topuk bölgesi dediğimiz noktadan eğer kum ya da hafriyat alırsanız zeminde oynamalar meydana gelir ve asfaltta çatlamalar gözükür.


"ZEMİNİN ARAŞTIRILMASI GEREKİYOR"


Bir diğer ihtimal, sıcak asfalta dökmeden önce sıkıştırılmış tabakalar oluştururuz. Tabakanın altında çökmeye müsait bir zemin mi var bunların araştırılması gerekir. Ben uzunca bir süredir gözlemliyorum. Kıyıya çok yakın kum alımı buradaki yüzey çatlaklarını çok hızlandıran ve tetikleyen bir durum. Araç trafiği titreşimleri ve fren yükleri ile çatlaklar iyice artmış durumda. Sıcak asfalt uygulaması ile beraber bu yolda günü kurtarırız ancak trafik kazalarına davetiye çıkartırız. Bu yöntemle araçların kaymasına sebep olabilecek bir zemin oluştururuz" dedi.


"ZİFT DÖKMEK MÜHENDİSLİK KURALINA UYMAZ"


Sorunun kökten çözümü için çatlayan tabakanın tamamen temizlenmesi gerektiğini anlatan Yazıcı, "Zeminde oluşan sıkıntının giderilmesi, topuk bölgesinde sıkıntı varsa bir perde duvarla içinin boşalmasının engellenmesi, üstteki toprağın sıkıştırılarak binderin tekrar serilerek üzerine sıcak asfaltın sağlam bir şekilde atılması lazım. Siz çatlayan her noktaya zift dökmeye başlarsanız hiçbir mühendislik kuralına uymadığı gibi trafik ve can güvenliği kurallarına da aykırı bir durum oluşmuş olur" ifadelerini kullandı.


"YİNE ÇATLAMALAR OLUYOR"


Yoldaki çatlakların neden kaynaklandığını bilmediğini söyleyen yöre sakinlerinden Hızır Pandır, "Bu çatlakların neden oluştuğunu bilmiyoruz, ekipler sürekli tamirat yapıyor. Ama sonrasında yeniden bu çatlaklar ortaya çıkıyor" dedi. Atakan Çelik de, "Yol çatlaklarını onarıyorlar, çatlayan yerlerin üzerine zift sererek onarımı yapıyorlar ama bir süre sonra yeniden çatlakları görebiliyoruz. Bu çatlamalara neyin sebep olduğunu bilmiyoruz" diye konuştu.





Ziya Yılmaz: Dünyanın farklı şehirlerinde projeler yapacağız

 DAP Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz: Hedefim 86 konut projesi geliştirmek. Yaptığımız konutun yüzde 30’u kadar dünyanın farklı şehirlerinde projeler geliştirmek istiyoruz.

DAP Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, her zaman farklılığa odaklandığının altını çizerek, “Bizde pes etme kavramı yok, inandığım şeyi başarmak için sonuna kadar giderim. Çünkü bizim işimizin geri dönüşü yok. Başladığımızda bir imza projesi çıkarmamız gerekiyor” dedi.


Sektörde kendisini inşaatçı olarak görmediğine dikkat çeken Yılmaz şöyle devam etti: “Biz toprağa hayat veriyoruz, Türkiye’nin vitrinini işliyoruz. Bu yüzden kendimizi Ressam olarak nitelendiriyoruz.”




BAŞARI ÖLÇÜTÜ PARA KAZANMAK DEĞİL


Ziya Yılmaz “Güçlü bir şirket olmak güzel ancak, gücü doğru kullanmak ve yönetmek lazım” diyerek şöyle devam etti: “İnsanlar binlerce yıldır barınma ihtiyacı hissediyor. Biz toprağa hayat veriyoruz. İnsanın ruhuna, ailesine, geleceğine dokunuyoruz. İşin içinde olup bütün dinamiklerini bilmezseniz işinize yön vermezseniz başarılı olma şansınız sıfır. Başarı kesinlikle para kazanmak değil; işinizi doğru yapıyorsanız, doğru müşteri kitlesi ve onların beklentisinin üzerinde ihtiyaçlarını karşılayacak ürünler sunuyorsanız zaten para kazanırsınız. Önemli olan insan hayatına dokunabilmek. Bunun için de camlı binaların arkasında değil. Sahaların içinde olmak gerekir.”




DÜNYANIN FARKLI ŞEHİRLERİNDE PROJELER YAPACAĞIZ


Hayatındaki dönüm noktalarından birinin 2004’te Dubai’ye gitmek olduğuna dikkat çeken Yılmaz, şehrin mimarisinden çok etkilendiğini vurgulayarak, “Binalarıyla marka olan bu şehri gördüğümde bu binaların bizim ülkemizde neden olmadığını sorguladım ve o gün kendime şu sözü verdim; ‘eğer bu sektörde bu işi yapacaksam ülkeme değer katan projeler geliştireceğim’… Ardından mimarisiyle dünyanın da dikkatini çektiğimiz Adam Kule, Dalga Kule, Z Ofis ve İstMarina gibi birçok ilke imza attık.


Bu zamana kadar 30’a yakın proje geliştirdik. Hazırlık aşamasında olan 12 tane projemiz var. Hedefim 86 konut projesi geliştirmek. Yaptığımız konutun yüzde 30’u kadar dünyanın farklı şehirlerinde projeler geliştirmek istiyoruz. Bundan sonra DAP sadece İstanbul veya Türkiye’nin şehirlerinde değil, Avrupa’nın da şehirlerinde de olacak.” diye konuştu.




“ORMANKÖY PROJESİ İLE KORONANIN YAŞAM AŞISINI YAPTIK”


Pandemi süreciyle konut alıcılarının talebinde de ciddi değişimler yaşanması, konut almak isteyenler ya da korona virüs nedeniyle evini değiştirmek isteyenleri artık az katlı, mümkünse bahçeli ve geniş balkonlu 'sağlıklı evler'e yöneltti.  DAP Yapı’nın ‘Sağlıklı Ev’ konseptiyle hayata geçirdiği son döneme damga vuran projeyi gurur projesi olarak tanımlayan DAP Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, şunları söyledi: “Projeye başlamadan önce 4 buçuk milyon insana dokunduk. 58 bin insanın fikrini alıp insanların nasıl yaşaması gerektiğini sorarak tasarladık, düşündük ve projeyi tamamladık. Bunun karşılığını da müşterilerimizin yoğun ilgisiyle aldık. Bu projeyle birlikte bir nevi koronanın yaşam anlamında aşısını yapmış olduk.  Arkasında büyük emek olan bu projeyi gördükçe gururlanıyorum.”


https://www.borsagundem.com/video-galeri/dap-yapi-sinirlari-asiyor-video/1542966


İstanbul Finans Merkezi'nin yüzde 60'ı tamamlandı

 Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile birlikte yürüttükleri İstanbul Finans Merkezi Projesi'nin şu anda yüzde 60 seviyesine geldiğini ve 2021 Aralık ayı sonu itibarıyla inşaatını tamamlamış olacaklarını belirterek, merkezi İstanbul'a, Türkiye'ye, tüm Ortadoğu ve dünyaya kazandıracaklarını ifade etti.

Bakan Kurum, Ataşehir'de yapımı süren İstanbul Finans Merkezi'nin inşaat alanını ziyaret ederek, incelemelerde bulundu.

İncelemelerin ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Kurum, İstanbul'da ülkenin finans geleceği için çok önemli bir proje yürüttüklerini vurguladı. Finansal piyasaların daha rekabetçi bir piyasaya ulaşması ve Türkiye'yi finansal anlamda en iyi şekilde temsil etmek amacıyla yaklaşık 300 bin metrekare arsa alanı üzerinde 2,5 milyon metrekare inşaat alanına sahip bölgede merkezin inşasının hızla sürdüğünü dile getiren Kurum, inşaatta 7 bin 500 kişinin çalıştığını kaydetti.

Bakan Kurum, merkezin inşaatında gelinen son nokta ve özelliklerine ilişkin şöyle konuştu: "Hazine ve Maliye Bakanlığı ile birlikte yürüttüğümüz İstanbul Finans Merkezi Projesi, şu anda yüzde 60 seviyesine gelmiş durumda. İnşallah 2021 yılı Aralık ayı sonu itibarıyla İstanbul Finans Merkezi inşaatını tamamlamış olacağız. Merkezi İstanbulumuza, ülkemize, tüm Ortadoğu ve dünyamıza kazandırmış olacağız. 1 kilometre yürüyüş yolu ve içinde sosyal donatıların olduğu Finans Merkezi'nde gerek okul gerek donatı anlamında cami, alışveriş alanlarıyla birlikte belki dünyada tek diyeceğimiz bir finans merkezi inşasını büyük gayret ve özveriyle yürütüyoruz. Amacımız ve hedefimiz 2021 yılı sonuna söz verdiğimiz gibi inşaatını tamamlamaktır."

"Cumhurbaşkanımızın deyimiyle, 'Türkiye olarak, burada İslami finans piyasalarına diğer taraftan hem bölgemiz hem de Ortadoğu ve Yakın Avrupa'ya hizmet edecek bir finans merkezi olma yolunda, gidiyoruz ve kararlıyız." diyen Bakan Kurum, bütün inşaatların fiilen başladığını, pandemi dönemine rağmen ekiplerin ara vermeden hızlı bir şekilde çalışmalarını yürüttüklerini ifade etti.

"İstanbul'da 117 bin konutun dönüşümü gerçekleştiriyoruz"

Bakan Murat Kurum, kentsel dönüşüm konusunda bir hedef koyduklarını, bu doğrultuda gelecek 5 yıl içerisinde her yıl 300 bin, 5 yılda 1,5 milyon konutun dönüşümü için çalışmalar yürüttüklerini belirterek, şöyle devam etti: "Şu an İstanbul'da 117 bin konutun dönüşümü gerçekleştiriyoruz. Bu sabah Başakşehir'deydik ve ilçede çok önemli dönüşüm projelerini hayata geçirmek üzere kararlarımızı aldık. Hemen hemen her ilçede kentsel dönüşüm projelerimiz var. Toplu Konut Dairesi Başkanlığımız, Emlak Konut Genel Müdürlüğümüz ve belediyelerimiz ile birlikte bu süreci yönetiyoruz. Hedefimiz 'öncelikli' dediğimiz konutların dönüşümünü sağlamaktır. Bakanlık olarak vatandaşlara her türlü yatırımı yapıyoruz. Taşınma, kira, kamulaştırma yardımı, teknik yardım ve bu çerçevede çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Elbirliği içinde yürütmek zorundayız."

Kentsel dönüşümün siyaset üstü bir mesele olduğunu anlatan Kurum, yerel yönetimler, Büyükşehir Belediyesi, Bakanlık ve vatandaşın kararlı bir şekilde süreci yöneteceğini ifade etti.

Bakan Kurum, Fikirtepe Projesi'nin çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Fikirtepe Projesine ilişkin yeni tasarımlarımız bitti. İnşallah bugün onun da toplantısını yapacağız. Nisanda söz verdiğimiz gibi, 3 sene içerisinde, etaplar halinde, yaklaşık 10 bin konut ve 60 bin vatandaşı doğrudan ilgilendiren bir proje, bu projenin de inşasına başlayacağız." diye konuştu.

Küresel anlamda ülkedeki finans sektörünü diri ve sağlam tutmak için Finans Merkezi inşaatının da önem arz ettiğini, buradaki yapıların hepsinin depreme dayanıklı yapıldığını, zeminde gerekli güçlendirmelerin yapıldığını, araç kapasitesi, toplanma alanları ile sosyal ihtiyaçları değerlendirecek her türlü detayın düşünüldüğünü belirten Kurum, bir deprem anında finans merkezinin de ayakta kalmasının önem arz ettiğini, bu kapsamda merkezin tamamlanmasının da ülkeyi bir anlam da yukarıya taşıyacağını kaydetti.

"1000 kamu kuruluşuna sıfır atık belgesi veriyoruz"

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, gazetecilerin sorusu üzerine kentte beklenen şiddetli yağışa yönelik şu değerlendirmede bulundu: "Hakikaten 2020 yılı kuraklık anlamında çok zor geçti. 2021'de ve bundan sonraki süreçte iklim değişikliği ve etkileri şehirlerimizde çok daha fazla hissedilir hale gelecektir. Bu kapsamda biz hem İstanbulumuzda hem Türkiyemizde birçok proje gerçekleştiriyoruz. Eylem planlarımızı açıkladık. Bu eylem planları kapsamında çalışmalarımızı yürütüyoruz. Millet bahçeleri, doğal ve korunan alanların artırılması ve sıfır atık projemiz de iklim değişikliğiyle mücadele noktasında önemli."

Sıfır atık anlayışının artık bir kültür haline getirilmesi gerektiğini belirten Kurum, sözlerini şöyle tamamladı: "Ürettiklerimizi daha kıymetli hale getirecek, tüketimden üretime katma değer sağlayacak sıfır atık sistemini yaygınlaştırmak zorundayız. Bu kapsamda 70 bin ve İstanbul'da 17 bin kamu kurum ve kuruluşunda uygulamaya geçtik. 1000 kamu kuruluşuna sıfır atık belgesi veriyoruz. Bugün ilk belgemizi Başakşehir Belediyesi'ne verdik. Çocuklarımıza eğitim veriyoruz. 2030-2040'lı yıllarda çocuklarımıza daha yaşanabilir bir çevre ve insan odaklı, doğaya saygılı bir çevre bırakmak adına bu projeler önem arz ediyor. Kovid-19 salgını bir kez daha gösterdi ki yeşil alan, denizler, akarsularımızı korumak zorundayız. Şehrin nefes aldığı alanlardan biri denizler, akarsularımız biri de ormanlarımız. Bunları artıracak hem de bunları koruyacak adımları kararlılıkta atıyoruz ve atmaya da devam edeceğiz."



19 Ocak 2021 Salı

Hilti Türkiye, yerel üretimini artırmaya hazırlanıyor

 Odağına aldığı dijitalleşme ile yapı sektörde verimliliği artıracak ürün, servis ve yazılım çalışmalarına devam eden Hilti, Türkiye’de kurduğu partnerliklerle yerel üretimini artırmayı hedefliyor.

Bu yıl dijitalleşme yatırımlarına ve inşaat sektöründe verimliliği artıracak ürün, servis ve yazılımlar geliştirmeye devam edeceklerini belirten Hilti Türkiye Genel Müdürü Banu Deniz Çetinkol, Türkiye’de kurdukları partnerliklerle yerel üretimi arttırmayı hedeflediklerini açıkladı.

Hilti olarak 6 kıtada 120’den fazla ülkede ‘Sürdürülebilir, değer yaratan birorganizasyon’ olma stratejisi doğrultusunda faaliyet gösterdiklerini ifade eden Çetinkol, “Bu yıl da sunduğumuz çözümlerle iş ortaklarımızı ve müşterilerimiziverimlilik konusunda destekleyerek onların zamandan ve iş gücünden tasarrufelde etmelerini sağlayacağız. Çalışanlarımızın gelişimi için üst ve orta yönetimlebirlikte mentorluk programlarımızı güçlendiriyoruz. Erkek egemen olduğu düşünülen bir sektörde kadın çalışan sayımızı çoğaltmak da bu yılın ve sonrakiyılların önceliklerinden biri. Yıllardır başarı ile sürdürdüğümüz mühendislik ve yazılımservisimizi çok daha ileriye taşıyarak şantiyedeki dijitalleşmenin kendi alanımızdaki öncüsü olmayı hedefliyoruz. Müşterilerimize bütüncül çözüm sunmak amacıyla mekanik ve elektrik tesisatların borulama ve askılama sistemleri içinhayata geçirdiğimiz Hilti Modüler Destek Sistemleri’nin lansmanını da bu yıl gerçekleştirmeyi planlıyoruz.” şeklinde konuştu.

“Pandemi sürecine çözümlerimizle birlikte hızla adapte olduk”

Hilti Türkiye olarak pandemi sürecinden öğrendikleriyle daha esnek, karşılaştıkları güçlükleri daha çabuk algılayıp adapte olabilen, dijital kanallarını çok daha efektif kullanan bir organizasyon haline geldiklerini belirten Çetinkol, “Bu süreçte enbüyük önceliğimiz her zaman çalışanlarımızın, ailelerimizin, müşterilerimizinve iş ortaklarımızın sağlığını korumak oldu. İş süreçlerimizi, dünya veülkemizdeki gelişmeleri göz önünde bulundurarak sürekli güncelledik. Ekiplerimizin motivasyonunu yükseltmek ve şirket içi çalışan bağlılığımızı arttırmak için konsept eğitimler, etkinlikler ve çalışan destek programları uyguladık.” dedi.



"Üründen servise her noktada dijitalleştik"

Pandemi döneminde Hilti Global’in projesi kapsamında müşteri ilişkileri yönetimi sisteminde değişikliğe giderek Salesforce’a geçtiklerini anlatan Çetinkol, bu süreçte müşterilerinin verimliliğini artıran ve riski en az seviyeye indiren ürün, servis veyazılımlarla öne çıktıklarını aktardı. Geliştirdikleri eksenel lazer ile iki kişilik hizalama işini bir kişiye indirip kişiler arası iletişimi azalttıklarına dikkat çeken Çetinkol, 'Arayın Gelelim' hizmetiyle de tamir veya bakım gereken ürünleri şantiyeden alıp şantiyeye teslim ettiklerini kaydetti.

Bu dönemde profis yazılımıyla hızlı mühendislik çözümleri sunabildiklerini söyleylen Çetinkol, şunları aktardı: "Tüm servislerimiz ve ürünlerimiz ile hem şantiyedeki işlerin sürekliliğine katkıda bulunduk hem de pandeminin riskini en aza indirmeyi başardık. Müşterilerimizle yüz yüze gerçekleştiremediğimiz tüm görüşme ve hizmetlerimizi dijital araçlarla sağladık. AskHilti platformu ile müşterilerimizin tüm teknik sorularına cevap verirken, aynı zamanda bu platformu makaleler ve webinarlar ile zenginleştirdik. Hilti Online üzerinden her türlü alışverişlerini yaparak HiltiTahsilat Sistemi ile tüm ödemelerini kolaylıkla gerçekleştirebilecekleri ayrı bir platformu hayata geçirdik. Yanı sıra geçtiğimiz yıl Hilti’nin ilk robotu olan, yarı-otonom, mobil, tavanda delim robotu Jaibot'u tanıttık. Hilti Jaibot, mekanik, elektrik ve tesisat yüklenicilerinin üretkenlik, güvenlik ve işgücüeksikliği sorunlarının üstesinden gelinmesine yardımcı oluyor.”

“İş Ortaklığı” modelini hayata geçirecek

Bu yıl müşterileriyle daha fazla etkileşim halinde olmak için “İş Ortaklığı” modelini hayata geçireceklerini açıklayan Çetinkol, “Bu modelde servis ve yazılım danışmanlarımız, müşterilerimizi ofis, şantiye ve üretim alanlarında ziyaret ederek müşteriye özel analizler yapacak ve onların yaşadıkları zorlukları belirleyip çözüm önerileri ile potansiyel tasarruflarını sunacak. İleri İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri, Mühendislik Eğitimleri, ON!Track ile varlık yönetimi ve diğer hizmetlerimizi birleştirerek müşterimizintüm ihtiyaçlarına karşılık veren 'İş Ortağı' olmak istiyoruz.” şeklinde konuştu.





14 Ocak 2021 Perşembe

Değerli konut vergisi yürürlüğe girdi

 2020'de uygulaması 1 yıl ertelenen Değerli Konut Vergisi için tebliğ Resmi Gazete'de bugün yayımlandı. Değeri 5 milyon TL'den fazla olan konutlar için uygulanacak vergide tek konutu olanlar muaf tutuluyor.

Değerli konut vergisi uygulama esasları belirlendi. Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmazı olanların vergiden muaf tutulacağına dair geçen yıl yapılan düzenleme, bu tebliğde de yer aldı.

Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğe göre; birden fazla mesken nitelikli taşınmazı bulunanların değerli konut vergisinin konusuna giren en düşük değerli mesken nitelikli tek taşınmazı (intifa hakkına sahip olunması hâli dâhil) için değerli konut vergisi muafiyeti uygulanacak. Muafiyet, bu kişilerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım için de geçerli olacak.

BİNDE 3’TEN BİNDE 10’A KADAR VERGİ

Değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazlardan değeri;

* 5 milyon TL ile 7.5 milyon TL arasında olanlar; 5 milyon TL’yi aşan kısmı için binde 3

* 10 milyon TL’ye kadar olanlar; 7.5 milyon TL’si için 7,500 TL, fazlası için binde 6

* 10 milyon TL’den fazla olanlar; 10 milyon TL’si için 22,500 TL, fazlası için binde 10 oranında vergilendirilecek.

SINIRLAR YENİDEN DEĞERLEME ORANINDA ARTACAK

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan değerli konut vergisi uygulama genel tebliğine göre, mesken nitelikli taşınmaza gerek paylı mülkiyet, gerekse elbirliği mülkiyet halinde malik olunması durumunda, matrah olarak taşınmazın toplam değeri esas alınacak. Vergi oranlarına esas mesken nitelikli taşınmaz değerlerinin alt ve üst sınırları, her yıl yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılacak.

Mükellefler beyannamelerini, mesken nitelikli taşınmazın bulunduğu yer belediyesinden alınan bina vergi değerini gösteren belgeyi eklemek suretiyle, ilgili yılın 20 Şubat tarihine kadar taşınmazın bulunduğu yerin vergi dairesine verecekler. Gelir veya kurumlar vergisi yönünden mükellefiyeti bulunan mükellefler ise değerli konut vergisi beyannamelerini bağlı bulundukları bu vergi dairelerine verecekler.

Karşılıklı olmak şartıyla yabancı devletlere ait olup elçilik ve konsolosluk olarak kullanılan mesken nitelikli taşınmazlar ile elçilerin ikametine ait mesken nitelikli taşınmazlar, Türkiye’de bulunan milletlerarası kuruluşlara, milletlerarası kuruluşların Türkiye’deki temsilciliklerine ait mesken nitelikli taşınmazlar, genel ve özel bütçeli idarelerin, belediyelerin, üniversitelerin ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığının sahibi olduğu mesken nitelikli taşınmazlar değerli konut vergisinden muaf olacak.

10 Ocak 2021 Pazar

Türkiye ve AB'de her 5 kişiden 1'i gürültüden rahatsız

 Avrupa'da yapılan bir araştırmaya göre başta Malta, Almanya ve Hollanda olmak üzere şehirlerde yaşayan insanların yaklaşık 4'te 1'i komşulardan ya da sokaktan gelen gürültüden rahatsız.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği'nde (AB) gürültüden şikayet eden insanlarla ilgili yaptığı araştırmada 2019 yılı verilerini kamuoyuyla paylaştı.

Buna göre İngiltere dahil AB'ye üye 28 ülkede toplam nüfusun %17,3'ü şehir trafiği, sokak ve caddelerdeki ses kirliliği ve komşuların yaptığı gürültüden rahatsız olduğunu belirtti. Gürültüden rahatsız olduğunu dile getiren kişilerin oranı AB genelinde şehirlerde %24,1 olarak kayıtlara geçerken, kırsal bölgelerde yaşayanların sadece %10,4'ü bu durumdan şikayetçi olduğunu ifade etti.
Evlerinde tek başına yaşayan kişilerin gürültüden rahatsız olma oranının evli, çocuklu ya da birlikte birkaç kişiden fazla yaşayanlara göre daha fazla olduğu görülüyor. Araştırma sonuçlarına göre tek başına yaşayıp gürültüden rahatsız olduklarını dile getirenlerin oranı %20,8, evli çiftlerin %17.8, evli ve en az bir çocuklu ailelerin ise %15,5. Verilere göre çocuklu ya da çocuksuz evlerinde birkaç kişiden fazla yaşayan bireylerin sesten daha az şikayetçi oldukları gözlemlendi.

Euronews'in haberine göre, 65 yaş altında yalnız yaşayan vatandaşların en az %25,2'si gürültüden şikayet ederken, 65 yaş üzerinde bu oran %14,9 olarak kayıtlara geçti.

Gürültüden en çok şikayetçi olan ülkeler Malta, Hollanda ve Almanya

Eurostat'a göre 2019'da gürültüden en çok şikayet eden AB ülkesi bir önceki senedeki gibi yine Malta oldu.

510 bin nüfuslu ada ülkesinde yaşayan vatandaşların %28,3'ü gürültüden şikayet ederken, bu oran Hollanda'da %26,6, Almanya'da %26,1, Portekiz'de %22,7, Lüksemburg'da %20,2 ve Danimarka'da %20,1 olarak açıklandı.
Türkiye'de her 100 kişiden 17'si gürültüden rahatsız

Bu oran Hırvatistan, Estonya ve İrlanda'da %8,2 olurken, Bulgaristan'da %8,9, Macaristan'da %9,7 ve Slovakya'da %10,5 olarak verilere yansıdı.

AB üyesi olmayan ancak araştırmada yer alan Türkiye'de ise nüfusun %17'si ses kirliliğinden şikayetçi olduğunu açıkladı. AB ortalamasıysa %17,3 olarak kayıtlara geçti. Gürültüden en az şikayetçi olan Avrupa ülkesi ise %7,3 ile Makedonya oldu.

İstanbul’da aidat ücreti kira fiyatını geçti

 İstanbul’da site sakinlerinin ödediği aidatlar kira fiyatlarını buldu. En yüksek aidatlara bakıldığında aylık ödeme 3 bin 500 lirayı buluyor

Pandemi döneminde bahçeli sitelere olan talep arttı. Kısıtlama döneminde bile site içerisinde yürüyüş ve benzeri etkinlikler yapmak mümkün. Ancak lüks bir sitede yaşamanın maliyeti de yüksek. Özellikle İstanbul’da yapılan markalı konut projelerinde kimi zaman abartılan sosyal alanlar giderlerin artmasına ve aidatların yükselmesine neden oluyor.

Yapılan aidat araştırmasına göre İstanbul’da markalı konut projelerinde 100 metrekarelik daireler için ödenen ortalama aylık aidat bedeli 400-450 TL. Ama aidatlar daire başına 3 bin 500 TL’ye kadar da çıkıyor.

Hürriyet’te yer alan habere göre Ankara’da en fazla aidat toplanan ilçeler sırası ile; Çankaya, Etimesgut, Yenimahalle ve Keçiören. 100 metrekare daire için ortalama ödenen aidat rakamı Çankaya’da 350 TL, Etimesgut 150 TL, Yenimahalle ve Keçiören ‘de ise 120 TL.

İzmir özelinde en fazla aidat toplanan ilçeler sırası; Bornova, Karşıyaka, Bayraklı, Konak ilçeleri. İzmir ilinde ortalama metrekare aidat ödemeleri en yüksek olan ilçeler ise Güzelbahçe, Urla, Çeşme, Narlıdere, Karşıyaka ve Bornova. 100 metrekare daire için ortalama ödenen aidat rakamı Güzelbahçe’de 420 TL, Urla’da 380 TL, Narlıdere’de 330 TL, Karşıyaka’da 300 TL, Bornova’da ise 250 TL civarında.





Emlak vergisi

 Milyonlarca kişiyi ilgilendiren Emlak Vergisi son ödeme tarihi için geri sayım başladı. Her sene ödenen emlak vergisi için ev, iş yeri, ars...