31 Ocak 2021 Pazar

Tapu kayıt örneği için tapu müdürlüklerine gitmenize gerek yok!

Taşınmaza ait detaylı bilgilerin yer aldığı resmi işlemlerinizde kullanabileceğiniz tapu kayıt örneğini e-Devlet Kapısı üzerinden web tapu sistemine giriş yaparak alabilirsiniz.

https://www.turkiye.gov.tr/tkgm-web-tapu





26 Ocak 2021 Salı

Türkiye'nin yapı denetim sistemi 6 ülkeye örnek oldu

 Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı Şahin, "Macaristan, Arnavutluk, Kazakistan, KKTC, Özbekistan ve Azerbaycan, bizim sistemimizi tüm yönleriyle kullanmak istiyor." dedi.

Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı Nazmi Şahin, basın mensupları ile gerçekleştirdiği sohbet toplantısında, yapı denetim sistemine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'de söz konusu sistemin, 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinin ardından çıkarılan Yapı Denetimi Hakkında Kanun'la düzenlendiğini aktaran Şahin, bunun olumlu sonuçlar verdiğini söyledi.

Şahin, standartlara uygun kaliteli yapıların inşasını sağlamayı ve doğal afetlerde olabilecek zararları en aza indirmeyi amaçladıklarına işaret ederek, "Şu anda ülke genelinde aktif 2 bin 257 yapı denetim firması, 30 bin 923 denetçi mimar-mühendis, 70 bin 82 yardımcı kontrol mühendisi görev yapıyor. Bu alanda 356 laboratuvar çalışıyor. Yapı denetim firmalarınca bugüne kadar 403 bin inşaatta 1 milyar 967 milyon 302 bin 220 metrekarelik alan denetlendi." diye konuştu.

Van, Malatya-Elazığ ve son olarak İzmir depremine değinen Şahin, "Depremlerde Türkiye genelinde bugüne kadar yapı denetim hizmeti almış yapıların hiçbirinde yapısal hasar oluşmadı." ifadesini kullandı.



"Evlatlarımıza bırakacağımız en güzel miras, denetimli ve güvenli yapılardır"
Şahin, Türkiye'de uygulanan yapı denetim sistemini bugüne kadar 6 ülkenin resmi olarak talep ettiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Macaristan, Arnavutluk, Kazakistan, KKTC, Özbekistan ve Azerbaycan, bizim sistemimizi tüm yönleriyle kullanmak istiyor. Biz, yapıları denetleyen mühendisleri yazılımla takip ediyoruz, bu, Avrupa'da olmayan bir sistem. Denetim firmaları, bu denetimi tamamen bağımsız olarak yapıyor. Bir mühendis hangi şantiyeye ne zaman gidiyor biliyoruz.

Evlatlarımıza bırakacağımız en güzel miras, denetimli ve güvenli yapılardır. Bu sistem, can ve mal güvenliğini artırırken, yapıların taşıyıcı sistemlerinde yüzde 97 başarı sağladı. Yapı denetimli binanın yıkılması halinde firmalar çok ağır cezalarla yargılanıyor. Müteahhit ve şantiye şefinden önce biz sorumluyuz. TSE'siz, CE belgesiz ve inşaat sektöründe kullanılan G belgesi olmayan hiçbir malzemeyi inşaatlarda kullandırtmıyoruz."

Şahin, kamu binalarının da yapı denetimi kapsamına alınmasını talep ettiklerini de aktardı.

"Beton kalitesini sağlamayan şantiye duruyor"
Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Ankara Şube Başkanı Murat Fidan da yapı denetim sisteminin önemli bir parçası olarak Elektronik Beton İzlemi Sistemi'nin uygulandığını söyledi.

Şantiyelerde dökülen betondan numuneler aldıklarını ve bunlara çip yerleştirdiklerini anlatan Fidan, "Beton numunelerine konan çipler, onun kimlik belgesi oluyor. Numunenin laboratuvar testleri yapılana kadar çip içinde kalıyor. Betonun hangi şantiyeden, ne zaman alındığı kaydedilip Çevre ve Şehircilik Bakanlığına iletiliyor. Beton kalitesi istenen değerin altındaysa şantiyedeki çalışma acilen durduruluyor." diye konuştu.

25 Ocak 2021 Pazartesi

Rutubet kokan binaya dikkat

 Türkiye'de üst üste yaşanan depremlerin ardından Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı Nazmi Şahin’den “rutubet kokan binalarda büyük risk var” uyarısı geldi. Şahin, “Bir apartmanda rutubet kokusu varsa o binanın mutlaka testten geçmesi gerekir. Rutubet kokan bina, temelden su alıyor demektir. Demir donatılar erozyona uğramıştır ve özelliğini yitirmiştir” dedi.

Elazığ depreminin yıldönümünde alınabilecek önlemlerle ilgili gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şahin, Türkiye’de 1998 yılında çıkarılan yönetmelikten önce yapılan tüm binaların gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti. Rutubet kokan binaların riskli olduğuna dikkat çeken Şahin, şunları söyledi:


“Binalara girdiğiniz zaman bir rutubet kokusu hissederseniz dikkat edin. Rutubet kokusu varsa o binanın mutlaka testten geçmesi gerekir. Çünkü temelden su alıyor demektir. O demir donatılar erozyona uğramıştır. Rutubet kokusu geliyorsa o binanın demirleri paslanmıştır. Betonu elle dökülen binalar da gözden geçirilmeli. İl bazında en sıkıntılı yer İstanbul. Ülkenin beşte biri İstanbul’da yaşıyor. Boğazı göreyim diye yamaçlara bitişik nizam yapılmış binalar var. Orada Boğaziçi Kanunu olduğu için her binaya dokunamıyorsunuz, yıkamıyorsunuz. Ülke genelinde 1.5 milyon binanın riskli olduğu düşünülüyor.”


24 Ocak 2021 Pazar

2020’de en çok konut satılan ilçeler: İlk 10’da Ankara damgası

 Geçen yıl en çok konut satılan ilçeler listesinde Esenyurt 36 bin 234 adetle zirvede yer alırken, Çankaya 27 bin 278 adetle ikinci, Keçiören 25 bin 283 adetle üçüncü oldu. En çok konut satılan ilk 10 ilçenin yarısının Ankara’dan olması dikkati çekti. En düşük konut satışının gerçekleştiği ilçe ise Van Tuşba oldu. İşte 2020 yılında ilçelere göre konut satış rakamları…  


AA muhabirinin TÜİK verilerinden derlediği bilgilere göre, nüfusu 150 binden fazla olan 163 ilçe arasında geçen yıl en çok konut satılan ilçe 36 bin 234 adetle Esenyurt oldu. Bu ilçede satılan konut adedi 2019’a göre yüzde 9,2 artış gösterdi.


Esenyurt’u bu alanda 27 bin 278 adetle Çankaya, 25 bin 283 ile Keçiören, 19 bin 976 ile Mamak, 18 bin 836 ile Kepez, 18 bin 161 ile Etimesgut takip etti.


Ankara Yenimahalle 17 bin 831 adetle yedinci, Bursa Nilüfer 17 bin 743 adetle sekizinci, Gaziantep Şahinbey 15 bin 332 adetle onuncu sırada yer aldı.


Konya Selçuklu’da 15 bin 238, Gaziantep Şehitkamil’de 15 bin 233, Sincan’da 14 bin 431, Beylikdüzü’nde 13 bin 645, Kayseri Melikgazi’de 13 bin 622, Pendik’te 13 bin 585, Antalya Muratpaşa 12 bin 864, Ankara Altındağ’da 12 bin 809, Sancaktepe’te 12 bin 143, Eskişehir Tepebaşı’nda 11 bin 977, Alanya’da 11 bin 972 adet konut satıldı.


İlk 10’a Ankara damgası

En çok konut satılan ilk 10 ilçenin yarısının Ankara’dan olması dikkati çekti. Çankaya ikinci, Keçiören üçüncü, Mamak dördüncü, Etimesgut altıncı, Yenimahalle yedinci basamakta yer aldı.


İlk 10’da İstanbul, Antalya, Bursa, Gaziantep ve Konya’dan da birer ilçe kendine yer buldu.


Yıl boyunca satılan konut adedinin 10 bini geçtiği diğer ilçeler ise 11 bin 667 adetle Ümraniye, 11 bin 453 ile Başakşehir, 11 bin 387 ile Samsun Atakum, 11 bin 299 ile Buca, 10 bin 732 ile Kadıköy, 10 bin 604 adetle Şanlıurfa Karaköprü, 10 bin 249 ile Adana Seyhan, 10 bin 219 ile Kartal, 10 bin 59 ile Bursa Osmangazi oldu.


En düşük iki ilçe Van’dan

Nüfusu 150 binden fazla olan 163 ilçenin yer aldığı listede satış adedi 10 bini aşan ilçe sayısı 29 olurken, 3 ilçede ise 1.000’in altında kaldı


En düşük konut satışının gerçekleştiği ilçe 502 adetle Van Tuşba oldu. Tuşba’yı bu alanda 514 adetle Van Erciş, 521 adetle Beykoz takip etti. 163 ilçe arasından sadece bu 3 ilçede satış adetleri 1.000’in altında kaldı.


Ağrı Merkez’de 1.276, Şanlıurfa Viranşehir’de 1.299, Eyyübiye’de 1.368, Adana Ceyhan’da 1.517, Bingöl Merkez’de 2 bin 36, Adana Yüreğir’de 2 bin 65, Muş Merkez’de 2 bin 86 adet konut satıldı.


“Yüksek göç alması, konut stoku ve uygun fiyat Esenyurt’u öne çıkarıyor”

İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı Nizameddin Aşa, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde en kalabalık ilçe olan Esenyurt’ta hem çok fazla yeni inşaat bulunduğunu hem de ilçenin çok göç aldığını söyledi.


Aşa, “Esenyurt’ta uygun fiyatlı konut bulma imkanı da çok yüksek. E-5 ve TEM Otoyolu arasında yer alan ilçenin ulaşımı da kolay.” dedi.


Esenyurt’ta 1+1’den 4+1’e kadar tüm konut tiplerinin bulunduğunu dile getiren Aşa, hem ailece hem de tek yaşamak isteyenler için ilçenin alternatif oluşturduğunu hatırlattı.


“2020 Anadolu’da konut satışı için verimli bir yıl oldu”

FuzulEv Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal, 2020’nin özellikle Anadolu’daki konut satışları açısından oldukça verimli geçtiğini belirterek, Ankara, Konya, Antalya, Eskişehir, Kayseri, Bursa, ve Gaziantep’ten ilçelerin listede ilk sıralarda kendilerine yer bulduğunu söyledi.


Geçen yıl adet bazında bazı Anadolu ilçelerinde 2-3 kat artışlar gözlemlediklerini dile getiren Akbal, “Bu durum aslında faiz maliyetinin minimize edilmesi halinde toplumda oluşan bir tepki.” dedi.


Akbal, Anadolu’da satışların artmasında tasarrufa dayalı faizsiz konut edindirme sisteminin de önemli katkısının bulunduğunu kaydederek, şu açıklamalarda bulundu:


“Şu an tasarrufa dayalı faizsiz konut edindirme sisteminde 250 bini aşkın insan bulunuyor. Sistemin toplam konut pazarından aldığı payın yüzde 15’e ulaşması ‘maliyetsiz’ ev alma isteğinin en iyi tezahürü. 2021’de faiz maliyetleri, 2020’ye kıyasla daha yüksek olacağı için pazardaki payın da artacağını düşünüyorum. Özellikle devlet güvencesi ile birlikte pazarda hakim bir modele dönüşeceğimizi de söyleyebilirim.”


20 Ocak 2021 Çarşamba

Karadeniz Sahil Yolu'nda 'çatlak' tehlikesi!

 Deniz dolgusu üzerine inşa edilen, Samsun´dan Artvin´in Sarp Sınır Kapısı´na kadar uzanan, 542 kilometrelik Karadeniz Sahil Yolu'nda çatlaklar oluşmaya başladı.

Karayolları ekipleri, alt katmana suyun sızmasıyla yolun bozulması riskine karşı oluşan çatlaklar için önlem aldı. Rize İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Murat Yazıcı "Kıyıya çok yakın kum alımı, buradaki yüzey çatlaklarını çok hızlandıran ve tetikleyen bir durum" dedi.


Karadeniz Bölgesi´nde, 1987 yılında yapımına başlanan ve 20 yılda tamamlanarak, 2007'de ulaşıma açılan 542 kilometre uzunluğundaki Karadeniz Sahil Yolu'nda çatlaklar oluşmaya başladı.


Deniz dolgusu üzerine inşa edilen yolun Trabzon, Rize ve Artvin geçişlerinde görülen çatlaklardan yağmur suyunun sızarak, yolun alt katmanlarına zarar vermemesi için karayolları ekipleri çalışma başlattı.




ÖZEL ZİFT ENJEKTE EDİLİYOR


DHA'da yer alan habere göre çatlakları tespit eden ekipler, özel zift enjekte ederek, boşlukları doldurmaya çalışıyor. Trabzon ve Rize geçişinde çatlaklara karşı önlem alındı. İyidere ilçesinde yolun 8 kilometrelik kısmında yapılan çatlak onarımı tamamlandı. Çatlak onarımı ile geçici tedbir uygulanan yolda ömrü tamamlanan 5 santimetrelik üst asfalt kaplamanın ilerleyen dönemlerde sökülerek, yeniden dökülmesinin planlandığı öğrenildi.


"KIYIYA YAKIN KUM ALIMI SEBEP OLUYOR"


Rize İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Murat Yazıcı, Karadeniz Sahil Yolu'nda çatlaklar oluştuğunu belirterek bu çatlaklara ziftle müdahalenin araç ulaşımı için tehlike oluşturduğunu söyledi. Yazıcı "Yolda, İyidere köprüden başlayıp Derepazarı ilçesine kadar devam eden parçalı çatlaklar var. İç yolda çatlaklar arttıkça buna çözüm olarak ziftle kaplamayı düşünmüşler. Bu çatlakların birkaç tane sebebi olabilir. En önemli sebebi, denizle kara arasında kalan topuk bölgesi dediğimiz noktadan eğer kum ya da hafriyat alırsanız zeminde oynamalar meydana gelir ve asfaltta çatlamalar gözükür.


"ZEMİNİN ARAŞTIRILMASI GEREKİYOR"


Bir diğer ihtimal, sıcak asfalta dökmeden önce sıkıştırılmış tabakalar oluştururuz. Tabakanın altında çökmeye müsait bir zemin mi var bunların araştırılması gerekir. Ben uzunca bir süredir gözlemliyorum. Kıyıya çok yakın kum alımı buradaki yüzey çatlaklarını çok hızlandıran ve tetikleyen bir durum. Araç trafiği titreşimleri ve fren yükleri ile çatlaklar iyice artmış durumda. Sıcak asfalt uygulaması ile beraber bu yolda günü kurtarırız ancak trafik kazalarına davetiye çıkartırız. Bu yöntemle araçların kaymasına sebep olabilecek bir zemin oluştururuz" dedi.


"ZİFT DÖKMEK MÜHENDİSLİK KURALINA UYMAZ"


Sorunun kökten çözümü için çatlayan tabakanın tamamen temizlenmesi gerektiğini anlatan Yazıcı, "Zeminde oluşan sıkıntının giderilmesi, topuk bölgesinde sıkıntı varsa bir perde duvarla içinin boşalmasının engellenmesi, üstteki toprağın sıkıştırılarak binderin tekrar serilerek üzerine sıcak asfaltın sağlam bir şekilde atılması lazım. Siz çatlayan her noktaya zift dökmeye başlarsanız hiçbir mühendislik kuralına uymadığı gibi trafik ve can güvenliği kurallarına da aykırı bir durum oluşmuş olur" ifadelerini kullandı.


"YİNE ÇATLAMALAR OLUYOR"


Yoldaki çatlakların neden kaynaklandığını bilmediğini söyleyen yöre sakinlerinden Hızır Pandır, "Bu çatlakların neden oluştuğunu bilmiyoruz, ekipler sürekli tamirat yapıyor. Ama sonrasında yeniden bu çatlaklar ortaya çıkıyor" dedi. Atakan Çelik de, "Yol çatlaklarını onarıyorlar, çatlayan yerlerin üzerine zift sererek onarımı yapıyorlar ama bir süre sonra yeniden çatlakları görebiliyoruz. Bu çatlamalara neyin sebep olduğunu bilmiyoruz" diye konuştu.





Ziya Yılmaz: Dünyanın farklı şehirlerinde projeler yapacağız

 DAP Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz: Hedefim 86 konut projesi geliştirmek. Yaptığımız konutun yüzde 30’u kadar dünyanın farklı şehirlerinde projeler geliştirmek istiyoruz.

DAP Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, her zaman farklılığa odaklandığının altını çizerek, “Bizde pes etme kavramı yok, inandığım şeyi başarmak için sonuna kadar giderim. Çünkü bizim işimizin geri dönüşü yok. Başladığımızda bir imza projesi çıkarmamız gerekiyor” dedi.


Sektörde kendisini inşaatçı olarak görmediğine dikkat çeken Yılmaz şöyle devam etti: “Biz toprağa hayat veriyoruz, Türkiye’nin vitrinini işliyoruz. Bu yüzden kendimizi Ressam olarak nitelendiriyoruz.”




BAŞARI ÖLÇÜTÜ PARA KAZANMAK DEĞİL


Ziya Yılmaz “Güçlü bir şirket olmak güzel ancak, gücü doğru kullanmak ve yönetmek lazım” diyerek şöyle devam etti: “İnsanlar binlerce yıldır barınma ihtiyacı hissediyor. Biz toprağa hayat veriyoruz. İnsanın ruhuna, ailesine, geleceğine dokunuyoruz. İşin içinde olup bütün dinamiklerini bilmezseniz işinize yön vermezseniz başarılı olma şansınız sıfır. Başarı kesinlikle para kazanmak değil; işinizi doğru yapıyorsanız, doğru müşteri kitlesi ve onların beklentisinin üzerinde ihtiyaçlarını karşılayacak ürünler sunuyorsanız zaten para kazanırsınız. Önemli olan insan hayatına dokunabilmek. Bunun için de camlı binaların arkasında değil. Sahaların içinde olmak gerekir.”




DÜNYANIN FARKLI ŞEHİRLERİNDE PROJELER YAPACAĞIZ


Hayatındaki dönüm noktalarından birinin 2004’te Dubai’ye gitmek olduğuna dikkat çeken Yılmaz, şehrin mimarisinden çok etkilendiğini vurgulayarak, “Binalarıyla marka olan bu şehri gördüğümde bu binaların bizim ülkemizde neden olmadığını sorguladım ve o gün kendime şu sözü verdim; ‘eğer bu sektörde bu işi yapacaksam ülkeme değer katan projeler geliştireceğim’… Ardından mimarisiyle dünyanın da dikkatini çektiğimiz Adam Kule, Dalga Kule, Z Ofis ve İstMarina gibi birçok ilke imza attık.


Bu zamana kadar 30’a yakın proje geliştirdik. Hazırlık aşamasında olan 12 tane projemiz var. Hedefim 86 konut projesi geliştirmek. Yaptığımız konutun yüzde 30’u kadar dünyanın farklı şehirlerinde projeler geliştirmek istiyoruz. Bundan sonra DAP sadece İstanbul veya Türkiye’nin şehirlerinde değil, Avrupa’nın da şehirlerinde de olacak.” diye konuştu.




“ORMANKÖY PROJESİ İLE KORONANIN YAŞAM AŞISINI YAPTIK”


Pandemi süreciyle konut alıcılarının talebinde de ciddi değişimler yaşanması, konut almak isteyenler ya da korona virüs nedeniyle evini değiştirmek isteyenleri artık az katlı, mümkünse bahçeli ve geniş balkonlu 'sağlıklı evler'e yöneltti.  DAP Yapı’nın ‘Sağlıklı Ev’ konseptiyle hayata geçirdiği son döneme damga vuran projeyi gurur projesi olarak tanımlayan DAP Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, şunları söyledi: “Projeye başlamadan önce 4 buçuk milyon insana dokunduk. 58 bin insanın fikrini alıp insanların nasıl yaşaması gerektiğini sorarak tasarladık, düşündük ve projeyi tamamladık. Bunun karşılığını da müşterilerimizin yoğun ilgisiyle aldık. Bu projeyle birlikte bir nevi koronanın yaşam anlamında aşısını yapmış olduk.  Arkasında büyük emek olan bu projeyi gördükçe gururlanıyorum.”


https://www.borsagundem.com/video-galeri/dap-yapi-sinirlari-asiyor-video/1542966


İstanbul Finans Merkezi'nin yüzde 60'ı tamamlandı

 Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile birlikte yürüttükleri İstanbul Finans Merkezi Projesi'nin şu anda yüzde 60 seviyesine geldiğini ve 2021 Aralık ayı sonu itibarıyla inşaatını tamamlamış olacaklarını belirterek, merkezi İstanbul'a, Türkiye'ye, tüm Ortadoğu ve dünyaya kazandıracaklarını ifade etti.

Bakan Kurum, Ataşehir'de yapımı süren İstanbul Finans Merkezi'nin inşaat alanını ziyaret ederek, incelemelerde bulundu.

İncelemelerin ardından basın mensuplarına açıklamada bulunan Kurum, İstanbul'da ülkenin finans geleceği için çok önemli bir proje yürüttüklerini vurguladı. Finansal piyasaların daha rekabetçi bir piyasaya ulaşması ve Türkiye'yi finansal anlamda en iyi şekilde temsil etmek amacıyla yaklaşık 300 bin metrekare arsa alanı üzerinde 2,5 milyon metrekare inşaat alanına sahip bölgede merkezin inşasının hızla sürdüğünü dile getiren Kurum, inşaatta 7 bin 500 kişinin çalıştığını kaydetti.

Bakan Kurum, merkezin inşaatında gelinen son nokta ve özelliklerine ilişkin şöyle konuştu: "Hazine ve Maliye Bakanlığı ile birlikte yürüttüğümüz İstanbul Finans Merkezi Projesi, şu anda yüzde 60 seviyesine gelmiş durumda. İnşallah 2021 yılı Aralık ayı sonu itibarıyla İstanbul Finans Merkezi inşaatını tamamlamış olacağız. Merkezi İstanbulumuza, ülkemize, tüm Ortadoğu ve dünyamıza kazandırmış olacağız. 1 kilometre yürüyüş yolu ve içinde sosyal donatıların olduğu Finans Merkezi'nde gerek okul gerek donatı anlamında cami, alışveriş alanlarıyla birlikte belki dünyada tek diyeceğimiz bir finans merkezi inşasını büyük gayret ve özveriyle yürütüyoruz. Amacımız ve hedefimiz 2021 yılı sonuna söz verdiğimiz gibi inşaatını tamamlamaktır."

"Cumhurbaşkanımızın deyimiyle, 'Türkiye olarak, burada İslami finans piyasalarına diğer taraftan hem bölgemiz hem de Ortadoğu ve Yakın Avrupa'ya hizmet edecek bir finans merkezi olma yolunda, gidiyoruz ve kararlıyız." diyen Bakan Kurum, bütün inşaatların fiilen başladığını, pandemi dönemine rağmen ekiplerin ara vermeden hızlı bir şekilde çalışmalarını yürüttüklerini ifade etti.

"İstanbul'da 117 bin konutun dönüşümü gerçekleştiriyoruz"

Bakan Murat Kurum, kentsel dönüşüm konusunda bir hedef koyduklarını, bu doğrultuda gelecek 5 yıl içerisinde her yıl 300 bin, 5 yılda 1,5 milyon konutun dönüşümü için çalışmalar yürüttüklerini belirterek, şöyle devam etti: "Şu an İstanbul'da 117 bin konutun dönüşümü gerçekleştiriyoruz. Bu sabah Başakşehir'deydik ve ilçede çok önemli dönüşüm projelerini hayata geçirmek üzere kararlarımızı aldık. Hemen hemen her ilçede kentsel dönüşüm projelerimiz var. Toplu Konut Dairesi Başkanlığımız, Emlak Konut Genel Müdürlüğümüz ve belediyelerimiz ile birlikte bu süreci yönetiyoruz. Hedefimiz 'öncelikli' dediğimiz konutların dönüşümünü sağlamaktır. Bakanlık olarak vatandaşlara her türlü yatırımı yapıyoruz. Taşınma, kira, kamulaştırma yardımı, teknik yardım ve bu çerçevede çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Elbirliği içinde yürütmek zorundayız."

Kentsel dönüşümün siyaset üstü bir mesele olduğunu anlatan Kurum, yerel yönetimler, Büyükşehir Belediyesi, Bakanlık ve vatandaşın kararlı bir şekilde süreci yöneteceğini ifade etti.

Bakan Kurum, Fikirtepe Projesi'nin çok önemli olduğunu vurgulayarak, "Fikirtepe Projesine ilişkin yeni tasarımlarımız bitti. İnşallah bugün onun da toplantısını yapacağız. Nisanda söz verdiğimiz gibi, 3 sene içerisinde, etaplar halinde, yaklaşık 10 bin konut ve 60 bin vatandaşı doğrudan ilgilendiren bir proje, bu projenin de inşasına başlayacağız." diye konuştu.

Küresel anlamda ülkedeki finans sektörünü diri ve sağlam tutmak için Finans Merkezi inşaatının da önem arz ettiğini, buradaki yapıların hepsinin depreme dayanıklı yapıldığını, zeminde gerekli güçlendirmelerin yapıldığını, araç kapasitesi, toplanma alanları ile sosyal ihtiyaçları değerlendirecek her türlü detayın düşünüldüğünü belirten Kurum, bir deprem anında finans merkezinin de ayakta kalmasının önem arz ettiğini, bu kapsamda merkezin tamamlanmasının da ülkeyi bir anlam da yukarıya taşıyacağını kaydetti.

"1000 kamu kuruluşuna sıfır atık belgesi veriyoruz"

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, gazetecilerin sorusu üzerine kentte beklenen şiddetli yağışa yönelik şu değerlendirmede bulundu: "Hakikaten 2020 yılı kuraklık anlamında çok zor geçti. 2021'de ve bundan sonraki süreçte iklim değişikliği ve etkileri şehirlerimizde çok daha fazla hissedilir hale gelecektir. Bu kapsamda biz hem İstanbulumuzda hem Türkiyemizde birçok proje gerçekleştiriyoruz. Eylem planlarımızı açıkladık. Bu eylem planları kapsamında çalışmalarımızı yürütüyoruz. Millet bahçeleri, doğal ve korunan alanların artırılması ve sıfır atık projemiz de iklim değişikliğiyle mücadele noktasında önemli."

Sıfır atık anlayışının artık bir kültür haline getirilmesi gerektiğini belirten Kurum, sözlerini şöyle tamamladı: "Ürettiklerimizi daha kıymetli hale getirecek, tüketimden üretime katma değer sağlayacak sıfır atık sistemini yaygınlaştırmak zorundayız. Bu kapsamda 70 bin ve İstanbul'da 17 bin kamu kurum ve kuruluşunda uygulamaya geçtik. 1000 kamu kuruluşuna sıfır atık belgesi veriyoruz. Bugün ilk belgemizi Başakşehir Belediyesi'ne verdik. Çocuklarımıza eğitim veriyoruz. 2030-2040'lı yıllarda çocuklarımıza daha yaşanabilir bir çevre ve insan odaklı, doğaya saygılı bir çevre bırakmak adına bu projeler önem arz ediyor. Kovid-19 salgını bir kez daha gösterdi ki yeşil alan, denizler, akarsularımızı korumak zorundayız. Şehrin nefes aldığı alanlardan biri denizler, akarsularımız biri de ormanlarımız. Bunları artıracak hem de bunları koruyacak adımları kararlılıkta atıyoruz ve atmaya da devam edeceğiz."



19 Ocak 2021 Salı

Hilti Türkiye, yerel üretimini artırmaya hazırlanıyor

 Odağına aldığı dijitalleşme ile yapı sektörde verimliliği artıracak ürün, servis ve yazılım çalışmalarına devam eden Hilti, Türkiye’de kurduğu partnerliklerle yerel üretimini artırmayı hedefliyor.

Bu yıl dijitalleşme yatırımlarına ve inşaat sektöründe verimliliği artıracak ürün, servis ve yazılımlar geliştirmeye devam edeceklerini belirten Hilti Türkiye Genel Müdürü Banu Deniz Çetinkol, Türkiye’de kurdukları partnerliklerle yerel üretimi arttırmayı hedeflediklerini açıkladı.

Hilti olarak 6 kıtada 120’den fazla ülkede ‘Sürdürülebilir, değer yaratan birorganizasyon’ olma stratejisi doğrultusunda faaliyet gösterdiklerini ifade eden Çetinkol, “Bu yıl da sunduğumuz çözümlerle iş ortaklarımızı ve müşterilerimiziverimlilik konusunda destekleyerek onların zamandan ve iş gücünden tasarrufelde etmelerini sağlayacağız. Çalışanlarımızın gelişimi için üst ve orta yönetimlebirlikte mentorluk programlarımızı güçlendiriyoruz. Erkek egemen olduğu düşünülen bir sektörde kadın çalışan sayımızı çoğaltmak da bu yılın ve sonrakiyılların önceliklerinden biri. Yıllardır başarı ile sürdürdüğümüz mühendislik ve yazılımservisimizi çok daha ileriye taşıyarak şantiyedeki dijitalleşmenin kendi alanımızdaki öncüsü olmayı hedefliyoruz. Müşterilerimize bütüncül çözüm sunmak amacıyla mekanik ve elektrik tesisatların borulama ve askılama sistemleri içinhayata geçirdiğimiz Hilti Modüler Destek Sistemleri’nin lansmanını da bu yıl gerçekleştirmeyi planlıyoruz.” şeklinde konuştu.

“Pandemi sürecine çözümlerimizle birlikte hızla adapte olduk”

Hilti Türkiye olarak pandemi sürecinden öğrendikleriyle daha esnek, karşılaştıkları güçlükleri daha çabuk algılayıp adapte olabilen, dijital kanallarını çok daha efektif kullanan bir organizasyon haline geldiklerini belirten Çetinkol, “Bu süreçte enbüyük önceliğimiz her zaman çalışanlarımızın, ailelerimizin, müşterilerimizinve iş ortaklarımızın sağlığını korumak oldu. İş süreçlerimizi, dünya veülkemizdeki gelişmeleri göz önünde bulundurarak sürekli güncelledik. Ekiplerimizin motivasyonunu yükseltmek ve şirket içi çalışan bağlılığımızı arttırmak için konsept eğitimler, etkinlikler ve çalışan destek programları uyguladık.” dedi.



"Üründen servise her noktada dijitalleştik"

Pandemi döneminde Hilti Global’in projesi kapsamında müşteri ilişkileri yönetimi sisteminde değişikliğe giderek Salesforce’a geçtiklerini anlatan Çetinkol, bu süreçte müşterilerinin verimliliğini artıran ve riski en az seviyeye indiren ürün, servis veyazılımlarla öne çıktıklarını aktardı. Geliştirdikleri eksenel lazer ile iki kişilik hizalama işini bir kişiye indirip kişiler arası iletişimi azalttıklarına dikkat çeken Çetinkol, 'Arayın Gelelim' hizmetiyle de tamir veya bakım gereken ürünleri şantiyeden alıp şantiyeye teslim ettiklerini kaydetti.

Bu dönemde profis yazılımıyla hızlı mühendislik çözümleri sunabildiklerini söyleylen Çetinkol, şunları aktardı: "Tüm servislerimiz ve ürünlerimiz ile hem şantiyedeki işlerin sürekliliğine katkıda bulunduk hem de pandeminin riskini en aza indirmeyi başardık. Müşterilerimizle yüz yüze gerçekleştiremediğimiz tüm görüşme ve hizmetlerimizi dijital araçlarla sağladık. AskHilti platformu ile müşterilerimizin tüm teknik sorularına cevap verirken, aynı zamanda bu platformu makaleler ve webinarlar ile zenginleştirdik. Hilti Online üzerinden her türlü alışverişlerini yaparak HiltiTahsilat Sistemi ile tüm ödemelerini kolaylıkla gerçekleştirebilecekleri ayrı bir platformu hayata geçirdik. Yanı sıra geçtiğimiz yıl Hilti’nin ilk robotu olan, yarı-otonom, mobil, tavanda delim robotu Jaibot'u tanıttık. Hilti Jaibot, mekanik, elektrik ve tesisat yüklenicilerinin üretkenlik, güvenlik ve işgücüeksikliği sorunlarının üstesinden gelinmesine yardımcı oluyor.”

“İş Ortaklığı” modelini hayata geçirecek

Bu yıl müşterileriyle daha fazla etkileşim halinde olmak için “İş Ortaklığı” modelini hayata geçireceklerini açıklayan Çetinkol, “Bu modelde servis ve yazılım danışmanlarımız, müşterilerimizi ofis, şantiye ve üretim alanlarında ziyaret ederek müşteriye özel analizler yapacak ve onların yaşadıkları zorlukları belirleyip çözüm önerileri ile potansiyel tasarruflarını sunacak. İleri İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri, Mühendislik Eğitimleri, ON!Track ile varlık yönetimi ve diğer hizmetlerimizi birleştirerek müşterimizintüm ihtiyaçlarına karşılık veren 'İş Ortağı' olmak istiyoruz.” şeklinde konuştu.





14 Ocak 2021 Perşembe

Değerli konut vergisi yürürlüğe girdi

 2020'de uygulaması 1 yıl ertelenen Değerli Konut Vergisi için tebliğ Resmi Gazete'de bugün yayımlandı. Değeri 5 milyon TL'den fazla olan konutlar için uygulanacak vergide tek konutu olanlar muaf tutuluyor.

Değerli konut vergisi uygulama esasları belirlendi. Türkiye sınırları içinde mesken nitelikli tek taşınmazı olanların vergiden muaf tutulacağına dair geçen yıl yapılan düzenleme, bu tebliğde de yer aldı.

Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğe göre; birden fazla mesken nitelikli taşınmazı bulunanların değerli konut vergisinin konusuna giren en düşük değerli mesken nitelikli tek taşınmazı (intifa hakkına sahip olunması hâli dâhil) için değerli konut vergisi muafiyeti uygulanacak. Muafiyet, bu kişilerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım için de geçerli olacak.

BİNDE 3’TEN BİNDE 10’A KADAR VERGİ

Değerli konut vergisine tabi mesken nitelikli taşınmazlardan değeri;

* 5 milyon TL ile 7.5 milyon TL arasında olanlar; 5 milyon TL’yi aşan kısmı için binde 3

* 10 milyon TL’ye kadar olanlar; 7.5 milyon TL’si için 7,500 TL, fazlası için binde 6

* 10 milyon TL’den fazla olanlar; 10 milyon TL’si için 22,500 TL, fazlası için binde 10 oranında vergilendirilecek.

SINIRLAR YENİDEN DEĞERLEME ORANINDA ARTACAK

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan değerli konut vergisi uygulama genel tebliğine göre, mesken nitelikli taşınmaza gerek paylı mülkiyet, gerekse elbirliği mülkiyet halinde malik olunması durumunda, matrah olarak taşınmazın toplam değeri esas alınacak. Vergi oranlarına esas mesken nitelikli taşınmaz değerlerinin alt ve üst sınırları, her yıl yeniden değerleme oranının yarısı nispetinde artırılacak.

Mükellefler beyannamelerini, mesken nitelikli taşınmazın bulunduğu yer belediyesinden alınan bina vergi değerini gösteren belgeyi eklemek suretiyle, ilgili yılın 20 Şubat tarihine kadar taşınmazın bulunduğu yerin vergi dairesine verecekler. Gelir veya kurumlar vergisi yönünden mükellefiyeti bulunan mükellefler ise değerli konut vergisi beyannamelerini bağlı bulundukları bu vergi dairelerine verecekler.

Karşılıklı olmak şartıyla yabancı devletlere ait olup elçilik ve konsolosluk olarak kullanılan mesken nitelikli taşınmazlar ile elçilerin ikametine ait mesken nitelikli taşınmazlar, Türkiye’de bulunan milletlerarası kuruluşlara, milletlerarası kuruluşların Türkiye’deki temsilciliklerine ait mesken nitelikli taşınmazlar, genel ve özel bütçeli idarelerin, belediyelerin, üniversitelerin ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığının sahibi olduğu mesken nitelikli taşınmazlar değerli konut vergisinden muaf olacak.

10 Ocak 2021 Pazar

Türkiye ve AB'de her 5 kişiden 1'i gürültüden rahatsız

 Avrupa'da yapılan bir araştırmaya göre başta Malta, Almanya ve Hollanda olmak üzere şehirlerde yaşayan insanların yaklaşık 4'te 1'i komşulardan ya da sokaktan gelen gürültüden rahatsız.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), Avrupa Birliği'nde (AB) gürültüden şikayet eden insanlarla ilgili yaptığı araştırmada 2019 yılı verilerini kamuoyuyla paylaştı.

Buna göre İngiltere dahil AB'ye üye 28 ülkede toplam nüfusun %17,3'ü şehir trafiği, sokak ve caddelerdeki ses kirliliği ve komşuların yaptığı gürültüden rahatsız olduğunu belirtti. Gürültüden rahatsız olduğunu dile getiren kişilerin oranı AB genelinde şehirlerde %24,1 olarak kayıtlara geçerken, kırsal bölgelerde yaşayanların sadece %10,4'ü bu durumdan şikayetçi olduğunu ifade etti.
Evlerinde tek başına yaşayan kişilerin gürültüden rahatsız olma oranının evli, çocuklu ya da birlikte birkaç kişiden fazla yaşayanlara göre daha fazla olduğu görülüyor. Araştırma sonuçlarına göre tek başına yaşayıp gürültüden rahatsız olduklarını dile getirenlerin oranı %20,8, evli çiftlerin %17.8, evli ve en az bir çocuklu ailelerin ise %15,5. Verilere göre çocuklu ya da çocuksuz evlerinde birkaç kişiden fazla yaşayan bireylerin sesten daha az şikayetçi oldukları gözlemlendi.

Euronews'in haberine göre, 65 yaş altında yalnız yaşayan vatandaşların en az %25,2'si gürültüden şikayet ederken, 65 yaş üzerinde bu oran %14,9 olarak kayıtlara geçti.

Gürültüden en çok şikayetçi olan ülkeler Malta, Hollanda ve Almanya

Eurostat'a göre 2019'da gürültüden en çok şikayet eden AB ülkesi bir önceki senedeki gibi yine Malta oldu.

510 bin nüfuslu ada ülkesinde yaşayan vatandaşların %28,3'ü gürültüden şikayet ederken, bu oran Hollanda'da %26,6, Almanya'da %26,1, Portekiz'de %22,7, Lüksemburg'da %20,2 ve Danimarka'da %20,1 olarak açıklandı.
Türkiye'de her 100 kişiden 17'si gürültüden rahatsız

Bu oran Hırvatistan, Estonya ve İrlanda'da %8,2 olurken, Bulgaristan'da %8,9, Macaristan'da %9,7 ve Slovakya'da %10,5 olarak verilere yansıdı.

AB üyesi olmayan ancak araştırmada yer alan Türkiye'de ise nüfusun %17'si ses kirliliğinden şikayetçi olduğunu açıkladı. AB ortalamasıysa %17,3 olarak kayıtlara geçti. Gürültüden en az şikayetçi olan Avrupa ülkesi ise %7,3 ile Makedonya oldu.

İstanbul’da aidat ücreti kira fiyatını geçti

 İstanbul’da site sakinlerinin ödediği aidatlar kira fiyatlarını buldu. En yüksek aidatlara bakıldığında aylık ödeme 3 bin 500 lirayı buluyor

Pandemi döneminde bahçeli sitelere olan talep arttı. Kısıtlama döneminde bile site içerisinde yürüyüş ve benzeri etkinlikler yapmak mümkün. Ancak lüks bir sitede yaşamanın maliyeti de yüksek. Özellikle İstanbul’da yapılan markalı konut projelerinde kimi zaman abartılan sosyal alanlar giderlerin artmasına ve aidatların yükselmesine neden oluyor.

Yapılan aidat araştırmasına göre İstanbul’da markalı konut projelerinde 100 metrekarelik daireler için ödenen ortalama aylık aidat bedeli 400-450 TL. Ama aidatlar daire başına 3 bin 500 TL’ye kadar da çıkıyor.

Hürriyet’te yer alan habere göre Ankara’da en fazla aidat toplanan ilçeler sırası ile; Çankaya, Etimesgut, Yenimahalle ve Keçiören. 100 metrekare daire için ortalama ödenen aidat rakamı Çankaya’da 350 TL, Etimesgut 150 TL, Yenimahalle ve Keçiören ‘de ise 120 TL.

İzmir özelinde en fazla aidat toplanan ilçeler sırası; Bornova, Karşıyaka, Bayraklı, Konak ilçeleri. İzmir ilinde ortalama metrekare aidat ödemeleri en yüksek olan ilçeler ise Güzelbahçe, Urla, Çeşme, Narlıdere, Karşıyaka ve Bornova. 100 metrekare daire için ortalama ödenen aidat rakamı Güzelbahçe’de 420 TL, Urla’da 380 TL, Narlıdere’de 330 TL, Karşıyaka’da 300 TL, Bornova’da ise 250 TL civarında.





Evden çıkmadan ev sahibi oldular

 Web Tapu uygulamasıyla vatandaş başta alım-satım olmak üzere birçok işlemi evden halletti

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bağlı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce tapudaki işlemleri elektronik ortama taşıyan Web Tapu uygulamasıyla vatandaş başta alım-satım olmak üzere birçok işlemi evden halletti. Gerekli belgeler elektronik ortamda gönderilirken, emlakçılara yetki verilmesi, tapu senedi, ipotek belgesi gibi evrakların alınmasına kadar birçok işlem bu sistem üzerinde sağlandı, vatandaş sadece gerekli durumlarda ıslak imza için evden çıktı. 2019 başından mart 2020'ye kadar işlem sayısı 300 binin altındaydı. Mart 2020 tarihinden bu yılbaşına kadar 1 milyon 350 bine yaklaştı. Sabah’tan Seda Tabak’ın haberine göre, evinde bilgisayarı, interneti olmayan ya da kullanamayanlar için telefonda destek sistemi de devreye girdi. Web Tapu sistemine ALO 181 çağrı merkezi üzerinden işlem başvuru alınabilmesine yönelik fonksiyon eklendi ve uygulamaya alındı. Böylece vatandaş mülkü üzerindeki hacizden imar durumuna kadar birçok detaya kolayca ulaşabiliyor.


YENİ SİSTEM NASIL İŞLİYOR

Vatandaş tapu müdürlüğüne gitmeden internetten başvuru yapıp, gerekli belgeleri gönderebilir.

Eksiklikler ve tüm bilgiler SMS ile vatandaşa yollanıyor. Vatandaşlar, başvurularının hangi aşamada olduğunu işlem sorgulama aracılığıyla öğrenebiliyor. Harç ve döner sermaye bedelini de internetten ödeyebiliyor.


Taşınmazın tapu senedi, ipotek belgesi ve tapu kayıt örneği de tapu müdürlüğüne gitmeden sistem üzerinden alınabiliyor. Tapu satış işlemlerinde satıcı ile alıcının birlikte müdürlüğe giderek kayıt incelemesi uygulamasına son verildi. Sistem ile tapu maliki kendi taşınmazına ait bilgilerin başkası tarafından incelenmesi için yetki verebilir. Yetki verilen kullanıcı da taşınmazı sistem üzerinden inceleyebiliyor.


4 Ocak 2021 Pazartesi

Ocak ayı kira artış oranı belli oldu

 Ocak ayı azami kira artış oranı belli oldu. Buna göre ocak ayında kira kontratlarında en fazla 12,28 zam yapılacak.

Türkiye İstatistik Kurumu'ndan (TÜİK) alınan bilgilere göre enflasyona endeksli kalemlerden biri olan ve milyonlarca ev sahibi ve kiracıyı ilgilendiren kira artış oranı belli oldu.

12,28 OLARAK BELİRLENDİ

Aralık ayında yüzde 1,25 artan son 12 aylık ortalamalara göre yüzde 12,28'lik TÜFE, 2021 yılı ocak ayı içinde kira kontratlarında yapılan yenilemelerde azami artış oranı olaarak uygulanacağı açıklandı.

Buna göre ocak ayında konut için kşra kontratlarında yapacak ve yenilecek kiracılar için zam oranı en yüksek yüzde 12,28 olarak belirlendi.

Türkiye'de 184 farklı ülkeden gayrimenkul yatırımı

 Hakan Bucak, "Türkiye, dünyadaki ülkelerin neredeyse hepsine hitap eder hale geldi. Batıdan doğuya, güneyden kuzeye hemen hemen tüm ülkeler için cazip bir pazarız." dedi.

Uluslararası Yatırım yönetimi ve gayrimenkul projelerinin uluslararası satış yönetimini yapan Mars Investment'in Genel Müdürü Hakan Bucak Türkiye'nin, dünyanın neredeyse hepsine hitap eder hale, batıdan doğuya, güneyden kuzeye hemen tüm ülkeler için cazip bir pazar olduğunu belirterek, "Türkiye 'den bugüne kadar 184 farklı ülke vatandaşı gayrimenkul aldı. " dedi.

Bucak, Türkiye'nin, 2020'yi konut satışında koronavirüs salgını olmak üzere tüm sıkıntılara başarılı geçirdiğini söyledi.

Avrupa'da yapılan bir araştırmaya göre, salgından sonra gayrimenkul sektöre en hızlı olduğu ikinci ülke, Yeni Zelanda'dan sonra Türkiye olduğunun ortaya çıktığını aktaran Bucak, yeni normale geçilmeye başlanmasından sonra yabancıya satışın hızla arttığını vurguladı.

Bucak, 2019'da 45 bini aşan yabancıya konut satış adedinde 2020'de 40 binin üzerine çıkılmasının beklendiğini ifade ederek, "Salgın olmasaydı 50-55 bin adetleri bekliyorduk." dedi.

2019'da 6,7 ​​milyar dolar olan yabancıya konut satışından elde edilen gelirin geçen yıl 7 milyar dolar aktaran Bucak sözlerini sürdürdü:

"2020'de yabancıya satışta adet bazında yüzde 10 gibi bir kayıp yaşayacağız.Salgına rağmen önemli bir başarı. Yurt dışında hızla ilerleyen hızla ilerliyor. "

Bucak, 2021'de yabancıların konut almak için İstanbul dışındaki pazarlara daha fazla ilgi göstereceğini, Akdeniz ve Ege illerinin yanı sıra İç Anadolu kentlerinin de bir çıkacağını bildirdi.

"Türkiye'nin taşınmaz pazarında çok önemli bir yerde bulunuyor"

Hakan Bucak, Türkiye'den bugüne kadar 184 farklı ülke vatandaşının gayrimenkul aldığını belirterek, Türkiye'nin taşınmaz pazarında çok önemli birleşiyor dediğini ve ciddi bir şekilde sunduğunu söyledi.

Son yıllardaki fırsatların ve teşviklerin yabancıları cezbettiğini ifade eden Bucak, yazmayı kaydetti:

"Türkiye, dünyadaki ülkelerin neredeyse hepsine hitap eder hale geldi. Batıdan doğuya, güneyden kuzeye hemen hemen tüm ülkeler için cazip bir pazarız. Son dönemde Çin, Nijerya, Pakistan, Bangladeş, Senegal ve Dominik gibi ülkelerden ciddi talep artışı görüyoruz. Aynı zamanda bir süredir pek göremediğimiz Avrupa ülkelerinden yatırımda da önemli miktarda hareketlenme var. Uzun yıllardan sonra Fransa, Almanya, Portekiz ve İspanya gibi ülkelerden yatırımcılar gelip buradan daire almaya başladı. ABD'de yaşayan Müslümanlardan da talep almaya başladık."

Bucak, yabancıya konut satışında vatandaşlık hakkı teşvikinin önemine işaret ederek, "105 farklı ülkeden 9 bin 469 kişi, 43 farklı şehrimizden taşınmaz edinerek Türk vatandaşlığı aldı. Başı Çinliler çekerken, onları Filistin, Ürdün, Libya, Mısır ve Pakistan takip ediyor." dedi.

Şu anda süreci devam eden başvuru sayısının da alanlar kadar olduğunu belirten Bucak, 2021 sonunda vatandaşlık alan kişi sayısının 20 bine yaklaşmasını beklediklerini bildirdi.

"Dünyadaki birçok ülke yatırımcılarının iştahını kabartan bir durumdayız"

Mars Investment Genel Müdürü Bucak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın son dönemde verdiği "hukuk ve demokrasi reformu" mesajının yurt dışında çok olumlu yankılandığını ifade ederek, "Cumhurbaşkanımızın mesajları ve ekonomi yönetimindeki değişim, yabancı yatırımcının Türkiye'ye güvenini artırdı." dedi.

Ekonomi yönetiminin 2021'e ilişkin başlıca maddelerinden birisinin "uluslararası yatırımcılarda Türkiye ekonomisine ilişkin duyulan güvensizliği giderecek adımlar atmak ve uluslararası direkt yatırımların önünü açmak" olduğunu vurgulayan Bucak, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bu mesajı her toplantıda dile getiren ekonomi yönetiminin bu konuda 2021 yılında alacağı aksiyonlar çok önemli ve değerlidir. Ülke olarak dünyadaki birçok ülke yatırımcılarının iştahını kabartan bir durumdayız. Genç ve dinamik nüfusumuz, jeopolitik konumumuz, ihracattaki çok ciddi potansiyelimiz, enerji ve tarım sektörlerindeki değerli altyapımız, üretim gücümüz ve gayrimenkul tarafındaki arz-talep dengemiz bu iştahı kabartan başlıca sebeplerdir."

Bucak, vatandaşlık hakkı ve salgınla mücadelede sağlanan başarının gayrimenkul yatırımlarına etkisine değinirken, "Saydığımız tüm unsurlar nedeniyle ülkemizden konut almanın ne kadar cazibeli olduğunu bizzat yabancılar bize söylüyor." dedi.

Bucak, yabancıya satış sürecini hızlandırmak için vekaletnamenin online verilebilmesiyle alakalı bir kolaylık yapılması gerektiğini söyledi.

TÜİK'in her ay tapu devirli satışları açıkladığını hatırlatan Bucak, doğru strateji üretmek adına bu veriyle birlikte noterli satış vaadi sözleşmesiyle ilgili verilerin de açıklanmasının gerektiğini kaydetti.

"43 ülkeden yatırımcılara 350 adet konut satışı yaptık"

Hakan Bucak, Mars Investment'in İstanbul'da 8 bölgede projesi bulunduğunu belirterek, "Her bütçeye uygun projelerimizle uluslararası gayrimenkul yatırımcılarına hizmet veriyoruz. 37 ülkeyle direkt irtibat halindeyiz. 37 ülkede 1.000'den fazla uluslararası gayrimenkul yatırımı ile ilgili irtibat halinde olduğumuz ajanslarla iş birliğimiz devam ediyor. 43 ülkeden yatırımcılara 350 adet konut satışı yaptık." diye konuştu.

Gelecek yıl 650 milyon liralık satış yapmayı hedeflediklerini aktaran Bucak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Uluslararası gayrimenkul yatırımcılarının ilgili olduğu Bodrum baş olmak üzere 3 şehrimizde yöneteceğimiz proje anlaşmalarımızı hayata geçiriyoruz. "

1 Ocak 2021 Cuma

Tüpraş'a yakın evler taşınıyor

 Kocaeli'nin Körfez ilçesinde, 17 Ağustos 1999 depreminde yanan tankerlerin yanında bulunan mahallede yaşayanlar için bin 304 konut yapılacak.

Körfez ilçesi Barbaros Mahallesi'ndeki 450 dönümlük alan, bölgedeki sanayi tesisleri nedeniyle 15 yıl önce 'Konut dışı kentsel çalışma alanı' ilan edildi. Bölgede daha önce yapılmış olan ruhsatlı konutlar ise zamanla sanayi tesislerinin arasında kaldı. Depolama alanları, TIR park alanları, yanıcı ve patlayıcı olmayan imalat sanayi tesisleri gibi alanların bulunduğu konut dışı kentsel çalışma alanında kalan yaklaşık 800 konutun yerine, Körfez Belediyesi, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ortaklığında yapılan kentsel dönüşüm projesi ile Körfez ilçesinin kuzeyinde yeni konutlar inşa edilecek. Toplam bin 304 konutun inşa edileceği kentsel dönüşüm projesinin 2023 yılında tamamlanması planlanıyor.

‘KONUTLARIN BU BÖLGEDEN DAHA GÜVENLİ BİR NOKTAYA TAŞIMA İHTİYACI DOĞDU’

Bölgenin yaklaşık 15 yıl önce konut dışı kentsel çalışma alanı ilan edildiğini söyleyen Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, "Körfez özellikle sanayisi ve limanları yoğun olan bir bölge. Haliyle burada gaz dolum tesislerinin, TÜPRAŞ rafinerisinin olması ister istemez bu bölgede bu sanayiye hizmet edecek bir takım konut dışı kentsel çalışma alanı ihtiyacını da doğurdu. Fakat geçmiş yıllarda, sanayiye çok yakın olan bu bölgede vatandaşlar da ruhsatlı konutlarını yapmıştı. Özellikle 1999 depreminde buradaki vatandaşlarımız çok büyük bir risk altındaydı. Çünkü TÜPRAŞ’ta çıkan yangın ve akabinde buradaki başka bir gaz dolum tesisindeki patlamadan dolayı buradaki vatandaşlarımız çok daha riskli duruma gelmişti. İster istemez bir tedirginlik yaşıyorlardı.” dedi.

450 dönüm alan içerisindeki konutların daha güvenli bir bölgeye taşınacağını ifade eden Söğüt, “Geçmiş dönemlerde Güney Mahallesi ve Barbaros Mahallesi’nde bulunan alan konut dışı kentsel çalışma alanı ilan edilmişti. Bundan aşağı yukarı 15 yıl önce bu çalışma yapılmıştı. Aynı şekilde Barbaros Mahallesi’nin Samsun Mahallesi olarak adlandırılan kısmında da, takriben 45 dönümlük bir alan, Bakanlar Kurulu kararıyla riskli alan ilan edildi. Haliyle Samsun Mahallesi dediğimiz ve Güney Mahallesi Kabakoz bölgesi ile Barbaros Mahallesi’ndeki bölge olmak üzere toplamda 450 dönüm alan içerisinde ve bu alanlardaki takribi 750-800 civarındaki konutların bu bölgeden daha güvenli bir noktaya, daha yaşanılabilir, sosyal donatı alanlarının daha güçlü olduğu bir bölgeye taşıma ihtiyacı doğdu” diye konuştu.

KONUTLAR 2023 YILINDA TAMAMLANACAK

Kentsel dönüşüm çalışmasının planlama aşamasının tamamlandığını belirten Söğüt, şöyle konuştu:

“Şu an rezerv alan dediğimiz bölgenin planlama, yani bu alanda nerenin konut, nerenin sosyal donatı, nerenin spor alanı olacağını belirleyen plan şu anda tamamlandı ve onaylandı. İkinci aşama, inşaatların proje ve ruhsat aşaması. Bu da TOKİ’nin bünyesinde şu anda devam ediyor. Bakanımızın açıklamasına göre, 2021 yılının ortalarında bu kentsel dönüşüm kapsamına giren inşaatların ihalesi yapılacak. İhale büyük bir ihtimalle 2 yıllık bir süreyi kapsayacaktır. Çünkü ciddi bir sayıdan, bin 304 konuttan bahsediyoruz. Yani 2023 yılının sonuna doğru bu konutlar tamamlanmış olacak. Biz bu süre içerisinde vatandaşlarımızla bunun uygulama esaslarını görüşmüş, anlaşmaları yapmış olacağız. Yani 2023 yılının sonunda vatandaşlarımızı bu bölgeden, kentsel dönüşümü yaptığımız bölgeye taşımış olacağız.”




Akın var, güneye akın

 Konut satışları hız kesmesine karşılık konut fiyatları hız kesmiyor. Son açıklanan rakam ekim ayına ait ve Türkiye çapında konut fiyatları ekimde yüzde 2.2, yılın 10 ayında yüzde 26.1’e ulaştı. Son bir yıllık artış yüzde 29.2’ye vardı.


-Konut fiyatları 2015 yılı ortasına kadar yükseldi ve bu tarihte yıllık bazda yüzde 17.12 arttı. Bu tarihte başlayan düşüşte konut fiyatları Mayıs 2019’da dip noktasına indi, yıllık fiyat artışı yüzde 1.47’ye geriledi. Enflasyon karşısında reel getiri olarak ise elbette negatife geçti.


-Fiyatlarda Mayıs 2019’da başlayan kıpırdanma temmuzdan itibaren faiz düşüşü ile birleşerek ivme kazandı. Konut kredi faizlerinin yüzde 20’den başlan düşüşü bu haziranın sonunda yüzde 9.01’e kadar indi.

KONUT FİYATLARI HER AY % 3.2 ARTIYOR


-Ayrıca mevduat faizlerinin getirileri de nominal ve reel anlamda negatife döndü. Mevduatların ağırlıklı ortalama faizi temmuz sonunda yüzde 7.24’e kadar inmişti.


-Nominal mevduat faizlerinin konut kredi faizlerinin yaklaşık 1.5 puan altında kalması, alternatif arayışını hızlandırdı ve yatırım amaçlı konut satın alınmasıyla sonuçlandı. Bu da fiyatları yükseltici etki yaptı.


-Sonuçta 17 ay önce konut fiyatlarının son bir yıllık artışı nominal yüzde 1.47’ye kadar inmişken Ekim 2020’de yüzde 29.2 artışa döndü.

-Yaşadığımız salgın da konut talebini ve fiyatını artırdı. Pandeminin başladığı mart ayından beri geçen 6 ayda konut fiyat artışı yüzde 19.5’i buldu. Bu da her ay ortalama yüzde 3.25 artış demek.


RAĞBET GÜNEY İLLERİNE Mİ?


-Fiyatların seyri, son bir iki yıldır konut talebinin daha çok güney illerine kaydığına işaret ediyor. Ya da bu illerden konut alanların gelir düzeyi daha yüksek ve konutlar da buna göre yapılıyor ve diğer bölgelere göre daha yüksek fiyattan alıcı buluyor.


-Son bir yılda en çok primi yapan şehirlerin hepsi güney illeri. Bitişikte de görülebileceği gibi, son bir yılda en yüksek primi yapan konutlar yüzde 42 ile Antalya’da. Onu yüzde 40 ile Muğla izliyor.




-Belli ki başta İstanbullular olmak üzere büyük şehirliler pandeminin de etkisiyle tatil beldelerine göçüyor. Bodrum ve Marmaris gibi tanınmış turistik beldeler Muğla’ya bağlı.


-Doğu ve Güneydoğu’nun göç merkezi de Gaziantep, Şanlıurfa ve Diyarbakır. Bu kentlerdeki konut fiyat artışı da yüzde 37’yi buluyor. Hatta yüzde 34’lük fiyat artışıyla bu kentlere Kahramanmaraş ve Hayat’ı da eklemek mümkün.


GÖÇÜN YÖNÜ DEĞİŞİR Mİ?


-Konutta ne kadar yüksek prim yapmış kent varsa hepsi Türkiye’nin güneyinde yer alıyor. Güneşi daha bol, havası daha sıcak ve gelişmişliği bir kademe daha iyi olan bir bölge. Özellikle de pandemi döneminde güneye göç belirginleşti. Ya da büyükşehirlerde ikamet ederken yazlıklarda yaşama eğilimi güçlendi.


-Türkiye’de 1950’li yıllardan itibaren hızlanan yurtiçi göç de, yurt dışı göç de hep yatay yönde batıya doğru gelişti. Karayolları ve demiryolları da buna göre inşa edildi.


-Hatta kentler hep batıya doğru genişledi. Doğuya doğru büyümek zorunda kalan tek il İzmir, o da batı tarafı denize dayalı olduğundan.


-Güneye yönelen göçlerin ardından bunu kentlerin zenginleşmesinin izlemesi doğaldır. Ya konutları alanların gelir düzeyi yüksektir ya da göçün arkası geliyor ki, konutlar prim yapmaya devam ediyor. Muhtemeldir ki her iki neden de konutların prim yapmasında rol oynuyor.


Abdurrahman Yıldırım

https://www.haberturk.com/yazarlar/abdurrahman-yildirim-1018/2907250-akin-var-guneye-akin



Emlak vergisi

 Milyonlarca kişiyi ilgilendiren Emlak Vergisi son ödeme tarihi için geri sayım başladı. Her sene ödenen emlak vergisi için ev, iş yeri, ars...