Taşınmaza ait detaylı bilgilerin yer aldığı resmi işlemlerinizde kullanabileceğiniz tapu kayıt örneğini e-Devlet Kapısı üzerinden web tapu sistemine giriş yaparak alabilirsiniz.
https://www.turkiye.gov.tr/tkgm-web-tapu
Taşınmaza ait detaylı bilgilerin yer aldığı resmi işlemlerinizde kullanabileceğiniz tapu kayıt örneğini e-Devlet Kapısı üzerinden web tapu sistemine giriş yaparak alabilirsiniz.
https://www.turkiye.gov.tr/tkgm-web-tapu
Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı Şahin, "Macaristan, Arnavutluk, Kazakistan, KKTC, Özbekistan ve Azerbaycan, bizim sistemimizi tüm yönleriyle kullanmak istiyor." dedi.
Türkiye'de üst üste yaşanan depremlerin ardından Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı Nazmi Şahin’den “rutubet kokan binalarda büyük risk var” uyarısı geldi. Şahin, “Bir apartmanda rutubet kokusu varsa o binanın mutlaka testten geçmesi gerekir. Rutubet kokan bina, temelden su alıyor demektir. Demir donatılar erozyona uğramıştır ve özelliğini yitirmiştir” dedi.
Elazığ depreminin yıldönümünde alınabilecek önlemlerle ilgili gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şahin, Türkiye’de 1998 yılında çıkarılan yönetmelikten önce yapılan tüm binaların gözden geçirilmesi gerektiğini kaydetti. Rutubet kokan binaların riskli olduğuna dikkat çeken Şahin, şunları söyledi:
“Binalara girdiğiniz zaman bir rutubet kokusu hissederseniz dikkat edin. Rutubet kokusu varsa o binanın mutlaka testten geçmesi gerekir. Çünkü temelden su alıyor demektir. O demir donatılar erozyona uğramıştır. Rutubet kokusu geliyorsa o binanın demirleri paslanmıştır. Betonu elle dökülen binalar da gözden geçirilmeli. İl bazında en sıkıntılı yer İstanbul. Ülkenin beşte biri İstanbul’da yaşıyor. Boğazı göreyim diye yamaçlara bitişik nizam yapılmış binalar var. Orada Boğaziçi Kanunu olduğu için her binaya dokunamıyorsunuz, yıkamıyorsunuz. Ülke genelinde 1.5 milyon binanın riskli olduğu düşünülüyor.”
Geçen yıl en çok konut satılan ilçeler listesinde Esenyurt 36 bin 234 adetle zirvede yer alırken, Çankaya 27 bin 278 adetle ikinci, Keçiören 25 bin 283 adetle üçüncü oldu. En çok konut satılan ilk 10 ilçenin yarısının Ankara’dan olması dikkati çekti. En düşük konut satışının gerçekleştiği ilçe ise Van Tuşba oldu. İşte 2020 yılında ilçelere göre konut satış rakamları…
AA muhabirinin TÜİK verilerinden derlediği bilgilere göre, nüfusu 150 binden fazla olan 163 ilçe arasında geçen yıl en çok konut satılan ilçe 36 bin 234 adetle Esenyurt oldu. Bu ilçede satılan konut adedi 2019’a göre yüzde 9,2 artış gösterdi.
Esenyurt’u bu alanda 27 bin 278 adetle Çankaya, 25 bin 283 ile Keçiören, 19 bin 976 ile Mamak, 18 bin 836 ile Kepez, 18 bin 161 ile Etimesgut takip etti.
Ankara Yenimahalle 17 bin 831 adetle yedinci, Bursa Nilüfer 17 bin 743 adetle sekizinci, Gaziantep Şahinbey 15 bin 332 adetle onuncu sırada yer aldı.
Konya Selçuklu’da 15 bin 238, Gaziantep Şehitkamil’de 15 bin 233, Sincan’da 14 bin 431, Beylikdüzü’nde 13 bin 645, Kayseri Melikgazi’de 13 bin 622, Pendik’te 13 bin 585, Antalya Muratpaşa 12 bin 864, Ankara Altındağ’da 12 bin 809, Sancaktepe’te 12 bin 143, Eskişehir Tepebaşı’nda 11 bin 977, Alanya’da 11 bin 972 adet konut satıldı.
İlk 10’a Ankara damgası
En çok konut satılan ilk 10 ilçenin yarısının Ankara’dan olması dikkati çekti. Çankaya ikinci, Keçiören üçüncü, Mamak dördüncü, Etimesgut altıncı, Yenimahalle yedinci basamakta yer aldı.
İlk 10’da İstanbul, Antalya, Bursa, Gaziantep ve Konya’dan da birer ilçe kendine yer buldu.
Yıl boyunca satılan konut adedinin 10 bini geçtiği diğer ilçeler ise 11 bin 667 adetle Ümraniye, 11 bin 453 ile Başakşehir, 11 bin 387 ile Samsun Atakum, 11 bin 299 ile Buca, 10 bin 732 ile Kadıköy, 10 bin 604 adetle Şanlıurfa Karaköprü, 10 bin 249 ile Adana Seyhan, 10 bin 219 ile Kartal, 10 bin 59 ile Bursa Osmangazi oldu.
En düşük iki ilçe Van’dan
Nüfusu 150 binden fazla olan 163 ilçenin yer aldığı listede satış adedi 10 bini aşan ilçe sayısı 29 olurken, 3 ilçede ise 1.000’in altında kaldı
En düşük konut satışının gerçekleştiği ilçe 502 adetle Van Tuşba oldu. Tuşba’yı bu alanda 514 adetle Van Erciş, 521 adetle Beykoz takip etti. 163 ilçe arasından sadece bu 3 ilçede satış adetleri 1.000’in altında kaldı.
Ağrı Merkez’de 1.276, Şanlıurfa Viranşehir’de 1.299, Eyyübiye’de 1.368, Adana Ceyhan’da 1.517, Bingöl Merkez’de 2 bin 36, Adana Yüreğir’de 2 bin 65, Muş Merkez’de 2 bin 86 adet konut satıldı.
“Yüksek göç alması, konut stoku ve uygun fiyat Esenyurt’u öne çıkarıyor”
İstanbul Emlakçılar Odası Başkanı Nizameddin Aşa, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Türkiye genelinde en kalabalık ilçe olan Esenyurt’ta hem çok fazla yeni inşaat bulunduğunu hem de ilçenin çok göç aldığını söyledi.
Aşa, “Esenyurt’ta uygun fiyatlı konut bulma imkanı da çok yüksek. E-5 ve TEM Otoyolu arasında yer alan ilçenin ulaşımı da kolay.” dedi.
Esenyurt’ta 1+1’den 4+1’e kadar tüm konut tiplerinin bulunduğunu dile getiren Aşa, hem ailece hem de tek yaşamak isteyenler için ilçenin alternatif oluşturduğunu hatırlattı.
“2020 Anadolu’da konut satışı için verimli bir yıl oldu”
FuzulEv Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal, 2020’nin özellikle Anadolu’daki konut satışları açısından oldukça verimli geçtiğini belirterek, Ankara, Konya, Antalya, Eskişehir, Kayseri, Bursa, ve Gaziantep’ten ilçelerin listede ilk sıralarda kendilerine yer bulduğunu söyledi.
Geçen yıl adet bazında bazı Anadolu ilçelerinde 2-3 kat artışlar gözlemlediklerini dile getiren Akbal, “Bu durum aslında faiz maliyetinin minimize edilmesi halinde toplumda oluşan bir tepki.” dedi.
Akbal, Anadolu’da satışların artmasında tasarrufa dayalı faizsiz konut edindirme sisteminin de önemli katkısının bulunduğunu kaydederek, şu açıklamalarda bulundu:
“Şu an tasarrufa dayalı faizsiz konut edindirme sisteminde 250 bini aşkın insan bulunuyor. Sistemin toplam konut pazarından aldığı payın yüzde 15’e ulaşması ‘maliyetsiz’ ev alma isteğinin en iyi tezahürü. 2021’de faiz maliyetleri, 2020’ye kıyasla daha yüksek olacağı için pazardaki payın da artacağını düşünüyorum. Özellikle devlet güvencesi ile birlikte pazarda hakim bir modele dönüşeceğimizi de söyleyebilirim.”
Deniz dolgusu üzerine inşa edilen, Samsun´dan Artvin´in Sarp Sınır Kapısı´na kadar uzanan, 542 kilometrelik Karadeniz Sahil Yolu'nda çatlaklar oluşmaya başladı.
Karayolları ekipleri, alt katmana suyun sızmasıyla yolun bozulması riskine karşı oluşan çatlaklar için önlem aldı. Rize İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Murat Yazıcı "Kıyıya çok yakın kum alımı, buradaki yüzey çatlaklarını çok hızlandıran ve tetikleyen bir durum" dedi.
Karadeniz Bölgesi´nde, 1987 yılında yapımına başlanan ve 20 yılda tamamlanarak, 2007'de ulaşıma açılan 542 kilometre uzunluğundaki Karadeniz Sahil Yolu'nda çatlaklar oluşmaya başladı.
Deniz dolgusu üzerine inşa edilen yolun Trabzon, Rize ve Artvin geçişlerinde görülen çatlaklardan yağmur suyunun sızarak, yolun alt katmanlarına zarar vermemesi için karayolları ekipleri çalışma başlattı.
ÖZEL ZİFT ENJEKTE EDİLİYOR
DHA'da yer alan habere göre çatlakları tespit eden ekipler, özel zift enjekte ederek, boşlukları doldurmaya çalışıyor. Trabzon ve Rize geçişinde çatlaklara karşı önlem alındı. İyidere ilçesinde yolun 8 kilometrelik kısmında yapılan çatlak onarımı tamamlandı. Çatlak onarımı ile geçici tedbir uygulanan yolda ömrü tamamlanan 5 santimetrelik üst asfalt kaplamanın ilerleyen dönemlerde sökülerek, yeniden dökülmesinin planlandığı öğrenildi.
"KIYIYA YAKIN KUM ALIMI SEBEP OLUYOR"
Rize İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Murat Yazıcı, Karadeniz Sahil Yolu'nda çatlaklar oluştuğunu belirterek bu çatlaklara ziftle müdahalenin araç ulaşımı için tehlike oluşturduğunu söyledi. Yazıcı "Yolda, İyidere köprüden başlayıp Derepazarı ilçesine kadar devam eden parçalı çatlaklar var. İç yolda çatlaklar arttıkça buna çözüm olarak ziftle kaplamayı düşünmüşler. Bu çatlakların birkaç tane sebebi olabilir. En önemli sebebi, denizle kara arasında kalan topuk bölgesi dediğimiz noktadan eğer kum ya da hafriyat alırsanız zeminde oynamalar meydana gelir ve asfaltta çatlamalar gözükür.
"ZEMİNİN ARAŞTIRILMASI GEREKİYOR"
Bir diğer ihtimal, sıcak asfalta dökmeden önce sıkıştırılmış tabakalar oluştururuz. Tabakanın altında çökmeye müsait bir zemin mi var bunların araştırılması gerekir. Ben uzunca bir süredir gözlemliyorum. Kıyıya çok yakın kum alımı buradaki yüzey çatlaklarını çok hızlandıran ve tetikleyen bir durum. Araç trafiği titreşimleri ve fren yükleri ile çatlaklar iyice artmış durumda. Sıcak asfalt uygulaması ile beraber bu yolda günü kurtarırız ancak trafik kazalarına davetiye çıkartırız. Bu yöntemle araçların kaymasına sebep olabilecek bir zemin oluştururuz" dedi.
"ZİFT DÖKMEK MÜHENDİSLİK KURALINA UYMAZ"
Sorunun kökten çözümü için çatlayan tabakanın tamamen temizlenmesi gerektiğini anlatan Yazıcı, "Zeminde oluşan sıkıntının giderilmesi, topuk bölgesinde sıkıntı varsa bir perde duvarla içinin boşalmasının engellenmesi, üstteki toprağın sıkıştırılarak binderin tekrar serilerek üzerine sıcak asfaltın sağlam bir şekilde atılması lazım. Siz çatlayan her noktaya zift dökmeye başlarsanız hiçbir mühendislik kuralına uymadığı gibi trafik ve can güvenliği kurallarına da aykırı bir durum oluşmuş olur" ifadelerini kullandı.
"YİNE ÇATLAMALAR OLUYOR"
Yoldaki çatlakların neden kaynaklandığını bilmediğini söyleyen yöre sakinlerinden Hızır Pandır, "Bu çatlakların neden oluştuğunu bilmiyoruz, ekipler sürekli tamirat yapıyor. Ama sonrasında yeniden bu çatlaklar ortaya çıkıyor" dedi. Atakan Çelik de, "Yol çatlaklarını onarıyorlar, çatlayan yerlerin üzerine zift sererek onarımı yapıyorlar ama bir süre sonra yeniden çatlakları görebiliyoruz. Bu çatlamalara neyin sebep olduğunu bilmiyoruz" diye konuştu.
DAP Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz: Hedefim 86 konut projesi geliştirmek. Yaptığımız konutun yüzde 30’u kadar dünyanın farklı şehirlerinde projeler geliştirmek istiyoruz.
DAP Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, her zaman farklılığa odaklandığının altını çizerek, “Bizde pes etme kavramı yok, inandığım şeyi başarmak için sonuna kadar giderim. Çünkü bizim işimizin geri dönüşü yok. Başladığımızda bir imza projesi çıkarmamız gerekiyor” dedi.
Sektörde kendisini inşaatçı olarak görmediğine dikkat çeken Yılmaz şöyle devam etti: “Biz toprağa hayat veriyoruz, Türkiye’nin vitrinini işliyoruz. Bu yüzden kendimizi Ressam olarak nitelendiriyoruz.”
BAŞARI ÖLÇÜTÜ PARA KAZANMAK DEĞİL
Ziya Yılmaz “Güçlü bir şirket olmak güzel ancak, gücü doğru kullanmak ve yönetmek lazım” diyerek şöyle devam etti: “İnsanlar binlerce yıldır barınma ihtiyacı hissediyor. Biz toprağa hayat veriyoruz. İnsanın ruhuna, ailesine, geleceğine dokunuyoruz. İşin içinde olup bütün dinamiklerini bilmezseniz işinize yön vermezseniz başarılı olma şansınız sıfır. Başarı kesinlikle para kazanmak değil; işinizi doğru yapıyorsanız, doğru müşteri kitlesi ve onların beklentisinin üzerinde ihtiyaçlarını karşılayacak ürünler sunuyorsanız zaten para kazanırsınız. Önemli olan insan hayatına dokunabilmek. Bunun için de camlı binaların arkasında değil. Sahaların içinde olmak gerekir.”
DÜNYANIN FARKLI ŞEHİRLERİNDE PROJELER YAPACAĞIZ
Hayatındaki dönüm noktalarından birinin 2004’te Dubai’ye gitmek olduğuna dikkat çeken Yılmaz, şehrin mimarisinden çok etkilendiğini vurgulayarak, “Binalarıyla marka olan bu şehri gördüğümde bu binaların bizim ülkemizde neden olmadığını sorguladım ve o gün kendime şu sözü verdim; ‘eğer bu sektörde bu işi yapacaksam ülkeme değer katan projeler geliştireceğim’… Ardından mimarisiyle dünyanın da dikkatini çektiğimiz Adam Kule, Dalga Kule, Z Ofis ve İstMarina gibi birçok ilke imza attık.
Bu zamana kadar 30’a yakın proje geliştirdik. Hazırlık aşamasında olan 12 tane projemiz var. Hedefim 86 konut projesi geliştirmek. Yaptığımız konutun yüzde 30’u kadar dünyanın farklı şehirlerinde projeler geliştirmek istiyoruz. Bundan sonra DAP sadece İstanbul veya Türkiye’nin şehirlerinde değil, Avrupa’nın da şehirlerinde de olacak.” diye konuştu.
“ORMANKÖY PROJESİ İLE KORONANIN YAŞAM AŞISINI YAPTIK”
Pandemi süreciyle konut alıcılarının talebinde de ciddi değişimler yaşanması, konut almak isteyenler ya da korona virüs nedeniyle evini değiştirmek isteyenleri artık az katlı, mümkünse bahçeli ve geniş balkonlu 'sağlıklı evler'e yöneltti. DAP Yapı’nın ‘Sağlıklı Ev’ konseptiyle hayata geçirdiği son döneme damga vuran projeyi gurur projesi olarak tanımlayan DAP Yapı Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, şunları söyledi: “Projeye başlamadan önce 4 buçuk milyon insana dokunduk. 58 bin insanın fikrini alıp insanların nasıl yaşaması gerektiğini sorarak tasarladık, düşündük ve projeyi tamamladık. Bunun karşılığını da müşterilerimizin yoğun ilgisiyle aldık. Bu projeyle birlikte bir nevi koronanın yaşam anlamında aşısını yapmış olduk. Arkasında büyük emek olan bu projeyi gördükçe gururlanıyorum.”
https://www.borsagundem.com/video-galeri/dap-yapi-sinirlari-asiyor-video/1542966
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile birlikte yürüttükleri İstanbul Finans Merkezi Projesi'nin şu anda yüzde 60 seviyesine geldiğini ve 2021 Aralık ayı sonu itibarıyla inşaatını tamamlamış olacaklarını belirterek, merkezi İstanbul'a, Türkiye'ye, tüm Ortadoğu ve dünyaya kazandıracaklarını ifade etti.
Odağına aldığı dijitalleşme ile yapı sektörde verimliliği artıracak ürün, servis ve yazılım çalışmalarına devam eden Hilti, Türkiye’de kurduğu partnerliklerle yerel üretimini artırmayı hedefliyor.
2020'de uygulaması 1 yıl ertelenen Değerli Konut Vergisi için tebliğ Resmi Gazete'de bugün yayımlandı. Değeri 5 milyon TL'den fazla olan konutlar için uygulanacak vergide tek konutu olanlar muaf tutuluyor.
Avrupa'da yapılan bir araştırmaya göre başta Malta, Almanya ve Hollanda olmak üzere şehirlerde yaşayan insanların yaklaşık 4'te 1'i komşulardan ya da sokaktan gelen gürültüden rahatsız.
İstanbul’da site sakinlerinin ödediği aidatlar kira fiyatlarını buldu. En yüksek aidatlara bakıldığında aylık ödeme 3 bin 500 lirayı buluyor
Web Tapu uygulamasıyla vatandaş başta alım-satım olmak üzere birçok işlemi evden halletti
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na bağlı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce tapudaki işlemleri elektronik ortama taşıyan Web Tapu uygulamasıyla vatandaş başta alım-satım olmak üzere birçok işlemi evden halletti. Gerekli belgeler elektronik ortamda gönderilirken, emlakçılara yetki verilmesi, tapu senedi, ipotek belgesi gibi evrakların alınmasına kadar birçok işlem bu sistem üzerinde sağlandı, vatandaş sadece gerekli durumlarda ıslak imza için evden çıktı. 2019 başından mart 2020'ye kadar işlem sayısı 300 binin altındaydı. Mart 2020 tarihinden bu yılbaşına kadar 1 milyon 350 bine yaklaştı. Sabah’tan Seda Tabak’ın haberine göre, evinde bilgisayarı, interneti olmayan ya da kullanamayanlar için telefonda destek sistemi de devreye girdi. Web Tapu sistemine ALO 181 çağrı merkezi üzerinden işlem başvuru alınabilmesine yönelik fonksiyon eklendi ve uygulamaya alındı. Böylece vatandaş mülkü üzerindeki hacizden imar durumuna kadar birçok detaya kolayca ulaşabiliyor.
YENİ SİSTEM NASIL İŞLİYOR
Vatandaş tapu müdürlüğüne gitmeden internetten başvuru yapıp, gerekli belgeleri gönderebilir.
Eksiklikler ve tüm bilgiler SMS ile vatandaşa yollanıyor. Vatandaşlar, başvurularının hangi aşamada olduğunu işlem sorgulama aracılığıyla öğrenebiliyor. Harç ve döner sermaye bedelini de internetten ödeyebiliyor.
Taşınmazın tapu senedi, ipotek belgesi ve tapu kayıt örneği de tapu müdürlüğüne gitmeden sistem üzerinden alınabiliyor. Tapu satış işlemlerinde satıcı ile alıcının birlikte müdürlüğe giderek kayıt incelemesi uygulamasına son verildi. Sistem ile tapu maliki kendi taşınmazına ait bilgilerin başkası tarafından incelenmesi için yetki verebilir. Yetki verilen kullanıcı da taşınmazı sistem üzerinden inceleyebiliyor.
Ocak ayı azami kira artış oranı belli oldu. Buna göre ocak ayında kira kontratlarında en fazla 12,28 zam yapılacak.
Hakan Bucak, "Türkiye, dünyadaki ülkelerin neredeyse hepsine hitap eder hale geldi. Batıdan doğuya, güneyden kuzeye hemen hemen tüm ülkeler için cazip bir pazarız." dedi.
Kocaeli'nin Körfez ilçesinde, 17 Ağustos 1999 depreminde yanan tankerlerin yanında bulunan mahallede yaşayanlar için bin 304 konut yapılacak.
Konut satışları hız kesmesine karşılık konut fiyatları hız kesmiyor. Son açıklanan rakam ekim ayına ait ve Türkiye çapında konut fiyatları ekimde yüzde 2.2, yılın 10 ayında yüzde 26.1’e ulaştı. Son bir yıllık artış yüzde 29.2’ye vardı.
-Konut fiyatları 2015 yılı ortasına kadar yükseldi ve bu tarihte yıllık bazda yüzde 17.12 arttı. Bu tarihte başlayan düşüşte konut fiyatları Mayıs 2019’da dip noktasına indi, yıllık fiyat artışı yüzde 1.47’ye geriledi. Enflasyon karşısında reel getiri olarak ise elbette negatife geçti.
-Fiyatlarda Mayıs 2019’da başlayan kıpırdanma temmuzdan itibaren faiz düşüşü ile birleşerek ivme kazandı. Konut kredi faizlerinin yüzde 20’den başlan düşüşü bu haziranın sonunda yüzde 9.01’e kadar indi.
KONUT FİYATLARI HER AY % 3.2 ARTIYOR
-Ayrıca mevduat faizlerinin getirileri de nominal ve reel anlamda negatife döndü. Mevduatların ağırlıklı ortalama faizi temmuz sonunda yüzde 7.24’e kadar inmişti.
-Nominal mevduat faizlerinin konut kredi faizlerinin yaklaşık 1.5 puan altında kalması, alternatif arayışını hızlandırdı ve yatırım amaçlı konut satın alınmasıyla sonuçlandı. Bu da fiyatları yükseltici etki yaptı.
-Sonuçta 17 ay önce konut fiyatlarının son bir yıllık artışı nominal yüzde 1.47’ye kadar inmişken Ekim 2020’de yüzde 29.2 artışa döndü.
-Yaşadığımız salgın da konut talebini ve fiyatını artırdı. Pandeminin başladığı mart ayından beri geçen 6 ayda konut fiyat artışı yüzde 19.5’i buldu. Bu da her ay ortalama yüzde 3.25 artış demek.
RAĞBET GÜNEY İLLERİNE Mİ?
-Fiyatların seyri, son bir iki yıldır konut talebinin daha çok güney illerine kaydığına işaret ediyor. Ya da bu illerden konut alanların gelir düzeyi daha yüksek ve konutlar da buna göre yapılıyor ve diğer bölgelere göre daha yüksek fiyattan alıcı buluyor.
-Son bir yılda en çok primi yapan şehirlerin hepsi güney illeri. Bitişikte de görülebileceği gibi, son bir yılda en yüksek primi yapan konutlar yüzde 42 ile Antalya’da. Onu yüzde 40 ile Muğla izliyor.
-Belli ki başta İstanbullular olmak üzere büyük şehirliler pandeminin de etkisiyle tatil beldelerine göçüyor. Bodrum ve Marmaris gibi tanınmış turistik beldeler Muğla’ya bağlı.
-Doğu ve Güneydoğu’nun göç merkezi de Gaziantep, Şanlıurfa ve Diyarbakır. Bu kentlerdeki konut fiyat artışı da yüzde 37’yi buluyor. Hatta yüzde 34’lük fiyat artışıyla bu kentlere Kahramanmaraş ve Hayat’ı da eklemek mümkün.
GÖÇÜN YÖNÜ DEĞİŞİR Mİ?
-Konutta ne kadar yüksek prim yapmış kent varsa hepsi Türkiye’nin güneyinde yer alıyor. Güneşi daha bol, havası daha sıcak ve gelişmişliği bir kademe daha iyi olan bir bölge. Özellikle de pandemi döneminde güneye göç belirginleşti. Ya da büyükşehirlerde ikamet ederken yazlıklarda yaşama eğilimi güçlendi.
-Türkiye’de 1950’li yıllardan itibaren hızlanan yurtiçi göç de, yurt dışı göç de hep yatay yönde batıya doğru gelişti. Karayolları ve demiryolları da buna göre inşa edildi.
-Hatta kentler hep batıya doğru genişledi. Doğuya doğru büyümek zorunda kalan tek il İzmir, o da batı tarafı denize dayalı olduğundan.
-Güneye yönelen göçlerin ardından bunu kentlerin zenginleşmesinin izlemesi doğaldır. Ya konutları alanların gelir düzeyi yüksektir ya da göçün arkası geliyor ki, konutlar prim yapmaya devam ediyor. Muhtemeldir ki her iki neden de konutların prim yapmasında rol oynuyor.
Abdurrahman Yıldırım
https://www.haberturk.com/yazarlar/abdurrahman-yildirim-1018/2907250-akin-var-guneye-akin
Milyonlarca kişiyi ilgilendiren Emlak Vergisi son ödeme tarihi için geri sayım başladı. Her sene ödenen emlak vergisi için ev, iş yeri, ars...