30 Aralık 2020 Çarşamba

Soylu anlattı: Deprem anında...

 İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, afet anlarında kullanılabilmesi için AFAD isminde bir uygulama geliştirdiklerini söyledi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Afet ve Acil Durum Kurulu 2020 yılı 2. Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, kurulun ilk toplantısını, 23 Ekim 2020'de farkındalık oluşturması adına, Van depreminin 9. yıldönümünde gerçekleştirdiklerini, toplantıdan kısa süre sonra da İzmir depreminin meydana geldiğini hatırlattı.


"Kayıplarımız oldu, acılar yaşadık" diyen Bakan Soylu, 2020 yılında ve daha önceki afetlerde hayatını kaybeden tüm vatandaşlara rahmet, yaralananlara da şifa diledi.


Kurulun adının 'Afet ve Acil Durum Danışma Kurulu' olduğunu ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla danışma kurulunun feshedildiğini, yerine 'Afet ve Acil Durum Kurulu' oluşturulduğunu kaydeden Soylu, şöyle devam etti:


"Bu değişimi yaparken, bir önceki kurulun teknik ve bilimsel yapısını bozmadan, kurulun uygulama elini güçlendirmeyi, böylece bilgi ve icrayı aynı potada birleştirmeyi hedefledik. Bugünkü ikinci toplantının gündemi 'Mevcut yapı stok durumu ve çözüm önerileri', 'Baraj ve göletlerimizin afet ve acil durumlar açısından güvenliği', '2020 yılındaki afet ve acil durum çalışmaları ile 2021 planları' şeklinde üç başlıktan oluşmaktadır.


Tavsiye kararlarından biri 2021 yılının 'Afet eğitim yılı' olarak kabul edilmesidir. 2013 yılından itibaren yaklaşık 14 milyon kişiye afet farkındalık eğitimi verilmiştir. 2020 yılı içerisinde de EBA TV üzerinden yaklaşık 18 milyon öğrenciye ulaştık. 2021 yılında ise hedefimiz, afet eğitim yılı kapsamında 83 milyon vatandaşımıza ulaşmaktır.


Ocak ayının başında tüm kurumlarımla bunu yaygın bir şekilde gerçekleştireceğiz. Bu çerçevede 11 faaliyet türünde toplam 185 etkinlik planladık. Bunların gerçekleşmesine dönük çalışmalarımız devam etmektedir."


'2021 yılı için hedefimiz 1000 adet yeni toplanma alanı belirlemek'


Türkiye'de 19 bin 188 afet ve acil durum toplanma alanı belirlendiğini ve e-devlet üzerinden ilan edildiğini kaydeden Soylu, "Tabi bu sabit bir sayı değildir. 2021 yılı için hedefimiz 1000 adet yeni toplanma alanı belirlemektir" diye konuştu.


Türkiye acil müdahale planı kapsamında 28 ulusal, 26 yerel düzeyde çalışma grubu olduğunu ve gruplar bünyesinde sürekli deprem hazırlık ve koordinasyon toplantıları yapıldığını anlatan Soylu,


"Sadece İstanbul'da bu kapsamda son güncel rakamla 537, Türkiye genelinde ise toplam 876 toplantı gerçekleştirdik. 2020 yılı, ne yazık ki yaşattığı sıkıntı ve üzüntülerle herhalde uzun yıllar hatırda kalacak bir yıl oldu. Küresel anlamda ana gündem, hiç şüphesiz virüs salgınıydı. Ancak ülkemiz açısından ikinci güvenlik gündemi de arka arkaya yaşadığımız sel ve deprem gibi afetler oldu. Fırtınadan heyelana, depremden sel, su baskınına kadar 15 başlıkta, 2020 yılı içinde AFAD'ın müdahale ettiği olay sayısı, son rakamla 3 bin 78'dir" ifadelerini kullandı.


Geçen yıl kaydedilen deprem sayısının 23 bin 482 olduğuna, bu rakamın bu yıl yüzde 43 artarak 33 bin 598'e ulaştığına dikkati çeken Soylu, şunları söyledi:


Bu yıl meydana gelen ve ulusal düzeyde müdahale ettiğimiz deprem ve sel gibi afetlerde toplam 338 vatandaşımız sağ olarak kurtarılmıştır. Tabii bu yıl Van çığ felaketi, Elazığ depremi, İran merkezli Van depremi, Bingöl Karlıova depremi, Giresun, Bursa ve Rize'de yaşanan sel felaketleri, İzmir depremi ve son olarak Hakkari'de yaşanan çığ afeti gibi afetler milletçe içimizi kanatmıştır. Ancak tüm bu afet olaylarında ne barınma, ne müdahale, ne enkaz kaldırma, ne kurumlar arası koordinasyon, ne geçici ve kalıcı barınma çözümleri, gıda, yiyecek ve diğer ihtiyaçlar konusunda herhangi bir sıkıntı, aksaklık yaşanmadı. Afet müdahale ve yönetimi konusunda Türkiye bugün gerçekten ciddi ve dünya ölçeğinde bir kapasite üretmiştir. 2020'de de afetlerle mücadelede başarılı bir sınav vermiştir.

Türkiye Acil Müdahale Planı'nı olayların içinde ve sahada görme fırsatı bulduğunu anlatan Soylu, konuşmasını şöyle sürdürdü:


"Bu yılki afet müdahale faaliyetlerinin bana göre en kilit kavramı, koordinasyon olmuştur. AFAD başkanlığımızın koordinesinde, jandarma arama kurtarma birimlerimiz, AFAD ekipleri, itfaiye teşkilatları, UKOME, Kızılay ve diğer STK'lar büyük bir özveri ve uyum içinde çalıştılar, kendilerine buradan tekrar şükranlarımı sunmak istiyorum.


Ayrıca bu yıl, emniyet teşkilatımız bünyesinde de PAK adını verdiğimiz yeni bir arama kurtarma birimi kurduk. Yani Polis Arama Kurtarma birimi. Bu birimlerde 2 bin 324 personele eğitim verilmesi planlanmış, 822'sinin eğitimi tamamlandı, diğerleri de devam etmektedir. Ayrıca araç gereç açısından da çok kuvvetli ve iyi bir donanım elde edilmiştir.


Yine emniyet teşkilatımız içinde afet olaylarında yaşanan can kayıplarında kimlik tespitinde faaliyet göstermek üzere kısa adı AKİ olan Afet Kriminal İnceleme Birimi de kurulmuş ve bu yıl Elazığ depreminden başlamak üzere yaşanan acı hadiselerde görev yapmaya başlamıştır.


Önemli bir kapasite faaliyetimiz de AFAD gönüllülük sistemidir. Bu dünyada, özellikle Almanya'da yaygın kullanılan bir sistemdir. Biz bu projeye 2019 yılında başladık ve sistemde 2020 sonu itibarıyla 246 bin 116 başvuru bulunmaktadır. Bu arkadaşlarımızın 42 bin 150'sinin eğitimleri tamamlanmıştır.


Allah göstermesin, bir afet durumunda göreve hazır durumdalar. 108 bin arkadaşımızın da eğitimleri devam etmektedir. Genel durum itibarıyla yurt sathında 27 lojistik depomuz, 55 destek depomuz bulunmaktadır. 93 bin çadır, 200 bin yatak, 188 bin battaniye, bunun yanında çarşaf setinden mutfak setine kadar pek çok acil barınma ve yaşam malzemesi de depolarımızda hazırdır."


'Avrupa'nın en büyük deprem gözlem ağına sahibiz'


"Kasım ayı itibarıyla yurt sathında 1111 deprem istasyonumuz mevcut olup, Avrupa'nın en büyük deprem gözlem ağına sahibiz." diyen Soylu, gelecek yıl bu ağa 20 yeni istasyon daha eklemek üzere çalışmaları sürdürdüklerini vurguladı.


Afet yönetiminde 2020 yılının önemli başlıklarından birinin de afet risk azaltma çalışmaları olduğuna değinen Bakan Soylu, şunları kaydetti:


"Bu konunun dijital altyapısı olarak ARAS adını verdiğimiz Afet Risk Azaltma Sistemi hayata geçirilmiştir. 2020 sonu itibarıyla ARAS sistemine kayıtlı 33 bin 219 heyelan, 4 bin 761 kaya düşmesi, 875 çığ ve 175 obruk hadisesi mevcuttur. Yine önemli bir projemiz de İRAP adını verdiğimiz İl Afet Risk Azaltma Planlarıdır.


Pilot il olarak Kahramanmaraş ilimize ait il risk azaltma planı hazırlanmış, ardından Tekirdağ, Rize, Afyonkarahisar, Adana, Samsun ve Sivas illerinin planları da 2020 yılı içinde tamamlanmıştır. Hedefimiz 2021 yıl sonuna kadar 81 ilimizin il afet risk azaltma planlarının tamamlanmış olmasıdır. Tüm illerimize gerekli genelgeleri gönderdik. Üniversiteler ile çalışmalara başladılar.


Türkiye'nin çok ciddi kapasitesi vardır. Bu kapasiteyi ortak akılla, tüm yetkinlikleriyle bir araya getirmek, kanallarını açık tutmak ve her daim bu kapasitenin genişletmesini ve güncellenmesini sağlayabilmektir."


'Türkiye son 116 yılda, dünyada en çok deprem yaşayan, deprem bildiren 4. ülkedir'


Afetlere hazırlık yılı kapsamında 2019'da 88 adet il düzeyi ve masa başı, 15 adet bölgesel masa başı ve saha tatbikatı, 1 adet de ulusal düzey tatbikat gerçekleştirdiklerini de anımsatan Soylu, şöyle devam etti:


"2020 yılında ise 32 il düzeyi, 5 de bölgesel olmak üzere toplam 37 masa başı ve saha tatbikatı gerçekleştirilmiştir. Tüm bunları yaparken, 5 kıtada 60'a yakın ülkeye yaptığımız yardımlarla 2019 yılı küresel insani raporuna göre 8.3 milyar dolarla, 2020 raporuna göre ise 7.6 milyar dolarla dünyada en çok insani yardım yapan ülke konumundadır ülkemiz.


Statista adlı, uluslararası istatistik yayınlayan, ciddi bir kuruluşun verilerine göre, Türkiye 1900-2016 yılları arasında yani son 116 yılda, dünyada en çok deprem yaşayan, deprem bildiren 4. ülkedir. Birinci ülke Çin, sonrasında Endonezya ve İran var. Bizden sonra da Japonya ve diğerleri sıralanıyor.


Deprem gerçeğinde Türkiye'nin yerinin dünya ortalamasının üstünde olduğu, değişmez bir gerçektir."


Yaşam alanlarını sağlamlaştırmak, yıkılmayan yaşam alanları inşa etmek, yaşanan yerleri kontrol etmek, sağlamlaştırmak zorunluluğunu da vurgulayan Soylu, bireysel olarak afet refleksleri oluşturma ve afet eğitimli bireyler olma gerekliliğini dile getirdi.


Depremde ilk 6 saatin önemi


Depremde ilk 6 saatin önemine dikkati çeken Soylu, "Kimse kusura bakmasın. Bunu sürekli anlatıyoruz. Bunu söylemeye devam edeceğiz, çünkü hayati bir konudur. Deprem olduktan hemen sonra özel arabanıza atlayıp sokağa çıkmak veya GSM hatlarını kullanarak eşi dostu arayıp haber almaya çalışmak, lütfen ifademi ağır bulmayın, başkasının hayatını tehlikeye atmak demektir. İlk 6 saatte yardım ekiplerinin, itfaiyenin, ambulansların afet yerine ulaşamaması afetten daha büyük bir afettir. En önemli konu, afetin ilk 6 saatini yönetebilmektir. İlk 6 saatte karmaşa yaşamazsak gerisini Allah'ın izniyle yönetebilme kabiliyetine hep birlikte sahip oluruz. Ama o yolları, o iletişim hatlarını ekiplere afetin ilk 6 saatinde bırakmanızı istirham ediyoruz. Bunu sürekli aklımızda tutalım, sürekli kendimize tekrar edelim ve bunu afet anında inşallah otomatik bir refleks haline getirelim" dedi.


Çok güzel bir yazılımın altına imza attıklarını da kaydeden Soylu, "Yazılım aynı zamanda bir konuşma, haberleşme yazılımı. Kodları bize ait. Başka bir yazılım üzerinden kodlanarak yaptığımız bir yazılım değil. Türkiye'de şu anda kodları bize ait bir yazılım yok. Yazılım tamamen kodlarının bize ait olduğu, aynı zamanda çok güçlü bir kripto sistemiyle koruma altına alınmış bir yazılımımız var" diye konuştu.


Kapasiteyi gerçekleştiren arkadaşlarından bir talepte daha bulunduğunu belirten Soylu, "Bakanlığımızın örnekleri var. Kadına şiddette destek uygulamamız var, KADES. Şu ana kadar 1 milyon 250 bin indiricisi ve kullanıcısı var. Yaklaşık 60 binin üzerinde de ihbar var. Bu ihbarların yüzde 50'si gerçek ihbarlar. Bu ihbarlara da 4-5 dakika içerisinde varılıyor. Bunun denemeleri de yapılıyor vatandaşlarımız tarafından. Allah'a şükürler olsun sistem iyi kuruldu. Elektronik kelepçe sistemi de bakanlığımızın, Aile Bakanlığımız ve Adalet Bakanlığımız ile böyle bir değerlendirme ortaya koyduk. Bunu da kolluk birimlerimizle birlikte gerçekleştireceğiz. O sistemi de ocak ayının sonunda devreye alacağımızı söylemiştik. Sistemin kurulum aşamaları devam ediyor. UYUMA diye uyuşturucu ile mücadele aplikasyonumuz var, o da bir ihbar hattıdır" ifadelerini kullandı.


'En önemli meselelerden bir tanesi kişinin kendi toplanma alanına gitmesi'


"Haziranın sonunda afet için çok önemli olan 112'yi Türkiye'de tek bir acil arama hattı haline getiriyoruz" diyen Soylu, konuşmasını şöyle tamamladı:


"Bu hakikaten bizim için önemli bir devrim olacak. Şimdi Tüm bunların içerisinde, yeni bir adım daha atmak lazım geldiğini, GSM operatörleri ile de görüştük. Özellikle deprem anında telefonların kilitlenmesi hem bizim bu konularda biraz önce bahsettiğim acil destek ünitelerinin olaya müdahalesi açısından hem meselenin tam anlamıyla depremin ilk dakikalarında kavranması açısından büyük bir sorun yaşatıyor.


Onun için, sadece ismi AFAD olan bir aplikasyon yapma hususunda bir değerlendirme ortaya koyduk. Aslında biz bunu GSM operatörlerinden istemiştik. Fakat onlarla da konuştuk, kendi kapasitemizle bunu yapabileceğimiz kanaatine vardık. Çünkü KADES'i de, UYUMA'yı da kendimiz yaptık.


Bakanlık bünyesinde yaptık, kimseye de yazdırmadık. Şimdi, bunu da AFAD uygulamasını da kendimiz yapacağız. Hem AFAD Başkanlığımız, hem ilgili konulardaki kurumlarımız, hem 112'miz, hem İller İdaresi Genel Müdürlüğümüz, hem de bizim Bilgi İşlem Daire Başkanlığı bir araya geliyorlar ve bir AFAD aplikasyonu yapıyorlar. Zannediyorum şimdi zihinsel kurulumu gerçekleştiriliyor. Ama birincisi şu, bu dönem içerisinde tüm GSM operatörlerine bağlanabilecek şekilde internet hatları üzerinden görüşme temin edilebilecek, mesaj atabilecek, görüntü kaydedebilecek, görüntü atabilecek.


Bütün bunlarla birlikte en önemli meselelerin bir tanesi depremin ilk 6 saat içerisinde kişinin kendi toplanma alanına gitmesi. Bu AFAD aplikasyonunu kişiselleştireceğiz. Kendisi bunu kişiselleştirecek ve evi ile toplanma alanı arasında nasıl gideceğini haritalandıracak. Bir taraftan depremden önce ve sonra yapılması gerekenleri bu aplikasyon anlatacak. Dünyada da tek olacağına inandığım yeni uygulamayı inşallah 6 ay içinde tamamlayacaklar. İnşallah tamamlanır. Çok başarılı, kişiselleştirilmiş ve tüm GSM operatörleriyle uyumlu, aynı zamanda depremde esas itibarıyla telefon hatlarını meşgul etmeyecek bir uygulama.


Onun haricinde, insanların devletine güvenmesini, kurumlarına güvenmesini, fitne odaklarına, hele ki afet gibi hepimizin derdi olan bir meselede gelişigüzel yorum ve hezeyanlara itibar edilmemesi gerektiğini de bir kez daha hatırlatmak isterim. Depremle uğraşacakken fuzuli adamların fuzuli tezviratlarıyla uğraşmayalım. Bu milli bir meseledir. Her zaman söylüyoruz, bu işin masasında her zaman herkese yerimiz vardır, herkesin samimi katkısına, desteğine, hiç olmazsa duasına ve iyi dileklerine ihtiyacımız olduğunu, buradan bir kez daha ifade etmek isterim. Yeni yılın tüm bu acılardan uzak, sıkıntılardan uzak, hayırlı bir yıl olmasını diliyor, aziz milletimizin yeni yılını tebrik ediyorum."


26 Aralık 2020 Cumartesi

Nüfusu 5'e katlandı! Yılbaşı için kiralık villa akını

 Otellerde yılbaşı kutlama programlarını yasaklaması üzerine vatandaşlar kiralık villalara yöneldi. Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Yakup Demir, Çeşme'nin yazlık nüfusunun 40 binlerden 200 binlere ulaştığını belirtti.

Korona virüs salgınıyla mücadele kapsamında bu sene yılbaşı geçen senekilerden farklı geçecek. Çeşme ilçesindeki otellerdeki doluluk oranı, sokağa çıkma kısıtlamalarında otel ve konaklama tesislerinin yılbaşı kutlama programları, eğlence ve balo düzenlenmesi yasaklanınca düşük seviyede kaldı. Çeşme Turistik Otelciler Birliği (ÇEŞTOB) Başkanı Yakup Demir, bu sene otellerde doluluk oranının yüzde 20-25 doluluk olduğunu söyledi.

ÇEŞME'DE KİRALIK VİLLALAR DOLU

Genelgeden sonra vatandaşların otellerden çok kiralık villalara yöneldiğini belirten Demir, "Çeşme'nin yazlık nüfusu 40 binlerden 200 binlere ulaştı. Şu an Çeşme'de kiralık ev bulmak oldukça zor. Hafta sonlarında yaz günlerini aratmayan bir hareket var. Kış misafirlerimiz Çeşme'nin güzel havasını teneffüs etmek, şehir kalabalığından uzaklaşmak için geliyor. Siteler terk edilmemiş durumda. Yılbaşıyla ilgili kiralık ev bulmak zor. Hepimizin bilmesi gerekir ki bu genelde kiralık evleri de kapsıyor. Buralara yönelik etkinlik düzenlenmesi ve ilanının yapılması son çıkan genelgeyle tamamen yasaklandı. Hepimiz koronavirüsle mücadele ederken yılbaşının kutlanmamasını çok doğal kabul ediyoruz" diye konuştu.

BU YIL YÜZDE 50 DOLUYUZ

Alaçatı'da hizmet veren bir otelin ön büro müdürü Kübra Yüksel de, "Daha önceki yılbaşılarına baktığımızda bu yıl çok farklı olacak. Özellikle Alaçatı'da sokak kutlamaları meşhurdu. Bu yıl boş olacak. Kimselerin evden çıkmak istemeyeceğini düşünüyoruz. Ne kadar sosyal mesafe olsa da başka insanlarla aynı yerde bulunmak için 4 gün uzun bir süre. O nedenle bu yılbaşını yüzde 50 doluluk oranıyla geçireceğimizi düşünüyorum. Önceki senelerde Alaçatı'da her yer yüzde 100 dolu olurdu hatta bekleme listelerimiz olurdu. Bu defa böyle olmadı. 'Sağlık olsun' diyoruz. Önümüzdeki süreçte ne kadar dikkat edersek, bu salgın o kadar hızlı geçecek gibi görünüyor. Turizmin hareketlenmesi için biz yaz aylarını bekliyoruz" dedi.


Halkalı-Kapıkule arası 1 saat 20 dakikaya inecek

 Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi'nin tamamlanmasıyla Halkalı-Kapıkule arası yolcu seyahat süresinin 4 saatten 1 saat 20 dakikaya ineceğini bildirdi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, çeşitli ziyaret, açılış ve inceleme programları kapsamında gittiği Edirne'de, valilikte Vali Ekrem Canalp, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, Belediye Başkanı Recep Gürkan, AK Parti İl Başkanı Belgin İba ve diğer ilgililerce karşılandı.


Karaismailoğlu, Canalp ve beraberindekilerle bir süre görüştü.


Daha sonra AK Parti Edirne İl Başkanlığını ziyaret eden Karaismailoğlu, burada yaptığı konuşmada, Edirne'nin Anadolu'yla Avrupa'yı birleştirmesi nedeniyle lojistik açıdan son derece önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi.


Karaismailoğlu, bugün Edirne-Kırklareli yolunun İskender-Sazlıdere varyantının açılışını yapacaklarını ve kültürel değer açısından son derece önemli Uzunköprü ile ilgili müjdeli bir haberi duyuracaklarını ifade etti.


AK Parti'nin varoluş sebebinin aziz millete hizmet etmek olduğunu belirten Karaismailoğlu, şöyle devam etti:


"Biz, vatan ve millet aşkıyla yanıp tutuşur, Türkiye'ye eser bırakmak için çalışır, çabalarız. Bugüne kadar Edirne de bu hizmetlerimizi yakından gördü, yaşadı. Allah'ın izniyle de görmeye devam edecek. Biz, doğu-batı farketmeksizin Türkiye'nin bütünüyle kalkınması için buradayız. Bu anlayışla, bugüne kadar Edirne'nin ulaşım ve iletişim yatırımları için 2020 rakamlarıyla, 3 milyar 841 milyon liranın üzerinde harcama gerçekleştirdik. 2003'te Edirne'de sadece 70 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu, bugün yaklaşık 4 kat artırarak, 261 kilometreye çıkardık. Edirne'mizi bölünmüş yollarla Çanakkale, Tekirdağ ve Kırklareli'ne bağladık."


Karaismailoğlu, Edirne'de devam eden önemli kara yolu projelerinden birinin de Edirne-Kırklareli bölünmüş yolu olduğunu anlatarak, "Yolun, Edirne il sınırları içinde kalan 21 kilometresinden 4 kilometresi tamamlandı. Kırklareli sınırlarında kalan kesimde 21 kilometrelik kesimi ile birlikte 290 metrelik 6 köprü inşaatları tamamlandı. Projemiz, 2022 yılında tamamlanacak. Edirne'de, Uzunköprü Meriç-Küplü yolunda 20 kilometre yol yenilemesi ile Uzunköprü-Pehlivanköy yolunda 8 kilometrelik yol yapımı ve Edirne-Havsa-Babaeski yolunda bölünmüş yol yenilemelerimiz devam ediyor" ifadelerini kullandı.


"DEMİR YOLU KALKINMANIN DİNAMOSUDUR"


Kara yolu ağı dışında demir yolu yatırımlarının da sürdüğünü vurgulayan Bakan Karaismailoğlu, "Her zaman söylediğim gibi, 'demiryolu, ekonomik kalkınmanın dinamosudur.' Yük ve yolcu taşımacılığı tarihinde önemli bir yeri olan demir yolu sektörü, yeni kaynak arayışlarının giderek yaygınlaştığı günümüz dünyasında hem ekonomik oluşuyla hem çevre dostu kimliğiyle ön plana çıkıyor. Yüksek hızlı tren ağımızı genişleterek, şehirlerarası seyahatlerde vatandaşlarımıza konforlu ve hızlı bir ulaşım imkanı sunmak için var gücümüzle çalışmalarımızı sürdürüyoruz" diye konuştu.


Karaismailoğlu, ülkenin avantajlı konumunu demir yolu çalışmalarıyla destekleyerek, Türkiye'yi ticari taşımacılıkta bölgesinde lider konuma taşıyacaklarını dile getirdi.


Bu anlayışın önemli eserlerinden birinin de Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi olduğuna işaret eden Karaismailoğlu, şunları söyledi:


"Ülkemizin Asya-Avrupa arasında taşımacılık alanında can damarı olacak Halkalı-Kapıkule Demiryolu Projesi kıtaları, kültürleri, medeniyetleri birbirine kavuşturacak önemli bir projedir. Bu proje sadece Edirne'ye değil, bölgeye ve Türkiye'ye katma değer sağlayacak, ekonomik, sosyal, kültürel gelişmeyi de tetikleyecektir. Toplam uzunluğu 229 kilometre olacak demiryolu hattında saatte 200 kilometre hızla ulaşım sağlanabilecek. Demiryolu hem yük ve hem de yolcu taşımaya uygun olacaktır. Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi'nin tamamlanmasıyla Halkalı-Kapıkule arası yolcu seyahat süresi 4 saatten 1 saat 20 dakikaya, yük taşıma süresi ise 6 saat 30 dakikadan 2 saat 20 dakikaya inecek."


Bakan Karaismailoğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı olarak, AK Parti hükümetleri döneminde ülkedeki tüm ulaşım ve haberleşme yatırımlarını kat be kat artırdıklarını, artırmaya devam edeceklerinin altını çizdi.


"DEMİRYOLU HAT UZUNLUĞUMUZU 12 BİN 800 KİLOMETREYE ÇIKARDIK"


Son 18 yılda tüm ulaşım yatırım miktarının 910,3 milyar lirayı aştığını ifade eden Karaismailoğlu, "Ülkemizde bölünmüş yol uzunluğumuzu 6 bin 100 kilometreden 28 bin kilometreye çıkardık. Yarım asırdır ihmal edilen demiryollarımızda bin 213 kilometre YHT hattı inşa ettik. Konvansiyonel hatlarımızla birlikte demiryolu hat uzunluğumuzu 12 bin 800 kilometreye çıkardık. Havalimanlarımızı 23'ten 56'ya çıkararak 'havayolu halkın yolu' ilkemize uygun yatırımlar yaptık. 2003'te dünyada 50 ülke ve 60 noktaya uçarken, bugün 127 ülkedeki 329 noktaya uçuyoruz" ifadelerini kullandı.


Büyük atılımlar yaparken, iyi niyetinden şüphe ettikleri kimi çevrelerin yalan ve iftiralarına maruz kaldıklarını vurgulayan Bakan Karaismailoğlu, şu değerlendirmede bulundu:


"Biz başımızı işimizden kaldırmadan çalışmaya devam ediyoruz ama art niyetli çevreler her zaman olduğu gibi Türkiye aleyhine çalışmalarını sürdürüyor. Ancak unuttukları bir şey var, biz Allah'tan başka hiçbir güçten korkmayız. Türkiye'nin ilerlemesini, her alanda söz sahibi olmasını istemeyenler, son günlerde ilk ihracat trenimizi Çin'e uğurlamamızın ardından yalanlara sarılarak karalama kampanyalarına devam ediyorlar. Oysa gerçek başka. Bizlerin görevi de bu gerçeği milletimize anlatmak. 4 Aralık 2020'de İstanbul Kazlıçeşme'den uğurladığımız,Türkiye-Çin ilk ihraç blok yük treni, 8 bin 693 kilometre yol kat edip, 2 kıta, 2 deniz ve 5 ülkeyi aşarak, Çin Xi'an şehrine ulaştı. Trenin Çin'e ulaşmasından dolayı Xi'an şehrinde düzenlenen törene, video konferansı ile katıldık."


Karaismailoğlu, Türkiye-Çin arasındaki ikinci yük treninin de yola çıktığını anlatarak şunları kaydetti:


"Kim ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin, bizler yalanlara geçit vermeden hizmetlerimize devam edeceğiz. Hep birlikte çıktığımız bu yolda, değerli Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a bizlere verdikleri destek ve başarma azminden dolayı şükranlarımızı sunuyorum. Özellikle bilinmesini istiyorum ki, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ailesi olarak, Edirne'nin, Trakya'nın ve tüm ülkemizin hizmetinizdeyiz. Bu vatana ve Edirne'mize yaptığımız, yapacağımız hizmeti yılmadan, yorulmadan anlatacak sizlersiniz. Çünkü Türkiye'yi sevmek, vatanına hizmet etmek bunu gerektirir."


23 Aralık 2020 Çarşamba

Türkiye'de kaç deprem fay hattı var? İşte fay hattı sorgulama ekranı

 Deprem ülkesi Türkiye; Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF), Doğu Anadolu Fay Hattı (DAF) ve Batı Anadolu Fay Hattı (BAF) olmak üzere 3 deprem hattının üzerinde yer alıyor. MTA internet sitesinden, evinizin altından fay hattı geçip geçmediğini öğrenebilirsiniz.

16 milyon nüfusuyla Türkiye'nin en kalabalık şehri olmasının yanı sıra birçok Avrupa ülkesinden daha fazla insanın yaşadığı İstanbul'u da kapsayan Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF), dünyanın en hızlı ve aktif faylarından biridir. Maden Tetkik Arama (MTA) ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) internet sitesinde, Türkiye'de depreme neden olan aktif fayları görmek mümkün. Bu sayede mahallenizden veya binanızın altında fay hattı olup olmadığını sorgulamanız mümkün.

TÜRKİYE'DEKİ FAY HATLARI
Deprem haritasına göre, Türkiye sınırları içerisinde Kuzey Anadolu Fay Hattı (KAF), Doğu Anadolu fay hattı (DAF) ve Batı Anadolu fay hattı (BAF) hatları geçmektedir. Özellikle, kendi içinde 9 faydan oluşan Batı Anadolu fay hattı ve dünyanın en aktif fay hatlarından biri olan Kuzey Anadolu fay hattı nedeniyle, Türkiye'de çok sık deprem hadisesi yaşanmaktadır.

KUZEY ANADOLU FAY HATTI (KAF)

Saroz Körfezi'nden başlayan KAF, Marmara Denizi, Sapanca Gölü, Adapazarı, Tosya ve Erzincan üzerinden Van Gölü kuzeyine kadar uzanır. Dünyanın en hızlı hareket eden ve en aktif sağ-yanal atımlı faylarından biridir.

KAF sistemi, Anadolu levhasının, güneyde Arap levhası ve kuzeyde Avrasya levhasının arasında kalması ve bu sebeple batıya doğru açılma şeklinde hızla hareket etmesi sebebiyle yüksek sismik aktivite göstermektedir.

Yaklaşık Van Gölü'nden Saros Körfezine kadar tüm kuzey Anadolu'yu keser. Tek bir faydan oluşmaz, pek çok parçadan oluşan fay zonudur. Fay hattında; parçalanmış-ezilmiş kayaçlar, soğuk ve sıcak su kaynakları, gölcükler, traverten oluşumları, genç volkan konilerine rastlanır.

DOĞU ANADOLU FAY HATTI (DAF)

DAF, Hatay grabeninden başlayarak, Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya ve Elazığ ovalarından geçerek Bingöl'e kadar sokulur. Ölü Deniz çatlağının kuzey sonunda Maraş üçlü bitişmesinden başlayarak kuzeydoğu istikametinde işler ve Karlıova Üçlü Bitişme'sinde sona erer ki burada Kuzey Anadolu fay hattı ile buluşur.

BATI ANADOLU FAY HATTI (BAF)

Anadolu'nun batısında doğu-batı uzanışlı, kuzeyden-güneye doğru sıralanan hattıdır ve içerisinde birçok fayı barındırır. Türkiye'deki depremlerin iki ana nedeni vardır. Birincisi, Atlas Okyanusu'nun ortalarındaki okyanus ortası sırtının genişlemesidir. Bu genişleme Afrika levhasını kuzeydoğu yönünde hareket ettirir. Afrika, Akdeniz altında Anadolu levhası ile çarpışarak altına dalmaktadır.

Anadolu depreminin ikinci ana nedeni Kızıldeniz ortasındaki okyanus tabanı yayılmasıdır. Bu hareket Arap Levhasını kuzey yönünde hareket ettirmekte, Doğu Anadolu fayında yoğun depremselliğe neden olmaktadır. Afrika levhasının kuzey kenarındaki okyanusal kabuk bu sıkışarak Anadolu ve Ege'nin altına dalarak batıyor. Bu dalma sırasında Batı Anadolu'ya çekme kuvveti uygular.

Arap levhasının baskısıyla Kuzey Anadolu fayı boyunca batıya doğru itilen Anadolu Levhası batıda sıkışmaya sebep olur. Batı Anadolu'da GGB-KKD yönünde yılda 15 mm/yıl genişleme oluşur. Bu olay depremlere ve grabenlerin oluşumuna neden olur.

Batı Anadolu fay hattını oluşturan küçük faylar şöyle:

* Fethiye-Burdur fayı
* Gökova grabeni
* Knidos (Cumalı, Yakköy) fayı
* Büyük Menderes grabeni
* Yavansu fayı
* Küçük Menderes fayı
* Gediz grabeni
* Simav grabeni
* Eskişehir fayı



FAY HATTI SORGULAMA EKRANI
Maden Tetkik Arama (MTA) ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) fay haritası ile hangi şehir ya da ilçeden fay hatları geçtiğini öğrenmek mümkün. Fay haritası en güncel deprem kaynak parametreleri, deprem katalogları ve yeni nesil matematiksel modeller dikkate alınarak çok daha fazla ve ayrıntılı veriyle hazırlanmıştır. Yeni haritada, bir önceki haritadan farklı olarak deprem bölgeleri yerine en büyük yer ivmesi değerleri gösterilmiş ve 'deprem bölgesi' kavramı ortadan kaldırılmıştır.

Deprem tehlike haritası 'risk haritası' değildir. Risk haritası olması için bu tehlike haritası üzerinde yapıların, nüfusun deprem anında etkilenme durumunu bilmek, ekonomik kayıpları saptamak ve depremin çevreye vereceği zararları hesaplayıp bu zarar ve kayıp sonuçlarını gösteren harita oluşturmak gerekir.

Yeni harita, AFAD Ulusal Deprem Araştırma Programı (UDAP) tarafından desteklenen 'Türkiye Sismik Tehlike Haritasının Güncellenmesi' başlıklı proje ile kamu ve üniversite işbirliği kapsamında hazırlanmıştır.

AFAD FAY HARİTASINI GÖRÜNTÜLEMEK İÇİN TIKLAYIN

MTA FAY HARİTASINI SORGULAMAK İÇİN TIKLAYIN

MTA 2020 FAY HATTI SORGULAMA

--

Evimin altından fay hattı geçiyor mu? Şeklindeki sorular vatandaşlar tarafından merak konusu oldu. Maden Teknik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) resmi internet adresinde fay hattı sorgulama ekranını erişime açtı.

EVİMİN ALTINDAN FAY HATTI GEÇİYOR MU?

http://yerbilimleri.mta.gov.tr/anasayfa.aspx adresi üzerinden tıklayarak harita üzerinden bulunduğunuz konuma ulabilirsiniz. Ekranın yan tarafından Faylar sekmesini ve Depremler sekmesinden ise Son 24, son 7 gün ve Son 30 gün şeklinde bulunan kutucuklara tıklayarak hangi zaman diliminde evinizin altından fay hattın geçtiğini görebileceksiniz.

E- devlete giriş yaptığımızda parselimizin zemin özelliklerini de görebiliyoruz. Dolayısıyla doğal afet anlamında çok net bilgilere sahip olabiliriz. Bunların yanı sıra en önemli şey binaların güvenliğidir. Binalarda mühendislik hizmeti alınmamışsa o bina güvenli bina değildir. Öncelikle zemin etüdü yaptırılması gerekiyor. Bu etütle fay hatlarına ne kadar mesafede olduğu bilinmelidir. Ev fay hattının üzerindeyse ona göre tedbirler alınabilir. Zemin etüdü mevcut binalara da yapılmaktadır. Sadece yeni yapılan binalar değil. Bundan sonra beton, demir ve proje uygunluğunu test ederek güvenli bir bina olup olmadığını net şekilde öğrenebilir. Eğer bina sağlam değilse güçlendirme yapılabilir.

En son 1996 yılında yürürlüğe giren Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası, AFAD Deprem Dairesi Başkanlığı tarafından yenilenmiş, 18 Mart 2018 tarih ve 30364 sayılı (mükerrer) Resmi Gazete’ de yayımlanmıştır. Yeni harita 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yeni harita en güncel deprem kaynak parametreleri, deprem katalogları ve yeni nesil matematiksel modeller dikkate alınarak çok daha fazla ve ayrıntılı veriyle hazırlanmıştır. Yeni haritada, bir önceki haritadan farklı olarak deprem bölgeleri yerine en büyük yer ivmesi değerleri gösterilmiş ve “deprem bölgesi” kavramı ortadan kaldırılmıştır.

Deprem tehlike haritası RİSK haritası değildir. RİSK haritası olması için bu tehlike haritası üzerinde yapıların, nüfusun deprem anında etkilenme durumunu bilmek, ekonomik kayıpları saptamak ve depremin çevreye vereceği zararları hesaplayıp bu zarar ve kayıp sonuçlarını gösteren harita oluşturmak gerekir.

Yeni harita, AFAD Ulusal Deprem Araştırma Programı (UDAP) tarafından desteklenen ²Türkiye Sismik Tehlike Haritasının Güncellenmesi² başlıklı proje ile kamu ve üniversite işbirliği kapsamında hazırlanmıştır.








19 Aralık 2020 Cumartesi

Bodrum için tehlike çanları çalıyor

 Pandemi nedeniyle herkesin akın ettiği tatil yörelerinde nüfis patlaması yaşanıyor! Bodrum için ise tehlike çanları çalıyor…

Korona virüsten kaçınmak için tatil bölgelerine yönelik akın doğal kaynakların yok olmasını neden oluyor. Online eğitim uzaktan çalışma imkanları ve sokağa çıkma yasakları nedeniyle büyük şehirlerde durmak istemeyenler tatil yörelerinin yolunu tutu. Özellikle de Bodrum en yoğun ilgi gören tatil bölgesi oldu.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Su Kaynakları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, kuraklık riski nedeniyle su temininde Bodrum'da önümüzdeki yaz döneminde sorunlar yaşanabileceğini söyledi.

Taşkınlar, içme suyu hattı patlamaları ve altyapı sorunları ile gündemden düşmeyen Bodrum, bu kez kuraklık riski ile gündeme gelmeye başladı. Kovid-19 salgını nedeniyle ikinci konutları olan vatandaşların büyükşehirlerden kaçıp Bodrum'a yerleşmesi su ve alt yapı sıkıntılarını ortaya çıkardı.

Kış aylarında 170 bin olan ilçe nüfusu 600 bine ulaştı. Bu nedenle su kullanımı 3 kat arttı. Yeterli yağışın da olmamasıyla Bodrum'un ana su şebekesini besleyen en önemli su kaynağı durumundaki Mumcular Barajı'ndaki su seviyesi geçen yıl aralık ayı başında yüzde 47 iken yüzde 26'ya, Geyikli Barajı'ndaki su seviyesi ise yüzde 67 iken yüzde 60'lara kadar düştü.

Kuraklık alarmının verildiği ilçede önlem alınmaması halinde turizm sezonunda susuzluk yaşanabileceği uyarısı yapıldı.

Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün, 16 Aralık'ta yaptığı açıklamada, son 3 günlük yağışlara kadar yağmurun çok az yağdığını bu nedenle barajların doluluk oranının gerilediğini belirtip, vatandaşlara suyu daha dikkatli kullanmaları çağrısında bulundu.

Dev otoyolun açılışını Cumhurbaşkanı Erdoğan yapacak

 Üç kenti birbirine bağlayan Kuzey Marmara Otoyolu'nda 56,5 kilometrelik ana gövde, 11,6 kilometre bağlantı yolundan oluşan Kurtköy-Akyazı etabı bugün törenle açılacak.

Türkiye'nin ana transit geçiş yolu olması hedeflenen ve Avrupa'yı Asya'ya bağlayan koridorda önemli bir rol üstlenecek olan Kuzey Marmara Otoyolu'nda 56,5 kilometrelik ana gövde, 11,6 kilometre bağlantı yolundan oluşan Kurtköy-Akyazı etabı bugün törenle açılacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğanın video konferans yöntemiyle katılımının beklendiği Kuzey Marmara Otoyolu Kurtköy-Akyazı kesiminin açılışının Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu tarafından yerinde gerçekleştirilmesi planlanıyor.

İstanbulun batısındaki Kınalı mevkisinden başlayarak, İstanbul, Kocaeli, Sakarya illerini kuzeyden kat edip, Sakaryanın Akyazı ilçesi yakınlarında sonlanan ve Türkiyenin en önemli kara yolu yatırımları arasında yer alan Kuzey Marmara Otoyolunda Kurtköy-Akyazı etabıyla önemli bir parça daha tamamlandı.



Projenin 56,5 kilometre ana gövde, 11,6 kilometre bağlantı yolu olmak üzere toplam 68,1 kilometre uzunluğundaki TEM İzmit-1 Kavşağı ile TEM Akyazı Kavşağı arasındaki kesimi de yarın itibarıyla hizmete sunularak, otoyolun trafiğe açılan kesimi 389,3 kilometreye ulaşacak.
Projenin 56,5 kilometre ana gövde, 11,6 kilometre bağlantı yolu olmak üzere toplam 68,1 kilometre uzunluğundaki TEM İzmit-1 Kavşağı ile TEM Akyazı Kavşağı arasındaki kesimi de yarın itibarıyla hizmete sunularak, otoyolun trafiğe açılan kesimi 389,3 kilometreye ulaşacak.

Projede kalan 9,1 kilometre uzunluğundaki kesimin de 2021 yılı ilk çeyreğinde bitirilmesiyle yol tamamıyla açılarak vatandaşlara hizmet vermeye başlayacak. Bugün açılışı yapılacak kesimde toplam 3 bin 18 metre uzunluğunda 3 viyadük, 50 köprü, 20 üstgeçit, 15 altgeçit olmak üzere toplam 88 adet büyük sanat yapısı yer alıyor. Öte yandan, bu kesimde, Sakarya Nehri üzerinden geçen ve orta açıklığı 110 metre, toplam uzunluğu 260 metre olan dengeli konsol tipi özel yapım bir viyadük bulunuyor.

Tekirdağ ve Sakarya arasında Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve İstanbul Havalimanı bağlantısı yolları ile birleşen otoyolun, mevcut ulaşım ağları ve özellikle İstanbul Boğazı geçişlerinde kapasitenin üzerinde olan trafik yükünü önemli ölçüde azaltması hedefleniyor.


Emlak vergisi

 Milyonlarca kişiyi ilgilendiren Emlak Vergisi son ödeme tarihi için geri sayım başladı. Her sene ödenen emlak vergisi için ev, iş yeri, ars...