Tapu senetlerinde başlayacak yeni dönem, ev alım ve satımında dolandırıcılığa kadar uzanan önemli bir karışıklığın da son bulmasını sağlayacak
Yeni tapularda QR kod ile dijitalleşme sağlanırken, eski tapularda bulunmayan ‘proje metrekaresi’ bilgisi de eklenecek. Böylece dairenin, apartmanın bulunduğu arsada ne kadar paya sahip olduğuna ilişkin kafa karışıklıkları son bulacak. Net ve brüt metrekareler belli olacak.
ARSA PAYI DA VAR
Posta gazetesinin haberine göre Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, kasım ayında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’nce düzenlenen ‘Tapu Senetlerinin Yenilenmesi ve e-Devlet Uygulamaları Tanıtım Programı’nda yaptığı konuşmada, QR kodlu yeni tapu senetlerine geçileceğini açıklamıştı. Eski tapularda taşınmazın ada pafta bilgileri, yüzölçümü, vasfı, malik bölümü, pay durumu, tapunun niteliği (mülkiyet, irtifak, devremülk gibi), arsa payı, kat, daire, blok gibi bilgiler yer alıyordu.
HATALAR ÇÖZÜLECEK
Yeni tapularda ‘mahalle, ada, parsel’ bilgileri yer almayacak. QR kodlu tapulara taşınmaz numarası gibi bilgilerin yanı sıra proje metrekaresi de eklenecek. Bu bilginin tapuda yer almasının büyük bir sorunu çözeceğini söyleyen Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Avukat Ali Güvenç Kiraz, “Eski tapularda yer alan arsa payı kavramının vatandaş tarafından tam olarak algılanamaması ve ayrıca ülkemizde birçok projede arsa paylarında yapılan ciddi hatalar nedeniyle vatandaş bağımsız bölümün metrekaresinin ne kadar olduğunu bilmeden taşınmaz satın alabiliyordu” dedi.
ŞEFFAF BİLGİ VERECEK
Belediyeye giderek proje kontrolü yapmanın da çoğu zaman mümkün olmadığı için ciddi hatalar yapıldığını ve bazen dolandırıcılık olayları da yaşanabildiğini belirten Kiraz, “Yeni tapu belgesinde ‘proje metrekaresi’ denilen bir bölüm yer alacak. Böylece hem bu taşınmazı satın alan hem de satın aldıktan sonra bir üçüncü kişiye satmak için göstermek zorunda olan kişi bu bilginin varlığı nedeniyle şeffaf olmak zorunda kalacaktır. Taşınmazların değerlemesi konusunda da değerleme uzmanları için çok önemli bir veri olduğunu da söylemek gerekiyor.” diye konuştu.
30 Aralık 2018 Pazar
29 Aralık 2018 Cumartesi
İmar Barışı'nda toplanan para 14 milyar lirayı buldu
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum İmar Barışı'nda toplanan para miktarını açıkladı
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, "Bugün için yaklaşık 9 milyon 500 bin vatandaşımız imar barışından faydalandı." dedi.
Trabzon Valiliğini ziyaret eden Bakan Kurum'u Vali İsmail Ustaoğlu, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Muhammet Balta, Adnan Günnar ve Salih Cora ile Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu ve ilçe belediye başkanları karşıladı.
Valilik şeref defterini imzalayan Kurum, ilçe belediye başkanlarının da katıldığı, basına kapalı gerçekleştirilen toplantıya başkanlık yaptı.
Kurum, toplantının ardından yaptığı açıklamada, imar barışına ilişkin, "Bugün için yaklaşık 9 milyon 500 bin vatandaşımız imar barışından faydalandı. Toplam yaklaşık 14 milyar liralık bedel ödendi." diye konuştu.
İmar barışına ilişkin sürecin 31 Aralık'ta tamamlanacağını anımsatan Kurum, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Sürecin uzatılmasına ilişkin ciddi talep var, bunu biz 31 Aralık'ta inşallah değerlendirmiş olacağız ancak 31 Aralık'a kadar vatandaşımızın ödemelerinin yapılabilmesi adına tüm kamu bankaları açık olacak ve imar barışı sürecinden vatandaşımız hafta sonu da faydalanabilecek. Diğer özel bankalarımızla da görüşmeleri sürdürüyoruz, bunun hem bakanlığımız internet sitesinde hem de bankalarımızın sitelerinde duyuruları olacaktır.
Hafta sonu da bankalarımız açıktır, imar barışından vatandaşlarımız faydalanabilir."
Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, "Bugün için yaklaşık 9 milyon 500 bin vatandaşımız imar barışından faydalandı." dedi.
Trabzon Valiliğini ziyaret eden Bakan Kurum'u Vali İsmail Ustaoğlu, AK Parti Trabzon Milletvekilleri Muhammet Balta, Adnan Günnar ve Salih Cora ile Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu ve ilçe belediye başkanları karşıladı.
Valilik şeref defterini imzalayan Kurum, ilçe belediye başkanlarının da katıldığı, basına kapalı gerçekleştirilen toplantıya başkanlık yaptı.
Kurum, toplantının ardından yaptığı açıklamada, imar barışına ilişkin, "Bugün için yaklaşık 9 milyon 500 bin vatandaşımız imar barışından faydalandı. Toplam yaklaşık 14 milyar liralık bedel ödendi." diye konuştu.
İmar barışına ilişkin sürecin 31 Aralık'ta tamamlanacağını anımsatan Kurum, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Sürecin uzatılmasına ilişkin ciddi talep var, bunu biz 31 Aralık'ta inşallah değerlendirmiş olacağız ancak 31 Aralık'a kadar vatandaşımızın ödemelerinin yapılabilmesi adına tüm kamu bankaları açık olacak ve imar barışı sürecinden vatandaşımız hafta sonu da faydalanabilecek. Diğer özel bankalarımızla da görüşmeleri sürdürüyoruz, bunun hem bakanlığımız internet sitesinde hem de bankalarımızın sitelerinde duyuruları olacaktır.
Hafta sonu da bankalarımız açıktır, imar barışından vatandaşlarımız faydalanabilir."
7 Aralık 2018 Cuma
Salda Gölü'ne kazıklı koruma tartışma yarattı
Türkiye’nin Maldivleri olarak ünlenen Salda Gölü’ne araç girişini engellemek için yapılan ‘kazıklı yol çalışması’ krize neden oldu.
Türkiye’nin Maldivleri olarak ünlenen, Mars’ın jeolojik yapısına benzerlik gösteren dünyadaki iki noktadan biri olarak kabul edilen Burdur Salda Gölü’ne araç girişini engellemek için yürütülen ‘kazıklı yol çalışması’ Burdur, Yeşilova Belediyesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü arasında krize neden oldu
UYGULAMAYA TEPKİ
Hürriyet'ten Salim Uzun'un haberine göre;Koruma altındaki bölgeye ait yolun kenarına çakılan kazıkların görsel kirliliğe neden olduğunu savunan Yeşilova Belediyesi Başkanı Nuri Özbek, “Gölümüzün korunmasını, araç girişinin engellenmesini biz de istiyoruz ancak daha estetik bir çözüm bulunabilirdi. Tablo hiç hoş değil” diye konuştu.
ÇİRKİNLİK KALKMALI
“Gölün görüntüsünü kazıkla bozdular” diyen Özbek, “Kaygılarımızı Bölge Müdürlüğü’yle de paylaştık. Yol boyunca koca koca kazıklar var. Belki burası farklı bir sistemle korunabilirdi. Umarım çalışmanın devamında bu çirkin görüntü bir şekilde engellenir” dedi.
SALDA’YA YAKIŞMADI
“Uygulama tam anlamıyla rezalet” diyen Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, şöyle dedi: “Biz göllerimizi koruyalım dedikçe karşımıza garip uygulamalar çıkıyor. Salda bizim için eşi benzeri olmayan bir değer. Ama biz bu değere korurken bile zarar veriyoruz. O kazıklar o güzelliğe yakışmış mı?”
TURİZME UYGUN DEĞİL
“Biz de ilgili bakanlıklara başvuru yaparak uygulamanın detaylarıyla ilgili bilgi talep edeceğiz. Motorlu araçlar göl kıyısından uzak tutulmalı tabi bu oradaki turizm yapısına uygun biçimde gerçekleştirilmeli. Bunun dünyada onlarca örneği var. Konunun takipçisiyiz.”
Türkiye’nin Maldivleri olarak ünlenen, Mars’ın jeolojik yapısına benzerlik gösteren dünyadaki iki noktadan biri olarak kabul edilen Burdur Salda Gölü’ne araç girişini engellemek için yürütülen ‘kazıklı yol çalışması’ Burdur, Yeşilova Belediyesi ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü arasında krize neden oldu
UYGULAMAYA TEPKİ
Hürriyet'ten Salim Uzun'un haberine göre;Koruma altındaki bölgeye ait yolun kenarına çakılan kazıkların görsel kirliliğe neden olduğunu savunan Yeşilova Belediyesi Başkanı Nuri Özbek, “Gölümüzün korunmasını, araç girişinin engellenmesini biz de istiyoruz ancak daha estetik bir çözüm bulunabilirdi. Tablo hiç hoş değil” diye konuştu.
ÇİRKİNLİK KALKMALI
“Gölün görüntüsünü kazıkla bozdular” diyen Özbek, “Kaygılarımızı Bölge Müdürlüğü’yle de paylaştık. Yol boyunca koca koca kazıklar var. Belki burası farklı bir sistemle korunabilirdi. Umarım çalışmanın devamında bu çirkin görüntü bir şekilde engellenir” dedi.
SALDA’YA YAKIŞMADI
“Uygulama tam anlamıyla rezalet” diyen Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz, şöyle dedi: “Biz göllerimizi koruyalım dedikçe karşımıza garip uygulamalar çıkıyor. Salda bizim için eşi benzeri olmayan bir değer. Ama biz bu değere korurken bile zarar veriyoruz. O kazıklar o güzelliğe yakışmış mı?”
TURİZME UYGUN DEĞİL
“Biz de ilgili bakanlıklara başvuru yaparak uygulamanın detaylarıyla ilgili bilgi talep edeceğiz. Motorlu araçlar göl kıyısından uzak tutulmalı tabi bu oradaki turizm yapısına uygun biçimde gerçekleştirilmeli. Bunun dünyada onlarca örneği var. Konunun takipçisiyiz.”
Kiralar ne kadar artacak?
Milyonlarca ev sahibi ve kiracıyı yakından ilgilendiren yasa teklifi Meclise sunuldu.
Teklife göre, kira artışı ÜFE yerine TÜFE’ye göre belirlenecek böylece kiracıların yüzde 10 daha az kira ödemeleri hedefleniyor.
20 milyon kiracının olduğu Türkiye’de Melis’e sunulan teklif yasalaşırsa, kiralar TÜFE’ye göre artacak. Mevcut yasaya göre kira atışı son 12 aylık ortalama üretici fiyat endeksine (ÜFE) göre yapılıyor. Bu rakam dün açıklanan verilere göre yüzde 25.52 oldu. Bir başka ifadeyle 1000 liralık kira yeni yılla birlikte 1255 lira olacak.
Teklife göre, kira artışı ÜFE yerine TÜFE’ye göre belirlenecek böylece kiracıların yüzde 10 daha az kira ödemeleri hedefleniyor.
20 milyon kiracının olduğu Türkiye’de Melis’e sunulan teklif yasalaşırsa, kiralar TÜFE’ye göre artacak. Mevcut yasaya göre kira atışı son 12 aylık ortalama üretici fiyat endeksine (ÜFE) göre yapılıyor. Bu rakam dün açıklanan verilere göre yüzde 25.52 oldu. Bir başka ifadeyle 1000 liralık kira yeni yılla birlikte 1255 lira olacak.
Bakan açıkladı! Tarihi Yarımada gözden geçirilecek
Kültür ve Turizm Bakanlığı, UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ve içerisinde birçok kültürel değeri barındıran Tarihi Yarımada’nın imar planlarını yeniden düzenleyecek
Kültür ve Turizm Bakanlığı, UNESCO Dünya Miras Listesi'nde bulunan, içerisinde Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camisi, Ayasofya Müzesi, Kapalı Çarşı gibi birçok önemli kültürel değeri barındıran Tarihi Yarımada'daki yapıların durumunun tespit edilmesi için harekete geçti.
'GELECEĞİ KURTARACAĞIZ'
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuyla ilgili ön inceleme yaptırdıklarını belirterek, "Tarihi Yarımada'yı A'dan Z'ye gözden geçiriyoruz" dedi. Bakan Ersoy şu bilgileri verdi: "Ön incelemede hem bizim müze ve kültür varlıklarımızın envanteri hem de İstanbul Büyükşehir Belediyesi Koruma Kurulu'nun envanterinde farklılıklar görünmeye başlamıştı. Bu amaçla bütün Tarihi Yarımada'yı A'dan Z'ye tekrar inceleyip bütün yapıların orijinaline uygun şekilde tescil edilip edilmediğini gözden geçiriyoruz. Bakanlık olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ortak yaptığımız bir çalışma. Çalışmanın amacı, tarihi eser veya kültür varlığı olup da herhangi bir sebeple, tapuda kaydı olmayan, tescile geçmemiş veya geçtikten sonra bozulmuş olan kayıtların, geçmişine ve aslına uygun şekilde tekrar tescil edilip kayıtlara geçirilmesi. 2019'un ilk çeyreği içinde bu süreci tamamlayacağız. Bu süreç tamamlandıktan sonra Tarihi Yarımada içerisindeki tarihimizin geleceğini de kurtarmış olacağız."
Tarihi yapıları kayıt altına almanın önemine dikkati çeken Ersoy, "Kayıt altına alamadığınız bir yapının yok olma ihtimali çok yüksek. Yok olduktan sonra da kaydı yoksa zaten bunu ispatlayamazsınız. Geriye de getiremezsiniz. Eksiksiz bir şekilde, orijinaline, ilk doğduğu tarihe uygun bir şekilde kayıt altına alındıktan sonra herhangi bir restorasyon, inovasyon veya değişiklik sırasında, kaydına, aslına uygun bir şekilde yapılması gerekiyor. Aslında o tarihi yapının geleceğini kurtarmış oluyorsunuz" ifadelerini kullandı.
ENVANTER HAZIRLANACAK
Tarihi Yarımada'yla ilgili kurumlarda tescilli eser listelerine yönelik verilerin birbirinden farklı olduğunu belirleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu noktada ilgili belediyelerin listelerini bir araya getirerek yeni bir envanter hazırlanmasına karar verdi. Bu kapsamda ilk olarak kurumların listelerindeki kültürel varlıklar, harita üzerine yansıtıldı. Bakanlık uzmanları, bu harita ışığında Tarihi Yarımada üzerindeki kültürel varlıkların durumu ve belirlenen yerlerde olup olmadıklarına ilişkin yerinde incelemeler yapmaya başladı.
İncelemelerin tamamlanmasıyla uzun yıllar sonra Tarihi Yarımada'nın güncel durumunu, alanda ne kadar kültürel varlığın bulunduğunu net bir şekilde ortaya koyacak güncel bir envanter oluşturulacak.
Tarihi Yarımada'nın korunmasını amaçlayan yeni envanter, aynı zamanda koruma amaçlı imar planlarının da tekrar ele alınmasını sağlayacak. Söz konusu envanter, ilgili kurum ve kuruluşlara da dağıtılacak.
HOLLYWOOD YILDIZINI KABUL ETTİ
Bakan Ersoy ve eşi Pervin Ersoy, ABD'li sinema yıldızı ve yönetmen Elizabeth Banks'ı, Çırağan Sarayı'nda kabul etti. Bakan Ersoy, Banks'ten, bir bölümü Türkiye'de çekilecek olan "Charlie'nin Melekleri" serisinin yeni filmi "Charlie's Angels - Silver Cloud" hakkında bilgi aldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, UNESCO Dünya Miras Listesi'nde bulunan, içerisinde Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camisi, Ayasofya Müzesi, Kapalı Çarşı gibi birçok önemli kültürel değeri barındıran Tarihi Yarımada'daki yapıların durumunun tespit edilmesi için harekete geçti.
'GELECEĞİ KURTARACAĞIZ'
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, konuyla ilgili ön inceleme yaptırdıklarını belirterek, "Tarihi Yarımada'yı A'dan Z'ye gözden geçiriyoruz" dedi. Bakan Ersoy şu bilgileri verdi: "Ön incelemede hem bizim müze ve kültür varlıklarımızın envanteri hem de İstanbul Büyükşehir Belediyesi Koruma Kurulu'nun envanterinde farklılıklar görünmeye başlamıştı. Bu amaçla bütün Tarihi Yarımada'yı A'dan Z'ye tekrar inceleyip bütün yapıların orijinaline uygun şekilde tescil edilip edilmediğini gözden geçiriyoruz. Bakanlık olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile ortak yaptığımız bir çalışma. Çalışmanın amacı, tarihi eser veya kültür varlığı olup da herhangi bir sebeple, tapuda kaydı olmayan, tescile geçmemiş veya geçtikten sonra bozulmuş olan kayıtların, geçmişine ve aslına uygun şekilde tekrar tescil edilip kayıtlara geçirilmesi. 2019'un ilk çeyreği içinde bu süreci tamamlayacağız. Bu süreç tamamlandıktan sonra Tarihi Yarımada içerisindeki tarihimizin geleceğini de kurtarmış olacağız."
Tarihi yapıları kayıt altına almanın önemine dikkati çeken Ersoy, "Kayıt altına alamadığınız bir yapının yok olma ihtimali çok yüksek. Yok olduktan sonra da kaydı yoksa zaten bunu ispatlayamazsınız. Geriye de getiremezsiniz. Eksiksiz bir şekilde, orijinaline, ilk doğduğu tarihe uygun bir şekilde kayıt altına alındıktan sonra herhangi bir restorasyon, inovasyon veya değişiklik sırasında, kaydına, aslına uygun bir şekilde yapılması gerekiyor. Aslında o tarihi yapının geleceğini kurtarmış oluyorsunuz" ifadelerini kullandı.
ENVANTER HAZIRLANACAK
Tarihi Yarımada'yla ilgili kurumlarda tescilli eser listelerine yönelik verilerin birbirinden farklı olduğunu belirleyen Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu noktada ilgili belediyelerin listelerini bir araya getirerek yeni bir envanter hazırlanmasına karar verdi. Bu kapsamda ilk olarak kurumların listelerindeki kültürel varlıklar, harita üzerine yansıtıldı. Bakanlık uzmanları, bu harita ışığında Tarihi Yarımada üzerindeki kültürel varlıkların durumu ve belirlenen yerlerde olup olmadıklarına ilişkin yerinde incelemeler yapmaya başladı.
İncelemelerin tamamlanmasıyla uzun yıllar sonra Tarihi Yarımada'nın güncel durumunu, alanda ne kadar kültürel varlığın bulunduğunu net bir şekilde ortaya koyacak güncel bir envanter oluşturulacak.
Tarihi Yarımada'nın korunmasını amaçlayan yeni envanter, aynı zamanda koruma amaçlı imar planlarının da tekrar ele alınmasını sağlayacak. Söz konusu envanter, ilgili kurum ve kuruluşlara da dağıtılacak.
HOLLYWOOD YILDIZINI KABUL ETTİ
Bakan Ersoy ve eşi Pervin Ersoy, ABD'li sinema yıldızı ve yönetmen Elizabeth Banks'ı, Çırağan Sarayı'nda kabul etti. Bakan Ersoy, Banks'ten, bir bölümü Türkiye'de çekilecek olan "Charlie'nin Melekleri" serisinin yeni filmi "Charlie's Angels - Silver Cloud" hakkında bilgi aldı.
1 Aralık 2018 Cumartesi
Yalova depremiyle ilgili uzmanlardan ilk değerlendirme
Merkez üssü Yalova'nın Çınarcık ilçesi olan 4.1 büyüklüğündeki deprem paniğe neden oldu. Peki bu depremin beklenen büyük İstanbul depremi ile bağlantısı var mı?
Bu sabah 05.36'da merkez üssü Yalova'nın Çınarcık ilçesi olan 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Panik yaratan depremle ilgili deprem uzmanları tüm merak edilen soruları sıcağı sıcağına yorumladı.
İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan:
"99 Gölcük depremiyle kırık ikiye bölündü. Bunlardan bir tanesi Çınarcık çukurunun bulunduğu kesimden; onun kuzeyinden İstanbul Avcılar'a yöneldi. Bu İstanbul'a doğru giden kırıktı, ondan ötesini kıramadı. Çünkü yerin altından 2 km magma yükselimi vardı. Yer kabuğunun kırılganlığını düşürdüğü için beklenen İstanbul depremini yapamadı.
Bunun dışında diğer konu ise Gölcük'ten başlayıp 180 km kırarak gitti. Karamürsel'i kırdı, Çiftlikköy'ü kırdı. Diğer bir kol da Çınarcık üzerinden Esenköy'e doğru ilerledi. Daha ötesine gitmiş olsa İmralı Adası'na gidip oradan da Bandırma'ya ulaşması gerekiyordu. Tam orada kaldı, kabuğu kıramadı daha fazla. Böyle durumlarda gerginlik kırığın uç noktalarında birikmeye başlar.
Burayı tekrar kırması için biriktirmesi gereken güç 6 milyar gigaton. Şimdi bu gücü biriktirirken depremcikler olmaya başlıyor. Bu depremciklerden birisi de bugün olan 4.1 büyüklüğündeki deprem. Kuzey Anadolu kırığının güney kolunda olmuştur. Burada şu şüphe uyandırıyor şu anda. Peki beklenen İstanbul depremi diye ağızda sakın edilen deprem İstanbul üzerinde mi olacak? Yoksa İmralı'nın üzerinde mi olacak diye bir kuşkusu yaratıyor. Eğer beklenen deprem Çınarcık, Gemlik Körfezi'nin olacağı yerde olursa 6,4 6,7 arasında değişebilir.
"GERGİNLİĞİ BİRİKTİRDİĞİNİN İŞARETİ..."
O depremin öncüsü diyemeyeceğiz ama bir gerginlik biriktirdiğinin işaretidir bu. Şu anda orada bir gerginlik boşalması vardır. Şu anda Marmara çok büyük bir depreme yapacak bir gerginlik biriktirmesi yapmış mıdır? Bana göre şu an yapmamıştır. Onun için bir süre daha beklememiz gerekir diye düşünüyorum."
İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Tüysüz:
"Bu bölge biliyorsunuz çok sayıda deprem üreten faylardan oluşuyor. 1999 depremi bunun hemen doğusunda meydana gelmişti. Büyüklükleri, Avrupa Sismolojik Birliği tarafından 4, AFAD tarafından 4,1, Kandilli tarafından 4,3 olarak veriliyor. Olan deprem karada olan bir deprem. Bu bölgede 4 büyüklüğünde deprem olması bir takım fayların kırılmasına işaret ediyor. Ancak bu herhangi bir depremin öncüsü olarak beklenen bir deprem değildir.
Bu 4 büyüklüğündeki deprem hepimizi biraz heyecanlandırdı. Yapılacak şey bunu izlemek, hemen arkasından artçıları olacak mı küçülerek sonlanacak mı buna bakacağız. Şu andaki haliyle telaş edilecek bir deprem gibi durmuyor.
DEPREM NEDEN ŞİDDETLİ ŞEKİLDE HİSSEDİLDİ?
Depremler eğer yüzeye yakın olursa, sığ olursa depremin derinliği o zaman geniş bir alanda hissedilir. Bu olağandır. 4 büyüklüğünde deprem de yüzeyde hissedilebilecek bir depremdir. Halkımıza geçmiş olsun. Telaş edilebilecek bir şey söz konusu değil. İstanbul'da deprem olmasını beklediğimiz fay, şu anki depremin oldukça kuzeyinde. Şu an o fay üzerinde bir deprem olmadığını söyleyebiliriz. Ancak önemli olan depreme hazırlıklı olmak. Bu konuda 1999'dan bu yana çok çeşitli uyarılar yapıyoruz. Ancak hazırlıklarımızın tamam olmadığı yetkili ağızlar tarafından da ifade edilebilmektedir. Deprem herhangi bir zamanda, herhangi bir anda olabilir.
Marmara Denizi'nin güneyinde olduğu için Bursa çevresi, Tekirdağ civarında deprem hissedilmesi olağandır. Ama bunu kısa bir zaman içerisinde izlemek mümkün olacaktır."
Bu sabah 05.36'da merkez üssü Yalova'nın Çınarcık ilçesi olan 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Panik yaratan depremle ilgili deprem uzmanları tüm merak edilen soruları sıcağı sıcağına yorumladı.
İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan:
"99 Gölcük depremiyle kırık ikiye bölündü. Bunlardan bir tanesi Çınarcık çukurunun bulunduğu kesimden; onun kuzeyinden İstanbul Avcılar'a yöneldi. Bu İstanbul'a doğru giden kırıktı, ondan ötesini kıramadı. Çünkü yerin altından 2 km magma yükselimi vardı. Yer kabuğunun kırılganlığını düşürdüğü için beklenen İstanbul depremini yapamadı.
Bunun dışında diğer konu ise Gölcük'ten başlayıp 180 km kırarak gitti. Karamürsel'i kırdı, Çiftlikköy'ü kırdı. Diğer bir kol da Çınarcık üzerinden Esenköy'e doğru ilerledi. Daha ötesine gitmiş olsa İmralı Adası'na gidip oradan da Bandırma'ya ulaşması gerekiyordu. Tam orada kaldı, kabuğu kıramadı daha fazla. Böyle durumlarda gerginlik kırığın uç noktalarında birikmeye başlar.
Burayı tekrar kırması için biriktirmesi gereken güç 6 milyar gigaton. Şimdi bu gücü biriktirirken depremcikler olmaya başlıyor. Bu depremciklerden birisi de bugün olan 4.1 büyüklüğündeki deprem. Kuzey Anadolu kırığının güney kolunda olmuştur. Burada şu şüphe uyandırıyor şu anda. Peki beklenen İstanbul depremi diye ağızda sakın edilen deprem İstanbul üzerinde mi olacak? Yoksa İmralı'nın üzerinde mi olacak diye bir kuşkusu yaratıyor. Eğer beklenen deprem Çınarcık, Gemlik Körfezi'nin olacağı yerde olursa 6,4 6,7 arasında değişebilir.
"GERGİNLİĞİ BİRİKTİRDİĞİNİN İŞARETİ..."
O depremin öncüsü diyemeyeceğiz ama bir gerginlik biriktirdiğinin işaretidir bu. Şu anda orada bir gerginlik boşalması vardır. Şu anda Marmara çok büyük bir depreme yapacak bir gerginlik biriktirmesi yapmış mıdır? Bana göre şu an yapmamıştır. Onun için bir süre daha beklememiz gerekir diye düşünüyorum."
İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okan Tüysüz:
"Bu bölge biliyorsunuz çok sayıda deprem üreten faylardan oluşuyor. 1999 depremi bunun hemen doğusunda meydana gelmişti. Büyüklükleri, Avrupa Sismolojik Birliği tarafından 4, AFAD tarafından 4,1, Kandilli tarafından 4,3 olarak veriliyor. Olan deprem karada olan bir deprem. Bu bölgede 4 büyüklüğünde deprem olması bir takım fayların kırılmasına işaret ediyor. Ancak bu herhangi bir depremin öncüsü olarak beklenen bir deprem değildir.
Bu 4 büyüklüğündeki deprem hepimizi biraz heyecanlandırdı. Yapılacak şey bunu izlemek, hemen arkasından artçıları olacak mı küçülerek sonlanacak mı buna bakacağız. Şu andaki haliyle telaş edilecek bir deprem gibi durmuyor.
DEPREM NEDEN ŞİDDETLİ ŞEKİLDE HİSSEDİLDİ?
Depremler eğer yüzeye yakın olursa, sığ olursa depremin derinliği o zaman geniş bir alanda hissedilir. Bu olağandır. 4 büyüklüğünde deprem de yüzeyde hissedilebilecek bir depremdir. Halkımıza geçmiş olsun. Telaş edilebilecek bir şey söz konusu değil. İstanbul'da deprem olmasını beklediğimiz fay, şu anki depremin oldukça kuzeyinde. Şu an o fay üzerinde bir deprem olmadığını söyleyebiliriz. Ancak önemli olan depreme hazırlıklı olmak. Bu konuda 1999'dan bu yana çok çeşitli uyarılar yapıyoruz. Ancak hazırlıklarımızın tamam olmadığı yetkili ağızlar tarafından da ifade edilebilmektedir. Deprem herhangi bir zamanda, herhangi bir anda olabilir.
Marmara Denizi'nin güneyinde olduğu için Bursa çevresi, Tekirdağ civarında deprem hissedilmesi olağandır. Ama bunu kısa bir zaman içerisinde izlemek mümkün olacaktır."
Kandilli'den flaş deprem açıklaması
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden Esenköy-Çınarcık Yalova depremiyle ilgili yazılı açıklama yapıldı. Açıklamada, 'Bölgede çok miktarda diri fay parçası bulunmaktadır' denildi.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden yapılan açıklamada, "30 Kasım 2018 tarihinde Esenköy-Çınarcık-Yalova merkez üstünde yerel saat ile 05:36’da aletsel büyüklüğü 4.3 olan orta şiddette bir deprem meydana gelmiştir. Depremin odak derinliği yaklaşık 7 km civarında olup sığ odaklı bir depremdir. Deprem Yalova, İstanbul, Tekirdağ ve Bursa illlerinde hissedilmiştir. Yalova il sınırlarının tamamı genelde Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ') nun kısmen de Batı Anadolu Açılma Rejiminin etkisi altındadır. İl Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun kuzeyden ve güneyden geçen kolları ili çevirmektedir. Bu yüzden bölgede çok miktarda diri fay parçası bulunmaktadır. MTA tarafından 2011 yılında hazırlanan Türkiye Diri Fay Haritasında da görüleceği gibi il sınırları içerisinden Altınova, Yalova, Esenköy ve Orhangazi Fayı geçmektedir"
"DEPREME DAYANIKLI OLARAK BİNALAR EN GÜVENLİ TERCİH"
"Marmara Denizi ve İzmit Körfezi içerisinden geçen Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun Adalar, Çınarcık, Karamürsel, Gölcük, Darıca fay parçaları ve Gemlik Körfezi’nden geçen Gemlik ve Gençali Fayları bölgedeki önemli tektonik yapılardır. Genelde ana yapıların doğrultuları Doğu -Batı ve Kuzey Batı-Güney Doğu gidişlidir. Tarihsel dönemde bölgede Marmara Denizi içerisinde KAFZ’nun kollarının geçtiği hatlar boyunca depremler etkili olmuştu. Ayrıca Yalova ili sınırları içinde ve çevresinde çok sayıda deprem meydana gelmiştir.
Aletsel Dönemde il sınırları içerisinde meydana gelen önemli depremlerin büyüklükleri 5.0-5.9 arasındadır. Büyüklüğü 6.0 olan depremler, genelde Marmara Denizi’nde ve komşu il sınırları içerisinde (İstanbul, Kocaeli, Bursa, Sakarya, Eskişehir, Balıkesir, Kütahya) meydana gelmiş depremlerdir. İl merkezine en yakın deprem 18 km. uzaklıkta olan 1963 Adalar (İstanbul)-Marmara Denizi depremidir.
Bölgede yaşayan vatandaşlarımızın depreme dayanıklı binalarda oturmaları veya satın alacakları konutların depreme dayanıklı olarak inşaa edilmiş olması depreme karşı alınacak en güvenli tedbir olacaktır" denildi.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nden yapılan açıklamada, "30 Kasım 2018 tarihinde Esenköy-Çınarcık-Yalova merkez üstünde yerel saat ile 05:36’da aletsel büyüklüğü 4.3 olan orta şiddette bir deprem meydana gelmiştir. Depremin odak derinliği yaklaşık 7 km civarında olup sığ odaklı bir depremdir. Deprem Yalova, İstanbul, Tekirdağ ve Bursa illlerinde hissedilmiştir. Yalova il sınırlarının tamamı genelde Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ') nun kısmen de Batı Anadolu Açılma Rejiminin etkisi altındadır. İl Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun kuzeyden ve güneyden geçen kolları ili çevirmektedir. Bu yüzden bölgede çok miktarda diri fay parçası bulunmaktadır. MTA tarafından 2011 yılında hazırlanan Türkiye Diri Fay Haritasında da görüleceği gibi il sınırları içerisinden Altınova, Yalova, Esenköy ve Orhangazi Fayı geçmektedir"
"DEPREME DAYANIKLI OLARAK BİNALAR EN GÜVENLİ TERCİH"
"Marmara Denizi ve İzmit Körfezi içerisinden geçen Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun Adalar, Çınarcık, Karamürsel, Gölcük, Darıca fay parçaları ve Gemlik Körfezi’nden geçen Gemlik ve Gençali Fayları bölgedeki önemli tektonik yapılardır. Genelde ana yapıların doğrultuları Doğu -Batı ve Kuzey Batı-Güney Doğu gidişlidir. Tarihsel dönemde bölgede Marmara Denizi içerisinde KAFZ’nun kollarının geçtiği hatlar boyunca depremler etkili olmuştu. Ayrıca Yalova ili sınırları içinde ve çevresinde çok sayıda deprem meydana gelmiştir.
Aletsel Dönemde il sınırları içerisinde meydana gelen önemli depremlerin büyüklükleri 5.0-5.9 arasındadır. Büyüklüğü 6.0 olan depremler, genelde Marmara Denizi’nde ve komşu il sınırları içerisinde (İstanbul, Kocaeli, Bursa, Sakarya, Eskişehir, Balıkesir, Kütahya) meydana gelmiş depremlerdir. İl merkezine en yakın deprem 18 km. uzaklıkta olan 1963 Adalar (İstanbul)-Marmara Denizi depremidir.
Bölgede yaşayan vatandaşlarımızın depreme dayanıklı binalarda oturmaları veya satın alacakları konutların depreme dayanıklı olarak inşaa edilmiş olması depreme karşı alınacak en güvenli tedbir olacaktır" denildi.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Emlak vergisi
Milyonlarca kişiyi ilgilendiren Emlak Vergisi son ödeme tarihi için geri sayım başladı. Her sene ödenen emlak vergisi için ev, iş yeri, ars...
-
Taşınmaza ait detaylı bilgilerin yer aldığı resmi işlemlerinizde kullanabileceğiniz tapu kayıt örneğini e-Devlet Kapısı üzerinden web tapu s...
-
Milyonlarca kişiyi ilgilendiren Emlak Vergisi son ödeme tarihi için geri sayım başladı. Her sene ödenen emlak vergisi için ev, iş yeri, ars...
-
Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Mehmet Adlı, "Vatandaşlar, yeni kimlik kartlarını POS cihazı şeklindeki Kimlik Doğrulama Sistemine takıy...
