Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, sadece Marmara Denizi'nden geçen fayda değil, Türkiye'nin başka bir yerinde de 7 ve üzerindeki büyüklükte deprem olabileceğini söyledi.
Özener, yaptığı açıklamada, depremlerin iki dalgası arasında hız farkı bulunduğunu belirtti. Deprem yaşandıktan sonra yıkıcı dalganın arkadan geldiğini dile getiren Özener, "Yıkıcı dalga yerleşim yerlerine ulaşmadan deprem geleceği haberini alıyoruz. Bu bilgisayardan bilgisayara yapılan bir bağlantıdır. Marmara için 5-7 saniye önce uyarı alabiliyoruz." dedi.
Haluk Özener, Marmara Denizi'ndeki Kuzey Anadolu Fayı'nın kıyıya çok yakın olduğu için uyarı zamanının da kısa kaldığını belirterek, "Aynı sistemi Japonya da işletiyor, orada belki 1-1,5 dakika süremiz var. Kırılacak yer belki 300 kilometre uzakta. Marmara'da ise kıyıya 15-20 kilometre uzakta. Yeteri kadar vatandaşın aksiyon alacak hareketi yok. Bu sistemle Marmaray'ı durdurabiliyorsunuz, İGDAŞ'ın gazını kesebiliyorsunuz." şeklinde konuştu.
Türkiye'deki sismik ağlar sayesinde erken uyarı sinyalini üreten rasathanenin bu sisteminin birçok kurum tarafından kullanılabileceğini vurgulayan Özener, "Bu sistemi alıp entegre olabilecek her türlü kurum bunu kullanabilir. İGDAŞ kullanıyor. Kritik sanayi tesisleri, petrol üretim tesisleri, santraller bu sistemi kullanabilir. Deprem olmadan yapacağımız bir birimlik harcama, deprem olduktan sonra harcayacağımız 100 birimi karşılayacak belki de. Bu yönde düşünüp aksiyon almakta fayda var." ifadelerini kullandı.
Tsunami etkisi
Prof. Dr. Haluk Özener, enstitünün hükümetler arası oşinografi komisyonunca akredite edilen, görev olanı Ege, Akdeniz, Karadeniz ve bağlantılı denizlerde olan tsunami servis sağlayıcısı olarak da hizmet verdiğini belirtti. Bu denizlerde belirli bir büyüklüğün üstünde yaşanan depremin tsunami tehlikesi yaratması durumunda, bunun uyarı mesajını sadece Türkiye'deki yetkili organ AFAD'a değil, komisyona üye olan ülkelere de vermekle sorumlu olduklarını dile getiren Özener, şöyle devam etti:
"Tsunami bu denizlerde tarih boyunca olmuş. Ege, Akdeniz, Karadeniz ve Marmara'da yaşanmış tsunamiler var. Marmara'daki doğrultu atımlı fay olduğu için burada beklediğimiz tsunami özellikle deniz tabanında meydana gelecek heyelanlardan sonra olabilir. Bodrum-Kos depreminde bir tsunami gördük. Denizde yaklaşık 25 santimlik yükseklik vardı ama kıyıdan içeri 100 metrelere kadar girdi. Marmara'da da olası senaryolarımızda 2 metre 20 santimetre kadar tsunami dalgaları bekleniyor ama bu hiçbir zaman Uzak Doğu'daki depremlerden oluşan tsunamiler gibi olmayacaktır. Oradaki fayın özelliği zaten farklı. Normal ya da ters fay. Dolayısıyla oradakiler açık deniz ve mesafe uzun olduğu için dalgalar yükselerek ve çok şiddetli geliyor. Binlerce insanın yaşamını kaybetmesine neden oluyor. Marmara'da öyle bir tsunami beklemiyoruz. Dalga boyu 2 metre kadar olacaktır ama Marmara üzerinde depremden kaynaklanan zararlar, can ve mal kayıpları, tsunamiyle mukayese edilemeyecek kadar fazla olacak. Tsunaminin zararı depremden çok daha az olacak. Tsunamiyle ilgili yapılacak en iyi uyarı Marmara'da herhangi bir deprem olduğunda insanların meraklı gözlerle kıyıya dalgayı, denizi seyretmek yerine iç bölgelere doğru ilerlemeleridir. Marmara'da olacak depremden sonra tsunami dakikalar sonrasında oluşur. Fay kıyıya çok yakın olduğu için."
Yedisu bölgesi ve Ovacık'ta deprem riski yüksek
Prof. Dr. Haluk Özener, Türkiye'nin sadece Marmara Denizi'nde değil, diğer yerlerinde de deprem riski olduğunu belirterek, "Hep Marmara'ya dikkati çekiyoruz ama Türkiye'nin başka yerlerinde de potansiyel deprem olabilecek yerler var. Biz Marmara'da deprem beklerken Türkiye'nin başka bir yerinde 7'nin üstünde deprem olursa şaşırmamamız lazım." dedi.
Kuzey Anadolu Fayı'nın 1939'da Erzincan depremiyle başlayan hareketinin kırıla kırıla batıya doğru geldiğini anlatan Özener, şunları kaydetti:
"1967 Adapazarı, 1999 İzmit, 1912 Şarköy Mürefte depremi. Fay üzerinde arada boşluk var. Onun dolması lazım. Bunun yanında bir de Erzincan'ın doğusunda Yedisu bölgesi var. Yedisu fayında uzun yıllardır deprem olmuyor. Ovacık fayı da suskun. Birçok yerde Türkiye'de deprem olma olasılığı var. Ancak Marmara Bölgesi'nin nüfus yoğunluğu fazla. Burada olacak bir deprem Türkiye'yi, hem nüfus hem de ekonomik kayıplar anlamında doğuda olacak bir depremden daha fazla etkileyecek."
31 Ağustos 2018 Cuma
40 bin nüfuslu kente 270 bin araç girişi oldu
TÜİK'in 2014 ve 2016 verilerine göre Türkiye'nin en mutlu insanlarının yaşadığı kent olan Sinop'a, bayram tatili süresince 270 bin araç giriş yaptı
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2014 ve 2016 verilerine göre Türkiye'nin en mutlu insanlarının yaşadığı kent olan Sinop'a bayram tatili süresince yoğunluk yaşandı.
Karadeniz'in önemli turizm merkezlerinden olan ve konaklama tesislerinde yüzde 100'lük doluluk oranına ulaşılan Sinop'a, İl Emniyet Müdürlüğünün verilerine göre bayram boyunca il merkezine giriş yapan araç sayısı 270 bin olurken, 190 bin 657 araç ise çıkış yaptı.
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 2014 ve 2016 verilerine göre Türkiye'nin en mutlu insanlarının yaşadığı kent olan Sinop'a bayram tatili süresince yoğunluk yaşandı.
Karadeniz'in önemli turizm merkezlerinden olan ve konaklama tesislerinde yüzde 100'lük doluluk oranına ulaşılan Sinop'a, İl Emniyet Müdürlüğünün verilerine göre bayram boyunca il merkezine giriş yapan araç sayısı 270 bin olurken, 190 bin 657 araç ise çıkış yaptı.
25 Ağustos 2018 Cumartesi
Mesken tapusu olmayan müteahhit su faturasına ortak olacak
Kayseri Tüketici Mahkemesi, "mesken tapusu" olarak bilinen kat mülkiyeti tapusunu almadan daire satan müteahhitin, inşaat aboneliği dolayısıyla daireye iki kat fazla gelen su faturasının yarısını ödemesini kararlaştırdı
Kayseri Tüketici Mahkemesi, "mesken tapusu" olarak bilinen kat mülkiyeti tapusunu almadan daire satan müteahhitin, inşaat aboneliği dolayısıyla daireye iki kat fazla gelen su faturasının yarısını ödemesini kararlaştırdı.
Kayseri'de bir daire sahibi, 2014'te satın aldığı dairenin kat mülkiyeti tapusu olmadığı için 2017 yılına kadar su faturası bedelini iki kat tarifeli inşaat aboneliği üzerinden ödedi. Maddi kaybın müteahhit tarafından giderilmesini isteyen vatandaş, Talas Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığına başvurdu.
Tüketiciyi haklı bulan hakem heyeti, kat mülkiyeti alınıncaya kadar su faturası olarak ödenen bin 740 liranın yarısının müteahhitten tahsiline karar verdi.
Müteahhidin kararı taşıdığı Tüketici Mahkemesi de tüketiciyi haklı bularak faturanın yarısı olan 780 liranın müteahhit tarafından ödenmesini kararlaştırdı.
Konuyla ilgili AA muhabirine açıklama yapan Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, Türkiye'de yapılan binaların neredeyse yarısının mesken ruhsatının olmadığını söyledi.
Kat mülkiyeti tapusu bulunmayan dairelerin su faturasını "kaçak su bedeli" gibi ödediğini bunun da normal su fiyatının iki katı olduğunu vurgulayan Şahin, "Milyonlarca tüketici yıllardır fazla para ödüyor. Burada tüketicinin bir hatası yok. Tüketici ev alırken mesken masrafını da müteahhide ödüyor. Buradaki ayıplı hizmeti gidermesi gereken kişi müteahhittir, inşaat firmasıdır." diye konuştu.
"Tüketicileri haklarını aramaya davet ediyoruz"
Kendilerinin bu konuda daha önce uyarıda bulunduğunun altını çizen Şahin, şunları kaydetti:
"Duyurumuza kulak veren bir tüketicimiz geçen yıl Talas Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığına başvuruda bulundu. Hakem heyeti tüketiciyi haklı buldu. İnşaat firmasını tüketici kanununda bulunan ayıplı hizmetten dolayı suçlu buldu. Müteahhit de Tüketici Mahkemesine itirazda bulundu. Tüketici Mahkemesi de hakem heyetinin aldığı kararı doğru bularak müteahhidin dava talebini reddetti. Bu bir emsal karardır. Tüketicilerimizi bu konuda duyarlı olmaya ve haklarını aramaya davet ediyoruz."
Şahin, mesken tapusu alınmadan önceki ödenmiş faturaların toplamı 6 bin 860 lira ve altında olan tüketicilerin hakem heyetine, bundan daha yüksek olanların ise Tüketici Mahkemesine başvurmaları gerektiğini belirtti.
Tüketicilerin ev almadan önce bu gibi konuları araştırması gerektiğini vurgulayan Şahin, "Bir ürün alırken nasıl ki yetkili servisi, garantisini dikkate alıyorsak daire alırken de aynı şeyleri önemsemeliyiz. Alacağımız dairenin kat mülkiyeti tapusu olup olmadığına kesinlikle bakmamız gerekiyor." uyarısını yaptı.
Kayseri Tüketici Mahkemesi, "mesken tapusu" olarak bilinen kat mülkiyeti tapusunu almadan daire satan müteahhitin, inşaat aboneliği dolayısıyla daireye iki kat fazla gelen su faturasının yarısını ödemesini kararlaştırdı.
Kayseri'de bir daire sahibi, 2014'te satın aldığı dairenin kat mülkiyeti tapusu olmadığı için 2017 yılına kadar su faturası bedelini iki kat tarifeli inşaat aboneliği üzerinden ödedi. Maddi kaybın müteahhit tarafından giderilmesini isteyen vatandaş, Talas Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığına başvurdu.
Tüketiciyi haklı bulan hakem heyeti, kat mülkiyeti alınıncaya kadar su faturası olarak ödenen bin 740 liranın yarısının müteahhitten tahsiline karar verdi.
Müteahhidin kararı taşıdığı Tüketici Mahkemesi de tüketiciyi haklı bularak faturanın yarısı olan 780 liranın müteahhit tarafından ödenmesini kararlaştırdı.
Konuyla ilgili AA muhabirine açıklama yapan Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Mahmut Şahin, Türkiye'de yapılan binaların neredeyse yarısının mesken ruhsatının olmadığını söyledi.
Kat mülkiyeti tapusu bulunmayan dairelerin su faturasını "kaçak su bedeli" gibi ödediğini bunun da normal su fiyatının iki katı olduğunu vurgulayan Şahin, "Milyonlarca tüketici yıllardır fazla para ödüyor. Burada tüketicinin bir hatası yok. Tüketici ev alırken mesken masrafını da müteahhide ödüyor. Buradaki ayıplı hizmeti gidermesi gereken kişi müteahhittir, inşaat firmasıdır." diye konuştu.
"Tüketicileri haklarını aramaya davet ediyoruz"
Kendilerinin bu konuda daha önce uyarıda bulunduğunun altını çizen Şahin, şunları kaydetti:
"Duyurumuza kulak veren bir tüketicimiz geçen yıl Talas Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığına başvuruda bulundu. Hakem heyeti tüketiciyi haklı buldu. İnşaat firmasını tüketici kanununda bulunan ayıplı hizmetten dolayı suçlu buldu. Müteahhit de Tüketici Mahkemesine itirazda bulundu. Tüketici Mahkemesi de hakem heyetinin aldığı kararı doğru bularak müteahhidin dava talebini reddetti. Bu bir emsal karardır. Tüketicilerimizi bu konuda duyarlı olmaya ve haklarını aramaya davet ediyoruz."
Şahin, mesken tapusu alınmadan önceki ödenmiş faturaların toplamı 6 bin 860 lira ve altında olan tüketicilerin hakem heyetine, bundan daha yüksek olanların ise Tüketici Mahkemesine başvurmaları gerektiğini belirtti.
Tüketicilerin ev almadan önce bu gibi konuları araştırması gerektiğini vurgulayan Şahin, "Bir ürün alırken nasıl ki yetkili servisi, garantisini dikkate alıyorsak daire alırken de aynı şeyleri önemsemeliyiz. Alacağımız dairenin kat mülkiyeti tapusu olup olmadığına kesinlikle bakmamız gerekiyor." uyarısını yaptı.
24 Ağustos 2018 Cuma
80 bin liradan başlayan fiyatlarla kurasız ev
Toplu Konut İdaresi (TOKİ) 35 ilde 5 bin 543 konutu 80 bin liradan başlayan fiyatlar ve 285 liradan başlayan taksitlerle satışa sundu. Konutların kurasız ve başvuru önceliğine göre satılacağını belirten TOKİ Başkanı Ergün Turan,şartları açıkladı
Toplu Konut İdaresi (TOKİ) 35 ilde dar ve orta gelirli vatandaş için konutlar satışa sundu. Toplam 5 bin 543 konut bu yıl sonuna kadar sahibini bulacak. Bu konutların fiyatı 80 bin, aylık taksitleri ise 285 liradan başlıyor. Hüriyet gazetesinden Gülistan Alagöz'ün hazırladığı habere göre;Ağırlıklı motivasyonlarının, konut sahibi olamayacak vatandaşları ev sahibi yapmak olduğunu belirten TOKİ Başkanı Ergün Turan, son 3.5 yıldır yapılan konutların yüzde 95’inin, alt ve orta gelir grubu için yapılan sosyal konutlar olduğunu söyledi.
KURASIZ SATIŞ
Şu anda Türkiye’nin 35 ilinde 5 bin 543 konutu açık satış yöntemi ile satışa sunduklarını belirten Turan, projelere göre farklılık gösteren konutların fiyatlarının 80 bin TL’den başladığını söyledi. Konutların kurasız ve başvuru önceliğine göre satılacağını belirten Turan, vatandaşların yıl sonuna kadar ilgili bankalara müracaat ederek konut sahibi olabileceklerini söyledi. Türkiye’nin dört bir yanında dar ve orta gelir grubundaki vatandaşlara dönük sosyal konut ve yaşam alanları inşa ettiklerini vurgulayan Turan, “İnsanımızın en temel gereksinimi olan barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla ülkemizin dört bir yanında yeni yerleşim alanları kuruyor ve onlarca konut projesini hayata geçiriyoruz. Üretim felsefemizin temelini dar ve orta
gelirli vatandaşlarımıza dönük sosyal konut projelerimiz oluşturuyor. Piyasa koşullarında ev sahibi olması güç olan dar ve orta gelirli vatandaşlarımız için yıllardır dost eli yaklaşımıyla hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Amacımız hiç konut sahibi olmamış vatandaşlarımızı konut sahibi yapmak” dedi.
HİÇ EVİ OLMAYACAK
TOKİ’nin satışa sunacağı konutlara başvuru yapacak vatandaşlarının hiç konut sahibi olmaması gerektiğini vurgulayan Turan, ”Bizim en önemli şartımız vatandaşlarımızın daha önce hiç konut sahibi olmamasıdır. Ayrıca daha önce TOKİ’den konut satın almamış veya konut kredisi kullanmamış olması ve 18 yaşını doldurmuş olması koşulları gerekiyor. Konutlarımızın bulunduğu illere göre yüzde 10, 20 ve 25 peşinat bedeli ile 120 ve 240 ay vade seçenekleri ile satılacak” dedi. Konut satış fiyatlarının, taksitlerin ve başvuru şartlarının TOKİ’nin web sayfasında yer aldığını belirten Turan, başvurularda genel olarak bu şartların olduğunu söyleyerek, bu şartların satışa sunulan projelere göre değişiklik gösterebildiğini de vurguladı.
ÖNCELİK YATAY VE YÖRESEL MİMARİDE
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla TOKİ’nin konut inşasında yatay ve yöresel mimariye yöneldiğini kaydeden Turan, “Yaklaşık 3.5 yıldır yapılan konutların yüzde 84’ünü 6 kat ve aşağısı binalar oluşturuyor. Bütün kasaba ve şehirlerde ‘En yüksek bina TOKİ binası olmayacak’ dedik ve bu prensiple yola devam ediyoruz” dedi. Turan, farklı ekonomik katmandaki insanları bir arada yaşatan mahalle kültürüne çok önem verdiklerini, bu doğrultuda Manisa, Muğla, Gaziantep, Kayaşehir’de projeler yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini kaydetti.
840 BİN RAKAMINA ULAŞTI
TOKİ’nin 1984 olan kuruluş tarihinden 2002 yılına kadar 19 yıl içinde 43 bin konut üretebildiğini söyleyen Turan, “Son 14 yılda 822 bin konut üreten bir kurum haline geldik. 2016 yılında 65 bin konut ürettik, 2017 yılını ise 60 bin konutla kapattık. 2018 yılında da konut üretimlerimize hızla devam ediyoruz” dedi. 2018 yılı için yaklaşık 65-70 bin konut rakamını hedeflediklerini belirten Turan, “2023 yılı hedefimiz 1 milyon 200 bin konuta erişmek. İdarenin 1 milyon konut hedefi vardı, 2015’te bunu revize ettik, 1 milyon 200 bin konuta çıkardık. Şimdi geldiğimiz noktada yaklaşık 840 bin konut rakamına ulaştık yani önümüzde 6-7 yıl içerisinde inşallah hedeflediğimiz rakamı aşmış olacağız” dedi.
İSTANBUL'DA KURAYLA
TOKİ talebin yoğun olduğu illerde ise kurayla dar gelirli vatandaşı konut sahibi yapıyor. Geçen aylarda İstanbul Silivri’deki 1356 konuta 20 bin 639 başvuru gelmesi dar ve orta gelirli vatandaşın ulaşılabilir fiyatlı konuta talebini ortaya koyuyor. TOKİ’nin İstanbul’da Kayabaşı, Silivri ve Tuzla’da yeni konutları da önümüzdeki aylarda kurayla satışa sunması bekleniyor.
Toplu Konut İdaresi (TOKİ) 35 ilde dar ve orta gelirli vatandaş için konutlar satışa sundu. Toplam 5 bin 543 konut bu yıl sonuna kadar sahibini bulacak. Bu konutların fiyatı 80 bin, aylık taksitleri ise 285 liradan başlıyor. Hüriyet gazetesinden Gülistan Alagöz'ün hazırladığı habere göre;Ağırlıklı motivasyonlarının, konut sahibi olamayacak vatandaşları ev sahibi yapmak olduğunu belirten TOKİ Başkanı Ergün Turan, son 3.5 yıldır yapılan konutların yüzde 95’inin, alt ve orta gelir grubu için yapılan sosyal konutlar olduğunu söyledi.
KURASIZ SATIŞ
Şu anda Türkiye’nin 35 ilinde 5 bin 543 konutu açık satış yöntemi ile satışa sunduklarını belirten Turan, projelere göre farklılık gösteren konutların fiyatlarının 80 bin TL’den başladığını söyledi. Konutların kurasız ve başvuru önceliğine göre satılacağını belirten Turan, vatandaşların yıl sonuna kadar ilgili bankalara müracaat ederek konut sahibi olabileceklerini söyledi. Türkiye’nin dört bir yanında dar ve orta gelir grubundaki vatandaşlara dönük sosyal konut ve yaşam alanları inşa ettiklerini vurgulayan Turan, “İnsanımızın en temel gereksinimi olan barınma ihtiyacını karşılamak amacıyla ülkemizin dört bir yanında yeni yerleşim alanları kuruyor ve onlarca konut projesini hayata geçiriyoruz. Üretim felsefemizin temelini dar ve orta
gelirli vatandaşlarımıza dönük sosyal konut projelerimiz oluşturuyor. Piyasa koşullarında ev sahibi olması güç olan dar ve orta gelirli vatandaşlarımız için yıllardır dost eli yaklaşımıyla hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Amacımız hiç konut sahibi olmamış vatandaşlarımızı konut sahibi yapmak” dedi.
HİÇ EVİ OLMAYACAK
TOKİ’nin satışa sunacağı konutlara başvuru yapacak vatandaşlarının hiç konut sahibi olmaması gerektiğini vurgulayan Turan, ”Bizim en önemli şartımız vatandaşlarımızın daha önce hiç konut sahibi olmamasıdır. Ayrıca daha önce TOKİ’den konut satın almamış veya konut kredisi kullanmamış olması ve 18 yaşını doldurmuş olması koşulları gerekiyor. Konutlarımızın bulunduğu illere göre yüzde 10, 20 ve 25 peşinat bedeli ile 120 ve 240 ay vade seçenekleri ile satılacak” dedi. Konut satış fiyatlarının, taksitlerin ve başvuru şartlarının TOKİ’nin web sayfasında yer aldığını belirten Turan, başvurularda genel olarak bu şartların olduğunu söyleyerek, bu şartların satışa sunulan projelere göre değişiklik gösterebildiğini de vurguladı.
ÖNCELİK YATAY VE YÖRESEL MİMARİDE
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla TOKİ’nin konut inşasında yatay ve yöresel mimariye yöneldiğini kaydeden Turan, “Yaklaşık 3.5 yıldır yapılan konutların yüzde 84’ünü 6 kat ve aşağısı binalar oluşturuyor. Bütün kasaba ve şehirlerde ‘En yüksek bina TOKİ binası olmayacak’ dedik ve bu prensiple yola devam ediyoruz” dedi. Turan, farklı ekonomik katmandaki insanları bir arada yaşatan mahalle kültürüne çok önem verdiklerini, bu doğrultuda Manisa, Muğla, Gaziantep, Kayaşehir’de projeler yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini kaydetti.
840 BİN RAKAMINA ULAŞTI
TOKİ’nin 1984 olan kuruluş tarihinden 2002 yılına kadar 19 yıl içinde 43 bin konut üretebildiğini söyleyen Turan, “Son 14 yılda 822 bin konut üreten bir kurum haline geldik. 2016 yılında 65 bin konut ürettik, 2017 yılını ise 60 bin konutla kapattık. 2018 yılında da konut üretimlerimize hızla devam ediyoruz” dedi. 2018 yılı için yaklaşık 65-70 bin konut rakamını hedeflediklerini belirten Turan, “2023 yılı hedefimiz 1 milyon 200 bin konuta erişmek. İdarenin 1 milyon konut hedefi vardı, 2015’te bunu revize ettik, 1 milyon 200 bin konuta çıkardık. Şimdi geldiğimiz noktada yaklaşık 840 bin konut rakamına ulaştık yani önümüzde 6-7 yıl içerisinde inşallah hedeflediğimiz rakamı aşmış olacağız” dedi.
İSTANBUL'DA KURAYLA
TOKİ talebin yoğun olduğu illerde ise kurayla dar gelirli vatandaşı konut sahibi yapıyor. Geçen aylarda İstanbul Silivri’deki 1356 konuta 20 bin 639 başvuru gelmesi dar ve orta gelirli vatandaşın ulaşılabilir fiyatlı konuta talebini ortaya koyuyor. TOKİ’nin İstanbul’da Kayabaşı, Silivri ve Tuzla’da yeni konutları da önümüzdeki aylarda kurayla satışa sunması bekleniyor.
23 Ağustos 2018 Perşembe
Bu ilçelerde metrekare fiyatları İstanbul'la yarışıyor
Türkiye'nin en pahalı 50 ilçesinde baktığımız zaman, İzmir, Muğla Antalya gibi kıyı şehirlerinde yer alan ilçelerin metrekare fiyatları İstanbul'un pahalı ilçeleriyle yarışıyor. İlk 50'de 12 ilçe İzmir'den ve 6 ilçe ise Muğla'dan
Türkiye genelinde konut ortalama metrekare değerlerine yönelik gerçekleştirdiğimiz incelemede ortaya çıkan sonuçlar dikkat çekiyor. Konut fiyatlarının en pahalı olduğu ilk 50 ilçeye baktığımızda; listenin tamamına yakını kıyı şehirlerimizde bulunan ilçelerden, hatta turistik öneme sahip ve tatil için oldukça rağbet gören bölgelerden oluşuyor.
Listenin ilk 2 sırasında İstanbul'un Beşiktaş ve Sarıyer ilçeleri yer alıyor. Beşiktaş'ta konut metrekare fiyatları ortalama 14 bin 270 lira olarak hesaplanıyor. Listenin ikinci sırasında yer alan Sarıyer'de ise ortalama metrekare fiyatları ise 11 bin 350 lira. Listenin 3'üncü sırasında İstanbul'a yakın tatil yerlerinden Bozcaada yer alıyor. Çanakkale'nin bu ilçesinde metrekare fiyatları 8 bin 667 lira olarak kaydediliyor.
İZMİR'DEN 12 İLÇE VAR
Tapusor.com Genel Koordinatörü Ömer Türkoğlu ile yaptığımız inceleme sonucunda İstanbul’dan 12 ilçenin ilk 50'ye giremediğini gördük. İzmir ilçelerince geçtiğimiz iki yıldaki dikkat çekici konut değer değişimlerinin de etkisi ile listede kendine anlamlı bir yer edinilmiş görünmekte. Listede 27 ilçe İstanbul’dan, 12 ilçe İzmir ve 6 ilçe ise Muğla'dan. Listede Ankara'dan 2, Çanakkale, Antalya ve Yalova’dan ise birer ilçe yer alıyor.
Önemli bir diğer konu ise, Türkiye'de en çok konut satışı gerçekleştirilen 2'inci il olan Ankara’dan tüm listede ve alt sıralarda sadece 2 ilçenin yer alıyor olması. Ankara’da konut değerleri arasındaki farklılaşmanın aynı ilçe içerisinde dahi ciddi seviyelerde olduğunu ve bu farkların ortalamaları aşağıya çektiğini nedenlerden biri olarak belirtebiliriz.
BODRUM'DA FİYATLAR 8 BİN LİRAYI GEÇTİ
Muğla tüm önemli sahil ilçeleri ile listede üst seviyelerde İzmir ile birlikte yer almakta. Muğla'nın dünyaca ünlü tatil beldesi Bodrum'da metrekare fiyatları 8 bin 104 lirayı buluyor. Türkoğlu, İzmir ve Muğla’ya yönelik taleplerin, yazlıkların bu bölgeye kayması, sezonluk kiralama gelirlerinin yüksek olması, yabancı talebi, gurbetçi ilgisi gibi konuların geliştiricilerin ve üreticilerin de bölgeye yoğunlaşmasından dolayı olduğunu söyledi. Bununla birlikte, tanıtım faaliyetlerinin artması da özellikle kıyı şeridi ilçelerde değerlin hızla artmasına yol açtı.
Aynı durumun Antalya için de geçerli olduğunu belirten Türkoğlu, "Bölgedeki değer artışları yatırım amaçlı olarak arayışta olan kişilerin de bölgeye yönlenmesini tetiklerken değer değişimine de yukarı yönde ediyor. Özellikle konut sektöründe işlemler ve değerlerdeki durgunluk bu akışın hızlanması için önemli etkenler arasında yer alıyor" dedi.
(Erdem Aktürk-Habertürk)
Türkiye genelinde konut ortalama metrekare değerlerine yönelik gerçekleştirdiğimiz incelemede ortaya çıkan sonuçlar dikkat çekiyor. Konut fiyatlarının en pahalı olduğu ilk 50 ilçeye baktığımızda; listenin tamamına yakını kıyı şehirlerimizde bulunan ilçelerden, hatta turistik öneme sahip ve tatil için oldukça rağbet gören bölgelerden oluşuyor.
Listenin ilk 2 sırasında İstanbul'un Beşiktaş ve Sarıyer ilçeleri yer alıyor. Beşiktaş'ta konut metrekare fiyatları ortalama 14 bin 270 lira olarak hesaplanıyor. Listenin ikinci sırasında yer alan Sarıyer'de ise ortalama metrekare fiyatları ise 11 bin 350 lira. Listenin 3'üncü sırasında İstanbul'a yakın tatil yerlerinden Bozcaada yer alıyor. Çanakkale'nin bu ilçesinde metrekare fiyatları 8 bin 667 lira olarak kaydediliyor.
İZMİR'DEN 12 İLÇE VAR
Tapusor.com Genel Koordinatörü Ömer Türkoğlu ile yaptığımız inceleme sonucunda İstanbul’dan 12 ilçenin ilk 50'ye giremediğini gördük. İzmir ilçelerince geçtiğimiz iki yıldaki dikkat çekici konut değer değişimlerinin de etkisi ile listede kendine anlamlı bir yer edinilmiş görünmekte. Listede 27 ilçe İstanbul’dan, 12 ilçe İzmir ve 6 ilçe ise Muğla'dan. Listede Ankara'dan 2, Çanakkale, Antalya ve Yalova’dan ise birer ilçe yer alıyor.
Önemli bir diğer konu ise, Türkiye'de en çok konut satışı gerçekleştirilen 2'inci il olan Ankara’dan tüm listede ve alt sıralarda sadece 2 ilçenin yer alıyor olması. Ankara’da konut değerleri arasındaki farklılaşmanın aynı ilçe içerisinde dahi ciddi seviyelerde olduğunu ve bu farkların ortalamaları aşağıya çektiğini nedenlerden biri olarak belirtebiliriz.
BODRUM'DA FİYATLAR 8 BİN LİRAYI GEÇTİ
Muğla tüm önemli sahil ilçeleri ile listede üst seviyelerde İzmir ile birlikte yer almakta. Muğla'nın dünyaca ünlü tatil beldesi Bodrum'da metrekare fiyatları 8 bin 104 lirayı buluyor. Türkoğlu, İzmir ve Muğla’ya yönelik taleplerin, yazlıkların bu bölgeye kayması, sezonluk kiralama gelirlerinin yüksek olması, yabancı talebi, gurbetçi ilgisi gibi konuların geliştiricilerin ve üreticilerin de bölgeye yoğunlaşmasından dolayı olduğunu söyledi. Bununla birlikte, tanıtım faaliyetlerinin artması da özellikle kıyı şeridi ilçelerde değerlin hızla artmasına yol açtı.
Aynı durumun Antalya için de geçerli olduğunu belirten Türkoğlu, "Bölgedeki değer artışları yatırım amaçlı olarak arayışta olan kişilerin de bölgeye yönlenmesini tetiklerken değer değişimine de yukarı yönde ediyor. Özellikle konut sektöründe işlemler ve değerlerdeki durgunluk bu akışın hızlanması için önemli etkenler arasında yer alıyor" dedi.
(Erdem Aktürk-Habertürk)
İranlıların birinci rotası Türkiye oldu
İran’dan son 5 günde 85’i Tahran’dan İstanbul’a olmak üzere toplam 128 uçak dolusu İranlı turist, tatil için Türkiye’ye geldi.
Kurban Bayramı tatili için yurt dışına çıkan İranlıların birinci rotası Türkiye oldu. İran’dan son 5 günde 85’i Tahran’dan İstanbul’a olmak üzere toplam 128 uçak dolusu İranlı turist, tatil için Türkiye’ye geldi.
THY de bazı seferlerini yoğun yolcu talepleri nedeniyle 305 yolcu kapasiteli Airbus 330 tipi uçaklarla yaptı. İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan transit başka ülkelere gidenler hariç toplam 16 bin İranlı turistin tatil için Türkiye’ye giriş yaptığı tahmin ediliyor. İstanbul’dan Türkiye’ye giriş yapan İranlılar, Bodrum, Dalaman, Antalya ve İzmir’e uçtu.
Atatürk ve Sabiha Gökçen Havalimanlarına 5 günde Tahran’dan 85, Tebriz’den 15, İsfahan, Meşhed, Şiraz ve Urumiye’den 5 ve Ahvaz’dan da 3 sefer gerçekleşti. AnkaraEsenboğa Havalimanı’na da Tahran’dan 5 sefer yapıldı. Pegasus Havayolları da Tahran-İstanbul Sabiha Gökçen uçuşlarında önemli doluluk oranlarına ulaştı. Türk Hava Yolları ile İran’dan gelen yolcuların yarısı ise İstanbul aktarmalı çoğunlukla ABD’nin Los Angeles, San Francisco kentleri ile Fransa, Almanya ve İskandinav ülkelerine uçtu. Yoğun yolcu talepleri nedeniyle Türk Hava Yolları Tahran’dan 5 günde yaptığı 25 seferin 15’ini 305 yolcu kapasiteli geniş gövdeli Airbus 330 tipi uçaklarla gerçekleştirdi. Bu seferlerde yaklaşık 25 bin kişi seyahat edip Atatürk Havalimanı’ndan transit başka ülkelere gidenler hariç toplam 16 bin İranlı turistin tatil için Türkiye’ye giriş yaptığı tahmin ediliyor.
‘Azalma olmaz’
Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, Haziran’da İran’dan gelen turist sayısının düşmesine rağmen, uzun vadede turist sayısında azalma beklemediğini söyledi. Ekonomik yaptırımlardan dolayı İran para biriminin ciddi değer kaybettiğini anlatan Ayık, “Devletin yurt dışı harcı tedbiri var. Bu, İran vatandaşlarının yurt dışı seyahatlerini zorlaştırdı. Dalgalanma ortadan kalktığında İran’dan gelen misafir sayısında azalma beklemiyorum” dedi.
İlk sıra Atatürk Havalimanı’nın
Geçen yıl, dünyada uçakla seyahat eden yolcuların yaklaşık yüzde 4.7’si, Avrupa’dakilerin ise yaklaşık yüzde 8.9’u Türkiye’deki havalimanlarından yapılan seferlerle taşındı. Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2017’de, Türkiye’deki havalimanları merkezli iç ve dış hat seferleriyle taşınan yolcu sayısı 193 milyon 576 bin 844 oldu. 2017’de Türkiye’de en çok yolcu ağırlayan havalimanları arasında ilk sıra Atatürk Havalimanı’nın oldu. Bu havalimanında geliş gidiş seferleriyle 64 milyon 106 bin 14 yolcu misafir edilirken Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 31 milyon 386 bin 38 yolcu ağırlandı. Antalya Havalimanı 25.8 milyon, Ankara Esenboğa Havalimanı 15.8 milyon, İzmir Adnan Menderes Havalimanı 12.8 milyon yolcuya ev sahipliği yaptı.
Kurban Bayramı tatili için yurt dışına çıkan İranlıların birinci rotası Türkiye oldu. İran’dan son 5 günde 85’i Tahran’dan İstanbul’a olmak üzere toplam 128 uçak dolusu İranlı turist, tatil için Türkiye’ye geldi.
THY de bazı seferlerini yoğun yolcu talepleri nedeniyle 305 yolcu kapasiteli Airbus 330 tipi uçaklarla yaptı. İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan transit başka ülkelere gidenler hariç toplam 16 bin İranlı turistin tatil için Türkiye’ye giriş yaptığı tahmin ediliyor. İstanbul’dan Türkiye’ye giriş yapan İranlılar, Bodrum, Dalaman, Antalya ve İzmir’e uçtu.
Atatürk ve Sabiha Gökçen Havalimanlarına 5 günde Tahran’dan 85, Tebriz’den 15, İsfahan, Meşhed, Şiraz ve Urumiye’den 5 ve Ahvaz’dan da 3 sefer gerçekleşti. AnkaraEsenboğa Havalimanı’na da Tahran’dan 5 sefer yapıldı. Pegasus Havayolları da Tahran-İstanbul Sabiha Gökçen uçuşlarında önemli doluluk oranlarına ulaştı. Türk Hava Yolları ile İran’dan gelen yolcuların yarısı ise İstanbul aktarmalı çoğunlukla ABD’nin Los Angeles, San Francisco kentleri ile Fransa, Almanya ve İskandinav ülkelerine uçtu. Yoğun yolcu talepleri nedeniyle Türk Hava Yolları Tahran’dan 5 günde yaptığı 25 seferin 15’ini 305 yolcu kapasiteli geniş gövdeli Airbus 330 tipi uçaklarla gerçekleştirdi. Bu seferlerde yaklaşık 25 bin kişi seyahat edip Atatürk Havalimanı’ndan transit başka ülkelere gidenler hariç toplam 16 bin İranlı turistin tatil için Türkiye’ye giriş yaptığı tahmin ediliyor.
‘Azalma olmaz’
Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, Haziran’da İran’dan gelen turist sayısının düşmesine rağmen, uzun vadede turist sayısında azalma beklemediğini söyledi. Ekonomik yaptırımlardan dolayı İran para biriminin ciddi değer kaybettiğini anlatan Ayık, “Devletin yurt dışı harcı tedbiri var. Bu, İran vatandaşlarının yurt dışı seyahatlerini zorlaştırdı. Dalgalanma ortadan kalktığında İran’dan gelen misafir sayısında azalma beklemiyorum” dedi.
İlk sıra Atatürk Havalimanı’nın
Geçen yıl, dünyada uçakla seyahat eden yolcuların yaklaşık yüzde 4.7’si, Avrupa’dakilerin ise yaklaşık yüzde 8.9’u Türkiye’deki havalimanlarından yapılan seferlerle taşındı. Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2017’de, Türkiye’deki havalimanları merkezli iç ve dış hat seferleriyle taşınan yolcu sayısı 193 milyon 576 bin 844 oldu. 2017’de Türkiye’de en çok yolcu ağırlayan havalimanları arasında ilk sıra Atatürk Havalimanı’nın oldu. Bu havalimanında geliş gidiş seferleriyle 64 milyon 106 bin 14 yolcu misafir edilirken Sabiha Gökçen Havalimanı’nda 31 milyon 386 bin 38 yolcu ağırlandı. Antalya Havalimanı 25.8 milyon, Ankara Esenboğa Havalimanı 15.8 milyon, İzmir Adnan Menderes Havalimanı 12.8 milyon yolcuya ev sahipliği yaptı.
Tatilde 1.5 milyon kişi geldi!
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu, tatilcilerin kente büyük ilgi gösterdiğini belirterek, "Yaklaşık olarak 1,5 milyon nüfus geldi. Bununla ilgili gerekli tedbirleri aldık." dedi.
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu, öğretmenevinde gerçekleştirilen bayramlaşma töreninde gazetecilere kentteki Kurban Bayramı tatili yoğunluğuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Tatil dolayısıyla Balıkesir'e adeta turist akını olduğunu vurgulayan Kafaoğlu, "Yaklaşık olarak 1,5 milyon nüfus geldi. Bununla ilgili gerekli tedbirleri aldık. Halkımızın Balıkesir'de daha rahat tatil yapabilmesi ve huzur içerisinde bir bayram geçirmesi için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz." ifadelerini kullandı.
Vatandaşları oluşacak trafik yoğunluğuna karşı uyaran Kafaoğlu, "Bayram zehir olmasın. Bayramlardaki trafik kazalarında, savaşlarda kaybettiğimiz kadar insan kaybediyoruz. Bu da bizleri üzüyor." diye konuştu.
Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı da bayram tatili dolayısıyla Balıkesir'in turistik sahil kesimlerindeki nüfusun 10 kat arttığını belirtti.
Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu, öğretmenevinde gerçekleştirilen bayramlaşma töreninde gazetecilere kentteki Kurban Bayramı tatili yoğunluğuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Tatil dolayısıyla Balıkesir'e adeta turist akını olduğunu vurgulayan Kafaoğlu, "Yaklaşık olarak 1,5 milyon nüfus geldi. Bununla ilgili gerekli tedbirleri aldık. Halkımızın Balıkesir'de daha rahat tatil yapabilmesi ve huzur içerisinde bir bayram geçirmesi için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz." ifadelerini kullandı.
Vatandaşları oluşacak trafik yoğunluğuna karşı uyaran Kafaoğlu, "Bayram zehir olmasın. Bayramlardaki trafik kazalarında, savaşlarda kaybettiğimiz kadar insan kaybediyoruz. Bu da bizleri üzüyor." diye konuştu.
Balıkesir Valisi Ersin Yazıcı da bayram tatili dolayısıyla Balıkesir'in turistik sahil kesimlerindeki nüfusun 10 kat arttığını belirtti.
Marmaris’te trafik kilit!
Marmaris, Kurban Bayramı’nda tatilcilerin akınına uğradı. Hafta başından itibaren ilçeye özel araç ve tur otobüsleriyle gelerek kuyruklar oluşturup trafiği kilitleyen tatilciler, konaklama tesislerini doldurdu.
Marmaris, Kurban Bayramı'nda tatilcilerin akınına uğradı. Hafta başından itibaren ilçeye özel araç ve tur otobüsleriyle gelerek kuyruklar oluşturup trafiği kilitleyen tatilciler, konaklama tesislerini doldurdu. Marmaris, 'yüksek sezon' diye tabir edilen temmuz ayında normalde bir ayda gelen 1 milyon turist sayısına bayram tatilinde ulaştı. Güney Ege Turistik Otelcileri Birliği (GETOB) Başkanı Bülent Bülbüloğlu, "Birkaç gün önce Marmaris girişinde araç yoğunluğundan bu kalabalığı anladık. Hatta çift şeritli Marmaris-Datça karayolu bile tıkandı. Bayram tatilinin ikinci günüyle birlikte yoğunluk arttı" dedi.
Kamu kurum ve kuruluşları ile belediye yetkililerini yoğunluk nedeniyle hazırlıklarını yapmaları konusunda uyardıklarını kaydeden Bülbüloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Geçen senelerde şahit olduğumuz halk plajına çadır kurulması gibi durumların tekrar yaşanmaması için belediyeye yasak koydurttuk. Tüm kamu kurum kuruluşları, belediye, acente, işletmeler ve konaklama sektörü, bayram misafirlerimizi çok iyi ağırlamak için güzel hazırlandı. Otellerimiz şu an için yüzde 100 dolu. Marmaris'te 'her şey dahil' dediğimiz sisteminde 70 bin nitelikli yatak kapasitesi mevcut. Bayram süresince günübirlik kullanım olarak 30 bin misafirimiz şehrimize geliyor. Marmaris'in, günlük 100 bin kişilik misafiri var. Bayram süresince çok yoğun olacak. Bütün bayram tatiline baktığımızda 1 milyon kişiyi rahatlıkla ağırlayacağız. Biz hazırız ve misafirlerimizin güzel bayram geçireceklerine inanıyorum. Kuzey Ege Bölgesi'nin yanı sıra güney ve doğu şehirlerinden çok yoğun rezervasyon mevcut. Komşu illerimizden gelecek olan günübirlik tatilciler de ilçemizde güzel anılar biriktiriyor."
Marmaris, Kurban Bayramı'nda tatilcilerin akınına uğradı. Hafta başından itibaren ilçeye özel araç ve tur otobüsleriyle gelerek kuyruklar oluşturup trafiği kilitleyen tatilciler, konaklama tesislerini doldurdu. Marmaris, 'yüksek sezon' diye tabir edilen temmuz ayında normalde bir ayda gelen 1 milyon turist sayısına bayram tatilinde ulaştı. Güney Ege Turistik Otelcileri Birliği (GETOB) Başkanı Bülent Bülbüloğlu, "Birkaç gün önce Marmaris girişinde araç yoğunluğundan bu kalabalığı anladık. Hatta çift şeritli Marmaris-Datça karayolu bile tıkandı. Bayram tatilinin ikinci günüyle birlikte yoğunluk arttı" dedi.
Kamu kurum ve kuruluşları ile belediye yetkililerini yoğunluk nedeniyle hazırlıklarını yapmaları konusunda uyardıklarını kaydeden Bülbüloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Geçen senelerde şahit olduğumuz halk plajına çadır kurulması gibi durumların tekrar yaşanmaması için belediyeye yasak koydurttuk. Tüm kamu kurum kuruluşları, belediye, acente, işletmeler ve konaklama sektörü, bayram misafirlerimizi çok iyi ağırlamak için güzel hazırlandı. Otellerimiz şu an için yüzde 100 dolu. Marmaris'te 'her şey dahil' dediğimiz sisteminde 70 bin nitelikli yatak kapasitesi mevcut. Bayram süresince günübirlik kullanım olarak 30 bin misafirimiz şehrimize geliyor. Marmaris'in, günlük 100 bin kişilik misafiri var. Bayram süresince çok yoğun olacak. Bütün bayram tatiline baktığımızda 1 milyon kişiyi rahatlıkla ağırlayacağız. Biz hazırız ve misafirlerimizin güzel bayram geçireceklerine inanıyorum. Kuzey Ege Bölgesi'nin yanı sıra güney ve doğu şehirlerinden çok yoğun rezervasyon mevcut. Komşu illerimizden gelecek olan günübirlik tatilciler de ilçemizde güzel anılar biriktiriyor."
Futbolcular kur farkıyla ev alıyor
Son dönemde kurlarda yaşanan hareket futbolculara yaradı
Kurlarda yaşanan artış yabancıya konut satışında rekor getirdi. Temmuzda tarihi rekor kırıldı ve 1 ayda ülke genelinde 2 bin 858 yabancı ev sahibi oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 65.6 artış yaşandı. Türkiye’de yabancıların satın aldığı konut sayısı ocak-temmuz döneminde de yüzde 29.6’lık artışla 14 bin 674’e yükseldi. Kurdaki yükselişi avantaja çeviren sadece yabancılar olmadı. Geliri Euro ve dolar cinsinden olan kesim önemli avantaj yakaladı. Bunların başında da futbolcular geliyor. Özellikle Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’da oynayan futbolcular, Euro üzerinden yaptıkları sözleşmelerle ciddi bir servetin de sahibi olurken şimdi sıra bu serveti nasıl değerlendireceklerine geldi. Bu noktada öne çıkan alan ise gayrimenkul oldu.
MENAJERLER ARIYOR
Kurumsal gayrimenkul danışmanlık şirketi Coldwell Banker’ın Türkiye Ülke Başkanı Gökhan Taş, son birkaç gündür Türkiye’de ciddi isim yapmış futbolcuların menajerlerinin kendilerini arayarak konut piyasası hakkında bilgi aldığını; özellikle İstanbul’da prim yapması beklenen markalı konutlar için nabız yokladığını ifade etti. Taş, “Gerek konut fiyatlarında yaşanan düzeltme gerekse kurlardaki yükseliş futbolcular için konut yatırımını yeniden cazip hale getirdi. Bugün büyük takımlarda oynayan yerli futbolcuların yıllık kazançları ortalama 1.5 milyon Euro seviyesinde. Bugünkü kurlarla birlikte bu kazanç neredeyse yıllık 12 milyon TL’ye çıktı. Futbolcular bu geliri de özellikle gayrimenkul yatırımlarında kullanmak istiyor” dedi. Taş, futbolcuların baktıkları evlerin fiyatlarının 350 bin ile 700 bin Euro arasında değiştiğini ifade etti. Almanya, Hollanda ve Belçika gibi ülkelerde yaşanan Türk asıllı futbolcular için de Türkiye’deki gayrimenkul piyasasının çok cazip hale geldiğinin altını çizen Taş, “Özellikle Anadolu’da; ailelerin göç ettiği, hala bir kısım akrabalarının yaşadığı şehirlerde yatırımlarını artırdılar. Afyon, Sivas, Trabzon ve Kayseri başı çekiyor” dedi.
YOĞUN İLGİ VAR
ERA Gayrimenkul Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Baygan da son günlerde geliri döviz olan kesimden yoğun ilgi gördüklerini söyledi. Baygan, “Son günlerde konut döviz kazanan için ucuzladı. Futbolcular da iyi gelir grubuna sahip kesim. Futbolcular kulübü bir miktarını karşılıyor diye diye lüks sitede kiracı oluyor. Ama avantajı gören artık alımı seçiyor. 2-3 yıl yaşar, sonrada ya satar ya da kira geliri sağlarım diyorlar. Hem bizim ofislerde hem de çevremizde bir futbol camiası ilgisi var” diye konuştu.
LÜKS SİTELER ÖNE ÇIKIYOR
Yabancı futbolcuların konut tercihleriyle ilgili Gökhan Taş, “Evli ve çocuğu olan hemen hemen her futbolcunun ilk baktığı şey okul. Tabii antrenman sahalarına yakınlığı da en önemli. Galatasaray’da oynayan Florya; Fenerbahçe’de oynayan Kadıköy; Beşiktaş’ta oynayan yabancı futbolcular ise özellikle Çekmeköy’ü tercih ediyor” dedi. Bekar futbolcuların ise genellikle Acarkent, Göktürk, Etiler, Bebek gibi bölgelerde, lüks sitelerdeki loft dairelerde ikamet ettiğini söyleyen Taş, “Futbolcular lüks ve yeni olmasına, eşyalı olmasına, yüzme havuzu, sauna, Türk hamamı, buhar odası gibi bölümleri olmasına dikkat ediyorlar. Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe dışında; Süper Lig ve Birinci Lig’deki İstanbul takımlarındaki futbolcular ise daha çok Maslak, Ataköy ve Ataşehir’i tercih ediyorlar” dedi.
Hürriyet
Kurlarda yaşanan artış yabancıya konut satışında rekor getirdi. Temmuzda tarihi rekor kırıldı ve 1 ayda ülke genelinde 2 bin 858 yabancı ev sahibi oldu. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 65.6 artış yaşandı. Türkiye’de yabancıların satın aldığı konut sayısı ocak-temmuz döneminde de yüzde 29.6’lık artışla 14 bin 674’e yükseldi. Kurdaki yükselişi avantaja çeviren sadece yabancılar olmadı. Geliri Euro ve dolar cinsinden olan kesim önemli avantaj yakaladı. Bunların başında da futbolcular geliyor. Özellikle Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor’da oynayan futbolcular, Euro üzerinden yaptıkları sözleşmelerle ciddi bir servetin de sahibi olurken şimdi sıra bu serveti nasıl değerlendireceklerine geldi. Bu noktada öne çıkan alan ise gayrimenkul oldu.
MENAJERLER ARIYOR
Kurumsal gayrimenkul danışmanlık şirketi Coldwell Banker’ın Türkiye Ülke Başkanı Gökhan Taş, son birkaç gündür Türkiye’de ciddi isim yapmış futbolcuların menajerlerinin kendilerini arayarak konut piyasası hakkında bilgi aldığını; özellikle İstanbul’da prim yapması beklenen markalı konutlar için nabız yokladığını ifade etti. Taş, “Gerek konut fiyatlarında yaşanan düzeltme gerekse kurlardaki yükseliş futbolcular için konut yatırımını yeniden cazip hale getirdi. Bugün büyük takımlarda oynayan yerli futbolcuların yıllık kazançları ortalama 1.5 milyon Euro seviyesinde. Bugünkü kurlarla birlikte bu kazanç neredeyse yıllık 12 milyon TL’ye çıktı. Futbolcular bu geliri de özellikle gayrimenkul yatırımlarında kullanmak istiyor” dedi. Taş, futbolcuların baktıkları evlerin fiyatlarının 350 bin ile 700 bin Euro arasında değiştiğini ifade etti. Almanya, Hollanda ve Belçika gibi ülkelerde yaşanan Türk asıllı futbolcular için de Türkiye’deki gayrimenkul piyasasının çok cazip hale geldiğinin altını çizen Taş, “Özellikle Anadolu’da; ailelerin göç ettiği, hala bir kısım akrabalarının yaşadığı şehirlerde yatırımlarını artırdılar. Afyon, Sivas, Trabzon ve Kayseri başı çekiyor” dedi.
YOĞUN İLGİ VAR
ERA Gayrimenkul Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Baygan da son günlerde geliri döviz olan kesimden yoğun ilgi gördüklerini söyledi. Baygan, “Son günlerde konut döviz kazanan için ucuzladı. Futbolcular da iyi gelir grubuna sahip kesim. Futbolcular kulübü bir miktarını karşılıyor diye diye lüks sitede kiracı oluyor. Ama avantajı gören artık alımı seçiyor. 2-3 yıl yaşar, sonrada ya satar ya da kira geliri sağlarım diyorlar. Hem bizim ofislerde hem de çevremizde bir futbol camiası ilgisi var” diye konuştu.
LÜKS SİTELER ÖNE ÇIKIYOR
Yabancı futbolcuların konut tercihleriyle ilgili Gökhan Taş, “Evli ve çocuğu olan hemen hemen her futbolcunun ilk baktığı şey okul. Tabii antrenman sahalarına yakınlığı da en önemli. Galatasaray’da oynayan Florya; Fenerbahçe’de oynayan Kadıköy; Beşiktaş’ta oynayan yabancı futbolcular ise özellikle Çekmeköy’ü tercih ediyor” dedi. Bekar futbolcuların ise genellikle Acarkent, Göktürk, Etiler, Bebek gibi bölgelerde, lüks sitelerdeki loft dairelerde ikamet ettiğini söyleyen Taş, “Futbolcular lüks ve yeni olmasına, eşyalı olmasına, yüzme havuzu, sauna, Türk hamamı, buhar odası gibi bölümleri olmasına dikkat ediyorlar. Galatasaray, Beşiktaş ve Fenerbahçe dışında; Süper Lig ve Birinci Lig’deki İstanbul takımlarındaki futbolcular ise daha çok Maslak, Ataköy ve Ataşehir’i tercih ediyorlar” dedi.
Hürriyet
Çeşme'nin nüfusu 25 kat arttı
Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkmasıyla birlikte yazın son günlerini deniz güneş ve kum tatili yaparak geçirmek isteyenler, plajları doldurdu
Çeşme Otelciler Birliği Başkanı Yakup Demir, misafirlere ev sahibi olarak "Gelmeyin" demenin çok zor olduğunu vurgulayarak gelenlerin açıkta kalacağını, yatacak yer bulamayacağını belirtti. Bayramdan sonra fiyatları yarı yarıya düşüreceklerini vurgulayan Demir, daha ekonomik bir tatil için turiste "Ne olur gelmeyin, Eylül ayında gelin" dedi.
Türkiye’nin gözde turizm yerlerinden Çeşme’de 9 günlük Kurban Bayramı tatili nedeniyle tüm oteller ve tesisler doldu. Plajlarda, kumsalda, sokaklarda adım atmak zorlaştı. Çeşme’nin nüfusu 25 katına çıktı, 1 milyonu buldu. Türkiye’nin her yerinden ilçeye yerli turist geldi. Gurbetçilerin sayısının da çok olması dikkat çekti. Gündüz kumsalı gece sokakları dolduran turistler, turizmcinin, esnafın yüzünü güldürdü.
Çeşme Otelciler Birliği Başkanı Yakup Demir, doluluğun yüzde 100 olduğunu belirterek, "81 ilden plaka görüyoruz. Artık gurbetçilerimiz de Çeşme’ye geliyor. Sezonda yüzde 40 gurbetçilerle dolduk bu bayramda da devam etti" dedi.
Bayram tatilinde Çeşme’ye gitmeyi düşünenlere "Şimdi gelmeyin eylül ayında gelin" diyen Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çeşme’de ev sahibi olarak ’Gelmeyin’ demek çok zor ama bunları diyelim çünkü gelenler açıkta kalıyor. Çeşme dolu olduğu gibi civarındaki Seferihisar, Gümüldür de dolu. Buralara da yönlendiremiyoruz. Rica ediyoruz. Plajlar, sokaklar, oteller dolu tatil devam ediyor. Çeşme’ye gelmek isteyenler, ne olur gelmeyin, eylül ayında gelin. Güzel bir tatil ayı. Fiyatları da yüzde 50 aşağıya çekiyoruz. Çok daha ekonomik bir tatili daha rahat ve keyifli koşullarda yapabilirler" dedi.
’ARTIK ÜÇ AY DEĞİL, BİR YIL TURİZM VAR’
Çeşme’nin tam anlamıyla bayram yaptığını söyleyen Çeşme Belediye Başkanı CHP’li Muhittin Dalgıç, ilçedeki tesislerde doluluğun nisan ayından bu yana sürdüğünü belirterek, "Çeşme bayram tatiliyle birlikte gerçek anlamda bayram yapıyor. Ciddi bir kalabalık var. Nisan ayından beri doluluk yaşıyoruz. Geçen yıllardaki krizlerden de etkilenmedik. Bu sene de çok iyi noktadayız. Çeşme üç aylık turizm faaliyetini yılın geneline yaydı. Bundan sonra da çeşitli etkinliklerimizi festivallerimiz olacak. Bu sezonu kasım ayının ortalarına doğru bisiklete yarışıyla tamamlayacağız" dedi.
Çeşme Otelciler Birliği Başkanı Yakup Demir, misafirlere ev sahibi olarak "Gelmeyin" demenin çok zor olduğunu vurgulayarak gelenlerin açıkta kalacağını, yatacak yer bulamayacağını belirtti. Bayramdan sonra fiyatları yarı yarıya düşüreceklerini vurgulayan Demir, daha ekonomik bir tatil için turiste "Ne olur gelmeyin, Eylül ayında gelin" dedi.
Türkiye’nin gözde turizm yerlerinden Çeşme’de 9 günlük Kurban Bayramı tatili nedeniyle tüm oteller ve tesisler doldu. Plajlarda, kumsalda, sokaklarda adım atmak zorlaştı. Çeşme’nin nüfusu 25 katına çıktı, 1 milyonu buldu. Türkiye’nin her yerinden ilçeye yerli turist geldi. Gurbetçilerin sayısının da çok olması dikkat çekti. Gündüz kumsalı gece sokakları dolduran turistler, turizmcinin, esnafın yüzünü güldürdü.
Çeşme Otelciler Birliği Başkanı Yakup Demir, doluluğun yüzde 100 olduğunu belirterek, "81 ilden plaka görüyoruz. Artık gurbetçilerimiz de Çeşme’ye geliyor. Sezonda yüzde 40 gurbetçilerle dolduk bu bayramda da devam etti" dedi.
Bayram tatilinde Çeşme’ye gitmeyi düşünenlere "Şimdi gelmeyin eylül ayında gelin" diyen Demir, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çeşme’de ev sahibi olarak ’Gelmeyin’ demek çok zor ama bunları diyelim çünkü gelenler açıkta kalıyor. Çeşme dolu olduğu gibi civarındaki Seferihisar, Gümüldür de dolu. Buralara da yönlendiremiyoruz. Rica ediyoruz. Plajlar, sokaklar, oteller dolu tatil devam ediyor. Çeşme’ye gelmek isteyenler, ne olur gelmeyin, eylül ayında gelin. Güzel bir tatil ayı. Fiyatları da yüzde 50 aşağıya çekiyoruz. Çok daha ekonomik bir tatili daha rahat ve keyifli koşullarda yapabilirler" dedi.
’ARTIK ÜÇ AY DEĞİL, BİR YIL TURİZM VAR’
Çeşme’nin tam anlamıyla bayram yaptığını söyleyen Çeşme Belediye Başkanı CHP’li Muhittin Dalgıç, ilçedeki tesislerde doluluğun nisan ayından bu yana sürdüğünü belirterek, "Çeşme bayram tatiliyle birlikte gerçek anlamda bayram yapıyor. Ciddi bir kalabalık var. Nisan ayından beri doluluk yaşıyoruz. Geçen yıllardaki krizlerden de etkilenmedik. Bu sene de çok iyi noktadayız. Çeşme üç aylık turizm faaliyetini yılın geneline yaydı. Bundan sonra da çeşitli etkinliklerimizi festivallerimiz olacak. Bu sezonu kasım ayının ortalarına doğru bisiklete yarışıyla tamamlayacağız" dedi.
Saldivler Plajı doldu taştı
'Türkiye'nin Maldivleri' olarak ünlenen Burdur'daki Salda Gölü'ndeki 'Saldivler' denilen plaj, ilgi odağı oluyor.
Türkiye'nin derin tatlı su göllerinden biri olan ve Mars'ın jeolojik yapısına benzerlik gösteren dünyadaki iki noktadan biri olarak kabul edilen Burdur'un Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü, Maldivler'i andıran beyaz kumulları ve turkuaz görünümüyle ilgi görüyor. 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde alternatif turizm bölgesi olarak gösterilen Türkiye'nin Maldivleri olarak ünlenen, bölge halkının 'saldivler' adını verdiği plaj, çok sayıda yerli turisti ağırladı.
Tatilciler, apart ya da otellerde kalmak yerine yanlarında getirdikleri çadırlarda kalmayı tercih etti. Bazı vatandaşlar gündüz göle girerken, bazıları göl kenarında çamur banyosu yaptı. Yüzme ve çamur banyosu dışında da bazı tatilciler görsel şölen sunan gölde fotoğraf çekerek bu anları ölümsüzleştirdi.
Türkiye'nin derin tatlı su göllerinden biri olan ve Mars'ın jeolojik yapısına benzerlik gösteren dünyadaki iki noktadan biri olarak kabul edilen Burdur'un Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü, Maldivler'i andıran beyaz kumulları ve turkuaz görünümüyle ilgi görüyor. 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde alternatif turizm bölgesi olarak gösterilen Türkiye'nin Maldivleri olarak ünlenen, bölge halkının 'saldivler' adını verdiği plaj, çok sayıda yerli turisti ağırladı.
Tatilciler, apart ya da otellerde kalmak yerine yanlarında getirdikleri çadırlarda kalmayı tercih etti. Bazı vatandaşlar gündüz göle girerken, bazıları göl kenarında çamur banyosu yaptı. Yüzme ve çamur banyosu dışında da bazı tatilciler görsel şölen sunan gölde fotoğraf çekerek bu anları ölümsüzleştirdi.
Şile'de günübirlikçiler çöplerini denize atıp gitti!
Şile - Ağva Kilimli Koyu’nda kamp kuranlar ve günübirlikçi turistlerin çöplerini bırakıp gitmelerine çevreciler tepki gösterdi.
Günübirlik tatile gelen turistler çöplerini etrafa bırakıp gitti. Turistlerin fotoğraflarını burada çektiğini söyleyen Onur Uğur ise fotoğraf çekiminden önce çevrede bir süre temizlik yaptıktan sonra çekime başlayabildi. Duruma tepki gösteren Uğur, "Burayı bize çok methetmişlerdi. Burası bildiğiniz bir kamp alanı. İstanbul’da bulabileceğiniz nadir mekanlardan bir yer. Fakat misafirlerimizi buraya getirdiğimizde o kadar kötü karşılanıyorlar ki; insanların burada kamp yaptıktan sonra ya da günübirlik tatillerini geçirdikten sonra geride bıraktıkları çöpler. Bu durum sadece Türkleri değil yabancı insanları da çok etkiliyor. Güzelim İstanbul’u bu şekilde mahvetmemeleri lazım. insanlardan istediğimiz, çöplerinizi bir poşete koyun daha sonra da belediyelerin sağlamış olduğu çöp kovalarına bırakın" dedi.
Günübirlik tatile gelen turistler çöplerini etrafa bırakıp gitti. Turistlerin fotoğraflarını burada çektiğini söyleyen Onur Uğur ise fotoğraf çekiminden önce çevrede bir süre temizlik yaptıktan sonra çekime başlayabildi. Duruma tepki gösteren Uğur, "Burayı bize çok methetmişlerdi. Burası bildiğiniz bir kamp alanı. İstanbul’da bulabileceğiniz nadir mekanlardan bir yer. Fakat misafirlerimizi buraya getirdiğimizde o kadar kötü karşılanıyorlar ki; insanların burada kamp yaptıktan sonra ya da günübirlik tatillerini geçirdikten sonra geride bıraktıkları çöpler. Bu durum sadece Türkleri değil yabancı insanları da çok etkiliyor. Güzelim İstanbul’u bu şekilde mahvetmemeleri lazım. insanlardan istediğimiz, çöplerinizi bir poşete koyun daha sonra da belediyelerin sağlamış olduğu çöp kovalarına bırakın" dedi.
21 Ağustos 2018 Salı
Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan 14 keşif noktası
Kültür ve Turizm Bakanlığı “Kurban Bayramı’nda Keşfedilecek Yerler”i belirledi, 14 farklı rota çizdi. Bu özel konsept içerisinde doğal bir set gölü olan Amasya Borabay Gölü’nden, Amazon kadınlarının yıkandığı yer olduğuna inanılan Kadınlar Hamamı’na kadar farklı adresler yer alıyor.
ARTVİN-BORÇKA KARAGÖL: Karagöl, yeşilin, sarının ve turuncunun en güzel tonlarını görebileceğiniz doğa harikası bir yer.
Doğa tutkunları için tam bir cennet olan Borçka Karagöl’de sandalla gezintiye çıkabilir, gölün çevresinde yürüyebilir ve kamp kurabilirsiniz.
Zengin flora çeşitliliğine sahip masalsı görüntüler için fotoğraf makinenizi yanınıza almayı unutmayın
ISPARTA-EĞİRDİR GÖLÜ: Eğirdir Gölü, günün değişik zamanlarında farklı renkler alan, etrafı elma ve şeftali bahçeleriyle çevrili, berrak plajlarıyla ünlü, Türkiye’nin dördüncü büyük doğa harikası gölüdür.
Eğirdir Gölü’nün güneybatı sahillerinde derin ve kuytu koyları vardır. Sarp kayalar ve yarlar bu koylarda fotoğraf tutkunları için muazzam bir manzara oluşturmaktadır
KASTAMONU-ABANA: Abana’nın Karadeniz’e olan toplam sahil şeridi 11 km olup, yüzölçümü 33 km’dir. Büyük bölümünü kestane, çam ve meşe ormanları oluşturmaktadır.
Orman ve deniz kokusunun birbirine karıştığı Abana’nın keşfedilmeyi bekleyen plajlarında denize girmek için en uygun dönem Temmuz ve Ağustos aylarıdır.
HATAY-ARSUZ: Arsuz, Amanos Dağları ile Akdeniz’in berrak suları arasında bir sahil bandında yer almaktadır.
Arsuz ve çevresi eşsiz doğa güzellikleriyle, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle, yemyeşil yaylalarıyla ve masmavi deniziyle adeta cennet gibidir.
Hatay’ın incisi Arsuz’da gündüz doğa yürüyüşü ve yamaç paraşütü yapabilir, akşam deniz kenarındaki otantik restoranlarında gün batımını seyrederken yöresel lezzetleri tadabilirsiniz.
AMASYA-BORABAY GÖLÜ: Bir doğa harikası olan Borabay Gölü, Taşova ilçe sınırları içinde yer alır. Denizden bin 50 metre yükseklikte bir krater gölü olarak bilinmesine karşın aslında küçük bir akarsuyun etraftan gelen yıkıntılarla tıkanması sonucu oluşmuş, doğal bir set gölüdür.
Etrafı kayın, sarıçam, sedir ve kestane ağaçları ile çevrili gölün rengi zümrüt yeşilidir. Borabay Gölü etrafında yürüyüş parkurları, kır lokantaları, kamp ve piknik alanları var.
SİNOP-HAMSİLOS TABİAT PARKI: Denizin bir nehir gibi kara içine girdiği Hamsilos Koyu, iki doğal limanı, bataklık, kumul, deniz ve ormanlık alanları ile zengin biyoçeşitliliği bir arada barındıran doğa harikası yapısıyla Sinop’un en özel alanlarından biridir.
Kültürel kaynak değerleri açısından da zengin bir alan olan Hamsilos Tabiat Parkı, Amazon kadınlarının yıkandığı alan olduğuna inanılan Kadınlar Hamamı ile eski denizcilerin mezarlarını da barındırır.
BARTIN-MUGADA: Mugada, Bartın’ın gizli kalmış doğal güzelliklerinden biridir. Mugada plajının eşsiz kumunda güneşlenebilir, temiz sularında denize girebilir, balık avlayabilir, muhteşem gün batımını izleyebilir, 2. Dünya Savaşı sırasında olası bir düşman çıkartmasını önlemek amacıyla plajın doğu ve batı uçlarına yerleştirilen uçaksavar bataryalarını görebilirsiniz.
ORDU-PERŞEMBE: Perşembe, doğa ve tarih tutkunları için keşfedilmeyi bekleyen bir adres. Sayısız saklı kumsalları, Hoynat Adası, Yason Burnu Yarımadası ve Kilisesi, türbeleri, camileri ve emsalsiz limanıyla Perşembe sizleri bekliyor
DENİZLİ-SAKLI GÖL (YUKARI DAĞDERE GÖLÜ): Saklı Göl, çam ağaçları arasında büyüleyici bir manzaraya sahip doğal bir göldür.
Gölün çevresinde piknik yapabileceğiniz gibi doğa yürüyüşleri ile de keyifli vakit geçirebilirsiniz.
KIRKLARELİ-KARADENİZ SAHİLİ (KIYIKÖY): Karadeniz’e egemen, kayalık bir zemin üzerinde bulunan Kıyıköy, tabiat harikası iki doğal sit alanında bulunmaktadır.
Kıyıköy’de alabalık, sazan ve kefal balıkları avlayabilir, motorla ya da kayıkla gezinti yapılabilirsiniz. Bizans ve Osmanlı dönemlerinde yapılan eserlere ev sahipliği yapan Kıyıköy, gelen misafirlerine tarihte yolculuk yapma fırsatı da sunmaktadır.
DÜZCE-HASANLAR BARAJ GÖLÜ: Göz alabildiğine uzanan Hasanlar Baraj Gölü, tüm coşkusu ve cezbedici güzelliğiyle ziyaretçilerine pastoral lezzetler sunmaktadır.
Gölün kenarından devam eden yol sayesinde kıyıya inip piknik yapabilir, balık tutabilirsiniz. Çevredeki ormanlar doğa yürüyüşü sevenler için bulunmaz deneyim.
SAKARYA-POYRAZLAR GÖLÜ TABİAT PARKI: Poyrazlar Gölü Tabiat Parkı eşsiz doğasıyla, çevre illerden gelen misafirlerine keyifli vakit geçirme fırsatı sunmaktadır.
Piknik yapma, doğa yürüyüşü, yaban hayatı gözlemciliği ve çeşitli spor aktivitelerinin yapıldığı doğa harikası bir yerdir.
MUĞLA-BAFA GÖLÜ: Muğla’nın önemli turizm merkezlerinden olan Bafa Gölü’nde iki ada bulunmaktadır ve adalardan biri kumulla karaya bağlıdır.
Bafa Gölü’nde kefal, levrek ve yılan balığı tutabilir, Heraklia Antik Kenti, Yediler Manastırı’nı gezebilir ve gölün çevresindeki lokantalarda zeytinyağlıların tadına bakabilirsiniz.
İZMİR-KARABURUN: Üzerinde yer alan yarımadaya ismini veren Karaburun, İzmir sahil şeridinin en doğal tatil yerlerinden birisidir. El değmemiş koyları vardır. Mavi bayraklı denizi, sualtı dalış, doğa yürüyüşleri, eko ve agro turizmi gibi alternatif turizm faaliyetleri ile ilgilenenler için ideal özelliklere sahiptir.”
ARTVİN-BORÇKA KARAGÖL: Karagöl, yeşilin, sarının ve turuncunun en güzel tonlarını görebileceğiniz doğa harikası bir yer.
Doğa tutkunları için tam bir cennet olan Borçka Karagöl’de sandalla gezintiye çıkabilir, gölün çevresinde yürüyebilir ve kamp kurabilirsiniz.
Zengin flora çeşitliliğine sahip masalsı görüntüler için fotoğraf makinenizi yanınıza almayı unutmayın
ISPARTA-EĞİRDİR GÖLÜ: Eğirdir Gölü, günün değişik zamanlarında farklı renkler alan, etrafı elma ve şeftali bahçeleriyle çevrili, berrak plajlarıyla ünlü, Türkiye’nin dördüncü büyük doğa harikası gölüdür.
Eğirdir Gölü’nün güneybatı sahillerinde derin ve kuytu koyları vardır. Sarp kayalar ve yarlar bu koylarda fotoğraf tutkunları için muazzam bir manzara oluşturmaktadır
KASTAMONU-ABANA: Abana’nın Karadeniz’e olan toplam sahil şeridi 11 km olup, yüzölçümü 33 km’dir. Büyük bölümünü kestane, çam ve meşe ormanları oluşturmaktadır.
Orman ve deniz kokusunun birbirine karıştığı Abana’nın keşfedilmeyi bekleyen plajlarında denize girmek için en uygun dönem Temmuz ve Ağustos aylarıdır.
HATAY-ARSUZ: Arsuz, Amanos Dağları ile Akdeniz’in berrak suları arasında bir sahil bandında yer almaktadır.
Arsuz ve çevresi eşsiz doğa güzellikleriyle, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle, yemyeşil yaylalarıyla ve masmavi deniziyle adeta cennet gibidir.
Hatay’ın incisi Arsuz’da gündüz doğa yürüyüşü ve yamaç paraşütü yapabilir, akşam deniz kenarındaki otantik restoranlarında gün batımını seyrederken yöresel lezzetleri tadabilirsiniz.
AMASYA-BORABAY GÖLÜ: Bir doğa harikası olan Borabay Gölü, Taşova ilçe sınırları içinde yer alır. Denizden bin 50 metre yükseklikte bir krater gölü olarak bilinmesine karşın aslında küçük bir akarsuyun etraftan gelen yıkıntılarla tıkanması sonucu oluşmuş, doğal bir set gölüdür.
Etrafı kayın, sarıçam, sedir ve kestane ağaçları ile çevrili gölün rengi zümrüt yeşilidir. Borabay Gölü etrafında yürüyüş parkurları, kır lokantaları, kamp ve piknik alanları var.
SİNOP-HAMSİLOS TABİAT PARKI: Denizin bir nehir gibi kara içine girdiği Hamsilos Koyu, iki doğal limanı, bataklık, kumul, deniz ve ormanlık alanları ile zengin biyoçeşitliliği bir arada barındıran doğa harikası yapısıyla Sinop’un en özel alanlarından biridir.
Kültürel kaynak değerleri açısından da zengin bir alan olan Hamsilos Tabiat Parkı, Amazon kadınlarının yıkandığı alan olduğuna inanılan Kadınlar Hamamı ile eski denizcilerin mezarlarını da barındırır.
BARTIN-MUGADA: Mugada, Bartın’ın gizli kalmış doğal güzelliklerinden biridir. Mugada plajının eşsiz kumunda güneşlenebilir, temiz sularında denize girebilir, balık avlayabilir, muhteşem gün batımını izleyebilir, 2. Dünya Savaşı sırasında olası bir düşman çıkartmasını önlemek amacıyla plajın doğu ve batı uçlarına yerleştirilen uçaksavar bataryalarını görebilirsiniz.
ORDU-PERŞEMBE: Perşembe, doğa ve tarih tutkunları için keşfedilmeyi bekleyen bir adres. Sayısız saklı kumsalları, Hoynat Adası, Yason Burnu Yarımadası ve Kilisesi, türbeleri, camileri ve emsalsiz limanıyla Perşembe sizleri bekliyor
DENİZLİ-SAKLI GÖL (YUKARI DAĞDERE GÖLÜ): Saklı Göl, çam ağaçları arasında büyüleyici bir manzaraya sahip doğal bir göldür.
Gölün çevresinde piknik yapabileceğiniz gibi doğa yürüyüşleri ile de keyifli vakit geçirebilirsiniz.
KIRKLARELİ-KARADENİZ SAHİLİ (KIYIKÖY): Karadeniz’e egemen, kayalık bir zemin üzerinde bulunan Kıyıköy, tabiat harikası iki doğal sit alanında bulunmaktadır.
Kıyıköy’de alabalık, sazan ve kefal balıkları avlayabilir, motorla ya da kayıkla gezinti yapılabilirsiniz. Bizans ve Osmanlı dönemlerinde yapılan eserlere ev sahipliği yapan Kıyıköy, gelen misafirlerine tarihte yolculuk yapma fırsatı da sunmaktadır.
DÜZCE-HASANLAR BARAJ GÖLÜ: Göz alabildiğine uzanan Hasanlar Baraj Gölü, tüm coşkusu ve cezbedici güzelliğiyle ziyaretçilerine pastoral lezzetler sunmaktadır.
Gölün kenarından devam eden yol sayesinde kıyıya inip piknik yapabilir, balık tutabilirsiniz. Çevredeki ormanlar doğa yürüyüşü sevenler için bulunmaz deneyim.
SAKARYA-POYRAZLAR GÖLÜ TABİAT PARKI: Poyrazlar Gölü Tabiat Parkı eşsiz doğasıyla, çevre illerden gelen misafirlerine keyifli vakit geçirme fırsatı sunmaktadır.
Piknik yapma, doğa yürüyüşü, yaban hayatı gözlemciliği ve çeşitli spor aktivitelerinin yapıldığı doğa harikası bir yerdir.
MUĞLA-BAFA GÖLÜ: Muğla’nın önemli turizm merkezlerinden olan Bafa Gölü’nde iki ada bulunmaktadır ve adalardan biri kumulla karaya bağlıdır.
Bafa Gölü’nde kefal, levrek ve yılan balığı tutabilir, Heraklia Antik Kenti, Yediler Manastırı’nı gezebilir ve gölün çevresindeki lokantalarda zeytinyağlıların tadına bakabilirsiniz.
İZMİR-KARABURUN: Üzerinde yer alan yarımadaya ismini veren Karaburun, İzmir sahil şeridinin en doğal tatil yerlerinden birisidir. El değmemiş koyları vardır. Mavi bayraklı denizi, sualtı dalış, doğa yürüyüşleri, eko ve agro turizmi gibi alternatif turizm faaliyetleri ile ilgilenenler için ideal özelliklere sahiptir.”
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Emlak vergisi
Milyonlarca kişiyi ilgilendiren Emlak Vergisi son ödeme tarihi için geri sayım başladı. Her sene ödenen emlak vergisi için ev, iş yeri, ars...
-
Taşınmaza ait detaylı bilgilerin yer aldığı resmi işlemlerinizde kullanabileceğiniz tapu kayıt örneğini e-Devlet Kapısı üzerinden web tapu s...
-
Milyonlarca kişiyi ilgilendiren Emlak Vergisi son ödeme tarihi için geri sayım başladı. Her sene ödenen emlak vergisi için ev, iş yeri, ars...
-
Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Mehmet Adlı, "Vatandaşlar, yeni kimlik kartlarını POS cihazı şeklindeki Kimlik Doğrulama Sistemine takıy...


