Rusya Tur Operatörleri Birliği ATOR'dan yapılan açıklamaya göre Türkiye, Ruslar için Mayıs tatilinin en popüler destinasyonu oldu.
Rusların yaz tatilinden sonra en fazla yurt dışına çıktığı dönem olan Mayıs tatiline iki hafta kaldı. Rusya Tur Operatörleri Birliği ATOR'dan yapılan açıklamaya göre Türkiye, Ruslar için Mayıs tatilinin en popüler destinasyonu oldu.
Ulusal Haber Servisi NSN'de basın toplantısı düzenleyen ATOR Başkanı Maya Lomidze, Mayıs tatili için erken rezervasyonların 2 ay önce başladığını, iç turizme olan talebin yüzde 20 oranında arttığını söyledi.
Yurt dışı taleplerinde ise en popüler ülke Türkiye oldu. Türkiye'nin yanı sıra Kıbrıs, İspanya, Bulgaristan, BAE ve Yunanistan da en çok tercih edilen ülkeler arasında.
Fiyatlar nasıl?
Uzmanlar en popüler gidiş tarihin 28 Nisan olduğunu ve 2 kişilik 1 haftalık kahvaltı dahil tur paketlerinin 38-40 bin rubleye (618-650 dolar) satıldığını belirtiyor.
Aynı şartlarda Yunanistan'ı ziyaret etmenin maliyeti ise 98 bin ruble (1593 dolar).
Lomidze'nin ifadelerine göre Türkiye, kişi başı 25 bin ruble (406 dolar) ortalama fiyat ile en uygun 5 destinasyon arasında yer alıyor.
Tatilini yurt içinde yapmak isteyenler Rus vatandaşları için ise en uygun yer Kırım oldu.
Lomidze ayrıca, paket turları tercih edenlerin yüzde 55'inin tercihinin Türkiye'den yana olduğunu hatırlattı.
21 Nisan 2018 Cumartesi
Çeşme-Alaçatı Havalimanı ihalesi yapıldı
İzmir, Çeşme ve Alaçatı Havalimanı ihalesi, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü'nde yapıldı. İhaleyi Terminal Yapı kazandı.
Turizm kenti İzmir’in Çeşme ve Alaçatı ilçelerinin sivil hava ulaşım ihtiyacını karşılayacak havalimanı için açılan ihalede en yüksek teklifi, yıllık net satışların yüzde 20,20 tutarına tekabül eden kira taahhüdüyle Terminal Yapı ve Ticaret AŞ verdi.
Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen ihale için 25 firmanın dosya satın aldığı açıklanırken, ihaleye biri TAV Holding’in teşekkür mektubu olmak üzere, beş firma katıldı.
Dış zarfları açılan ve değerlendirilen Türkseven Turizm İnşaat ve Ticaret AŞ, İmaj Altyapı Üstyapı Sanayi-İntekar Ortak Girişimi ile Dere Construction Taahhüt AŞ’nin teklifleri, ihale dosyasındaki eksiklikler nedeniyle kabul edilmedi. İhalede geriye kalan tek firma olan Terminal Yapı ve Ticaret AŞ’nin ise yıllık net satışların yüzde 20,20 tutarına tekabül eden kira taahhüdü sunduğu açıklandı. İhale Komisyonu Başkanı Cengiz Kurt, komisyonca onaylanan ihale kararının bakanlıkça onaylandıktan sonra kesinleşeceğini söyledi.
İzmir’in Çeşme ilçesine yapılacak havalimanı, yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirilecek. Hem özel jetleri ağırlayabilecek hem de eğitim uçuşları ve charter seferleri için hizmet verecek. İhale kapsamında pojenin yapım süresi 24 ay, işletme süresi ise 25 yıl olacak. 1 milyon 697 bin metrekare arazi üzerine kurulacak havalimanının terminal alanı 2 bin metrekare olacak.
Turizm kenti İzmir’in Çeşme ve Alaçatı ilçelerinin sivil hava ulaşım ihtiyacını karşılayacak havalimanı için açılan ihalede en yüksek teklifi, yıllık net satışların yüzde 20,20 tutarına tekabül eden kira taahhüdüyle Terminal Yapı ve Ticaret AŞ verdi.
Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü’nde düzenlenen ihale için 25 firmanın dosya satın aldığı açıklanırken, ihaleye biri TAV Holding’in teşekkür mektubu olmak üzere, beş firma katıldı.
Dış zarfları açılan ve değerlendirilen Türkseven Turizm İnşaat ve Ticaret AŞ, İmaj Altyapı Üstyapı Sanayi-İntekar Ortak Girişimi ile Dere Construction Taahhüt AŞ’nin teklifleri, ihale dosyasındaki eksiklikler nedeniyle kabul edilmedi. İhalede geriye kalan tek firma olan Terminal Yapı ve Ticaret AŞ’nin ise yıllık net satışların yüzde 20,20 tutarına tekabül eden kira taahhüdü sunduğu açıklandı. İhale Komisyonu Başkanı Cengiz Kurt, komisyonca onaylanan ihale kararının bakanlıkça onaylandıktan sonra kesinleşeceğini söyledi.
İzmir’in Çeşme ilçesine yapılacak havalimanı, yap-işlet-devret modeliyle gerçekleştirilecek. Hem özel jetleri ağırlayabilecek hem de eğitim uçuşları ve charter seferleri için hizmet verecek. İhale kapsamında pojenin yapım süresi 24 ay, işletme süresi ise 25 yıl olacak. 1 milyon 697 bin metrekare arazi üzerine kurulacak havalimanının terminal alanı 2 bin metrekare olacak.
Mersin'e 1 milyar dolarlık turizm yatırımı
Mersin'e turizm yatırımı
Mersin'de bulunan Tarsus'un Kazan bölgesinde 1 milyar dolarlık yatırımla yeni bir turizm projesi yapılacağının müjdesini veren Elvan, buranın Türkiye'nin ikinci Belek'i olacağını da söyledi. 10 kilometrelik kumsal ve arkasında ormana sahip olan bölgede 8 bin yatak kapasiteli bir yatırım yapılacağını açıkladı.
Projenin tamamlandığı zaman doğrudan 5 bin kişiye istihdam yaratabileceğini belirten Elvan, "Ekonomiye çok ciddi bir katkı getirecek. Net rakam söylemem mümkün değil ama o bölgeyi turizm merkezi haline getirecek" dedi.
Mersin'de bulunan Tarsus'un Kazan bölgesinde 1 milyar dolarlık yatırımla yeni bir turizm projesi yapılacağının müjdesini veren Elvan, buranın Türkiye'nin ikinci Belek'i olacağını da söyledi. 10 kilometrelik kumsal ve arkasında ormana sahip olan bölgede 8 bin yatak kapasiteli bir yatırım yapılacağını açıkladı.
Projenin tamamlandığı zaman doğrudan 5 bin kişiye istihdam yaratabileceğini belirten Elvan, "Ekonomiye çok ciddi bir katkı getirecek. Net rakam söylemem mümkün değil ama o bölgeyi turizm merkezi haline getirecek" dedi.
Müslüman seyahat pazarı 220 milyar dolar...
Müslüman turistlerin gezdikleri ülkelerde aradığı seyahat kolaylığı, ibadet yerlerinin çokluğu ve fiyatlar gibi kriterlerin 130 ülkede değerlendirildiği, Mastercard’ın “Müslümanların Seyahat Tercihleri” araştırmasında Türkiye'nin sıralaması belli oldu
Mastercard ile Müslüman dünyanın turizm ihtiyaçlarına yönelik puanlama, rezervasyon, danışmanlık, eğitim, etkinlik yönetimi gibi konularda hizmet veren CrescentRating’in ilk kez 2011 yılında hazırladığı “Müslümanların Seyahat Tercihleri Endeksi” raporunun sekizincisi yayımlandı.
İslam İşbirliği Konferansı üyesi 48 ülke ve İslam İşbirliği Konferansı üyesi olmayan 82 ülkenin dahil olduğu, toplam 130 ülkeyi kapsayan 2018 raporuna göre, Türkiye 4. sırada yer alırken, ilk sırada yine Malezya var. Endonezya ve Birleşik Arap Emirlikleri aynı puanla 2. ve 3. sırayı paylaşırken, ilk dört ülkenin ardından Suudi Arabistan, Katar ve Fas sıralanıyor.
Araştırmaya göre 2018 yılında 131 milyon Müslüman turistin dünyayı gezdiği tespit edilirken, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olmayan ülkelerin, gelişen Müslüman turist pazarına yönelik olarak İslami ihtiyaçlara göre yaptıkları düzenlemeler ile gelişim içinde olduğu görüldü. Çoğunluğu Müslüman olmayan Singapur, Tayland ve Birleşik Krallık gibi ülkeler ise Müslüman turistlerin tercih listesinde ilk dokuz ülkeden sonra geliyor.
İletişimde ilk 10 ülke arasında yer almalıyız
Türkiye, havayolu bağlantılarının bulunması, ulaşım kolaylığı ve vizesiz ulaşım imkanları açısından en üst sırada yer alırken, Türkiye’yi sırasıyla Malezya, Tayland, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar takip etti. Türkiye aynı zamanda Müslüman iş insanlarının da ziyaret ettiği ülkelerin başında geliyor. Araştırmada, Türkiye, Malezya ve Endonezya gibi gelişen ekonomilerin, Müslüman iş insanlarını giderek daha fazla çektiği ve önümüzdeki yıllarda bu rakamın artacağı belirtiliyor.
Öte yandan, Türkiye’nin geliştirmesi gereken alanlara bakıldığında, ülke içindeki ulaşım ağı, yemek ve otel kriterleri dikkat çekiyor. Bununla birlikte Türkiye, “İletişim” ana başlığında yer alan İletişim’in Kolaylığı, Dijital Görünürlük ve Müslüman turistlerin ihtiyaçlarına destek olma kriterlerinde ilk 10 ülke arasında yer almaması, genel sıralamada 4. sırada kalmasının en önemli nedeni olarak gösteriliyor.
Müslüman seyahat pazarı 2026'da 300 milyar dolar
Araştırmaya göre, dünyada en hızlı artan grup olan Müslüman nüfusun 2050 yılında toplam 2,8 milyar olacağı tahmin edilirken, dünya üzerinde 3 insandan 1’i Müslüman olacak. Öte yandan 2026’da Müslüman seyahat pazarının 300 milyar dolar olacağının belirtildiği raporda, bu büyük pazar nedeniyle pek çok ülkede Müslümanlara yönelik ve onlar memnun edecek ürün ve hizmetlere yöneldiği görülüyor. Araştırmaya göre Müslüman ülkelerde orta sınıfın giderek geliştiği ve gelirlerini harcamak üzere turizme yöneldikleri vurgulanırken, Suudi Arabistan’a yapılan Umre ziyaretlerinin yanı sıra, Ramazan ayının da artık Müslüman turistlerin tercih ettiği bir dönem olduğu görülüyor. Bu nedenle Ramazan ayında Müslüman turistlere yönelik özel deneyimler sağlayan ülkeler tercih ediliyor.
Mastercard ile Müslüman dünyanın turizm ihtiyaçlarına yönelik puanlama, rezervasyon, danışmanlık, eğitim, etkinlik yönetimi gibi konularda hizmet veren CrescentRating’in ilk kez 2011 yılında hazırladığı “Müslümanların Seyahat Tercihleri Endeksi” raporunun sekizincisi yayımlandı.
İslam İşbirliği Konferansı üyesi 48 ülke ve İslam İşbirliği Konferansı üyesi olmayan 82 ülkenin dahil olduğu, toplam 130 ülkeyi kapsayan 2018 raporuna göre, Türkiye 4. sırada yer alırken, ilk sırada yine Malezya var. Endonezya ve Birleşik Arap Emirlikleri aynı puanla 2. ve 3. sırayı paylaşırken, ilk dört ülkenin ardından Suudi Arabistan, Katar ve Fas sıralanıyor.
Araştırmaya göre 2018 yılında 131 milyon Müslüman turistin dünyayı gezdiği tespit edilirken, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olmayan ülkelerin, gelişen Müslüman turist pazarına yönelik olarak İslami ihtiyaçlara göre yaptıkları düzenlemeler ile gelişim içinde olduğu görüldü. Çoğunluğu Müslüman olmayan Singapur, Tayland ve Birleşik Krallık gibi ülkeler ise Müslüman turistlerin tercih listesinde ilk dokuz ülkeden sonra geliyor.
İletişimde ilk 10 ülke arasında yer almalıyız
Türkiye, havayolu bağlantılarının bulunması, ulaşım kolaylığı ve vizesiz ulaşım imkanları açısından en üst sırada yer alırken, Türkiye’yi sırasıyla Malezya, Tayland, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar takip etti. Türkiye aynı zamanda Müslüman iş insanlarının da ziyaret ettiği ülkelerin başında geliyor. Araştırmada, Türkiye, Malezya ve Endonezya gibi gelişen ekonomilerin, Müslüman iş insanlarını giderek daha fazla çektiği ve önümüzdeki yıllarda bu rakamın artacağı belirtiliyor.
Öte yandan, Türkiye’nin geliştirmesi gereken alanlara bakıldığında, ülke içindeki ulaşım ağı, yemek ve otel kriterleri dikkat çekiyor. Bununla birlikte Türkiye, “İletişim” ana başlığında yer alan İletişim’in Kolaylığı, Dijital Görünürlük ve Müslüman turistlerin ihtiyaçlarına destek olma kriterlerinde ilk 10 ülke arasında yer almaması, genel sıralamada 4. sırada kalmasının en önemli nedeni olarak gösteriliyor.
Müslüman seyahat pazarı 2026'da 300 milyar dolar
Araştırmaya göre, dünyada en hızlı artan grup olan Müslüman nüfusun 2050 yılında toplam 2,8 milyar olacağı tahmin edilirken, dünya üzerinde 3 insandan 1’i Müslüman olacak. Öte yandan 2026’da Müslüman seyahat pazarının 300 milyar dolar olacağının belirtildiği raporda, bu büyük pazar nedeniyle pek çok ülkede Müslümanlara yönelik ve onlar memnun edecek ürün ve hizmetlere yöneldiği görülüyor. Araştırmaya göre Müslüman ülkelerde orta sınıfın giderek geliştiği ve gelirlerini harcamak üzere turizme yöneldikleri vurgulanırken, Suudi Arabistan’a yapılan Umre ziyaretlerinin yanı sıra, Ramazan ayının da artık Müslüman turistlerin tercih ettiği bir dönem olduğu görülüyor. Bu nedenle Ramazan ayında Müslüman turistlere yönelik özel deneyimler sağlayan ülkeler tercih ediliyor.
15 Nisan 2018 Pazar
TOKİ 822 bin rakamına ulaştı
Başbakanlık Toplu Konut İdaresince (TOKİ) Başkanı Ergün Turan, TOKİ'nin 1984 yılında kuruluşundan 2002 yılına kadar 43 bin konut üretebildiğini söyleyerek, "Son 14 yılda 822 bin konut üreten bir kurum haline geldik. 2016 yılında 65 bin konut ürettik, 2017 yılını ise 60 bin konutla kapattık. 2018 yılında da konut üretimlerimize hızla devam ediyoruz." dedi.
Bu yıl için yaklaşık 65-70 bin konut rakamını hedeflediklerini bildiren Turan, "2023 yılı hedefimiz 1 milyon 200 bin konuta erişmek. İdarenin 1 milyon konut hedefi vardı, 2015'te bunu revize ettik, 1 milyon 200 bin konuta çıkardık. Şimdi geldiğimiz noktada 820 bin konut rakamına ulaştık, yani önümüzde 6-7 yıl içerisinde inşallah hedeflediğimiz rakamı aşmış olacağız." açıklamasında bulundu.
Bu yıl için yaklaşık 65-70 bin konut rakamını hedeflediklerini bildiren Turan, "2023 yılı hedefimiz 1 milyon 200 bin konuta erişmek. İdarenin 1 milyon konut hedefi vardı, 2015'te bunu revize ettik, 1 milyon 200 bin konuta çıkardık. Şimdi geldiğimiz noktada 820 bin konut rakamına ulaştık, yani önümüzde 6-7 yıl içerisinde inşallah hedeflediğimiz rakamı aşmış olacağız." açıklamasında bulundu.
Alman ve Rus turist birincilik için yarışacak
TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya: 2018 yılını, rekor kırarak 40 milyon ziyaretçi sayısıyla kapatacağımızı düşünüyorum
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, "Ana pazar olarak tanımladığımız Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden gelen taleplerin olumlu seyretmesi neticesinde 2018 yılını, rekor kırarak 40 milyon ziyaretçi sayısıyla kapatacağımızı düşünüyorum. Yıl sonunda turizmden elde ettiğimiz gelirin de 30 milyar dolar seviyesini aşmasını ve bu çerçevede kişi başı ortalama turizm gelirimizin 750 dolar seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz." dedi.
Bağlıkaya, Turizm Haftası vesilesiyle turizm sektöründeki gelişmelere ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.
Bu yılı Türk turizmi açısından çok önemli bir dönemeç olarak gördüklerini belirten Bağlıkaya, bu yıl gösterilecek sıçramayla Türkiye’yi dünya turizm sıralamalarında çok daha üst basamaklara taşıyacak yükselişi hedeflediklerini kaydetti.
Bağlıkaya, bu hedefe doğru emin adımlarla yürüdüklerini ifade ederek şunları söyledi:
"2018 yılına ilişkin açıklanan ilk resmi veriler de beklentimizi doğrular nitelikte. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından açıklanan şubat ayı verileri, 2018 yılının ilk iki aylık döneminde Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısının yüzde 34,91 artış gösterdiğini ortaya koyuyor. Özellikle ana pazar olarak tanımladığımız Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden gelen taleplerin olumlu seyretmesi neticesinde 2018 yılını, rekor kırarak 40 milyon ziyaretçi sayısıyla kapatacağımızı düşünüyorum. Yıl sonunda turizmden elde ettiğimiz gelirin de 30 milyar dolar seviyesini aşmasını ve bu çerçevede kişi başı ortalama turizm gelirimizin 750 dolar seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Özlediğimiz günlere geldik gibi gözüküyor."
"Alman ve Rus turist birincilik için yarışacak"
Bağlıkaya, 2018 yaz sezonuna yönelik rezervasyon taleplerinin çok iyi seyrettiğini anlatarak, "Türkiye’nin iki ana pazarı konumunda bulunan Almanya ve Rusya’dan gelen rezervasyon verileri çok olumlu. Almanya’dan yüzde 60, Rusya’dan da yüzde 30’un üzerinde rezervasyon artışları var. Bu yıl Almanya ve Rusya, 6 milyonlara ulaşacağını tahmin ettiğimiz rekor rakamlarla birincilik için yarışacak. Bununla birlikte İngiltere, Hollanda gibi son iki yıllık dönemde düşüş gösteren pazarlardan Türkiye’ye yönelik ilgi ve talebin yeniden canlanmasını çok önemli buluyoruz." diye konuştu.
Erken rezervasyon döneminde Almanya, Rusya ve Avrupa ülkelerinden talebin en yüksek olduğu destinasyonların başında Antalya'nın geldiğini aktaran Bağlıkaya, Antalya ile birlikte Ege Bölgesi kıyılarının talebin yüksek olduğu destinasyonlar arasında bulunduğunu dile getirdi.
Bağlıkaya, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TÜRSAB, TÜROFED ve TÜROB öncülüğünde 2009 yılında başlatılan erken rezervasyon kampanyasının ana hedefinin, avantajlı ödeme kolaylıkları sağlayarak daha fazla vatandaşın tatil yapmasına öncülük etmek, bu yolla iç turizmi canlandırmak ve Türkiye'ye gelen yabancı turistlerin daha uygun ödeme koşulları ile seyahat ettiklerine yönelik yaygın algıyı değiştirmek olduğunu aktararak, "Geride kalan yıllarda erken rezervasyon kampanyasının seyahat acentelerinden otellere kadar turizm sektör temsilcilerinin yoğun gayretleriyle çok başarılı olduğunu ifade edebiliriz. 2009 yılında 300 bin kişi ile başlayan erken rezervasyon kampanyası 2017 yılında 5 milyonu aşmıştı. 2018 yılındaki beklentimiz ise erken rezervasyonla tatile çıkan yerli turist sayısının 6 milyonu aşarak 7 milyon seviyelerine yaklaşması yönünde." şeklinde konuştu.
"Kısa şehir turlarına çıkan vatandaşlarımızın sayısında artış var"
Bağlıkaya, yeni turizm eğilimlerine bakıldığında, tüketicilerin destinasyon tercihinde daha seçici davrandığına işaret ederek, destinasyonun çevreye duyarlı ve çevre dostu olması, özgünlük ve farklı deneyimleri sunabilmesinin tatil kararlarını etkilediğini söyledi.
Bağlıkaya, artık yabancı ziyaretçilerin, turist gibi gezmek ve anılmak istemediğini, yerel halkla kaynaşmak ve farklı yaşam deneyimlerini tatmayı beklediğini aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu nedenlerle, ülkemize gelen yabancı misafirlerin otel dışı aktivitelere daha fazla katılımının sağlanması için turistin yerel halkla buluşturacak projelerin yapılması, uluslararası ve yerel kültür ve sanat etkinliklerinin sayılarının artırılması, gastronomi ve alışveriş gibi konularda etkinlikler düzenlenmesi, gençlere ve çocuklara yönelik aktivitelerin artırılması, konaklama tesislerinden şehir merkezlerine ve cazibe noktalarına ulaşım kolaylıkları sağlanması, farklı konularda tematik müze ve parkların yapılması, bisiklet ve yürüyüş yolları düzenlenmesi, taklit ve ucuz hediyelik eşya yerine ülkemizin geleneksel el sanatlarının yansıtıldığı hediyelik ürünlerin üretilmesi ve satışının özendirilmesi, uluslararası sportif etkinliklere ev sahipliği yapılması önem taşımaktadır."
Bağlıkaya, son yıllarda yerli turistler açısından kültür turlarına talebin arttığını belirterek, "Bunda gelişen ulaşım olanaklarının, artan havalimanı sayısının da büyük katkısı var. Özellikle hafta sonunu farklı kentlerde geçirmek isteyen kısa şehir turlarına çıkan vatandaşlarımızın sayısında artış söz konusu. Bununla birlikte gastronomi turları da talebin günden güne arttığı tur çeşitleri arasında yer alıyor." dedi.
"Kongre, golf ve spor turizmi segmentlerinin de desteklenmesi önemli"
Bağlıkaya, turizmin ekonomiye çok yönlü katkısı olan, deyim yerindeyse, Türk ekonomisi için lokomotif sektörlerden birisi konumunda bulunduğuna dikkati çekerek, "Cari açığın düşürülmesine, dış ticaret açığımızın kapatılmasına, çok önemli katkılar sağlayan turizm sektörü, tarımdan inşaata, mobilyadan ulaşım sektörüne birçok sektörü harekete geçiren bir dinamiğe sahip. Turizmin ekonomiye sağladığı bir diğer önemli katkı ise istihdam yaratması. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) verilerine göre dünya genelinde istihdam edilen her 11 kişiden 1’i turizm ve turizme destek sağlayan iş kollarında çalışıyor. Türkiye gibi ülkelerde turizmin istihdam yaratan yönünün büyük önemi bulunuyor." dedi.
Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, "Ana pazar olarak tanımladığımız Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden gelen taleplerin olumlu seyretmesi neticesinde 2018 yılını, rekor kırarak 40 milyon ziyaretçi sayısıyla kapatacağımızı düşünüyorum. Yıl sonunda turizmden elde ettiğimiz gelirin de 30 milyar dolar seviyesini aşmasını ve bu çerçevede kişi başı ortalama turizm gelirimizin 750 dolar seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz." dedi.
Bağlıkaya, Turizm Haftası vesilesiyle turizm sektöründeki gelişmelere ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulundu.
Bu yılı Türk turizmi açısından çok önemli bir dönemeç olarak gördüklerini belirten Bağlıkaya, bu yıl gösterilecek sıçramayla Türkiye’yi dünya turizm sıralamalarında çok daha üst basamaklara taşıyacak yükselişi hedeflediklerini kaydetti.
Bağlıkaya, bu hedefe doğru emin adımlarla yürüdüklerini ifade ederek şunları söyledi:
"2018 yılına ilişkin açıklanan ilk resmi veriler de beklentimizi doğrular nitelikte. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından açıklanan şubat ayı verileri, 2018 yılının ilk iki aylık döneminde Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısının yüzde 34,91 artış gösterdiğini ortaya koyuyor. Özellikle ana pazar olarak tanımladığımız Avrupa ve Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinden gelen taleplerin olumlu seyretmesi neticesinde 2018 yılını, rekor kırarak 40 milyon ziyaretçi sayısıyla kapatacağımızı düşünüyorum. Yıl sonunda turizmden elde ettiğimiz gelirin de 30 milyar dolar seviyesini aşmasını ve bu çerçevede kişi başı ortalama turizm gelirimizin 750 dolar seviyesinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Özlediğimiz günlere geldik gibi gözüküyor."
"Alman ve Rus turist birincilik için yarışacak"
Bağlıkaya, 2018 yaz sezonuna yönelik rezervasyon taleplerinin çok iyi seyrettiğini anlatarak, "Türkiye’nin iki ana pazarı konumunda bulunan Almanya ve Rusya’dan gelen rezervasyon verileri çok olumlu. Almanya’dan yüzde 60, Rusya’dan da yüzde 30’un üzerinde rezervasyon artışları var. Bu yıl Almanya ve Rusya, 6 milyonlara ulaşacağını tahmin ettiğimiz rekor rakamlarla birincilik için yarışacak. Bununla birlikte İngiltere, Hollanda gibi son iki yıllık dönemde düşüş gösteren pazarlardan Türkiye’ye yönelik ilgi ve talebin yeniden canlanmasını çok önemli buluyoruz." diye konuştu.
Erken rezervasyon döneminde Almanya, Rusya ve Avrupa ülkelerinden talebin en yüksek olduğu destinasyonların başında Antalya'nın geldiğini aktaran Bağlıkaya, Antalya ile birlikte Ege Bölgesi kıyılarının talebin yüksek olduğu destinasyonlar arasında bulunduğunu dile getirdi.
Bağlıkaya, Kültür ve Turizm Bakanlığı, TÜRSAB, TÜROFED ve TÜROB öncülüğünde 2009 yılında başlatılan erken rezervasyon kampanyasının ana hedefinin, avantajlı ödeme kolaylıkları sağlayarak daha fazla vatandaşın tatil yapmasına öncülük etmek, bu yolla iç turizmi canlandırmak ve Türkiye'ye gelen yabancı turistlerin daha uygun ödeme koşulları ile seyahat ettiklerine yönelik yaygın algıyı değiştirmek olduğunu aktararak, "Geride kalan yıllarda erken rezervasyon kampanyasının seyahat acentelerinden otellere kadar turizm sektör temsilcilerinin yoğun gayretleriyle çok başarılı olduğunu ifade edebiliriz. 2009 yılında 300 bin kişi ile başlayan erken rezervasyon kampanyası 2017 yılında 5 milyonu aşmıştı. 2018 yılındaki beklentimiz ise erken rezervasyonla tatile çıkan yerli turist sayısının 6 milyonu aşarak 7 milyon seviyelerine yaklaşması yönünde." şeklinde konuştu.
"Kısa şehir turlarına çıkan vatandaşlarımızın sayısında artış var"
Bağlıkaya, yeni turizm eğilimlerine bakıldığında, tüketicilerin destinasyon tercihinde daha seçici davrandığına işaret ederek, destinasyonun çevreye duyarlı ve çevre dostu olması, özgünlük ve farklı deneyimleri sunabilmesinin tatil kararlarını etkilediğini söyledi.
Bağlıkaya, artık yabancı ziyaretçilerin, turist gibi gezmek ve anılmak istemediğini, yerel halkla kaynaşmak ve farklı yaşam deneyimlerini tatmayı beklediğini aktararak, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu nedenlerle, ülkemize gelen yabancı misafirlerin otel dışı aktivitelere daha fazla katılımının sağlanması için turistin yerel halkla buluşturacak projelerin yapılması, uluslararası ve yerel kültür ve sanat etkinliklerinin sayılarının artırılması, gastronomi ve alışveriş gibi konularda etkinlikler düzenlenmesi, gençlere ve çocuklara yönelik aktivitelerin artırılması, konaklama tesislerinden şehir merkezlerine ve cazibe noktalarına ulaşım kolaylıkları sağlanması, farklı konularda tematik müze ve parkların yapılması, bisiklet ve yürüyüş yolları düzenlenmesi, taklit ve ucuz hediyelik eşya yerine ülkemizin geleneksel el sanatlarının yansıtıldığı hediyelik ürünlerin üretilmesi ve satışının özendirilmesi, uluslararası sportif etkinliklere ev sahipliği yapılması önem taşımaktadır."
Bağlıkaya, son yıllarda yerli turistler açısından kültür turlarına talebin arttığını belirterek, "Bunda gelişen ulaşım olanaklarının, artan havalimanı sayısının da büyük katkısı var. Özellikle hafta sonunu farklı kentlerde geçirmek isteyen kısa şehir turlarına çıkan vatandaşlarımızın sayısında artış söz konusu. Bununla birlikte gastronomi turları da talebin günden güne arttığı tur çeşitleri arasında yer alıyor." dedi.
"Kongre, golf ve spor turizmi segmentlerinin de desteklenmesi önemli"
Bağlıkaya, turizmin ekonomiye çok yönlü katkısı olan, deyim yerindeyse, Türk ekonomisi için lokomotif sektörlerden birisi konumunda bulunduğuna dikkati çekerek, "Cari açığın düşürülmesine, dış ticaret açığımızın kapatılmasına, çok önemli katkılar sağlayan turizm sektörü, tarımdan inşaata, mobilyadan ulaşım sektörüne birçok sektörü harekete geçiren bir dinamiğe sahip. Turizmin ekonomiye sağladığı bir diğer önemli katkı ise istihdam yaratması. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) verilerine göre dünya genelinde istihdam edilen her 11 kişiden 1’i turizm ve turizme destek sağlayan iş kollarında çalışıyor. Türkiye gibi ülkelerde turizmin istihdam yaratan yönünün büyük önemi bulunuyor." dedi.
7 Nisan 2018 Cumartesi
Türkiye'de son 10 yılda 9,4 milyon konut satıldı
Türkiye'de 2008-2017 dönemini kapsayan 10 yılda 9 milyon 361 bin 941 adet konut satıldı.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yapılan derlemeye göre, ülke genelinde son 10 yılda 9 milyon 361 bin 941 konut el değiştirdi.
En çok konutun satıldığı İstanbul'da 1 milyon 904 bin 919 ev satışı gerçekleştirildi. Konut satış miktarında İstanbul'u, 1 milyon 232 bin 571'le Ankara, 579 bin 958'le İzmir, 463 bin 830'la Antalya ve 336 bin 1'le de Bursa izledi.
Mersin'de 247 bin 663 konut satılırken, 227 bin 150'yle Konya, 224 bin 250'yle Kayseri, 200 bin 445'le de Kocaeli 200 binin üzerinde konut satılan iller arasında yer aldı.
Konut satışında 100 bin adedin üzerinde kalınan iller ise 194 bin 757'yle Adana, 189 bin 881'le Gaziantep, 183 bin 133'le Eskişehir, 176 bin 44'le Tekirdağ, 163 bin 667'yle Aydın, 150 bin 79'la Samsun, 142 bin 501'le Balıkesir, 134 bin 314'le Sakarya, 127 bin 857'yle Diyarbakır, 125 bin 440'la Manisa, 113 bin 488'le Şanlıurfa, 112 bin 115'le Hatay, 109 bin 669'la da Denizli şeklinde sıralandı.
En düşük Hakkari, Ardahan ve Bayburt'ta
Son 10 yılda en düşük konut satışı gerçekleştirilen iller arasında başı 904 konutla Hakkari çekti. İstanbul'da Hakkari'nin 2 bin 107 katı konut satıldı.
Hakkari'yi bu alanda bin 385'le Ardahan, 3 bin 640'la Bayburt, 4 bin 96'yla Şırnak, 5 bin 993'le Muş, 6 bin 97'yle Gümüşhane, 7 bin 286'yla Bitlis, 8 bin 355'le Tunceli ve 9 bin 136'yla Iğdır takip etti.
Bazı büyükşehirlerde 100 bin rakamı aşılamadı
Son 10 yılda bazı büyükşehirlerde dahi konut satışlarının 100 bini geçememesi dikkati çekti.
Büyükşehirlerden Malatya'da bu dönemde 94 bin 396 konut satılırken, Muğla'da 91 bin 461, Trabzon'da 85 bin 773, Kahramanmaraş'ta 83 bin 229, Ordu'da 60 bin 555, Erzurum'da 50 bin 533, Van'da 38 bin 256 ve Mardin'de ise 32 bin 148 adet konut el değiştirdi.
On yılda 50-20 arasında konut satılan iller
Söz konusu dönemde diğer 24 ilde 50-20 bin arasında konut satışı gerçekleşti. Bu iller arasında Edirne 48 bin 841 adetle, Bolu 42 bin 427 adetle, Aksaray 41 bin 788 adetle, Kırıkkale 40 bin 164 adetle ilk sıralarda yer aldı.
Niğde'de son on yılda 39 bin 221 konut satılırken, Kırklareli'de 39 bin 108, Osmaniye'de 38 bin 862, Adıyaman'da 37 bin 616, Zonguldak'ta 37 bin 566, Isparta'da 36 bin 194, Kastamonu'da 35 bin 978, Giresun'da 35 bin 368, Düzce'de 35 bin 48, Tokat'ta 34 bin 265, Kırşehir'de 32 bin 885, Uşak'ta 32 bin 577, Amasya'da 31 bin 260 konutun satışı gerçekleşti.
"Anadolu'nun etkisi artıyor"
Konuya ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Fuzulev Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal, Türkiye'de ve özellikle büyük şehirlerde dar ve orta gelirlinin ev alma ihtimalinin artan fiyatlar yüzünden imkansızlaştığını belirterek, bu yüzden Anadolu'nun satışta payının artmaya başladığını söyledi.
Önceki yıllarda satılan her 4 konuttan birisinin İstanbul'da olduğunu dile getiren Akbal, "2017 rakamlarına baktığımızda her 6 konuttan birisinin İstanbul'da satıldığını, Anadolu'nun etkisinin arttığını görüyoruz. Sadece geçtiğimiz yıl Anadolu'da sıfır konut satışı 550 bine yaklaştı. Birinci el konutun yüzde 82'si Anadolu pazarında satılıyor. Anadolu'da konut almak İstanbul'a göre çok daha kolay." dedi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yapılan derlemeye göre, ülke genelinde son 10 yılda 9 milyon 361 bin 941 konut el değiştirdi.
En çok konutun satıldığı İstanbul'da 1 milyon 904 bin 919 ev satışı gerçekleştirildi. Konut satış miktarında İstanbul'u, 1 milyon 232 bin 571'le Ankara, 579 bin 958'le İzmir, 463 bin 830'la Antalya ve 336 bin 1'le de Bursa izledi.
Mersin'de 247 bin 663 konut satılırken, 227 bin 150'yle Konya, 224 bin 250'yle Kayseri, 200 bin 445'le de Kocaeli 200 binin üzerinde konut satılan iller arasında yer aldı.
Konut satışında 100 bin adedin üzerinde kalınan iller ise 194 bin 757'yle Adana, 189 bin 881'le Gaziantep, 183 bin 133'le Eskişehir, 176 bin 44'le Tekirdağ, 163 bin 667'yle Aydın, 150 bin 79'la Samsun, 142 bin 501'le Balıkesir, 134 bin 314'le Sakarya, 127 bin 857'yle Diyarbakır, 125 bin 440'la Manisa, 113 bin 488'le Şanlıurfa, 112 bin 115'le Hatay, 109 bin 669'la da Denizli şeklinde sıralandı.
En düşük Hakkari, Ardahan ve Bayburt'ta
Son 10 yılda en düşük konut satışı gerçekleştirilen iller arasında başı 904 konutla Hakkari çekti. İstanbul'da Hakkari'nin 2 bin 107 katı konut satıldı.
Hakkari'yi bu alanda bin 385'le Ardahan, 3 bin 640'la Bayburt, 4 bin 96'yla Şırnak, 5 bin 993'le Muş, 6 bin 97'yle Gümüşhane, 7 bin 286'yla Bitlis, 8 bin 355'le Tunceli ve 9 bin 136'yla Iğdır takip etti.
Bazı büyükşehirlerde 100 bin rakamı aşılamadı
Son 10 yılda bazı büyükşehirlerde dahi konut satışlarının 100 bini geçememesi dikkati çekti.
Büyükşehirlerden Malatya'da bu dönemde 94 bin 396 konut satılırken, Muğla'da 91 bin 461, Trabzon'da 85 bin 773, Kahramanmaraş'ta 83 bin 229, Ordu'da 60 bin 555, Erzurum'da 50 bin 533, Van'da 38 bin 256 ve Mardin'de ise 32 bin 148 adet konut el değiştirdi.
On yılda 50-20 arasında konut satılan iller
Söz konusu dönemde diğer 24 ilde 50-20 bin arasında konut satışı gerçekleşti. Bu iller arasında Edirne 48 bin 841 adetle, Bolu 42 bin 427 adetle, Aksaray 41 bin 788 adetle, Kırıkkale 40 bin 164 adetle ilk sıralarda yer aldı.
Niğde'de son on yılda 39 bin 221 konut satılırken, Kırklareli'de 39 bin 108, Osmaniye'de 38 bin 862, Adıyaman'da 37 bin 616, Zonguldak'ta 37 bin 566, Isparta'da 36 bin 194, Kastamonu'da 35 bin 978, Giresun'da 35 bin 368, Düzce'de 35 bin 48, Tokat'ta 34 bin 265, Kırşehir'de 32 bin 885, Uşak'ta 32 bin 577, Amasya'da 31 bin 260 konutun satışı gerçekleşti.
"Anadolu'nun etkisi artıyor"
Konuya ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Fuzulev Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal, Türkiye'de ve özellikle büyük şehirlerde dar ve orta gelirlinin ev alma ihtimalinin artan fiyatlar yüzünden imkansızlaştığını belirterek, bu yüzden Anadolu'nun satışta payının artmaya başladığını söyledi.
Önceki yıllarda satılan her 4 konuttan birisinin İstanbul'da olduğunu dile getiren Akbal, "2017 rakamlarına baktığımızda her 6 konuttan birisinin İstanbul'da satıldığını, Anadolu'nun etkisinin arttığını görüyoruz. Sadece geçtiğimiz yıl Anadolu'da sıfır konut satışı 550 bine yaklaştı. Birinci el konutun yüzde 82'si Anadolu pazarında satılıyor. Anadolu'da konut almak İstanbul'a göre çok daha kolay." dedi.
Günlük kiralık evlere aile yasağı geliyor
Günlük kiralamalara “aile” yasağı geliyor. Dairelerinin yarısından fazlasında aile oturuyorsa o binada günlük kiralama yapılamayacak
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, üzerinde çalışılan düzenlemeye ilişkin, “Kafana göre kiralayamayacaksın. Yüzde 50’nin üzerinde aile oturuyorsa bunun günlük kiralamaya uygun olmadığı söylenecek” dedi. Tüfenkci, bir grup gazeteciyle sohbetinde özetle şunları söyledi:
KAFANA GÖRE KİRALAYAMAYACAKSIN
“(Günlük kiralama) Daha önce İçişleri Bakanlığımız sadece oteldeki gibi bilgilendirme istedi. Kime kiralandığının otellerdeki gibi kimliklerle İçişleri Bakanlığına bilgilendirmeyle yetiniliyordu. Şimdi burada da biz kira hukuku ve emlak piyasası noktasında arkadaşlarımıza talimat verdik. Çünkü burada da bir boşluk var. Bunun kiralanmasıyla ilgili de usul ve esaslara ilişkin bir çalışmayı yapıyorlar. Onu da yönetmeliğin içerisinde yayınlayacağız. Binanın tamamının günlük kiralamaya uygun olmasını isteyeceğiz. Diyelim ki 10 dairelik bir apartmanda 5-6 dairede aile oturuyor, 2 dairenin 6 tane odasına ayrı ayrı kiralama yöntemini doğru bulmuyoruz. Apartlar gibi bu işe uygun daireler, binalar olacak. Örneğin yüzde 50’nin üzerinde aile oturuyorsa bunun günlük kiralamaya uygun olmadığı söylenecek. Çünkü başka türlü yasaklamak lazım. O da olmaz. Senin de alırken veya satarken ona göre düşünmen lazım. Ona göre fiyatlandırma, talep olacak. Bu tartışılıyor. Henüz nihai kararımızı vermedik.
SIFIRDANSA BİLEREK ALMIŞSINDIR
Konuştuğumuz çevrilen binalar. Onun için belirli şartlar koyup çoğunluk arayacağız. Zaten günlük kiralanan yeri sıfırdan almışsan bilerek almışsındır. Sonradan çevirme durumunda belirli bir çoğunluk arayacağız. Kafana göre kiralayamayacaksın. Sen ‘Ben evimi günlük kiralıyorum’ diyemeyeceksin. Çoğunluğu toplayamazsan kafana göre ‘Ben dairemi günlük kiraladım’ diyemeyeceksin. Bunun için belirli bir çoğunluk aranmasının istiyoruz. Bunun oranına karar vermedik. Şu an bu konuda bir düzenleme yok, İsteyen kiraya verebiliyor. Bir boşluk var.
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, üzerinde çalışılan düzenlemeye ilişkin, “Kafana göre kiralayamayacaksın. Yüzde 50’nin üzerinde aile oturuyorsa bunun günlük kiralamaya uygun olmadığı söylenecek” dedi. Tüfenkci, bir grup gazeteciyle sohbetinde özetle şunları söyledi:
KAFANA GÖRE KİRALAYAMAYACAKSIN
“(Günlük kiralama) Daha önce İçişleri Bakanlığımız sadece oteldeki gibi bilgilendirme istedi. Kime kiralandığının otellerdeki gibi kimliklerle İçişleri Bakanlığına bilgilendirmeyle yetiniliyordu. Şimdi burada da biz kira hukuku ve emlak piyasası noktasında arkadaşlarımıza talimat verdik. Çünkü burada da bir boşluk var. Bunun kiralanmasıyla ilgili de usul ve esaslara ilişkin bir çalışmayı yapıyorlar. Onu da yönetmeliğin içerisinde yayınlayacağız. Binanın tamamının günlük kiralamaya uygun olmasını isteyeceğiz. Diyelim ki 10 dairelik bir apartmanda 5-6 dairede aile oturuyor, 2 dairenin 6 tane odasına ayrı ayrı kiralama yöntemini doğru bulmuyoruz. Apartlar gibi bu işe uygun daireler, binalar olacak. Örneğin yüzde 50’nin üzerinde aile oturuyorsa bunun günlük kiralamaya uygun olmadığı söylenecek. Çünkü başka türlü yasaklamak lazım. O da olmaz. Senin de alırken veya satarken ona göre düşünmen lazım. Ona göre fiyatlandırma, talep olacak. Bu tartışılıyor. Henüz nihai kararımızı vermedik.
SIFIRDANSA BİLEREK ALMIŞSINDIR
Konuştuğumuz çevrilen binalar. Onun için belirli şartlar koyup çoğunluk arayacağız. Zaten günlük kiralanan yeri sıfırdan almışsan bilerek almışsındır. Sonradan çevirme durumunda belirli bir çoğunluk arayacağız. Kafana göre kiralayamayacaksın. Sen ‘Ben evimi günlük kiralıyorum’ diyemeyeceksin. Çoğunluğu toplayamazsan kafana göre ‘Ben dairemi günlük kiraladım’ diyemeyeceksin. Bunun için belirli bir çoğunluk aranmasının istiyoruz. Bunun oranına karar vermedik. Şu an bu konuda bir düzenleme yok, İsteyen kiraya verebiliyor. Bir boşluk var.
Türkiye doğalgaz tüketiminde rekor kırdı
Türkiye'de geçen yıl hane başı doğalgaz tüketiminde bin 636 metreküple ilk sırada Ardahan yer aldı. Geçen yıl hane başı ortalama doğalgaz tüketimi bin 32 metreküp olarak tespit edildi
Türkiye'de geçen yıl hane başı doğalgaz tüketiminde ilk sırada bin 636 metreküple Ardahan yer aldı.
Geçen yıl itibarıyla 72 doğalgaz dağıtım şirketi tarafından yapılan toplam şebeke yatırım miktarı 21,5 milyar liraya ulaştı.
Rapora göre, şebeke uzunluğunun 130 bin 585 kilometreye yükseldiği doğalgaz dağıtım sektöründe, geçen yıl 1,7 milyar liralık yatırımla 101 ilçeye daha gaz arzı sağlandı.
Mevcut durumda 78 il ve 426 ilçede doğalgaz kullanılırken, geçen yıl sonu itibarıyla toplam abone sayısı 14 milyon 162 bin 930'a, doğalgaz götürülen vatandaş sayısı ise 61 milyon 901 bin 654'e ulaştı.
TÜKETİMDE REKOR GELDİ
Türkiye'nin yıllık doğalgaz tüketimi geçen yıl 53,3 milyar metreküple tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Bu rekor tüketimde abone sayısındaki artış, soğuk hava şartları ve doğalgazdan elektrik üretimi etkili oldu.
Tüketimin 20 milyar 483 milyon metreküpü elektrik üretim santrallerinde, 15 milyar 78 bin metreküpü sanayide ve 13 milyar 301 milyon metreküpü de konutlarda gerçekleşti.
Geçen yıl 100 metrekarelik bir hanenin ortalama yıllık doğalgaz gideri bin 220 lira olarak hesaplanırken, diğer yakıt türleri ile karşılaştırıldığında doğalgazın yüzde 42 daha ucuz olduğu görüldü.
Yapılan kıyaslamaya göre, hanelerde en yüksek enerji maliyeti 6 bin 147 lira ile ev tüpünde gerçekleşti. Onu, 2 bin 999 lira ile fuel-oil ve bin 737 lira ile kömür izledi.
1,7 MİLYAR LİRALIK YATIRIM HEDEFİ
Rapora göre, Türkiye'de bu yıl doğalgaz sektörüne 1,7 milyar lira yatırım yapılacağı öngörülüyor. Bu tutarın yaklaşık 700 milyon liralık kısmı genişleme çalışmaları kapsamında kullanılacak.
Türkiye'nin bu yıl toplam doğalgaz tüketiminin 51,9 milyar metreküp olması beklenirken, abone sayısının da 15 milyonu bulacağı öngörülüyor.
İSTANBUL ORTALAMANIN ALTINDA
Türkiye'de 2017'de hane başı ortalama doğalgaz tüketimi bin 32 metreküp olarak tespit edildi.
Ardahan bin 636 metreküple hane başı ortalama doğalgaz tüketiminde lider olurken, Antalya 820 metreküple hane başına doğalgaz tüketimi en az şehir oldu.
İstanbul, hane başı doğalgaz tüketiminde 948 metreküplükle Türkiye ortalamasının altında kaldı. Ankara'nın hane başı gaz tüketimi ise bin 99 metreküp olarak kaydedildi.
Hane başı gaz tüketiminin en yüksek olduğu iller arasında Karabük bin 517 metreküple ikinci, Kars bin 488 metreküple üçüncü, Van bin 457 metreküple dördüncü ve Bayburt bin 348 metreküple beşinci sırada yer aldı.
Türkiye'de geçen yıl hane başı doğalgaz tüketiminde ilk sırada bin 636 metreküple Ardahan yer aldı.
Geçen yıl itibarıyla 72 doğalgaz dağıtım şirketi tarafından yapılan toplam şebeke yatırım miktarı 21,5 milyar liraya ulaştı.
Rapora göre, şebeke uzunluğunun 130 bin 585 kilometreye yükseldiği doğalgaz dağıtım sektöründe, geçen yıl 1,7 milyar liralık yatırımla 101 ilçeye daha gaz arzı sağlandı.
Mevcut durumda 78 il ve 426 ilçede doğalgaz kullanılırken, geçen yıl sonu itibarıyla toplam abone sayısı 14 milyon 162 bin 930'a, doğalgaz götürülen vatandaş sayısı ise 61 milyon 901 bin 654'e ulaştı.
TÜKETİMDE REKOR GELDİ
Türkiye'nin yıllık doğalgaz tüketimi geçen yıl 53,3 milyar metreküple tarihin en yüksek seviyesine ulaştı. Bu rekor tüketimde abone sayısındaki artış, soğuk hava şartları ve doğalgazdan elektrik üretimi etkili oldu.
Tüketimin 20 milyar 483 milyon metreküpü elektrik üretim santrallerinde, 15 milyar 78 bin metreküpü sanayide ve 13 milyar 301 milyon metreküpü de konutlarda gerçekleşti.
Geçen yıl 100 metrekarelik bir hanenin ortalama yıllık doğalgaz gideri bin 220 lira olarak hesaplanırken, diğer yakıt türleri ile karşılaştırıldığında doğalgazın yüzde 42 daha ucuz olduğu görüldü.
Yapılan kıyaslamaya göre, hanelerde en yüksek enerji maliyeti 6 bin 147 lira ile ev tüpünde gerçekleşti. Onu, 2 bin 999 lira ile fuel-oil ve bin 737 lira ile kömür izledi.
1,7 MİLYAR LİRALIK YATIRIM HEDEFİ
Rapora göre, Türkiye'de bu yıl doğalgaz sektörüne 1,7 milyar lira yatırım yapılacağı öngörülüyor. Bu tutarın yaklaşık 700 milyon liralık kısmı genişleme çalışmaları kapsamında kullanılacak.
Türkiye'nin bu yıl toplam doğalgaz tüketiminin 51,9 milyar metreküp olması beklenirken, abone sayısının da 15 milyonu bulacağı öngörülüyor.
İSTANBUL ORTALAMANIN ALTINDA
Türkiye'de 2017'de hane başı ortalama doğalgaz tüketimi bin 32 metreküp olarak tespit edildi.
Ardahan bin 636 metreküple hane başı ortalama doğalgaz tüketiminde lider olurken, Antalya 820 metreküple hane başına doğalgaz tüketimi en az şehir oldu.
İstanbul, hane başı doğalgaz tüketiminde 948 metreküplükle Türkiye ortalamasının altında kaldı. Ankara'nın hane başı gaz tüketimi ise bin 99 metreküp olarak kaydedildi.
Hane başı gaz tüketiminin en yüksek olduğu iller arasında Karabük bin 517 metreküple ikinci, Kars bin 488 metreküple üçüncü, Van bin 457 metreküple dördüncü ve Bayburt bin 348 metreküple beşinci sırada yer aldı.
İşte gayrimenkulde en çok kazandıran semtler
TSKB Gayrimenkul Değerleme’nin ‘Bir Bakışta Markalı Konut Piyasası - 6 Aylık ve Yıllık Değerlendirme’ raporu yayınlandı.
Buna göre İstanbul’da ortalama geri dönüş süresi 25.8 yıl oldu.
Peki ilçelerde durum nasıl? İşte bölge bölge evlerin geri dönüş süresi...
1-Beyliküdüzü-Esenyurt: 20.3
2-Kağıthane: 21.2
3-Bomonti: 21.9
4-Halkalı-Başakşehir-Ispatakule-Kayaşehir: 22.4
5-Kemerburgaz-Göktürk: 22.6
6-Sancaktepe-Sultanbeyli: 22.7
7-Ataşehir: 22.9
8-Ümraniye: 23
9-Tuzla-Pendik-Kurtköy: 23.5
10-Kartal-Maltepe: 23.6
11-Mahmutbey-GOP Aksı: 23.6
12-Çekmeköy-Taşdelen: 23.6
13-Bahçeşehir: 23.7
14-Beykoz: 25.2
15-Şerifali-Küçüksu: 25.2
16-Büyükçekmece: 25.4
17-Basın Ekspres-Güneşli: 25.9
18-Seyrantepe-Maslak: 26.1
19-Zekeriyaköy: 28.2
20-Çamlıca Acıbadem: 29.3
21-İstinye Tarabya: 30.5
22--Ataköy Zeytinburnu Sahil Aksı: 30.8
23-Fikirtepe: 32.6
24-Mecidiyeköy-Büyükdere Aksı: 35.1
25-Kadıköy-Bağdat Caddesi-Göztepe-Kozyatağı: 35.3
Buna göre İstanbul’da ortalama geri dönüş süresi 25.8 yıl oldu.
Peki ilçelerde durum nasıl? İşte bölge bölge evlerin geri dönüş süresi...
1-Beyliküdüzü-Esenyurt: 20.3
2-Kağıthane: 21.2
3-Bomonti: 21.9
4-Halkalı-Başakşehir-Ispatakule-Kayaşehir: 22.4
5-Kemerburgaz-Göktürk: 22.6
6-Sancaktepe-Sultanbeyli: 22.7
7-Ataşehir: 22.9
8-Ümraniye: 23
9-Tuzla-Pendik-Kurtköy: 23.5
10-Kartal-Maltepe: 23.6
11-Mahmutbey-GOP Aksı: 23.6
12-Çekmeköy-Taşdelen: 23.6
13-Bahçeşehir: 23.7
14-Beykoz: 25.2
15-Şerifali-Küçüksu: 25.2
16-Büyükçekmece: 25.4
17-Basın Ekspres-Güneşli: 25.9
18-Seyrantepe-Maslak: 26.1
19-Zekeriyaköy: 28.2
20-Çamlıca Acıbadem: 29.3
21-İstinye Tarabya: 30.5
22--Ataköy Zeytinburnu Sahil Aksı: 30.8
23-Fikirtepe: 32.6
24-Mecidiyeköy-Büyükdere Aksı: 35.1
25-Kadıköy-Bağdat Caddesi-Göztepe-Kozyatağı: 35.3
Geleceğe yön verecek 5 mega kent
Asya ve Avrupa'da gelişmekte olan piyasaların küresel alanda yükselmesiyle beraber yeni finans merkezi inşaatları da hız kazandı.
40'tan fazla ülkede şu anda yüzlerce yeni şehir kuruluyor. İşte dikkat çeken 5 yeni mega kent projesi:
Forest City, Malezya
Son yılların en tartışmalı mega kent projelerinden biri olan Forest City (Orman Kenti), Malezya'nın Singapur'a yanıtı olarak görülüyor. 100 milyar dolara mal olması beklenen Forest Park, Çinli inşaat devi Country Garden ve Johor Kralı'na ait Esplanade Danga şirketler tarafından inşa ediliyor.
Singapurluların ve Çinli emlak yatırımcılarının rağbet göstermesi beklenen Forest City, "ekolojik alanlarıyla "gelecğin şehri" olarak niteleniyor.
700 binden fazla kişiye ev sahipliği yapacak deniz kenarına inşa edilen kentte ofis kuleleri, rezidanslar, alışveriş merkezleri yer alacak ve araba girişi yasak olacak.
2045'te tamamlanması planlanan kentin 220 bin kişilik istihdam yaratması bekleniyor.
Xiong’an New Area, Çin
Çin devletinin desteklediği Xiong’an New Area, ülkede son yıllarda yükselen ve finans merkezi olarak dikkat çeken mega kentlerin son örneklerinden.
Bazı kaynaklara göre başkent Pekin'e 100 kilometre uzaklıkta inşa edilen kentin, "Çin'in üçüncü büyük ekonomi motoru" olması bekleniyor.
Kent aynı zamanda, Çin'in serbest piyasa açılımlarında bir laboratuvar işlevi de görecek. Araştırma, eğitim, teknoloji ve mühendislik alanında önemli kurumlara ev sahipliği yapması planlanan Xiong’an New Area'da üniversite kampüslerinin de yer alacağı belirtiliyor.
Nurkent, Kazakistan
Kazakistan'da "dünyanın okyanustan en uzak noktası" olan bölgede kurulan Nurkent, Avrasya'da ekonomik potansiyelin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Çin ve Kazakistan sınırında yer alacak Nurkent, iki ülke arasında önemli bir köprü olacak. Çin ve Kazakistan arasında gümrüksüz ticari geçişlere de açık olacak bölge, 200 bin kişiye ev sahipliği yapacak.
Hint Okyanusu kıyısında, dünyanın en yoğun sevkiyat hattının olduğu bölgede kurulacak liman kenti, Çin ile Ortadoğu ve Afrika arasındaki ticarette de önemli bir geçiş noktası olacak.
40'tan fazla ülkede şu anda yüzlerce yeni şehir kuruluyor. İşte dikkat çeken 5 yeni mega kent projesi:
Forest City, Malezya
Son yılların en tartışmalı mega kent projelerinden biri olan Forest City (Orman Kenti), Malezya'nın Singapur'a yanıtı olarak görülüyor. 100 milyar dolara mal olması beklenen Forest Park, Çinli inşaat devi Country Garden ve Johor Kralı'na ait Esplanade Danga şirketler tarafından inşa ediliyor.
Singapurluların ve Çinli emlak yatırımcılarının rağbet göstermesi beklenen Forest City, "ekolojik alanlarıyla "gelecğin şehri" olarak niteleniyor.
700 binden fazla kişiye ev sahipliği yapacak deniz kenarına inşa edilen kentte ofis kuleleri, rezidanslar, alışveriş merkezleri yer alacak ve araba girişi yasak olacak.
2045'te tamamlanması planlanan kentin 220 bin kişilik istihdam yaratması bekleniyor.
Xiong’an New Area, Çin
Çin devletinin desteklediği Xiong’an New Area, ülkede son yıllarda yükselen ve finans merkezi olarak dikkat çeken mega kentlerin son örneklerinden.
Bazı kaynaklara göre başkent Pekin'e 100 kilometre uzaklıkta inşa edilen kentin, "Çin'in üçüncü büyük ekonomi motoru" olması bekleniyor.
Kent aynı zamanda, Çin'in serbest piyasa açılımlarında bir laboratuvar işlevi de görecek. Araştırma, eğitim, teknoloji ve mühendislik alanında önemli kurumlara ev sahipliği yapması planlanan Xiong’an New Area'da üniversite kampüslerinin de yer alacağı belirtiliyor.
Nurkent, Kazakistan
Kazakistan'da "dünyanın okyanustan en uzak noktası" olan bölgede kurulan Nurkent, Avrasya'da ekonomik potansiyelin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Çin ve Kazakistan sınırında yer alacak Nurkent, iki ülke arasında önemli bir köprü olacak. Çin ve Kazakistan arasında gümrüksüz ticari geçişlere de açık olacak bölge, 200 bin kişiye ev sahipliği yapacak.
Bugün sadece tren istasyonu bulunan ve büyük oranda terk edilmiş durumdaki bölgede inşa edilecek yeni kentin, Avrasya'nın ekonomik dönüşümünde etkili olması hedefleniyor.
Kazakistan lideri Nursultan Nazarbayev'in de destek verdiği Nurkent'in inşasına 9 milyar dolar harcanacak.
Colombo Port City, Sri Lanka
Çin destekli bir başka mega kent projesi olan Colombo Port City, Sri Lanka’nın başkenti Colombo'nun kıyısında inşa edilecek.
2041'de inşası tamamlanacak kentin kendi yasaları ve özel politikaları olması planlanıyor.
Öte yandan Çin'in ticaret alanındaki rakiplerinden Hindistan'ın bu projeden pek memnun olmadığı söyleniyor.
Dumq, Umman
Çin'in "modern İpek Yolu" olarak nitelenen Kuşak ve Yol projesine dahil olan Umman, Arap Denizi kıyısında 11 milyar dolara mal olacak yeni bir kent inşa ediyor.
Çin'in de desteklediği Dumq'un, üretim ve ticaret alanında bölgenin önemli kentlerinden biri olması hedefleniyor.
Umman'ın ham petrolünün yüzde 80'inin Çin'e ihraç edildiğine dikkat çeken uzmanlar, Çin'in bu yatırımla bölgedeki enerji kaynakları üzerinde etkisini artırmaya çalıştığını vurguluyor.
1 Nisan 2018 Pazar
Kombilerde yeni dönem başlıyor
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Özlü Türkiye’deki kombi ve kazanlarda enerji verimliliğini artıracaklarını söyledi
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türkiye'deki kombi ve kazanlarda enerji verimliliğini artırmak için düzenleme yaptıklarını belirterek, "400 kilovat (kW) ısıtma gücüne kadar olan konvansiyonel kombi ve kazanların üretimi ve ithalatı 21 Nisan'dan itibaren durdurulacak. Üreticilerin ellerindeki ürünleri 1 Ocak 2019 tarihine kadar bayilerine göndermeleri gerekiyor." dedi.
Özlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde çevrenin daha fazla korunması ve emisyon değerlerinin azaltılması amacıyla uygulamaya alınan Enerji ile İlgili Ürünler Yönetmeliği'nin yeni fazlarının Türkiye'de de uygulanmaya başlandığını hatırlattı.
Bu kapsamda, Bakanlık tarafından yapılan yoğun çalışmalar sonucu kombi ve kazanlarda enerji verimliliğini artıracak düzenlemelerin Resmi Gazete'de yayımlandığını belirten Özlü, bu düzenlemelerin 21 Nisan 2018'de yürürlüğe gireceğini söyledi.
Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle Türkiye’de üretilen ve ithal edilen 400 kilovat ısıtma gücüne kadar olan kombi ve kazanların, daha yüksek verimli yoğuşma teknolojisine sahip olmalarının zorunlu olacağını belirten Özlü, 400 kW ısıtma gücüne kadar olan konvansiyonel (yoğuşmasız) kombi ve kazanların üretimi ve ithalatının da bu tarihten itibaren durdurulacağını bildirdi.
Özlü, üreticilerin ellerindeki ürünleri 1 Ocak 2019 tarihine kadar bayilerine göndermek zorunda olduklarına dikkati çekerek, 2 bin litre hacme kadar sıcak su ısıtıcıları ve boylerlerin (sıcak su kazanları) enerji verimlilik kriterlerinin de yükseltileceğini ifade etti. Özlü, şunları kaydetti:
"Yönetmelik kapsamında kombilerin içinde yer alan ve ısıtma sistemindeki sıcak su sirkülasyonunu sağlayan devir daim pompalarının daha az elektrik tüketen yüksek verimli pompa olmaları zorunluluğu da getirilecek. Verim değerlerinin yanı sıra enerji etiketlemeleriyle ilgili de bazı yeni düzenlemeler getiriyor. 70 kilovat ısıtma gücüne kadar olan kombi, kazan gibi ısı üreticileri ve 500 litre hacme kadar su ısıtıcıları ve boylerler için üreticilerin enerji verimliliği etiketi düzenlemesi zorunlu olacak. Buna paralel olarak, kombi, kazan, ısı pompası veya güneş enerjisi sistemi gibi çeşitli ısı üreticilerinin birlikte kullanıldıkları ısıtma sistemlerinde de tüm ısı üreticisi kombinasyonuna ait enerji etiketlemesinin, uygulamacı firmalar tarafından yapılması konusu da gündeme gelecek."
Düzenleme ile son tüketicilere daha yüksek verimli ve çevre dostu ısıtma ürünleri seçenekleri sunulacağını anlatan Özlü, son tüketicilerin de satın almak istedikleri ısıtma cihazının veya cihaz kombinasyonunun enerji tüketim sınıfı hakkında önceden bilgi sahibi olacağını aktardı.
YILDA 1,3 MİLYAR LİRALIK TASARRUF SAĞLANACAK
Türkiye'deki kombi pazarının ortalama yıllık 1,2 milyon adet seviyesi olduğuna işaret eden Özlü, bunun halen yüzde 40’nın Enerji İle İlgili Ürünler Yönetmeliğine uygun olan yoğuşmalı cihazlardan oluştuğunu ifade ettti.
Özlü, "Yönetmeliğin diğer fazlarının devreye girmesiyle birlikte pazarın yüzde 60’lık kısmı da yoğuşmalı cihazlara dönecek. Standart kombilerle yoğuşmalı kombiler arasında yüzde 35-40 seviyelerinde bir fiyat farkı söz konusu olsa dahi özellikle son 3 yılda Bakanlığımızın destekleri ve DOSİDER üyelerinin yaptığı çalışmalarla pazar talebinde önemli bir farklılaşma yaşanmayacağını tahmin ediyoruz." diye konuştu.
Yoğuşmalı cihazların standart cihazlara göre ortalama yüzde 15 daha verimli olduğuna dikkati çeken Özlü, bunun da yakıt tüketiminin söz konusu nispette azalması anlamına geldiğini söyledi.
Özlü, yoğuşmalı kombiler ile standart kombiler arasındaki fiyat farkının yapılan tasarrufla birkaç yıl içerisinde kendisini hızlı bir şekilde amorti edebildiğine dikkati çekerek, "Bu değişimle birlikte ülkemiz doğal gaz tüketiminde yıllık yaklaşık 1,3 milyar liralık tasarruf sağlanması beklenmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Türkiye'deki kombi ve kazanlarda enerji verimliliğini artırmak için düzenleme yaptıklarını belirterek, "400 kilovat (kW) ısıtma gücüne kadar olan konvansiyonel kombi ve kazanların üretimi ve ithalatı 21 Nisan'dan itibaren durdurulacak. Üreticilerin ellerindeki ürünleri 1 Ocak 2019 tarihine kadar bayilerine göndermeleri gerekiyor." dedi.
Özlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde çevrenin daha fazla korunması ve emisyon değerlerinin azaltılması amacıyla uygulamaya alınan Enerji ile İlgili Ürünler Yönetmeliği'nin yeni fazlarının Türkiye'de de uygulanmaya başlandığını hatırlattı.
Bu kapsamda, Bakanlık tarafından yapılan yoğun çalışmalar sonucu kombi ve kazanlarda enerji verimliliğini artıracak düzenlemelerin Resmi Gazete'de yayımlandığını belirten Özlü, bu düzenlemelerin 21 Nisan 2018'de yürürlüğe gireceğini söyledi.
Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle Türkiye’de üretilen ve ithal edilen 400 kilovat ısıtma gücüne kadar olan kombi ve kazanların, daha yüksek verimli yoğuşma teknolojisine sahip olmalarının zorunlu olacağını belirten Özlü, 400 kW ısıtma gücüne kadar olan konvansiyonel (yoğuşmasız) kombi ve kazanların üretimi ve ithalatının da bu tarihten itibaren durdurulacağını bildirdi.
Özlü, üreticilerin ellerindeki ürünleri 1 Ocak 2019 tarihine kadar bayilerine göndermek zorunda olduklarına dikkati çekerek, 2 bin litre hacme kadar sıcak su ısıtıcıları ve boylerlerin (sıcak su kazanları) enerji verimlilik kriterlerinin de yükseltileceğini ifade etti. Özlü, şunları kaydetti:
"Yönetmelik kapsamında kombilerin içinde yer alan ve ısıtma sistemindeki sıcak su sirkülasyonunu sağlayan devir daim pompalarının daha az elektrik tüketen yüksek verimli pompa olmaları zorunluluğu da getirilecek. Verim değerlerinin yanı sıra enerji etiketlemeleriyle ilgili de bazı yeni düzenlemeler getiriyor. 70 kilovat ısıtma gücüne kadar olan kombi, kazan gibi ısı üreticileri ve 500 litre hacme kadar su ısıtıcıları ve boylerler için üreticilerin enerji verimliliği etiketi düzenlemesi zorunlu olacak. Buna paralel olarak, kombi, kazan, ısı pompası veya güneş enerjisi sistemi gibi çeşitli ısı üreticilerinin birlikte kullanıldıkları ısıtma sistemlerinde de tüm ısı üreticisi kombinasyonuna ait enerji etiketlemesinin, uygulamacı firmalar tarafından yapılması konusu da gündeme gelecek."
Düzenleme ile son tüketicilere daha yüksek verimli ve çevre dostu ısıtma ürünleri seçenekleri sunulacağını anlatan Özlü, son tüketicilerin de satın almak istedikleri ısıtma cihazının veya cihaz kombinasyonunun enerji tüketim sınıfı hakkında önceden bilgi sahibi olacağını aktardı.
YILDA 1,3 MİLYAR LİRALIK TASARRUF SAĞLANACAK
Türkiye'deki kombi pazarının ortalama yıllık 1,2 milyon adet seviyesi olduğuna işaret eden Özlü, bunun halen yüzde 40’nın Enerji İle İlgili Ürünler Yönetmeliğine uygun olan yoğuşmalı cihazlardan oluştuğunu ifade ettti.
Özlü, "Yönetmeliğin diğer fazlarının devreye girmesiyle birlikte pazarın yüzde 60’lık kısmı da yoğuşmalı cihazlara dönecek. Standart kombilerle yoğuşmalı kombiler arasında yüzde 35-40 seviyelerinde bir fiyat farkı söz konusu olsa dahi özellikle son 3 yılda Bakanlığımızın destekleri ve DOSİDER üyelerinin yaptığı çalışmalarla pazar talebinde önemli bir farklılaşma yaşanmayacağını tahmin ediyoruz." diye konuştu.
Yoğuşmalı cihazların standart cihazlara göre ortalama yüzde 15 daha verimli olduğuna dikkati çeken Özlü, bunun da yakıt tüketiminin söz konusu nispette azalması anlamına geldiğini söyledi.
Özlü, yoğuşmalı kombiler ile standart kombiler arasındaki fiyat farkının yapılan tasarrufla birkaç yıl içerisinde kendisini hızlı bir şekilde amorti edebildiğine dikkati çekerek, "Bu değişimle birlikte ülkemiz doğal gaz tüketiminde yıllık yaklaşık 1,3 milyar liralık tasarruf sağlanması beklenmektedir." değerlendirmesinde bulundu.
Sezonun ilk kruvaziyer gemisi Kuşadası'na geldi!
Türkiye’nin önemli kruvaziyer rotalarından Aydın’ın Kuşadası ilçesindeki Ege Port Kuşadası Yolcu Limanı, son 2 yılda yaşanan olumsuzlukların ardından bu sabah ’Celestyal Majesty’ adlı yolcu gemisiyle sezonu açtı. Limana giriş yapan 1780 turist, günübirlik alışveriş için kente dağıldı.
Türkiye’de kruvaziyer gemilerinin yaklaşık yüzde 75’ni ağırlayan Ege Port Kuşadası Yolcu Limanı’na bu sabah, Celestyal Majesty adlı yolcu gemisi yanaştı. Toplam 1780 turist, Kuşadası Limanı’ndan kente giriş yaptı.
Çoğunluğu Avrupa Birliği vatandaşı turistler, sabahtan itibaren önce hacı olmak için ’Meryemana’ turuna ardından Efes Antik Kent gezisine katıldı. Celestyal Majesty’in bu sezon, 30 sefer yaparak yaklaşık 60 bin turisti kente taşıyacağı belirtildi.
Ege Port Kuşadası Yolcu Limanı Genel Müdürü Aziz Güngör, 2018 sezonunu geleceğe dair umutla açtıklarını, sezonun ilk gemisini karşıladıklarını belirtti.
Güngör, "2016 yılı Ağustos ayı itibarıyla başlayan ve 2017 yılında devam eden gemi iptalleri ile beklentilerin çok altında kapanan kruvaziyer sezonu, 2018 yılında da eski seviyelere ulaşmayacak.
2018 yılında 140 gemi seferiyle 120 bin yolcu Kuşadası Yolcu Limanı’ndan ülkemize günübirlik olarak giriş yapacak. 2018 yılında planlı gemilere ek olarak, dünyanın en büyük firmalarından Norwegian Cruise Line ve Royal Caribbean Cruises firmasına ait iki gemi ile ikişer gemi sefer eklemiş olmasını, eski günlere dönüşün ilk sinyalleri olarak kabul edebiliriz.
2019 yılında dünyanın en büyük kruvaziyer firmalarının deneme sefer sayılarının artacağını beklemekteyiz. Norwegian Cruise Line ile Royal Caribbean Cruises firmalarının 2019 yılında toplam 8 ek seferinin gerçekleşecek olması bu konuda bizleri umutlandırıyor" dedi.
Türkiye’de kruvaziyer gemilerinin yaklaşık yüzde 75’ni ağırlayan Ege Port Kuşadası Yolcu Limanı’na bu sabah, Celestyal Majesty adlı yolcu gemisi yanaştı. Toplam 1780 turist, Kuşadası Limanı’ndan kente giriş yaptı.
Çoğunluğu Avrupa Birliği vatandaşı turistler, sabahtan itibaren önce hacı olmak için ’Meryemana’ turuna ardından Efes Antik Kent gezisine katıldı. Celestyal Majesty’in bu sezon, 30 sefer yaparak yaklaşık 60 bin turisti kente taşıyacağı belirtildi.
Ege Port Kuşadası Yolcu Limanı Genel Müdürü Aziz Güngör, 2018 sezonunu geleceğe dair umutla açtıklarını, sezonun ilk gemisini karşıladıklarını belirtti.
Güngör, "2016 yılı Ağustos ayı itibarıyla başlayan ve 2017 yılında devam eden gemi iptalleri ile beklentilerin çok altında kapanan kruvaziyer sezonu, 2018 yılında da eski seviyelere ulaşmayacak.
2018 yılında 140 gemi seferiyle 120 bin yolcu Kuşadası Yolcu Limanı’ndan ülkemize günübirlik olarak giriş yapacak. 2018 yılında planlı gemilere ek olarak, dünyanın en büyük firmalarından Norwegian Cruise Line ve Royal Caribbean Cruises firmasına ait iki gemi ile ikişer gemi sefer eklemiş olmasını, eski günlere dönüşün ilk sinyalleri olarak kabul edebiliriz.
2019 yılında dünyanın en büyük kruvaziyer firmalarının deneme sefer sayılarının artacağını beklemekteyiz. Norwegian Cruise Line ile Royal Caribbean Cruises firmalarının 2019 yılında toplam 8 ek seferinin gerçekleşecek olması bu konuda bizleri umutlandırıyor" dedi.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Emlak vergisi
Milyonlarca kişiyi ilgilendiren Emlak Vergisi son ödeme tarihi için geri sayım başladı. Her sene ödenen emlak vergisi için ev, iş yeri, ars...
-
Taşınmaza ait detaylı bilgilerin yer aldığı resmi işlemlerinizde kullanabileceğiniz tapu kayıt örneğini e-Devlet Kapısı üzerinden web tapu s...
-
Milyonlarca kişiyi ilgilendiren Emlak Vergisi son ödeme tarihi için geri sayım başladı. Her sene ödenen emlak vergisi için ev, iş yeri, ars...
-
Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Mehmet Adlı, "Vatandaşlar, yeni kimlik kartlarını POS cihazı şeklindeki Kimlik Doğrulama Sistemine takıy...